renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Mülhidler ve Zındıklar

Tarih okumak sıkıcı birşey; ne de olsa ayet okumağa benzemez. Eğer bir parça H. White tanımışlığınız varsa, geçmiş kafanıza dökülmüş sıcak su gibi kavurur sizi. Biz de yüzmüzü, hafifçe bizi kavuran geçmişe çevirip, yaralarımızın kaynağını sorgulayalım dedik.

IX-XI. Yüzyıllar “Arab”ın – bu isimlendirme benim değil – ilim nabzının attığı yüzyıllar. Süryanisi, Berberisi, İranlısı, Yahudisi mevalinin koynuna taht kurmuş, ilim irfanla haşir neşir. Abbasîler sırtını Türk askerlerine vermiş, her sayfasına bir altın harcayarak yeni uygarlık kurma telaşındalar.

Yansın İçim, Yansın Alev Alev

‘Cami avlusuna bırakılmadım ama orada büyüdüm denebilir’ diyor kendisini tanımlarken bir kasetinin kapağında. Bu tarifini okuduğum zaman ben de henüz cami avlusundaki sürecimi bitirmemiştim ve bunu bir latife mesabesinde idrak edip, gülerek es geçmiştim. Ama o potadan çıktıktan sonra sözün mana-i asliyesini dünya hayatının kesretleriyle çarpışırken yavaş yavaş anlamaya başladım. Ev-cami-okul üçgenini her ne kadar çeşitkenar bir hale çevirmiş olsam da, hak eden köşeye hak ettiği değeri vermemiş olsam da, olaylardan hep de bihaber büyümemiştik elhamdülillah. Bir kere mekânın suyunu yudumlamak huyunu da ziyadesiyle kazandırıyordu.

Ak Sakallı Kardeşim Celaleddin

Mösyö beni biraz dinleyin
Yemyeşil gözlerinizi parlatarak
Hani övüne övüne söylüyorsunuz
Hani âlim dedelerimizin eskidiğini
Onların tarih mezarına gömüldüğünü
Diyorsunuz ya filozoflarınızın
Filozoflarımız olduğunu utanmadan

Ruhsuz "Diriliş"

Diriliş - Turgut Özakman

“Şu Çılgın Türkler”den sonra popüler bir yazar oldu Turgut Özakman. Eserin içeriği ve izlediği metod gereği, yapılan eleştirileri de nazara alarak o zaman okumamıştım. Hâlâ da okumadım. Ancak yazdığı eserin bir üçleme olduğunu öğrenip üçlemenin birinci kitabı olan “Diriliş”i okuma gereğini görünce ilk yayımlanan kitabı neden okumadığımı anlamış oldum.

Kitabı okuyan bir kişi, eserin “tez”li yazıldığını hemen anlayabiliyor. Hele hele giriş bölümü eserden bağımsız olarak algılanması gereken bir yermiş gibi duruyor. Özakman’ın okura neyi aşılamak istediği hemen buradan anlaşılıyor.

Hamal

Kararımı verdim. Sırrınızı ifşa edeceğim. Varın bana gammaz deyin. Ya da muhbir. Beni nasıl yargılayacağınız umurumda değil. Dedim ya: Kararımı verdim. Hiç boş yere umutlanmayın. Muhatabım sizlersiniz. Kursağını doldurmak için sözü aracı kılanlar! Sizlersiniz. Ben sabahtan akşama kadar sırtımda taş taşıyayım.. bağda bahçede güneşin altında kavrulayım..ellerim ayaklarım patlasın.. suratım kararsın kışın ayazından yazın sıcağından.. ve karşılığında evimdeki ocak ancak kaynasın. Ve sizler de el ense yapıp benim de kullandığım sözcükleri bir araya getirin ve benden ala beslenin, çoluğunuzu çocuğunuzu besleyin. Yok öyle yağma! Ne güzel hokkabazlık! Ne harika ve sinsi külhanbeylik! Ne ala derebeylik! Oh.. bir de kasım kasım kasılmaz mısınız?

Bosna ve Hersek

Bosna Hersek’ e geçtiğimiz yılın Mart ayında gittim yani bilgiler taze sayılır, Bosna Hersek’ e Türk Havayolları ve Bosna Air ile uçabilirsiniz, hali ile THY nin fiyatları biraz yüksek, BHY nin ise uçakları pervaneli fakat oldukça yeni güvenilir uçaklar, uçuş ile ilgili başka söyleyebileceğim Sarajevo havalimanına yaklaşma 180 derecelik bir açı ile yapılıyor yani türbülans ve hava boşluklarına hazır olun, küçük bir havalimanı sizi karşılıyor onuda söyleyeyim. Bir diğer havalimanı Mostar şehrinde bu gezinize nereden başlıyacağınıza ya da sadece nereyi görmek isteyeceğinize göre değişen bir seçenek ama önce ya da sadece Sarajevo' yu ziyaret edeceksiniz direkt uçuş olmasına dikkat edin yoksa uçağınız önce Mostar havalimanına iniyor burada inecekleri indirdikten sonra tekrar havalanıyor ve Sarajevo havalimanına iniyor yani yolculuk biraz uzuyor.

İslam Medeniyeti: Dün- Bugün- Yarın- 1

 Latif Alobaida

Medeniyet; bir dinin, fikir akımının veya düşüncenin kurumsallaşması, belli bir alana yayılması ve devlet- imparatorluk olarak kurumsal düzeyde temsil edilmesi ile oluşan; kendine ait bir dili, dünyaya ait bir bakış açısı olan yapının genel adı olarak tanımlanabilir.

"Yeni Bush, Papa'mı?”

“Haçlı Seferleri, gerekçeleri ve gerçekleşmeleriyle psikolojik ve sosyolojik açıdan ‘patolojik vak’âlar’dır. Kronikleşen özellikleri dolayısıyla bu vak’âlar tedavi edilebilir olmaktan uzaktır. Bu açıdan; herhangi bir diyalog kombinasyonu veya türevi söz konusu olumsuzluğu bertaraf etmeye yönelemez.”

"USA'da demokratlardan Haçlı zihniyetine bayraktarlık yapacak Başkan üremiyor" diyenlerin baktığı yerden bakıp soralım. Cumhuriyetçilerden iki adet Bush, Başkanlık dönemlerinde (Siyon Protokolleriyle beraber)Haçlı zihniyetinin bayraktarlığını yaptılar, seçilecek yeni ABD Devlet Başkanı'nın Cumhuriyetçi olmayacağı neredeyse kesinleşmiş durumda ve bu mantığa göre seçilecek Demokrat Başkan Haçlı seferilerine bayraktarlık yapmayacak.

Yolumuz Şam'a

Hz. Zeynep Türbesi

Evliya çelebiyi oldum olası kıskanmışımdır. Keşke banada nasib olsa Resullullahı görmek, dilim sürçüverse karşısında ve şefaatle birlikte seyahat dileyebilseydim.

Bir Yaz Geliyor Gözümüzün Önüne

Bir yaz geliyor önümüze, şehir nasıl bir yaz getircek gözlerimizin önüne, adımlarımız bizi nereye götürcek, zihnimiz nereleri anlatcak, bakıp duracakmıyız güneşin renklerine. İkindi güneşinin yansıması ulaşırken pencerelere hangi hayatlar yaşanıyor olacak bilemediğimiz.

Bir yaz geliyor önümüze,bize birşeyler anlatmaya çalışacak bir çiçeğin açılışı, kendimize göre anlamladıracağız o açışı, bir kuşun ötüşünü duyunca garip bir haz duyacağız işte, serintilerle uyanacağız sabaha, insan yüzleri göreceğiz yorgun, terli yada sevinçli mutlu. Dostları göreceğiz sarılacağız onları görmenin sevinciyle, gözlerine bakıp anlatcağız, işte budur dost, "Bir hayat yaşıyorum işte, iyisiyle kötüyle, bak ellerim bir hayatı anlatıyor, senin ellerin neyi anlatıyor?

İçeriği paylaş