renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

hüseyin caner yazıları

Nevruz, Şiir ve İstiklal Marşı

Nevruz

"Aşık olan canlar bugün gelürler
Sultan nevruz günü birlik olurlar
Hallak-ı cihanyan ziya olurlar
Himmeti erince Nevruz Sultan’ın"

Pir Sultan Abdal

ŞİİR yeniden doğuştur,kıyamettir, yaşamdır, bir düşüncedir, bir bilgidir, hikmettir, var olmanın sevincidir. Ezber bozmadır şiir...

Şiirdeki imgelem gücü nevruzun gücüyle örtüşür.

Toplumun Dönüşümünde Kadın Olmak

Kadın, dünya hayatının en hassas dengesidir. O,ilk insandan beri her türlü değişikliğin odak noktasını oluşturmuştur. Tarihi rivayetlere göre, dünyada dökülen ilk kanın, ilk kardeş kanının görünür sebebi bir kadındır: İklima. Yine günümüzdeki Hristiyanlık inancına göre Hz. Âdem’in cennetten kovuluş sebebi olan ve insanoğlunun o günden bu güne kadar kötü bir miras gibi taşıya geldiği ilk suçun(günahın)sebebi de kadındır: Havva.

Uzun yıllardır Batı’dan başlayıp yaygınlaştırılmak istenen ‘kadın hakları ve özgürlüğü’ sorunu temelde, bozulmuş Hristiyanlığın bu yanlış düşüncesinin, yüzyıllardır kadın üzerindeki baskısına bir tepkiyi yansıtmaktadır.

Almanya'daki Türkiye

İkinci Dünya Savaşından büyük bir tahribatla çıkan Almanya, yeniden yapılanma için yoğun bir mücadele verdi. 1960’larda sanayi hamlesinde gerekli işçi potansiyelini karşılamakta çektiği sıkıntıyı, dış ülkelerden göçmen işçi getirerek aşmayı başardı.

1961’de Türkiye ile imzalanan anlaşmayla Türk kökenli göçmenlerin bu ülkeye olan katkısı tartışılmaz seviyededir. Türkleri o dönemlerde garlarda coşkulu törenlerle karşıladılar. Gurbetteki Türk vatandaşları dil, toplum, kültür bakımından kendi ülkelerindekinden tamamen farklı olan bu ülkede her türlü ağır ve sağlıksız işlerde çalıştırıldı.

MHP ve Başörtüsü

1999 seçimlerinden önce MHP, yıllardır devam eden başörtüsü yasağına karşı çözümün kendilerinde olduğunu söyleyerek seçim meydanlarına indi. O dönemlerde aynı nihai çözüm söylemlerini PKK ve Abdullah Öcalan için de söyleyen MHP kendilerinin diğer sağ partiler gibi korkak ve ürkek olmadığını, yumruklarını masaya vurup, başörtüsü yasağı sorununu çözeceklerini halkın önünde haykırıyorlardı. MHP seçime başörtülü bir adayla girdi. Daha seçim öncesi, Antalya milletvekili adayı olan Nesrin Ünal’ın milletvekili olduğunda başını açacak mı? açmayacak mı? tartışmaları yapılmıştı.

Tüketim Köleliği ya da Kölesel Tüketim

"Batının ilmini ve fennini alalım ama onun ahlakını ve kültürünü almayalım"

Bu mümkün müdür acaba?

Bu kadim anlayış Batılılaşmanın sözde sorgulanıp post- modernize edilip, hayatımıza adapte edilme çabasıdır.Bir medeniyetin bilim ve teknolojisini alıp,onun kültürünü ve hayat felsefesini bunun dışında tutmak ruh ve bedeni birbirinden ayırmaya benzer.Buna işlevlik kazandırmak pek mümkün görünmemektedir.

Söz Biterse Şiddet Başlar

Savaş

Yaşanan son acı gelişmeler neticesinde terörle mücadeleye muhtemelen yine (maalesef) genişletilmiş askeri tedbirlerle çare aranacak. 22 Temmuz seçimleri öncesinde aniden hız kazan(dırıl)an PKK terörü Anayasa değişiklik taslağı gündeme geldiği şu dönemde ülkenin kalbine ateş gibi düştü. 9 Ekim 2007 günü Başbakan’ın başkanlığında toplanan Terörle Mücadele Yüksek Kurulu’nun aldığı prensip kararları bu yönde yeşil ışık yakmıştır.

İslam Medeniyetinin Yol Haritası

Evi perişan bir zavallı, evin delik deşik haline bakıp, her gün şöyle dermiş: ‘Sakın bana haber vermeden yıkılma ha! Allah korusun çoluk çocuk hepten biteriz.’ Bu konuşmalarla yıllar gelip geçer...Derken gelir bakar ki, bir akşam, o köhne evi yıkılmış, zavallı aileyi altına almış. Adamcağız bu acı manzarayı görünce evin yıkıntılarına feryat figan içinde döner ve derki: ‘Meğer aldanırmışım, desene! Ne oldu bunca yalvarmam ey eski dostum! Çocuklarım olacakken, işte ben yetim oldum! Sakın yıkılma haber vermeden dememiş miydim? Bu muydu senden a zalim, bu muydu ümidim? Hukuku, ahdi gözetmek nedir bilmedin, yazık, yazık sana sarf ettiğim emeklerime!...’

Mahalle Kavgası

AK Parti’ nin hükümet programına aldığı anayasa değişikliği çalışmaları ülkenin gündeminde yoğunluğunu korumaya devam ediyor. Ancak bu yoğunluk sokaktaki halkın gündemine henüz yansımış değil. Öyle de olsa anayasa değişikliği referandumla gerçekleşecek olursa, son noktayı koyacak 22 Temmuz Genel Seçimlerinde olduğu gibi yine millet iradesi olacak.

Genel seçimlere vurgu yapmamın nedeni halkın görüşünü,seçmeni sınıfsal küçümsemeyle ciddiye almayan bir kısım medya, akademisyen, sivil toplum kuruluşları, siyaset ve iş çevreleri 23 Temmuz sabahı büyük bir şok geçirdiler.

Vatansever(!) Çetelere Karşı Güç Birliği

 hafif.org

Özel Kuvvetler’den emekli askerlerin de içinde bulunduğu çetelere karşı yapılan bir dizi operasyon, seçim gündeminin gölgesinde kalmasına rağmen son günlere damgasını vurdu.

Türkiye,en az ‘Susurluk Olayı’ kadar vahim bir durumla karşı karşıya. Umarız devlet ve hükümet yetkilileri meseleye ‘fasa fiso’ diyerek yaklaşmaz.

Kurtlar Vadisi dizisindeki Özel Kuvvet elemanı rolündeki Polat Alemdar karakteri acaba gerçeğe mi dönüştü?Yoksa dizinin senaryosu, var olan bu çete gerçeğinden mi esinlendi?

Sonun Başlangıcı : Küresel Isınma

Küresel Isınma

‘Olay dünyanın yok olmak üzere bulunduğu bir zamanda başlıyor; yeryüzünde hayat kalmamıştır. Bomboş dünyada henüz sağ, belki de ölüp dirilmiş iki kişi karşılaşıyor ve birbirlerini tanıyorlar. Bunlardan birincisi Adem’dir. Öteki son insandır ki,adı bile yok; bir çeşit makine, bir robot. Kimliği boynuna asılı bir madalyaya kazınmış; ws 347-926
Birbirlerinden bu kadar ayrı iki yaratık. Biri Tanrı’nın elinden çıkmış mükemmel insan,öteki bilim ve toplumun iradesi ile bir numara, bir atom haline getirilmiş makine adam. Sessizce bakışıyorlar. Birisi neredeyse melek öteki hemen hemen makine.

İçeriği paylaş