renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Bilal Can yazıları

Filbahar 6

mevsimleri ardılıyorken/ellerimizi ellerine değdirecek bir sayfa arıyorken/bildiğimiz renkleriyle yine delişmen bir sözle çıktı filbahar

‘’-ki biz aslında susarken konuşuruz’’

kavline sadık kalmanın eksik kaldığı şu dünyada/ devinen fikirlerimizin kafa taslarımıza sığmadığı sözleri önümüze getirmek için/çabalamak için sözlemek/sözlemek için çaba harcamanın en güzel söz olduğunu duyurmaya geldik.

5 inci Filbahar

-5 inci filbahar-

İnci gibi tek hizadan dizilmedi sıraya filbahar.
1 incimiz ‘’ zaman eskimeden gel’’ dediği vakit heyecanımızı
Mevsimlere salıp bir bahar dedik. Zaman eskimeden, devran dönmeden
Şarkılarımız bitmeden gel dedik… iyi ki dedik.

Filbahar Dörtledi

Filbahar dörtledi.

Mevsimler bir kuraklığın baharını sayıklarken
Gecikmeli de olsa vardiya nöbetimize devam ediyoruz.
Soluklarımızı apansız inen bir gecede geçirdikten sonra
Mevsime illaki bahar dedik.
Bahar oldu.
Suları toplayıp diktik.
Baharı getirmek için.

Ay Vakti 91. Sayı: Erdem Beyazıt ile Gelen Bahar

Ay Vakti

91. Sayısıyla sekizinci yaşını dolduran Ay Vakti dergisinin Nisan sayısı çıktı.

Derginin bu sayısında Şeref Akbaba, A. Vahap Akbaş, Naz Ferniba, Necmettin Evci, Şadi Aydın, Bilal Kemikli, Selami Şimşek, , Nuran Özlük, Yunus Emre Tozal, M. Nihat Malkoç, Ahmet Sezgin, Sezai Küçük, İffet Oral, İsmail Bingöl, Şule Yüksel Gökyar, Kibar Ayaydın, Salih Temiztürk, Şiraze imzalarını görüyoruz.

Filbahar 3 Dedi

Sağlam geliyoruz,
Aklımızın yolundan kalbimizdeki şehrayinleri çıkartarak
Şuleleri aydan kapıp/ışığına göz yumduğumuz karanlıkları kör etmek için
Bir diri kalp/bir sağlam bilinç ile letaif kalelerini parlatmak için
Sağlam bir söz/sağlam bir yol ile dikiliyoruz karşısına cümlelerin.

Ay Vakti 90. Sayı: Yahya Kemal ve Kar

90. Sayısıyla sekizinci yaşını dolduran Ay Vakti dergisinin Mart sayısı çıktı.

Derginin bu sayısında Saadettin Öktem, Nurettin Durman, Necmettin Evci, Eyüp Azlal, Muhammed Nur Doğan, Alim Yıldız, Selami Şimşek, Naz Ferniba, Oğuz Elbaş, Necla Ceylan, Adem Turan, Yunus Emre Tozal, Ayşegül Tulû, Şeref Akbaba, Yeprem Türk, İsmail Bingöl, Lokman Traş, Bülent Gündoğan, Yavuz Ertürk, Behçet Yani, Hayati Koca, Üzeyir Süğümlü, Coşkun Ege ve Şiraze imzalarını görüyoruz.

Şehrin Şehrayinleri

kan gürültüsünden uyandı şehir
her damla kana bir can daha verdi şehir

Ne de çok kızgınsın. Ne de ürkek. Sanırım gözlerinin çapaklanması, rüzgara baktığındandır. Yoksa diğergâmlığın hali öyle ağlatmaz adamı.

Sabahsın. Hem de bir tarafı denize konmuş olan. İlk duam kadar, dilime plesenk olmuş harflerinin kırılgan sesleriyle.

Filbahar 2. Dedi

Dört mevsimin birinde karar kıldığımızda/ yağmur ve toprak rahmetini salarken üstümüze/ bu devinen dünyanın orta yerinde hapsine uğurlar dilediğimiz bir çift göz arıyorken/ bir kez daha elini değdirdi elimize Filbahar!

Bilmediğimiz bir rengin resmini değil, kimsenin varlığından şüphe etmediği yine de hiçbir nazarın kıvrımlarına uzanmayan renkleri çizdik. imlası bozuk ama kavli yerinde bir avuç yürek susadığını hissetti ve hükmünü kırdı sükutun. Hamd olsun!

Keşfine çıkmadığımız sokakları kalmasın diye şehrin, koşar adım yürüdük. Yetimliği nihayete erdi yolun.

Filbahar.com Yayında

Filbahar

künhümüzde sağlam bir duruşu ağırlıyoruz
ellerimizde tuttuğumuz bir hayatın çetelesi
gözümüzü diktik Rabbin işaret ettiği o mühim noktaya
biliyoruz; dert nedir, yara ne?!
bu haykırdığımız kutlu bir zaferin önsözü
bu kucakladığımız nazenin mevsimlerin muştusu
bir duanın ondördünde ‘amen’ merhemi

İçeriği paylaş