
Yaşanmış bir hayat hikayesini konu edinen Ridley Scott’un yönettiği American Gangsteri, beyazlar karşısında toplumda yeni yeni söz sahibi olmaya başlayan siyahların içinden bir mafya babasının acımasızlıkla birlikte, sahip olduğu iyilikseverliğe vurgu yaparak başlıyor ve şiddet dozunu giderek artırıyor.
Amerika’da 1950’lerin sonuna kadar yürürlükte kalan ve Jim Crow kanunları olarak bilinen yasalara göre siyahlar, otobüslerin arka kısmına, beyazlar ön kısmına binmek zorundaydı. Bu durum sinema ve lokantalarda da kendini gösteriyordu. Hatta tuvaletler ve lavabolar bile ayrılmıştı. O dönemde zenci toplumunda başkalarını etkileyebilmek birkaç yoldan geçiyordu:
Son yorumlar
7 sa. 41 dk. önce
8 sa. 31 dk. önce
10 sa. 47 dk. önce
6 sa. 28 dk. önce
11 sa. 13 dk. önce
11 sa. 27 dk. önce
11 sa. 58 dk. önce
12 sa. 23 dk. önce
14 sa. 18 dk. önce
15 sa. 16 dk. önce