renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

30 Yıl Sonra Verilen Yanıt:“Ben Buradayım”

Oğuz Atay"Bir mektup yazmak istiyordum, ama adres bilmiyordum. Yani hiçbir adres bilmiyordum. Bana inanmazlardı, bunun için utanıyordum. Bana herhangi bir adres söyler misiniz? diyemezdim. Oysa herhangi bir adres yeterliydi benim için. Bir zorluk daha vardı o zamanlar. Şimdi de var -yani bir süre geçtiği halde- kendi adresimi de bu mektupta yazmak sorunu beni düşündürüyor.

Bu hikâyemi, ekspres ya da posta treni artık -belki de sadece belirli bir süre için- geçmediği halde, bir yolunu bularak okuyucularıma -artık müşterim kalmadı- iletebilsem bile, nerede bulunduğumu nasıl anlatacağım? Bu sorun da beni düşündürüyor. Ama gene de ona yazmak, hep onun için yazmak, ona durmadan anlatmak, nerde olduğumu bildirmek istiyorum.

Ben buradayım sevgili okuyucum,sen neredesin acaba?"

1975 yılında Oğuz Atay’ın “Korkuyu Beklerken” kitabının son hikâyesi olan Demiryolu Hikâyecileri’nin final cümlesine tam 30 yıl sonra verilen yanıt:

Ben Buradayım...

Oğuz Atay’ın Biyografik ve Kurmaca Dünyası

Modern Türk edebiyatı konusunda araştırmalarıyla tanınan ve aynı zamanda Oğuz Atay uzmanı olan Yıldız Ecevit, ilk defa Oğuz Atay’ın yaşamı ve yapıtlarını kitaplaştırdı. Bir çok araştırma kitabı bulunan yazar daha önce de “Türk romanında postmodern açılımlar” kitabı ile Oğuz Atay, Orhan Pamuk, Hasan Ali Toptaş ve Metin Kaçan’ın birer romanını çözümlemişti. Son kitabı ile Ecevit, Oğuz Atay’ın yaşamı ve kitapları arasında, okuyucularını bir yolculuğa çıkartırken, Türk ve Dünya edebiyatının 20. yüzyılındaki gelişimiyle de ilgili birçok yararlı bilgiyi aktarıp Türk edebiyat tarihinde bir ilke imza atmıştır.

Oğuz Atay’ın “Hayatım, hayatımın romanı olsun” dediği Tutunamayanları okuyup, baş köşelerine yerleştirenlerin ve zaman zaman ellerine alıp tekrar okumaktan kendini alamayan okuyucular için derinlemesine çözümlemelerin yapıldığı bir kitap. Yazarına ve yazdığı yazara yakışacak nitelikte tespitlerin yer aldığı, okuyucu sıkmadan, keyifli anlatımıyla sürükleyici bir yazınsal inceleme-araştırma kitabı. Okuyucular bir çok şeyi bu kitap ile yeniden fark edecek. Bütün Oğuz Atay Külliyatını tekrar ettirecek içeriğe sahip bir gerçeklikte sunulmuş her bilgi. Burhan’ı Turhan Tükel olarak, Süleyman Kargı’yı Vus’at Bener, Sevgi’yi Fikriye, Bilge’yi Sevin olarak ve tüm anlatılanların ışığında Tutunamayanların kahramanı Selim Işık’a tekrardan göz atma fırsatı veriyor.

İyi bir hayat hikâyesi yazmak, bir hayat yaşamak kadar zordur.Oğuz Atay
(“Bir Bilim Adamının Romanı, Mustafa İnan” Sf.44)

Ecevit kitabına, Atay’ın bu cümlesi ile başlamış. Sunuş kısmında kitabı nasıl hazırladığından bahsederken, gerçekten de ne kadar zorlandığını dile getirmiş. 4 yıl üzerinde çalıştığı kitabı için akrabaları, çocukluk arkadaşları, eski dostları ve başka yazarlar gibi 100’e yakın insan ile görüşmüş. Zaman zaman durup Tutunamayanlarda Turgut’un sorduğu gibi sormuş kendine: “Sen olmadan seni nasıl öğrenmeliyim?” (Sf 72) Selim’in çevresiyle görüşüp bilgi toplamaya çalışan Turgut gibi yakınmış çoğu zaman: “ Seni nereye kadar tanıdıklarını bilmiyorum. Belki de seni olduğundan çok başka türlü tanıtıyorlar bana(…)Bu insanları ne kadar sevmiş olduğunu bile bilmiyorum. Hepsi de (…) belirli bir yönüyle tanıyorlar seni. Bir çok Selim (Atay) var ortada. Bunları nasıl birleştirsem?” (Sf.342) Bir çıkmazlığın içindeyken rotasını tamamen değiştirip farklı bir yol izledi, en doğru yol. Onu günlüğü ya da dostlarından aldığı bilgi ile değil, Oğuz Atay’ın kurmaca dünyasından “Tutunamayanlar”, “Tehlikeli Oyunlar”, “Korkuyu Beklerken”, “Bir Bilim Adamının Romanı”, “Oyunlarla Yaşayanlar”, “Günlük” ve “Eylembilim” den yola çıkarak yazmaya başladı. Kendi deyimiyle bu bir “büyük keşifti”. Doğru yol kurmaca dünyasının sayfalarından geçiyordu ve en iyi yaşam tanığı yine bu sayfalardı ve Atay’ın metinleri otobiyografinin kurmacaya dönüşmesinin edebiyattaki en etkin örnekleri arasındaydı.

Gerçeği katıksız aktardığını iddia etmeden “Benim Oğuz Atay’ım” dediği Oğuz Atay’ın hayatı ve kitaplarının büyük bir titizlikle araştırıldığı bu kitap ile Oğuz Atay’ın tüm kahramanları gibi kendisinin de “yarım kalmış” kimliği tamamlanıyor. Bu eser, onun bütün külliyatının tamamlayıcısı olmuştur. Anlaşılmamış, eksik hiçbir şey bırakılmamış ve bunun yanında Atay’ın eserlerinde, okuyucuların hayal ettiği yazara da zarar vermeyecek bir şekilde hazırlanmıştır.

“Ben Buradayım…”
Oğuz Atay’ın Biyografik ve Kurmaca Dünyası
Yıldız Ecevit
İletişim Yayınları
2005