renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Nihan İkbal yazıları

Sıradaki Denklem

Sıra halinde kapıya yönelmiş bir grup insan... Aralarında ben de varım. Adımlar yavaş, sıra kalabalık, mekân dar. Kapıdan iki kişinin geçme imkânı yok gibi.

Adımlar yavaş; öyle ki, önünüzde ve arkanızda bulunanların hareketlerini not edebilir, konuştuklarını kaydedebilirsiniz.

Ben de yavaş adımlarla ilerliyorum. Belki diğerlerinden daha yavaş… Zihnimin karanlık boşluğunda şekiller, başka zamanlardan kopup gelen görüntüler geziniyor.

İslam Dergisi Başmakaleleri-1 Çıktı!

Aylık dergi olarak Eylül 1983'te yayın hayatına başlayıp Haziran 1998'e kadar 15 yıl yayın hayatını sürdüren İslam Dergisi'nde yayınlanan,Türkiye'nin ilim ve irfan hayatına açık etkileri olmuş Mahmud Es'ad Coşan Hocaefendi'nin makaleleri bir kitap halinde izleyenlerine ve sevenlerine sunuldu.İlk baskısı kısa sürede tükenen kitabın ikinci baskısı da yakın zamanda okuyucuların istifadesine sunulacak...

Her sayısında bir gündem üretmiş olan başmakaleler okunduğunda, makalelerin içerdiği mesajın ,bugüne olduğu kadar yarınlara da ne kadar hitap ettiği anlaşılacaktır.

Azrail'in Kanadından Düşen Tüy

Cahit Sıtkı’nın otuz beş yaşının üzerinde havalan kuşlar, benim yirmili yaşım üzerinde kanat çırpıyor.
Hayretle karşılamıyorum bu durumu. Çünkü biliyorum, ölüm yaş sırasına göre göstermiyor insanlara yüzünü. Zaten hayret perdesi üzerlerinden çekili olarak yaşadım ne varsa. Şair olamayacaksam bundan keza. Bir tekrardı hayatım. Provası düşüncelerimde yapılıyordu. Bu yüzden belki hatası azdı... Olan hatalar da ancak işin profesyönelleri tarafından fark ediliyordu.

...

Buğulu Camda Hikâye

Buğulu Cam

Sevgili N.,

“Bizi tutan bir şey var. Kaba, kirli elleriyle, zorla değil; zarif sözcükleriyle, rüzgarsız deniz sakini gözleriyle bizi tutan bir şey…
Dilimizin ucunda bir düğüm, konuştukça sıkılaşan ve her ağız açışımızda kendine sımsıkı sarılan.”

Güvercinler artık mektup taşımıyor biliyorsun! Ancak ben, cami kubbelerini sabah akşam tavaf eden güvercinlerden biri ansızın konuverir kapımın önüne umuduyla, yazıyorum.

İstanbul Uzak Değil!

Kız Kulesi

Bir hayâlin içinden geçtim.

Açılmış kelebek kanatları gibi duruyordu iki tarafta uzanan mavilik…

Ancak bu manzarayla buluştuğunda gözlerim, işte dedim, kendisi için yola çıktığım şehir… Kaybolmamışım. Olmam gereken yerdeyim. Bir günde bir şehri tanımak, söylediklerini anlamak mümkün olmaz, biliyorum. Fakat insan yüzleri dışında her şey o kadar tanıdık, bildik…

İçeriği paylaş