renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Düğün Konvoyu

Bildik bir Pazar günü. Dinlenme günü olarak kabul ettirilmeye çalışılıyor daim. Hâlbuki bu gün de en sevmediğim işten başlayıp en sevdiğime kadar yapmak zorunda olduklarımı listeledim. Yaptıkça çentik atacağım madde kenarına. Listede neler yok ki.

Bu hafta sonu farklı bir madde de eklemek zorunda kaldım listeye. Nişan ve kına merasimine gidemediğim Mehmet’in düğün konvoyuna katılacağım inşallah.

Mehmet, benim ilkokul arkadaşım Hatice’nin oğlu. Arkadaşım onu ve kız kardeşini babasız büyüttü. Farklı bir babasız büyütme bu. Zira baba yıllardır hapishanede hırsızlık olayından dolayı yatıyor. Çıkmıştı bir vakit ama ne yazık ki yeniden girdi.

Yokluk var diz boyu. Çocuklar ise büyüdü. Askerliğini bile yaptı geldi Mehmet. Çok kibar, çok efendi bir çocuk. Kaderin ona biçmiş olduğu rolü isyan etmemeye çalışarak oynuyor ve bu zor hayatı annesiyle beraber götürüyor.
Otuz dokuzuncu taraktaki bezimi de dokuyup kırkıncıya yetişmem lazım bugün.

Bismillah deyip onların evlerine doğru yola çıkıyorum. Kapının önüne konvoy hazırlanmış. Sağa dönüp konvoya doğru yaklaşıyorum. Hemen Mehmet yanıma geliyor ve ardından dönüp annesine benim geldiğimi haber verip tekrar geliyor. Arabama havlu bağlıyorlar acele. Zira yola çıkılmak üzere.

Çevrede tanıdıklarım çoğunlukta. Düdük çalan, el sallayan. Bir de Hatice’nin eşinin tarafı olan köyden gelenler var. Üzerlerinde sımsıkı süveterleri olan iki tane oğlan çocuğu bana bakıyorlar. Biri öbürüne diyor ki :”Ana len gadın sürüyor arabayı” Ben de gülüyorum onlara. Sonra söylediklerinin fark edilmiş olmasından dolayı utanıyorlar biraz. Kendi kendime söyleniyorum. Şoförü bir iş için gönderdim de ondan. Mecburen yani!

Önümüzde giden, arka kapısı yukarıya doğru açılmış , içinde davul çalınan minibüsü takip etmeye başlıyorum. Bir ara gençler arabaları durdurup yolun ortasında kaşıklarla oynuyorlar. Resmen yol kesiyoruz ve içinde ben de varım. Gençler eğlensin tabii de yol kapanıyor bir müddet. Arkaya birikiyor araçlar.

Eskort arabayı takiben kız evine ulaşıyor, sokaktan içeriye sıralanıyoruz. Davulcu iniyor ve çalmaya başlıyor. Ardından kaşık ekibi de.

Tam o esnada bir gürültü kopuyor arka taraftan. Mehmet’in annesi ve babası tarafı kavgaya başlıyorlar. Kız evi şaşkın ve üzgün bir biçimde bakıp kalıyor.

Eski diş bilemeler birikmiş ve keskinleşmiş. Çocuğun düğününde patlak veriyor. Hapisteki eş müthiş bir sıkıntı vermiş sülaleye. İşte patlama noktası.

Bağrışanlar ve çığlık atanlarla dolu her yer. Üzerlerine gelinlik giymiş küçük kız çocukları birden değişen bu hava nedeniyle ağlamaya başlıyorlar. Birkaç kışkırtıcı kadını arabaya itekliyorum.” Provake etmeyin erkekleri” yerine, onları daha fazla etkileyen yerel dilden “hössükleyip durmayın erkekleri susun gayrı “diye çıkışıyorum.

Arabaya attığım kadınlara:” Susun ve okuyun. Okuyun ki büyüyüp gitmesin şu lüzumsuz kavga. Şeytan nasıl geldi buraya euzü besmele çekin.” diyorum.

Bir kör kurşuna gideceğiz. Ne diye çıktık evden ne oldu. Kimseyle de helalleşmedik gelirken. Sanki geri döneceğimiz garanti de...

Kavga ki Mehmet’in hayat serüveninin adı zaten. Bir de burada tam kız alacağı yerde. Sokağın ortasında. Hanımı olacak kızın evinin önünde. Kayınpederi ve kayınvalidesi olacak insanların tam önünde. Küfür sanki yağmur gibi. İleri ve geri gitme şansım hiç yok. Arabanın camlarını kapatıyorum. Doğaçlama ve ardı arkası kesilmeyen berbat bir söz düellosu. Tam bizim küfür seven okur ve yazarlara göre. Keşke burada olsalardı diye aklımdan geçiriyorum. Bizim nasılsa ilgi alanımızda değil. Boşa gidiyor gene.

Harpten çıkmış gibi gelini getiriyoruz oğlan evine. Biz gelmeden kavga haberi gelmiş çoktan. Daha dış kapıda çığlık çığlığa yeni kadroların sesleri ekleniyor savaşa.

Gelin yukarı kata çıkıyor yavaşça. Damat onu kapıda karşılıyor. Söylenip duran insanların arasında en mutlu günlerini idrak etmeye çalışıyorlar. Hayırlı olsun diyor ve ayrılıyorum.

Hayırlı olsun.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

hatirlattigi....

o kadar hayatin icinde bir yazi olmus ki.huzunledim, mehmet icin....Allah sonunu hayr getirsin.

Aklima bir ani gelip gulmektende kendimi alamadim.Cucuktum, bir dugundeyim.gelinin kemeri baglanip, cikacak millet hungur hungur agliyor, gelin kapida, tm osirada bir gurultu, bir patirdi.kiyamet kpouyor sanki.Gelinin kardesi ile damadin kardesi kavgaya baslamislar...Millet saskin.Gelin saskin.boyle bir gunde bir tarafda keni kardesi bir tarafda damadin kardesi.....kolundaki cantayi cikartti.bir damadin bir de kendi kardesini nbasina vurdu....kavga edecek baska zaman mi bulamadiniz, cekilin yolumda ben gidiyorum...ortalik yumadi tabi...gulumsemelerle kavga biraz daha kolay yatisdi.Yillar gecti hala anlatip gulerler.iki kisi kavga ettiklerinde hep bu gelinin ismi anilir.benzer olaylarda gelinin ismi anilir.
Boyle mutlu gunlerde kavgacialra firsat vermemek lazim....
Arabayi kullaniyorsun, birde silah kullansaydi bari:)kavgada hic olmazdi:)
Ellerine saglik.
selam ederim.

bana da hatırlattığı..

Düğün dernek olaylarında yaşanan olaylar hiç bir zaman unutulmuyor.Evlenecek çift için gerçekten üzücü bir durum.Rabbim Mehmet ve gibilerinin yardımcısı olsun.

Büyüklerin anlayışsızlığının eserleridir bu kavgalar,tartışmalar.Benim de kuzenimin istenmesi esnasında iki tarafın alacakları verecekleri davası yüzünden kavga çıkmıştı.Gençler bir odada,büyükler bir odada.Birbirleri için bir sürü laflar lakırtılar eden büyükler sadece geriye kötü bir anı bıraktılar.Başka da önemli bir sonuç göremedim.Mutlu günleri zehir etme görevini yerine getirenlere şaşıyorum doğrusu.

Rabbim herkese -güzel günlerde- mutluluklar nasip eylesin.

Batı yanlışlar üzerinde yaşadı.
Doğu doğrular üzerinde uyudu.

Mal hasislerde, silah korkaklarda....

Yanlış hatırlamıyorsam Hz. Ebubekir'in bir sözü olacaktı. "Mal hasislerde, silah korkaklarda, rey zayıflarda olursa işler bozulur."
Medine hanım araba kullananın silah da kullanabileceğini söyler. Doğrudur kullanabilir tabii ancak kişi korkaklığını bilirse böyle bir şeye cüret etmez. Zira her kafası bozuldukça tutar kabzayı. İşler bozulur o vakit. Hele hatun kişiler için daha tehlikeli. Kalkar da hüküm veriverir vurulmalı şu adam diye..Allah korusun.
Ama maldan da reyden de korkmam. Ne hasisim ne de zayıf hamdolsun.
Düğün hatıralarınızı hatırlayıp hatırlattığınız için teşekkür ederim.
Allah yar ve yardımcımız olsun.