TürkçeRap’ in duayeni Sagopa Kajmer’e…
Öncelikle birkaç gün önce ajanslardan medya kuruluşlarına geçen bir haberi okuyalım:
“Tahran- Resmi haber ajansı IRNA’ nın bildirdiğine göre, Kültür ve İslami İrşad Bakanlığı Müzik Denetleme Kurulu Başkanı Muhammed Daştgoli, tiyatro sanatçılarına yaptığı konuşmada, müziğin önemli bir sanat dalı olduğunu, ancak “RAP müziğin toplumda ahlaksızlığa yol açtığını” söyledi.
Rap türünde müzik yapanların şarkılarında “çirkin ve müstehcen” ifadeler kullandığını ifade eden Daştgoli, bunun İran’ da ki kanunlara aykırı olduğunu ve yasaklandığını bildirdi.
“Ülke çapında kanun dışı rap şarkıcılarının çoğunu tespit ettik” diyen Daştgoli, polisin de bu tür müzik yapanlara karşı mücadele edeceğini ve “rap müzik yapılan stüdyoları” kapatacağını kaydetti.”
Haber böyle. Bunu; hakkında, insanların yabancı olduğu konular hakkında takındığı genel bir önyargı dan kurtulup, farklı bir bakış açısıyla anlamaya çalışalım.
Rap Müziğin Tarihi
Kısaltılmış haliyle, Rythmic American Poetry ( Ritmik Amerikan Şiirleri ) olan Rap müzik, 1970li yılların başlarında New York’un gettolarında doğdu. Amerika’da Harlem, Bronx gibi ezilen ve adeta insan muamelesi göremeyen siyahların yoğun olduğu yerlerde siyahi müzisyenler rapin temellerini attı. Müzisyenler, Jazz, R&B ( Rhytme and Blues ) ve Funk müziklerini karıştırarak, bir beat ( müzik altyapısı ) yapıp üstüne de ryming ( uyak ) yaparak doğaçlama olarak yeni bir müzik akımını başlattılar. Rap müziğin beraberinde getirdiği bir takım kavramları da burada incelemekte fayda var: Graffiti ( sanatsal zaruretler gereği oluşan ) yazı çizim sanatı, özellikle Paris, New York gibi büyük metropollerde ve gettolarda kendine yer buluyordu . Freestyle, doğaçlamadır. Bu yönüyle Anadolu’da yıllardır var olan aşık atışmasına benzemektedir. Bol giyinmek ise, düzgün fiziği belli etmeyi ve dar giyimden oluşan rahatsızlığı protesto etme ve insanları özgür bırakarak rahatlığı ön plana çıkarmasından ileri geliyordu.
Breakdance ise, gerek figürleri gerekse fiziği kullanışıyla aşırı efor gerektiren bir dans türü olup bu açıdan da sürekli hareket i temsilden ileri gelmekteydi. Hip-Hop ise bütün bunların geneline verilen isimdi.
Rap müziğin tarihine baktığımızda, 80li yıllara kadar beklenen ilginin rap müziğine gösterilmediğini görmekteyiz. Ancak 80li yıllardan sonra müzikle beraber teknolojinin de gelişme göstermesi ile birlikte, rapte kullanılan sample ( üst müzikler ) lar ciddi bir patlama göstermiştir. Bu sayede başta Amerika ve Avrupa olmak üzere birçok metropollerde rap müzik ve beraberinde kültürü yayılmaya başlamıştır. Rap müzik sanıldığının aksine sadece argo terimler içeren bir müzik değildir, hakeza kendi içinde birçok çeşidi bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri; West Coast Rap; daha çok hayatın güzelliklerini, para ve kadını konu alırken, East Coast Rap; daha çok depresif, adaletsizlik, eşitsizlik gibi bireysel ve sosyal meseleleri ele alan bir çeşit olmuştur.
Yukarıda anlatılanları aklımızda tutarak rap müzik hakkında biraz daha gezinti yapalım. Lenin’in tabiriyle; dünya ezenler ve ezilenler olarak geçmişten günümüze var olagelmiştir. Bu nedenden dolayıdır ki, bugün Fransa’daki rapperların birçoğu siyah ya da Arap, İngiltere’de Hintli, Almanya’da ise Türk olmuştur. Çünkü ezilmiş olmak, ikinci sınıf insan olmak ve bu şekilde muamele görmek, bir yerlere ait olamamak; agresifleşmeyi, suçu da beraberinde getirir. Bilinen yargısıyla rap müzikte argo ve bol derecede küfür kullanımı da işte buradan gelmektedir.
Amerika’da beyaz adamın elinden alınmaya çalışılan hak ve adaletle boy göstermeye başlamış olan rap müzik, pop gibi müzik tarzlarıyla sadece ve sadece düzenin çarkında aşk ve güzellikleri işleyen popüler kültür ede bir anlamda isyan bayrağı çekmiş oluyordu.
Türkiye’de Rap Müziğin Tarihi
Öncelikle Türkiye'nin "rap"inin, TürkçeRap olduğunu söyleyelim. Türkler arasında rap ilk olarak yukarıda da söz ettiğimiz gibi Almanya’da yaşayan Türkler arasında yayılmaya başlamıştır. Almanya’daki Türkler 90lı yılların başından itibaren yöneldikleri Rap müziğin ülkemize taşınmasında öncü olmuşlardır. Böylece, Cartel’le beraber 95 yılında rap müzik ülkemizde ciddi anlamda boy göstermeye başlamış oldu.
Türkiye’de ve diğer ülkelerde rap müziğin ilk çıktığı yıllardaki argo üslubunun, dinleyici kitlesinin ve daha kaliteli, marjinal ve ehil rapperların artmasıyla bir anlamda entelektüel bir üsluba dönüştüğünün altını özellikle çizmek gerekir.
Türkiye’de rap sanılanın aksine büyük ilgi gördü ve ulaştığı kitle her geçen gün daha da büyümekte.Bugün, rapirlerin albüm satışlarının hızlı bir biçimde arttığına şahit olmaktayız. Lakin, ilk yıllarda rap müziğe karşı duyulan önyargı ortadan kalkmış, bugünlere gelinen noktada artık rap müzik "aileye ulaşan" bir müzik türü olabilmeyi başarmıştır. Yıllardır duyduğumuz "Her Türk şair doğar" anlayışını da hatırlayacak olursak, rap müziğin ehil rappirlerin ustaca lirikleriyle bir anlamda Türk insanının şiir ihtiyacını da karşıladığını söylemek sanırım abartı olmayacaktır. Bir başka neden ise, şüphesiz Türkiye’de rapin, diğer ülkelerde olduğu gibi etnik guruplar yerine, halkın tüm kesimlerine kucak açmasıdır. Tabiî ki de, sürekli olarak birbirlerine kırdırılmaya çalışılan, en temel değerleri, hatta dinleri bile değiştirilmeye çalışılan, gençliği para, seks ve uyuşturucu üçgeninde yok edilmeye çalışılan, bütün geleneksel, dini değerleriyle bir üçüncü dünya ülkesinin evlatları olabildiğince protest ve pesimist olacaktır.
Rap Müziği Sevebilir miyiz?
Rap hakkında, bu kadar genel bilgiden sonra birtakım ince noktaları da belirtmek zorundayım. Bir keresinde rap müzik insanı kısıtlamaz. Söylenecek sözler direkt olarak söylenmez . Rapin sevilmesinin bir başka nedeni de budur. Mesela; melankoli içeren şarkılarda “ seni seviyorum ” yerine, “ şu an deli misali aşığım, bir kişi hariç herkese şaşıyım ( bknz. Sagopa Kajmer’in , Kendime Sarılır Donarım isimli şarkısı ) ” gibi içten ve gündelik dilde geçen ifadeler kullanılır. Kimi zaman bireysel konuların da işlenebildiği rap müzikte şu ifadelerle karşılaşırsanız şaşırmamalısınız : “ Ey hayatı masal olmuş insan, senin hayatının masalından daha komik bir şey yoktur inan, git de düşüne dur başında, yıkılmış kabrine dayan. ( bknz. Kolera’nın, Af Benim İşim Değil isimli şarkısı ) , “Dertle anlaş deva bul, üzüntü kalbi sömürür. ( Bknz. Sagopa Kajmer’in, Baytar isimli şarkısı ) ” “ Sus konuşma küsüm, kalplerinde kaç kuruşluk süsüm, dışım Orhan, içim Müslüm, hışım meydan benim hüzün. ( bknz. Sagopa Kajmer’in, Af Benim İşim Değil isimli şarkısı ) ”
Bütün bunları kısaca izah etmeye çalıştıktan sonra, sorumuzun cevabını açıklamaya çalışalım: Neden olmasın! Önyargılardan kendinizi uzaklaştırıp, “aman efendim, rapde neymiş! Bizim arabesk, thm, tsm gibi geleneksel müziklerimiz var, istemem kalsın! ” demeyenlerden olursanız, ( bu örnekleri vermem söz konusu müzik türlerini küçümsediğim anlamına gelmez ) bu yazının son cümlesi bittikten sonra, “bir bakayım, nerden bulabilirim bir rap şarkısı ” cümlesini kurarken bulabilirsiniz kendinizi.
Selametle...
Yorumlar
Rap müziği sevebilir miyiz?
Çar, 05/12/2007 - 14:29 — Habibe BaltaciRap müziği sevebilir miyiz?
Ben sevmeye başlıyorum diyebilirim. Dinlediğimden değil, dinlemiyor da değilim aslında, kardeşlerim sağolsun :)
Ama rap müziğini sevme nedenim kardeşlerimin ve arkadaşların rap sayesinde türkçelerini geliştirmeleridir.
Sık sık anlamadıkları kelimeler geçiyor raplerde, ya soruyorlar ya da sözlüğe bakma ihtiyacı duyuyorlar. Malum, Almanyadaki gençlerin dil sorunları/sorunumuz aşikar.
"Yanıma aldım kendimi ve yürüdüm ince çizgisinde yolumun, ortalıkta görünen herkesin adı yabancı, herkes kendi maskesiyle dolaşır oldu yanıbaşımda" (Sagopa, Maskeli Balo)
"Yaşasın Yeryüzündeki Evrensel Kardeşliğimiz!.."
islamın biricik umudu gençler´e...
Çar, 05/12/2007 - 15:44 — Derya AkelHer konuda seçici olmakta yarar var.
Zira müzik,insanın farketmeden bilinçaltını istila eden küçümsenmeyecek silahlardan bir tanesidir.
Bunun için örneğin: Ceza-Sagopa Kajmer dinliyorsanız, "Neyim var ki rapten başka ?" derken, dikkat etmeniz gerekir, çünkü müslümansanız eğer, sizin Rap´ten daha güçlü bir ilahınız vardır!
Özlüyorum...
90 yılların başında müslüman gençlerin Allah´tan başka kimsesi yoktu. Diriliş Muştuları, Bir güneş doğuyor, Ömer Karaoğlu,Umut Mürare vs...etrafı kasıp kavuruyordu ve dilimizde:
"Ben bir yüzü karayım
Baştan baştan başa yarayım
İzin ver yalvarayım
Rabbim, Allahım, Mevlam"
dizeleri vardı.
Neden?
Cünkü o zaman bağışlanmaya ihtiyacımız olduğunu hatırlatıyordu ezgiler ,çünkü o zaman onlar "in" di.
Ama zaman değişti, e tabi müslümanda değişti.
Şimdi müslümanın da, hristiyanın da aynı şeyin peşinde olduğunu görüyorum.
İmaj!
Farklı olmak, karizma olmak, fark yaratmak.
Başörtülüsü ,başörtüsünü Allah´ın emrettiğinin dışında örtmekle kendini ümmü modern, müslüman erkeklerimiz ise ebu karizma kesildi başımıza.
Yani:
Has bir tohumuz,fakat kendimiz bile bunun farkına varamadık..
Kendimize has bir toprak bulmak, yeşermek yerine, birilerinin toprakları peşinde heba olup gidiyoruz.
Ya kendimizi kabullenemedik, ya kendimizi kabullenemedik.
Rap dinlemeyin demiyorum elbette, ama seçici olun diyorum.
Yediğinizden, içtiğinizden, dinlediğinizden başlayarak seçici olun.
Ya da Sagopa Kajmer´in dediği gibi :
Bir bahçemiz var,
bir taraf çiçekli,
bir taraf çöl.
Bir tarafta gökkuşağı
öbür tarafta çöl
Biz sınıfta kalmışlardanız,
Biz hep sınıfta kalmışlardanız...
Sınıfta Kalmışlar
Çar, 05/12/2007 - 23:10 — haşmet rasimEvet sınıfta kalmışlardansınız ve sanırım bu gidişle de sınıfı geçemeyeceksiniz...
Bir nebze de olsa edebiyat bilgisi bahsettiğiniz sözü baş tacı yapar. Bu sözlerden abes anlamlar çıkarmak ve ışığı görememek sizi üst üste sınıf tekrarlarıyla okuldan attıracak.
söz ola.....
Per, 06/12/2007 - 16:15 — Derya AkelHaşmet bey, konumuzun başlığını hatırlatmak istiyorum.
Konu: Rap Müziğin Tarihçesi ya da Hip-Hop Bir Kültürdür!
Yazarı: RecepKılınçarslan
Benim okuldaki performansımı tartışmak istiyorsanız şayet, bunu Recep Kılınçarslan beyin yazısı altında yapmazsanız, Recep beyin emeğine ve yazısına saygısızlık yapmamış olursunuz.
Malum ,konumuz kişisel tartışmalar değil.
Anlayış
Per, 06/12/2007 - 19:18 — haşmet rasimYorumunuza yazdığım yorumdaki anlamı, mecazı, tarizi, istiareyi... anlayamamış olmanızı ilk yorumunuzu referans kabul ederek tabii buluyorum. Dolayısıyla yorumunuza yaptığım yorumu şerh etmek durumundayım :
Bu bakış açısıyla sınıfı geçemezsiniz. Özü budur yazdıklarımın. Sizin okuldaki performansınız beni ilgilendirmez ama böyle bir yazıya bakış açınız (ki açısız bir bakışınız, hatta bakamayışınız) bir şeyler söylememi icap ettirdi.
Ne yani bu adam 'neyim var ki rapten gari' dedi de Rap'i ilah mı edindi ki ''...müslümansanız eğer, sizin Rap´ten daha güçlü bir ilahınız vardır!...'' deme gereği duydunuz. Gülünç bir durum ya da traji-komik... evet evet traji-komik bir durum...
Asi bişey olduğu kesin..
Çar, 05/12/2007 - 16:10 — Tuğba BünülMisyon belirlenmiş bir Müziğin, tarzı ne olursa olsun toplumsal ve sosyal adaletsizliği ifşa eder hali ile eylemliliğin vazgeçilmezi söylemleri oluşturabildiği kesin..
Yalnız İran ın bu yasaklamaya karşın belirttiği gerekçeler de haksız değil..Toplum içerisinde toplumun derdi ve sosyal adaletsizliği ilan eden bir müzik tarzınız olabilir adı Rap de olabilir ama bunu aleni toplum içerisinde dinleme cesaretimiz kırılıyor ve yüzümüz kızartılıyorsa kapalı kapılar ardında bir haykırış, çığlıklarımızı baskı altına alacaktır...
Adaletsiz yapıyı eleştiren en güzel müzik örneği özgün tarzdır sakin seviyeli ve istediği mesajı istedeği yere sunabilcek kadar özgür..
Her ne kadar eleştirileceğine inansam da Rap denince ve sömürüye isyan denince Keny Arnaka demeden Halkın isyanı demeden La Rage demeden edemedim buyrun burdan dinleyin...
http://www.youtube.com/watch?v=mHMbSwIxaUs
sevmemek için bir formül
Çar, 05/12/2007 - 16:42 — Ceylin Tansevmemek için bir formül varsa alıyım lütfen :( ihtiyaç üzereyim çünkü..
..ama niye ki, şimdilerde hakikatperest (desem abartmış olmam sanırım) rock'çılar rep'çiler çıkıyor piyasaya.. endişe grubu da bunlardan bir tanesi mesela..
birkaç sene evvel Pentagram'ın da güzel bir eseri vardı "BİR" diye: Hepsi Bir'dir, Hepsi Hak'tan" diyordu. Sözler çok manidardı..
Dorian grubunun mahiyetini bilmiyorum ama onlar da geçen yıl "gel gör beni beni" ilahisini seslendirmişlerdi.. Hoştu.. Yani tabiki bir ilahinin "rock" versiyonunu dinlemek ne kadar İlâhi'ce bilmiyorum tabi, ama notaların ve dolayısıyla müziğin müspet kullanımına bu tip enteresan çalışmaları örnek olarak verebiliriz pekala, diye düşünüyorum acizane...
Sagopa'da hoş gelmiyor değil.. Ama tehlikeli sözler de yok değil parçalarında.
Var olmasına var, ama ben özellikle de "baytar"ı dinlemeden edemiyorum...
( :( gencim, hareketliyim, zaaflarım var, biraz da asilik.. siz büyüklerim mazeret kabul ederse tabii)
insanda çok enteresan latifeler var isimlendiremediğim.. O tarz söz ve müziklerle ortaya çıkıyor..
Bu güzel bir şey mi peki?
- Değil tabii ki...
ceylin'ce..
men erhabe
Çar, 05/12/2007 - 17:07 — Ümit Demireğer buysa, bunun gibi hizmet veriyorsa ben bunu da severim;
men erhabe/terörist kim?
Ey menba-ı ÂŞK! Gönlüme kıldığın nazar-ı mehabbet kadardır kıymetim...
Us and Them*
Çar, 05/12/2007 - 17:25 — Şeyma Sayımlar"Onlar"dan birşeyse kaliteli de olsa dışlanmalı ve güzel bir şeyi bünyemizde eritip daha da güzel sonuçlar çıkarmaya çabalamak her zaman bizi kompleksli ve özenti yapıyor. "Biz" den birşeyse istediği kadar kalitesiz olsun, kulak tırmalayıcı olsun güzel, takip edilesi, dinlenesi..
Öyle mi?
Ya hep ya hiç mantığı, önyargılar ne kadar doğru yerlere taşır bizi tartışılır.Hatta hayır tartışılmaz..
*Gelmiş geçmiş en iyi müzik gruplarından (hayır ezgi değil progresif rock yapıyorlar) Pink Floyd'un bir parçasının ismidir.
amaç ne?
Çar, 05/12/2007 - 21:43 — Selman ErtaşSagopa Kajmer'de son yıllarında yaptığı çalışmalarla küfür içerikli ifadeleri azaltmış gözükmektedir.Diğer yorum yapan arkadaşların da dediği gibi dinlerken seçici geçirgen olmakda fayda var.İçerisinde kulağa hoş gelen sözlerin bolluğunun yanısıra edep dışı ifadeler de gözden kaçmıyor değil...
Birzamanlar Sagopa Kajmer'in dediği gibi ''küfür eşittir hür kültür'' mantığıyla ahlak dışı cümleleri bir araya getirerek bişeyler üretmek demek değildir.Son yıllarda yapılan parçalar küfürden arındırılmış olarak dinleyicilere sunuluyor.
Ama merak ediyorum ki amaç 'piyasada isim yapmak' mı? (Küfür ederek ülkemizin müzik kanallarında boy gösteremezler,tabii küfür ederek magazinlerde boy göstermek te ayrı bir yoldur kullanabilene.) Yoksa gerçekten yaptıklarının yanlış olduğunu anladılar mı?
Şunu da önemle belirtmek isterim ki bu işlerin yapıldığı mekanlardan hoş kokular gelmiyor.Damarlarına uyuşturuc zerk eden insanların, esrardan dumanaltı olmuş stüdyolarda Mevlanalardan bahseden insanların ülke gençliğine ne verebileceği de düşündürücü gerçekten...
Şu da kesin ki Hip-hop bize ait bir kültür değildir.
Bilmemek Kötü Öğrenmemek Ayıp Bilmeden Laf Sallamak Berbat
Per, 06/12/2007 - 11:31 — haşmet rasimSagopa Kajmer'i savunma gerekliliği duyuyorum.
Sagopa Rap'ini iki döneme ayırmak gerekir ki ilk döneminde ''küfür eşittir hür kültür'' diyen bu adam ikinci ve en iyi döneminde de ''küfretmektense Sago bırak sayfa boş kalsın'' diyebilmiştir. Küfür bu dönemde tamamıyle kalkmış manevi ögelerle dolmuştur şarkıları. Bu yüzden diğer rapçiler Sagopa'yı kendilerinden görmezler. Çünkü o daha farklı şeyler seslendiriyor, rapi boş bir eğlenceden geri çeviriyor
Diğer Rapçileri bilmem ama Sagopa'nın piyasa yapmak gibi bir amacı olduğunu söylemek onu tanımamaktan başka bir şey değildir. Zira bu adam televizyonlarda yok denecek kadar seyrek görünür. Ünlü kişilerle düet yapmak, para kazanmak peşinde değildir. Türkiye'nin en iyi radyolarında Dj'lik yapmaktadır ve popülariteye ihtiyacı yoktur.
Bir kere şu uyuşturucu meselesi Türkçe Rap için acayip uçuk bir şey. Hele Sagopa için iftira bile denebilir. Zira Sagopa Kajmer 'ağzına alkol dahi koymamış ve nasıl içilebildiğini anlayamamış' bir kimsedir. Fars Dili ve Edebiyatı mezunu olan bu adam Fars Edebiyatı'na dolayısıyla Mevlana'ya vakıftır. Ve Şarkılarında Mevlana'dan şiir parçaları duyabilirsiniz. Sadece Mevlana değil bir çok değerli şahsiyetin sözleri tozlu raflarda olmaktan kurtularak Sagopa'nın şarkılarıyla gündelik hayata girebilmiştir. Kaldı ki eski Rap müzik dinleyicisinin; okumayan gençler olduğunu düşünürsek onlara bu yolla bir şeyler verebilmek mühim bir hadisedir.
Rap dinleyicisi yine Sagopa'yla değişmiştir. Bugün değişik kesimlerden bir çok kimse Rap'e olan önyargılarını bir kenara bırakmıştır. Camiadan örnek vereyim: Polis Filmi'nin soundtrack'i bir rap parçasıdır, Paşalı - ki müzik zevki ve bilgisi konusunda güvenilirdir - bugün Rap şarkıları üst üste defalarca çalabilmektedir.(biraz da Sago bilse ve çalsa daha güzel olacak)
Sagopa'yı üç beş eski şarkısıyla değil tamamıyle bilmek lazım diye düşünüyorum. Ayrıca Sagopa derken kendisiyle birlikte tüm taifesini kastediyoruz.
Kolera'nın bir lyric'iyle bitiriyorum:
Mutluluk öldü açlıktan edildi mağlup
Yüzünde tahrip izleri malum
Dilim atik, anlattıklarim akik, herkese bulunur talip
Herkese var bir sahip, sor O’na sıkışma; Sen bilmezsin bilir Halik
Bu bir gerçek kesit çok basit
Ben buyum ruhum mücahit
Rap'in Oğlu
Çar, 05/12/2007 - 23:20 — haşmet rasimRap'e öyle bir önyargıyla yaklaşıyordum ki dinleyenleri zevksiz, müzikten anlamaz şahsiyetler olarak nitelendiriyordum. Fakat yanılmışım, bu yanılgımın sebebi de çevremde bu müziği dinleyenlerin sevemediğim kimseler olmalarıydı; bundan seneler evvel.
Rap'i Ceza'yla tanıdım ama Sagopa'yla sevdim. Basit ve anlamsız uyaklarla örülü bir şey değil artık Rap. Hele pesimist Rap hepsinden ayrı bir yerde.
İyi olan Rapçiler hala underground kalmayı tercih ettiklerinden iyi yanlarını göremiyor millet halihazırda. Ama Sagopa yavaş yavaş açılıyor yeraltından.
Yazı için tebrikler. Fakat devam edecek gibi giderken birden kesildi. Sagopa ve şarkılarını anlatan geniş bir yazı okumak isteriz kaleminizden. Ayrıca uzun bir aradan sonra sizi tekrar aramızda görmek de sevindirici.
Rap`inde Rabbi Allahtir
Per, 06/12/2007 - 10:02 — M.Mustafa UZUNIlginc bir baslik oldu aslinda :)
Ama sanmayin ki kuracagim cumle, bu baslikla alakali olsun :)
Kelimelerde uyum var diye boyle kullandim, fazlasi degil.
:)
Sehit Turkulerimiz heder edilince, Amerikan varoslarina muhtac kaldik iste boyle :)
Neden dunya uzerinde ki ezilmisler Omer KARAOGLU`ndan alintilar yapmasinlar ki? Neden biz bir yol acamadikta baskalarinin actigi yollari kullanmak zorunda kaliyoruz.
Rap veya digerleri sadece eser bazinda vardir benim icin. Seversem dinlerim. "Allah`in Arslanlari" adli grup var malum. Onlarin yaptigi sey Rap mi oluyor, bilmiyorum. Eger Rap ise, evet onlari sevdim. Ama bir muzik turu olarak, bir yol olarak asla "benim" degildirler.
Cunku benim Omer KARAOGLU`m, Taner YUNCEOGLU`m, Sehit Turku`lerim, Yagmur`larim, Kuslar`im, Dog ey gunes`lerim var.
Tesekkurler Recep. Mesela o giyim tarzinin anlamini ogrenmis olmam cok ama cok iyi oldu. Tekrar tesekkurler.
Rap`i genel manada sevmem ama dedik ya Rap`in Rabbi`de Allah :)
Vesselam
İslami(c) Rap
Per, 06/12/2007 - 10:33 — Habibe BaltaciTürkiye de (veya Almanyadaki Türklerde) rap deyince Sagopa Kajmer veya Ceza gelir ilk.
Ama buralarda birde İslami(c) Rap kavramı kullanılmaya başlandı son zamanda.
Bu tarzda Almanya da mesela Ammar114 var. Etiyopyalı hrıstiyan bir ailenin çocuğu. Gençliğinde müslümanlarla tanışıyor, İslamdan etkileniyor ve iman ediyor.
Birkaç parça ismi: Allahım beni affet, El-Fatiha, Tekbir, Demokrasi adına, Hey George, Allah için yaşıyorum, Bacıma, Aynanın diğer yüzü, vs.
Veya rap tarzına benzer müzik yapmış olan Mustaqiim Sahir var. Afrikalı, amerikalı bir müslüman. Kendisiyle ilgili pek bir bilgim yok, seneler önce bir programda dinlemiştik.
Ammar veya diğerlerine bakarak Sahirin müziği daha sakin. Yaptığı müzikte enstruman kullanmadığından kaynaklanabilir.
Sahirin birkaç parçası: This is İslam, Allahu Akbar, America Get Up, İ'm Gonna Do Right, Do You Think You Can Fool Him, Hip Hop the Stright Way, Good Bye, vs.
Başka isimler de vardır kesin, ben bu kadarına yetişebildim.
"Yaşasın Yeryüzündeki Evrensel Kardeşliğimiz!.."
neye hayır!
Per, 06/12/2007 - 12:42 — cemalcalikselam ve dua ile;
rap'e mi hayır
http://www.youtube.com/watch?v=WkPKYmopY-8&feature=related buna mı
c.ç
neye evet
Per, 06/12/2007 - 13:19 — necip zarifogluneye evet
rap'e mi evet (ritmik amerikan şiirleri)
enterasan bir adresti dogrusu
Lokman sûresi 6. ayet
Salı, 11/12/2007 - 10:17 — Ümit Demirelektriği verdik lakin şu ayeti de hatırlatmamak olmaz.
Lokman sûresi 6. ayet;
"Kimi insanlar da vardır ki, (din hakkında) bir bilgisi olmaksızın, (insanları) Allah yolundan saptırmak ve onu (o yolu), eğlence edinmek için gerçeklerden alıkoyan sözleri satın alır (ve okur veya dinleyip seyreder). İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır. "
fizilalil tefsiri: "Ayetteki "Gerçeği boş sözlere değişirler" tanımlamasıyla kalbi eğlenceye yönelten, vakti yiyip hayır getirmeyen ve yeryüzünde hayır ve adaletle onun kalkındırılması için görevlendirilen insanın islâmın yapısı, sınırları ve araçlarını belirleyip yol çizdiği görevine yakışır bir ürün vermeyen, her tür söz kastedilmektedir. ...
"İnsanlardan öyleleri var ki, gerçeği boş sözlerle değişirler." Onu, malı, zamanı, hayatı karşılığında satın alır. Bu yüksek ücretleri ucuz bir eğlence için öder. Geri gelmez döndürülmez sınırlı ömrünü onda tüketir. Bu geçici eğlencelikleri "Herhangi bir bilgiye dayanmadan insanları Allah'ın yolundan saptırmak ve onunla alay etmek için" satın alır. O artık bilgi yolları kapatılmış bir cahil olup, girişimlerinde bilgiye dayanmamakta, hikmetten yararlanmamaktadır. O kötü niyetli ve kötü amaçlıdır. Allah'ın yolundan saptırma arzusu içindedir. Hayatın tükettiği bu geçici eğlenceliklerle kendisini ve başkalarını doğru yoldan saptırmaktadır. O Allah'ın yolunu eğlence edinen ve Allah'ın hayat ve insanlar için çizdiği programı alaya alan bir edepsizdir."
elmalılı tefsiri: "Laf eğlencesi: Eğlence söz; insanı oyalayan, işinden alakoyan sözler, asılsız hikâyeler, masallar, romanlar ve tarih kılıklı efsaneler, güldürücü lâkırdılar, gevezelikler, nağmeler gibi eğlendirici sesler."
tefhimül tefsiri: ""Lehv el-Hadis" deyimi, metinde, dinleyeni meftun eden tamamiyle kendi atmosferine çeken ve etrafındaki başka şeylerden habersiz hale getiren bir şeyi tazammun eder. Lugat anlamı itibariyle bu tamlamanın herhangi bir kötü çağrışımı yoktur, fakat günlük kullanım içinde bu tamlama dedikodu, saçma sapan konuşma, sulu şaka ve hareket, romanlar, hikayeler, masallar, şarkı söyleme, cümbüş... vs. kötü ve faydasız şeyler için kullanılır."
________________________________
ayet ve tefsirler ışığında, türünden ziyade dinlenen, seyredilen, okunan şeylerin muhtevasının önemli olduğunu belirtmeye gerek yok galiba. nefsi, kibri, şirki, şehveti ..vb. gaza getiren her ne varsa -velevki muazzam sanat eseri diye sunulsun- eğer ki bizi doğru yoldan saptırıyorsa Allah katında hiç bir değeri olmadığı gibi bu şeylerin takibinde devamlılık arz etmesi durumunda sonu ayette belirtildiği gibi olur.
maksad Hakk'a ve hakikate bir basamak olmaktır. eğer müzik ya da şiir ya da sinema bu yönde ise elbette faidelidir. yok, eser sana senin Rabbini unutturuyorsa... düşünmeli.
attığı her adımda Kur'an'ı kendine ölçü edinenlerden olabilmek duasıyla...
Ey menba-ı ÂŞK! Gönlüme kıldığın nazar-ı mehabbet kadardır kıymetim...
Ey cemaat, sen nelere kadirsin !
Salı, 11/12/2007 - 15:46 — RecepKılınçarslanAslına bakarsanız sevgili cemaat, böyle tuhaf cevapların verileceğini tahmin ediyordum. Şu cemaat.com'da her şeye - alakalı olsun ya da olmasın - dini açıdan bakıldığını, ya da laf olsun diye cevap vermek için, herkesin sürekli dini açıdan bakarak konuya balıklama atladığını biliyordum.
Vakti zamanında Edip Ozan Karaoğlu, İntihar ile ilgili bir deneme yazmış idi. Herkes sazan gibi atladı. İntihar haramdır, caiz değildir, yanlıştır falan filan. Sanki onu yazan adam bilmiyor dediklerinizi. Neticede, insanın duyguları vardır, düşünceleri vardır.
Bende bir yazı kaleme alma ihtiyacı hissettim burada. Amacım iyi olan bir şeyi cemaate tanıtmaktı. Ama daha ilk yorumlardan itibaren kimileri, "rap ile rab" kelimesini bir araya getirdi, kimileri "rap dinlemek caiz mi hocam?" noktasına getirdi konuyu. Yapmanız gereken şey gayet basitti aslında: Rap de bir müzik türüdür. Beğenmem ya da beğenirim der çekilirsiniz. Acaba, bu muhteremler, arabesk müziğin ya da thm'nin falan da kuranda yeri olup olmadığını tartıştılar mı hiç? Ya da hüznün kuranda yeri olup olmadığını ? Neticede, yazıyı ciddi bir biçimde sindirememiş olmalarına veriyorum bu şeyleri.
Komik aslında biliyormusunuz ? Her şeye, tuhaf rumuzlarla yorum yazan cemaat ahalisi harbiden komik bazen.
Sizin yaşamınızda var olan herşeyin kur'anda yeri var mı? Her adımınızı kur'ana göre mi atıyorsunuz? Mesela; tv izlemek kuranda var mı? ya da radyo dinlemek ? mesela, cemaat.com kuranda var mı?
Bazen kelimleri bir araya getirip cümle kuramıyorum. Kurmak istemiyorum. Onun görüşüdür deyip susmak istiyorum , ama el insaf dediğim zamanlarda yorum yapmaya mecbur oluyorum!
----------
Bana yine Sagopayla bitirmek kalıyor yazıyı :
hileden uzak bu adama sille vurma yazıktır.
ille çile mi çekmem lazım? nurum yüzüme dargındır
bil de gerisi mühim değil, sevgim sana özel ve saftır
bugüne dek işlediğim günaha, istırhamım tek bir aftır.
dökmek ister içini içim, anlatmalı mı biçim biçim?
her neşe, bir içim ve içlenişime direnişim.
ben, yürüdükçe kalır izim, bitmek bilmez pembe dizim.
yüzüm her resimde karanlık, karamsar bir çizim.
--------------------
Heyy durmadan söylesenize, bu sözlerin kuranda hükmü nedir ? :)
beyin ve kalb bulandırıcı!
Salı, 11/12/2007 - 21:34 — Ümit Demirnerdeyse Allah'ın ayetini yazdığımız için özür dileyesi edecekler. tuhaf cevabmış! vay anasını...
cemaatin hangi byte'larında kamusal alan çizgisi var göremedim, kusura bakılmaya!
laik-seküler bakamadım olaya, kusura bakılmaya!
herkesler zat-ı aliniz ya da edip ozan kadar konuya vakıf olmayabilir ama değil mi? okuyan insanlara "ha bakın böyle bir düşünce de var" demek yassah mıydı hemşerim! öyleyse onu da bilmiyordum, kusura bakılmaya!
ama yanlış adama çattın arkadaşım! ben her konuya dinî açıdan atlarım. ne demişim bak "öncelikle bir olan Allah'ın koyduğu kurallardan başka bir şeye inanmıyor, bağlanmıyorum. mehmed akif gibi mürteci, said-i nursi kadar şeriat yanlısıyım." ben hayata, ölüme ve kapsadıkları herşeye mürteci sıfatıyla şeriat açısından bakıyorum. var mı ötesi! al işte başka bir örnek; "Kur'an şifa olarak elimizin altında duruyor işte! lakin ondan nasib almak da aklı olanlara..."
merak etme, zamanında şunu da demiştim; "boşverin, ne ferdisi, ne orhanı, ne zekisi, ne bülenti... size hakk'tan ne haber veriyor ona bakın! sizi size mi tutup çekiyor yoksa sizi alıp mevlaya mı yüceltiyor!"
budur kardeşim dediğim ve de diyeceklerim! Kur'an derim, peygamber derim. kısacası yanlış adama çattın. rumuzum da yok! neysek oyuz, yaşadığımızı yazmaya çalışıyoruz, yazdığımızı yaşamaya çabalıyoruz. senin bu konun da dinden bağımsız bir konu mu acaba! ne güzel düşünüş ve düşüş bu laikçiler gibi! burada başını örter dindar yaşarsın, ama şurada başını açıp laik ve seküler düşünmek zorundasın! vay anası... bu tuhaflık değil de benim ayeti yazmam tuhaf öyle mi! oyy, gadaların başuma; ört ki ölem!
hem külliyen red de etmemiş demişiz ki; "maksad Hakk'a ve hakikate bir basamak olmaktır. eğer müzik ya da şiir ya da sinema bu yönde ise elbette faidelidir. yok, eser sana senin Rabbini unutturuyorsa... düşünmeli."
yok yok! içimizdeki bazıları yüzünden azabı beklemek olmamalı bizim işimiz!
hayret bişey ya! ayetleri tuhaf bulan bizden dediğimiz güruha da rastlamak varmış kaderde! bir de ayete karşılık mukabeleye bak! tuhaf ötesi, beyin ve kalb bulandırıcı!
Ey menba-ı ÂŞK! Gönlüme kıldığın nazar-ı mehabbet kadardır kıymetim...
bu ne şiddet
Cum, 22/08/2008 - 16:59 — Edip Ozan Karaoğluadım da geçmiş ama ben yazıyı da yorumları da henüz okudum. kısaca şöyle anlatayım fikrimi:
müslümanım diyen herkes hayata kur'an ekseninden bakmak zorunda. bu tartışılamaz zaten. ama şöyle bir şey de var diyerek işaret edilen şeyleri(müzik, resim, edebiyat, sinema vs.)değerlendirirken biraz daha esnek davramakta fayda var. çünkü yapılan bu işlerin çok büyük bir kısmı müslüman olmayanlarca/müslümanca hayat yaşamayanlarca yapılıyor. bu türden ürünleri değerlendirirken tutumumuz şu olmalı: yapılan iş haram mı? yapılan iş haram mı buradaki tek soru olmalı ama. ya haramdır ya helaldir ekseninden bakamazsınız çünkü bu meseleye. haram değilse bir eser yani bir müslümanın görmesinde, duymasında bir sakınca yok ise niye görüp duymayalım ki?
her şeyin yani her şarkının, her şiirin, her filmin Allah demesini beklemek pek akıllıca değil.
sagopa kajmer'in geçmiş zaman şarkıları küfürden ibaret idi. rahatlıkla bunları dinlemek haramdır denebilir nitelikteler. ama son zamanlarda yaptığı işler gerçekten güzel ve dinlenilebilir. ve hatta zevk alınabilir. vasiyet isimli şarkıyı özellikle dinlemenizi tavsiye ederim.
sagopa'nın karısı kolera'nın kurduğu "imandan gariban oldun" cümlesi duyduğum en güzel tabirlerden biridir.
eğer batı bizim uygarlığımızın yaptığı şeylere bunlar müslümanlara göre diyerek baksa idi ne bilimde ne felsefede ne de sanatta gelişmeleri mümkün olmazdı. bütün bunlar etkileşim ile gelişen şeylerdir. konuya bir de buradan bakmak gerekir.
esselam..
Müsvedde
Batı.
Çar, 12/12/2007 - 02:36 — Suphi BayramRap müziğinin veya ukalaca tavırla el kol hareketlerinden nefret ediyorum.
Rap Batı Kuzey Rap
Per, 13/12/2007 - 12:16 — haşmet rasimRap'in Batı ile ne alakası var? Yazıyı okumadan ne diye yorum yapar bu millet?
Fransa'da varoşlar ayağa kalkınca seviniyorsunuz. O varoşların önce popüler olana sonra faşizme isyanıdır bu müzik.
Amerika'da neden genel olarak siyahiler icra ediyor bunu: Kendilerini, isyanlarını ifade edebilmek için...
Peki cemaat ne yapıyor: okumuyor. Önyargıyla, asil hayvanın gözlükleriyle bakıyor olaya...
Bu önyargının atılmasının bize ya da bizim gibilere bir yararı var mı, yok.
Kendimiz için mi bir şey söylüyoruz, yok.
Kılınçarslan'ın bu yazıyı, Rap'i buralara tanıtmak için yazdığını zannediyorum. Fakat herkes 'yargıç' kesiliyor burda. Bir yararı var mı, yok.
Daha düne kadar 'rock' için aynı şeyleri dillendirenler, bugün cuma-cumartesi geceleri Pink Floyd dinliyorlar. Altında isim yapmış birisi olunca, dinlenebilir oluyor her şey; ya da okunabilir oluyor.
Neden, biliyorum; bu yazıyı savunmak gerekliliği duyduğumu. Dışarıda dillendirmeye çalıştığım mefhumları ortaya dökerek konuşma fırsatı verdi yazar, sağolsun.
...
Derdimize Derman Varken...
Per, 13/12/2007 - 14:05 — Ümit Demirgözlük takan asil hayvanların cinsliğinden pay almak bedava galiba! bir şeyleri izah etmeye çalışıyoruz ama anlamamakta direnenler var!
bak, hararetle savunduğun, bu yazısının altındaki nerdeyse her yoruma avukatmış gibi cevab yetiştirip cengaverlik yaptığın arkadaşın şu başlıkta bir yazı yazmış; Derdimize Derman Varken...
neyi anlatmaya çalışmış arkadaşın burada! "bazı garib davranışlarımız, düşüncelerimiz var, kendimizce kendimizi haklı çıkartıyoruz ama bu işin aslını bize Kur'an şöyle açıklıyor."
ha işte; biz de bunu yapmaya çalıştık naçizane. rap, hiphop, zart, zurt...vs. tamam ama şuna da dikkat edin, işin aslını Mevla şöyle açıklıyor, demeye çalıştık. cemal çalık'ın verdiği link bu ikazımıza güzel bir nedendir mesela. iran'da yasaksa neden yasak o link açıklıyor bence. aracın hangi amaca götürüyor seni, orası mühim. ya da içkide olduğu gibi sizin için yararları vardır ama zararı yararından daha fazla olma durumu var mı! düşünelim bunları... tabi gözlük takan asil hayvanların cinsliğini atarsak üzerimizden!
mezkur arkadaşın yazısında bu konuyla da alakalı maddeyi yazsaydı mesela altına koyacağı ayet verdiğim ayet olmaz mıydı! soralım kendisine... derdimize derman varken'in ikincisi ne zaman yazılacak?
özellikle bu zamanda insanlardan sözünün eri olmasını, dediği gibi yaşamasını bekleyemiyorum ben. ama hiç olmazsa bir dediği bir dediğini tutsun. orada ayet verirken, burada ayete tuhaf cevab demesin. nasihat yazısı yazarken nasihate kulaklarını tıkamasın. çok mu zor!
son söz mustafa özel'den; "bir neslin kahramanı kimse, her halde o medeniyetin geleceği de buna benzer."
Ey menba-ı ÂŞK! Gönlüme kıldığın nazar-ı mehabbet kadardır kıymetim...
Diger
Per, 13/12/2007 - 15:26 — haşmet rasimÜmit Demir, yorumladığınız yorumumu sizin yorumunuza yapmadım; iyi bir bakıverin... Sizin yorumunuza yaptığım yorum en altta, sizin yorumunuza yorum olarak ayrılan bölümde...
Ayrıca bana ne yazarın başka yazılarından... Ben yazar hakkında değil yazı hakkında yorumlar yaptım. ''Avukatlık'' yaparak savunduğum da yazar değil yazısı ve Sagopa Kajmer'dir...
Biz de ahlaksız Rap şarkılarını değil, 'Rap'i ikiye ayırarak (Sagopa ve diğerleri) Sagopa şarkılarını anlatmaya çalıştık ''naçizane''...
Ondan başka...
recep bey recep bey
Per, 13/12/2007 - 09:12 — necip zarifoglu""Sizin yaşamınızda var olan herşeyin kur'anda yeri var mı? Her adımınızı kur'ana göre mi atıyorsunuz? Mesela; tv izlemek kuranda var mı? ya da radyo dinlemek ? mesela, cemaat.com kuranda var mı?""
bu kadar basite indirgemeyeniz lütfen şu varmı bu yokmu diye
orda olmayan kutsi hadislerde mutlaka mevcuttur ve de sünnetlerde.
yorumlara sinirlenerek yazılmış bir yorum sizinkisi bende sinirinize veriyorum...
Kime göre neye göre?
Per, 13/12/2007 - 14:47 — Ercan Hüseyinoğlu"...Amacım iyi olan bir şeyi cemaate tanıtmaktı."
İyi yapmışsınız, hoş bir düşünce. İyi gördüğünüz bir şeyi cemaatle paylaşmak ! Ama kime göre, neye göre iyi?
Kur´an merkezli bir yaşam sürmeye çalışan insanların olaylara bu cepheden bakması çok normal değil mi? Ama bu insanların her şeyi kitaba uygun mudur, bu ayrı bir tartışma konusudur. Ama komik değildir, alaya alınacak bir durum hiç değildir.
"Rap de bir müzik türüdür. Beğenmem ya da beğenirim der çekilirsiniz."
Recep Bey bilmem haberiniz var mıdır ama müziğin bizatihi kendisi tartışma konusudur ! (Bazı örnekler için bakınız: http://www.hayrettinkaraman.net/sc/00211.htm
http://www.gencadam.net/content/view/503/37/)
Derdime Çare
Per, 13/12/2007 - 15:32 — haşmet rasimYazarın bu yorumunda, önceki bir yazısından (Derdimize Derman Varken?...) çelişkiye düşer gibi göründüğü doğrudur. Fakat bu yalnızca bir görüntüdür kanımca. Anlatmak istedikleri anlaşılmıyor kanısındayım. Zira çelişki gibi görünen yorumunun sonuna doğru önceki yazısına da atıfta bulunuyor.
Öyle ya da böyle Sagopa'yı ucube Rapçilerden ayrı tutmak gerekiyor.
Sago Kastır
Per, 13/12/2007 - 12:06 — haşmet rasimHak haklıda kalmalı
emanetim sırrım saklı kalmalı, saklı
içim pasaklı tövbelerim hasarlı
...
yanlış yollarda yürü yürü ya
kul bulacaksın elbet yolunu
üzerine bastın yanlış senin
unutma ki her yanlışın kıyamet alametin
...
küfürbaz gizemli rapçi
yirmi altı arefesi yorgun bekçi
tekbir aldım sözümün evelinde
rap yaparken de günaha mı girdim
...
sayha buğran amilim benim
içimdeki şeytanın ensesindeyim
destur de breh
berduşa nağme yapma
çek git ilerle milim milim
...
yüzüme çarpan ilk değil bu söz dudaklarım dayan
sabır huzura varacak her gidiş yola devam
bu bekleyiş uzun sürer mi bilmem
sonunda payına düşeni verecek anla bak bu kalbi yaratan
...
rahmet yağarken sağnak sağnak
boş kuyularıma doldu su
kalbim uyandı doğrusu
kur istediğin kadar pusu
içinde yaşayan firavunu öldür
çek pusuyu al huşu
kalbim yansın diyorsan söyle
la kayyume illahu
...
...
bu cinayet günahın en has hali ihanet
hakkımı ver gideyim adalet
son kozum olsun zorda sükunet
kendime sarılır donarım
...
Kalemlerimin ucu sihirli iğne
sayfam isterik yazsam doymaz
gönüldendir şikayet ateş kesilse
ceset yerden kalkmaz
bitkim bitkiler mefta
koy başı rahatçana yastığa
geçmiyor günlerim hafta
şikayetnamem yasta
bu benim rapim
bu benim şiirim
bu benim derinim
bu benim bendim
bu benim eserim
bu benim ta kendim
ta kendim
ta kendim
ta kendim
...
bana müsade beyler
ben gider ahım kalır
düşman beni hatırlasın
korkum yere batsın varsın
gül bahçem yangın
küllerim avuçlarımdan taşsın
son sualde don tutsun
dudakların kanasın
1) Tövbelerim Hasarlı
2) Kıyamet Alameti
3) Rap Yaparken Günaha mı Girdim
4) İçimdeki Şyetanın Ensesindeyim
5) Bu Laflar Benden (Kuvvet Mira - ?)
6) La kayyume İllahu (Kolera)
7) Kendim İçin
8) Şikayetname
9) Bana Müsade Beyler
bu da cemaat.com'da son sözüm yerine geçsin..
Per, 13/12/2007 - 16:16 — RecepKılınçarslanöncelikle bir kaç hususu açıklığa kavuşturmam gerek. küçük bir yazının bu kadar alevlenerek büyüyeceğini tahmin etmemiştim. olayın tamamen yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını söylemek gerek.
benim yazdığım yorum ve dillendirmeye çalıştığım şey; yaklaşık 2 yıldır cemaat.com'da gördüklerime genel bir tepki vermekti aslında. yorumun ümit demir'in, ayeti yazması üzerine gelmesi, tamamen bir tesadüftü. ve olay ordan patlak verdi; yanlış anlaşılmayla. ümit demir, o son yorumunu yazmasa dahi ben, aynı tarzda bir yorum yapıcaktım zaten. herkesin bütün yorumları yazmasını bekledim ve sonuna; aynı zamanda teşekkür mahiyetinde bir yorum ilave edicektim zaten.
kendimle çelişme hususu değil bu; dediğim gibi ayetin üzerine benim o tarzda bir yorum yazmam, ister istemez ayete tuhaf dediğim şekilde algılandı.
komik olarak bulduğum şey, ayetler falan değil kesinlikle: sadece ilginç rumuzlarla, ille de yorum yazma ihtiyacı hisseden üyelerin, olayın içine kendilerinin en vakıf olduğu - ya da öyle düşündükleri -, en basit ve en kestirme yoldan girmeleridir; komik bulduğum.
yazdıklarım, söylediklerim, anlatmaya çalıştıklarım ortada. ama bereket ki, ben kimsenin imanını tartışmaya açacak kadar haddi aşmadım.
ümit demir'in sorusuna şöyle karşılık vereyim: derdimize derman varken serisinin 2.ve 3. yazısını da yazmıştım aslında. ancak, arkadaşlarımın çıkardığı underground bir derginin yazıları istemesi üzerine, yazıları oraya yollamak zorunda kaldım. ancak, bişeyler oldu ne yazılar orada yayımlanabildi, ne de ben tekrar cemaate gönderdim, öyle kaldı.
meramımı; anlayan, anlayamayan, yanlış anlayan herkese eyvallah. içten teşekkürler...
selametle...
Anlamak daha iyi
Per, 13/12/2007 - 19:05 — abdullah abdurrahmanAziz kardeşim
Aslında bende sana birkaç kere cevap niteliğinde yazı yazmış ama her defasında göndermekten vazgeçmiştim....
Ben ne rap nede başka bir müzik türünden anlamam...Rap müzik hakkındaki açıklamalarını dahada genişletmeni isteyecektim..Hatta yapabilirsen müziğin tarihçesini yaz ..daha el atılmamış bir konu bu diyecektim...Ama sonradan hep vazgeçtim...Neden vazgeçtiğimi bende bilmiyorum ..onun için sende sorma...
Sana olan tepkilere gelince,,bunları normal karşılamalısın...80 li yıllarda çıkan ezgilerede karşı çıkılmıştı...Saz çalmak,darbuka flüt çalmak bir müslümanın yapacağı bir iş değildi kabilinden sözler söylenmişti...
Bense bir müslümanın iyice bilmediği bir şeyi ne reddetmesini nede kabul etmesini pek hoş karşılamıyorum...Tarihimizde adını her kesin bildiği büyük alimlerimizde müzikle uğraşmışlar ..hemde çok profesyonelce..mesela ibni sina ...mesela al farabi...Hatta yanılmıyorsam alfarabi bir çok müzik aletini çalıyordu..
Sana düşen hakkında ki eleştirilere kıymet vermekle birlikte yoluna devam edip,müzik konusunda yazılarını daha detaylandırıp ilmi hale getirmek...Bunu imani bir konu haline getirenler varsa böyle yapmasınlar ...Çünkü aslolan bir sözün söyleniş biçiminden çok onun içeriğidir....İnsan ne saz çalmakla ne rap müzikle nede başka bir şeyle ne dindar olur nede dinsiz...
Ve eğer meseleye günah,yada sevap boyutundan bakacaksak ,iyice anlamadan konuşmak ,bilmeden konuşmak,kalb kırmak günahtır..
Şefkat ve merhamet kanatlarını kardeşlerden esirgeyerek sui zanla meseleye yaklaşmak günahtır..Bundan kaçınmak daha takva dır...
Şu kesin müzik konusunda bilgilerimiz çok dar ..bu konu çok ciddi sunumlara ihtiyaç duyuyor bu konuda merakı ve kabiliyeti olan kardeşlerimizin ciddi çalışmalarına ihtiyaç duyuyoruz....Unutmayalım ki Rabbimizin hediyesi Kur'anımızında bir melodisi bir musikisi var...
Tabiki müslüman taklitçi olmamalı,tabiki müslüman aydın olmalı,tabiki müslüman tüm meselelerin aslını bilmeli,,Ama araştırmacı kardeşlerimizin önü kesilirse nasıl bileceğizki..Her kes herşeyi bilemezki..
Onun için kardeşim sen bizi aydınlatacak daha detaylı çalışmaları yapmaktan geri durma..Allah yar ve yardımcın,yardımcımız olsun
müzik bir paylaşımdan ibaret, ama artık benim için bir ibadet
Paz, 20/01/2008 - 21:03 — haşmet rasimVe Sago konuya girer...
www.melankolia.com.tr sagopa'nın çıkacak albümü hakkındaki sözleri...
''....arkadaşlar manevi bir albüm yaptım, her zamankinden farklı.ne bir bpg ne de romantizma ne de başka bir şey. sizlere belki çok uzak olan konular içeriyor, belki çok tasavvufi belki sizler için çok dini içerikli. ama herşeyden önemlisi işin gerçeğinden bahsediyorum. şimdi baştan çıkacak dedikoduları hemen yazayım ”dini müziğe alet ediyor,dini sömürü yapıyor,kendi gibi değil,kendisi olsun vs vs..” bu tür yorumlara hazır olun. inanın kimse umrumda değil benim.gerçekten kimse umrumda değil. tekrar söylemek istiyorum hiçkimse benim umrumda değil. herkes bir fırtınaya kapılmış dünya zevkleri içerisinde bir yerelere esiyor. ben tam bir senedir manevi dünyamda yaşıyorum.bildiklerinizi belki bilmiyorum, ama benim bildiklerimi de sizler eminim ki bilmiyorsunuz.
müzik bir paylaşımdan ibaret, ama artık benim için bir ibadet.''
bu sözler kafidir sanırım.
bence kafi...
Cts, 23/08/2008 - 00:14 — hilal iklimBir kez daha görmüş oldum ki...kişi bilmediğinin düşmanıymış;
evet ben de isterdim gençlik ömer karaoğlu dinlesin ama
ekranlarda dönen klip dedikleri zehirleri ağzı açık izleyen delikanlılar, konserlerde yakışıklı buldukları şarkıcılara bir kez dokunmak için adeta parçalanan kızlar karşısında sagopa dinleyen gençlerimizi görmek beni memnun ediyor.
“Mutlak hakikate erişen, bâtılı neden merak etsin?”
sayenizde Sagopayla tanıştım,teşekkür ederim:)
Pzt, 25/08/2008 - 20:24 — hilal iklimSago Acıyla Yoğrulur , Kendi Yağında Kavrulur
Mutluluğum Yavrudur , Paranoyak Olduğum Doğrudur
Dilim Damağımı Kurutur , Çölde Yağmur Kurudur
Sessizliğim Konuşur , Ben Dünyayla Boğuşur
Herkes Birgün Soğuyacak Bu Fani Gidici Hayattan
Bütün Bedenler Soğuyacaktır, Elbet Yavaştan
Kıyamet Toplantısında Ölecek Haramiler Telaştan
Ne EV Ne PUL Ne ÇUL Ne Bir KUL
Geride Kalacak Dünyadan
Olması Gerken Şeylerin Adını İyilik Yapmak Koymuşlar
Baksana Dedelerimiz Toprak Altına Doğmuşlar
Rapunzelin Saçlarını Yolmuşlar Ya Komşular
7 Cücelerin Prensesi Ölmüş Uçurumdan Bir Bir Atlamışlar
Porselen Bir Tabuttayım Sağıma Soluma Çarparım
Bende Rüya Çok Sende Tabir Boldur Aslanım
Sago Aynı Şarkıyı Söyleyeli 9 Sene Olmuş
Vakit Kendini Öldürürken Sevdiklerim Yok Olmuş
Hergün Bir Adım Daha Fark Atmaktayım Bu Dünyaya
Uzaktan Tanıdık Oluyorum Yakınlaştığım Bu Yabancıya
Eski Mumun Kokusu Kalır Fitili Küser Aydınlığa
Dilsizlerle Rap Yapan Bir Kör Sagopa Sayfalarda