renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

İsmet Özel, Şiire Damıtılmış Hayat

Şiire Damıtılmış Hayat

İsmet Özel, çağdaş Türk şiirinin önemli temsilcilerinden biridir. Sadece Türk şiirine değil, Türk düşüncesine de bir katkı sağlamıştır.

Şiir, İsmet Özel için hayatî bir şeydir. Şiirsiz bir hayatın insan hayatı olmadığını düşünür. Ona göre, şiir, insan hayatının neye değdiği ile birebir irtibatlı bir şeydir.

İsmet Özel, “Halkın var oluş şartlarını, yaşama hakkını, özlemlerini, korkularını ve dünyaya bakış tarzını şiirin dokusu haline getiremeyen, halkın var oluşu ile kendi var oluşu arasındaki ilintiyi birinci mesele olarak almayan şairin herhangi bir atılım gerçekleştiremeyeceğine” inanır. Özel’e göre, şiir, Batı dünyasında ilaç, bizde ise gıdadır. Ve Türk şiiri, daima bu milletin gıdası olmuş, en zor günlerinde milletimizin elinden tutmuştur. İsmet Özel, bir yandan şiirini örerken, bir yandan da dünya karşısındaki duruşunu / durumunu belirler. Ona göre; insan olmanın ince ve basit özellikleri her geçen gün ortadan kalkmaktadır ve modern zamanlar adeta hayatın içini boşaltmıştır. Bir yandan “yalnızlıktan kurtuluşum, modern insan olmaktan kurtuluşum sayılır” demekte; bir yandan da “doğuştan getirmedim, doğadan aldım” dediği bir koruma duvarının içinde/arkasında yaşamaktadır.
İsmet Özel şiirini ve düşüncesini besleyen kaynaklardan biri de işte bu tutumudur.

Dergâh Yayınları, İbrahim Tüzer’in dört yıllık bir çalışma sonucunda ortaya çıkardığı İsmet Özel: Şiire Damıtılmış Bir Hayat isimli eserini Şubat 2008’de yayınlandı.

İbrahim Tüzer, bu çalışması sırasında İsmet Özel ile uzun soluklu söyleşiler de gerçekleştirmiş; hem kendi görüşlerini, hem de İsmet Özel’in verdiği cevapları bir araya getirme imkânı bulmuştur.

Bu kitabı özgün kılan özelliklerden biri de, İsmet Özel’in ilk şiirinden son şiirine kadar sürdürdüğü “sahicilik arayışını” çarpıcı bir şekilde ortaya koymasıdır.

608 sayfalık kitap, İsmet Özel’in kaleme aldığı takriz yazısı ile açılır. Takrizde geçen şu cümleler, bir anlamda eserin de durduğu yeri gösteriyor: “İbrahim Tüzer’in yazdıklarının, hakkımda daha önce yazılmış olanlardan ciddi farkı var: Bu kitap benim neye müteallik şeyler söylediğimi izah etmiyor. Öncekiler bu konuda hep ‘aklı evvel’ konumunu benimsemekten perva etmedi. Tüzer ise, İsmet Özel okuru olmaktan gocunmadığını ‘sarih’ bir biçimde beyan etmektedir. Bu kitap daha önce hakkımda yazılanların tümünün hilafına benim söylediklerimin bir şeye taalluk ettiğini gösteriyor.”

Kitap dört ana bölümden oluşur. Bir de her bölümün içinde farklı başlıklarla oluşturulmuş maddeler var.

Birinci bölüm, İsmet Özel’in ‘hayatını, edebi görüşlerini ve yayın faaliyetlerini’ içine alıyor. İkinci bölüm ‘şiirleri’, üçüncü bölüm ‘şiirlerin tema, içerik ve yapı bakımından incelenmesi’, dördüncü bölüm ise ‘şiirlerinde dil ve üslup’ başlıklarından oluşur.

Tablolarla zenginleştirilen metinler, adeta İsmet Özel şiiri için bir okuma kılavuzu haline gelir. Sözgelimi ‘şiirlerde yer alan seslerin kullanım sıklığı’ başlıklı tabloda, İsmet Özel’in 1954 ile 2006 yılları arasında kaleme aldığı şiirlerde geçen harfler tek tek sayılmıştır. Kış şiirinden Hişt Baksana şiirine kadar, İsmet Özel; A harfini 20.548, E harfini 14.875, İ harfini 13.147, R harfini 12.827, N harfini 12.635, L harfini 10.289, K harfini 8.890... kez kullanmış. İster istemez “bunlar ne işimize yarayacak” diye soruyoruz. Sözdizimi içerisinde yer alan seslerin, metnin bütününde anlamla kurduğu derin ilişkiye dikkat çeken Macar Dilbilimci İvan Fonagy, T, K ve R seslerini “saldırgan sesler” olarak adlandırmaktadır. Macar dilbilimciye göre, İ harfinin ‘aydınlık’, U harfinin ‘karanlık’, L harfinin ‘yumuşak’ olması gibi, her harfin/sesin bir anlamı/karşılığı vardır. Mesela İsmet Özel, yirmi üç yaşında yazdığı Evet, İsyan şiirinde en çok T, K ve R harflerini kullanmış.

Kitap, bunun gibi birçok zenginliğe, sürprize, inceliğe, yeni tekniğe ev sahipliği yapar. Kitabın yazarı İbrahim Tüzer de ‘sözün özeti’ bölümünde, “Özel’in şiir metinlerine alışılagelmiş bir tarzda bakmak ve onları klâsik şiir çözümleme yöntemleri ile tahlil etmek, çoğu zaman istenilen sonuca ulaşmayacaktır. Modern şiir üzerine düşünme biçimleri geliştikçe, İsmet Özel’in şiirleri de daha net anlamlandırma imkânı bulmuş olacaktır” demektedir.

“Sanat eserleri olmasaydı, dünya asla mekânımız olmazdı” diyen, hayatındaki tüm açılım ve yönelimi şiir merkezli yaşayan, şiire emek vermeyi asli vazife sayan bir şairin; ancak böyle geniş oylumlu ve titiz bir çalışmayla değerlendirilebileceğini düşünüyoruz.

Not: Bu yazı 22 Şubat 2008 tarihinde Milli Gazete'de yayınlanmıştır.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

İsmet Özel...

Bu hacimdeki bir eserin edebiyatımız adına sevindirici tarafı var. Evvelen tebrik.
Ve dahi şiirlerin yapı taşı harflerin bile sayıldığını okuyunca doğrusu imrendim. Sağ olsun.
İbrahim Tenekeci'ye de teşekkür. Yazısını buraya taşıdığı için.
Kelamın elbise-i fahiresinin üslûb ile olduğunu iyi bilen biri olarak İsmet Özel'in edebî cephesinin bu çalışmayla cemaat okurlarına duyurulması da saniyen tebrike şayandır vesselam.
Muhabbetle.

ismet özel'in kayıt altına alınan harfleri

Dört yıl, 608 sayfa, İsmet Özel'le dirsek teması ve söyleşiler uzaktan kitabı ciddileştiriyor. Dört yıl yani. İstesen dört tane roman yazarsın. Seneye bir roman. Ya da seneye bir inceleme kitabı. Ama adam dört yılda İsmet Özel kitabı yazmış. Böyle bir şey olmuş.

Sentaks muhabbeti de ayrı bir ilginç. K'ler, U'lar, L'ler, T ve R'ler, harflerin nüfusunu tutma ilk başta absürd ve ne gereği varmış, sıkıcı bir şey gibi görünüyor ama Macar dilbilimcinin teorisiyle anlam kazanıyor. Enteresan bir şey, şiir'de saldırganlık kelimeleri aramak. Evet İsyan'da r'ler, t ve k'lerle şair dünyaya saldırıyor o zaman. Dünyaya saldıran şair. Ama sayılardan bir istatistik çıkarıp böylece sanırım şairin şiirinin ve iç aleminin değişmesini de çıkarabiliyoruz; belki bir bakıma bu harflerin kayıt altına alınması güzel ve gerekli bir şey.

"Before my pen has glean'd my teeming brain"
-Önce kalemim kaynayan beynimi topladı.-
-John Keats / Adamım-

Zihin Karışıklığı mıdır Bunun Adı?

bir zamanlar İsmet Özel adı bana çok "özel" çağrışımlar sunardı. herşeyiyle hem de. son zamanlarda değişti bu tutumum. ismet Özel'in yazdıkları kadar yaşantısı da özeldir. bu doğru. benim takıldığım nokta; marksist, islamcı, milliyetçi. bu üçlem beni tedirgin ediyor.
işin daha farklı bir yönüyse; ismet özel'in sıkı takipçilerinin de eskiden islamcı bir çizgide arz-ı endâm ederken şimdilerde milliyetçi damardan şiirler kaleme almaları. ( şükür ki ismet özel'in marksist zamanını görmedi genç nesil!)
artık daha temkinliyim. zihin karıştıracak o kadar çok sebep varken bir yenisini daha kaldıramam herhalde.
artık bana eskilerden bir ismet özel şiiri okumak yeter. kitap raflarını karıştırmalıyım, zihnim daha fazla karışmadan.

zihin karışıklığı?

marksst, islamcı, milliyetçi yorumunuz ilginç...
ama ben öyle olduğunu pek düşünmüyorum.
üstad kendisi için böyle düşünüldüğünü bilse ne cevap verirdi acaba?

Hak Geldi Batıl Zail Oldu...

İki Kitap...

Dün akşam gördüm kitabı. Birleşik kitabevinde İsmet Özel üzerine çıkan iki kitap yanyanaydı. Birisi Ebabil Yayınları'ndan Osman Özbahçe'nin derlediği ve sunuş yazdığı İsmet Özel söyleşileriden oluşan "Toparlanın Gitmiyoruz", diğeri ise Dergah Yayınlarınca yayın hayatına kazandırılan İbrahim Tüzer'in doktora çalışması olan ve İsmet Özel'in Takriz yazdığı, İsmet Özel: Şiire Damıtılmış Hayat.

Okur olarak çok mutlu oldum. Şahane çalışmalar. İnşallah böyle çalışmaların sayısı artarak devam eder.

Kalın Türk

ali sadık

Sözdizimi içerisinde yer alan seslerin, metnin bütününde anlamla kurduğu derin ilişkiye dikkat çeken Macar Dilbilimci İvan Fonagy, T, K ve R seslerini “saldırgan sesler” olarak adlandırmaktadır.

E Kalın TüRK'e de bu yakışırdı. Harflerin esrarına hep inanmakla birlikte hiçbir zaman bunu araştırma sevdasına düşmedim. Keşke Macar dilbilimciye göre değilde İbn-i Arabi'ye göre ne anlam ifade ettiğini bilseydim.

Şimdi burada KÜRT ve TÜRK'ün saldırganlığı faydalı mı zararlı mı? Beni ilgilendiren bu. Cevap tabiki nasıl kullanıldığına göre. Birbirlerine karşı kullanılırsa felaket. Bir diğerlerine karşı kullanırsa saadet. Kul kardeşler kullanılmayın, kullanın.

Kime göre? Neye göre? soruları bana göre çok önemlidir.

Ne diyordu Cem Karaca

Hep bir hallı Turhallıyız biz bize benzeriz
Yüz bin kere tövbe eder gene şarap içeriz

Ben hep böyle dağıtıyorum işte. Hemen toparlayayım, madem ki gitmiyoruz.

değişim nereye kadar?

sevgili Yasin ALİMOĞLU. bunda şaşıracak bir şey yok ki. herşey göz önünde canlanıyor. maksadım ismet özel gibi bir şahsiyete gölge düşürmek değil. benim takıldığım nokta; İsmet Özel'deki bu gel gitlerin pek de hayra alamet olmadığı. bir zamanlar türk kelimesinden köşe bucak kaçarken şimdi türkçü bir söyleme meyletmeyi anlayamıyorum. değişim gelişim güzeldir ama çok fazla olunca başdönmesine sebep olabilir.
şimdi bizler bundan sonra ismet Özel acaba nasıl bir yeni düşünce dünyasına akacak diye mi bekleyeceğiz?

İsmet Özel ya da Üvey Evlat!

"Cemiyet, kendine benzemeyen bir çocuk doğurduğu zaman onu beşiğinde boğmaya kalkar. Boğarsa mesele yok. Bomazsa ya diz çöken bir isyankâr, bir Baudelaire, bir Rimbaud bir Breton çıkar ya cemiyete diz çöktüren bir cebbar gelir. Sezar, Napolyon, Hitler.

Cemiyet çok defa gübre. Zambakla o ufunet arasında bir karabet kurabilir miyiz? Her büyük adam kucağında yaşadığı cemiyetin üvey evladıdır. Zira o yarın ki veya dünkü veya ötelerdeki bir cemiyetin çocuğu, kendi cemiyetinin değil."

İsmet Özel'i, yeni yeni tanımaya başladığım ilk gençlik günlerimden bu yana, yukarda Jurnal isimli eserinden alıntı yaptığım Üstad Cemil Meriç'in fikriyle örtüşen bir fikir taşımışımdır hep hakkında.

Aslında yazıya başlarken, epeyce uzun bir yazı olacak diye düşünüyordum. Lakin, şu anda İsmet Özel hakkında, zannımca söylenmesi gereken ilk ve en mühim hakikati ifade etmiş olmaklığımla, gayri kelamın zâid olacağını hissediyorum.

Bahsi geçen kitapları da okumayı isterdim doğrusu.

İbrahim Bey'e emeği ve ihbarı için teşekkürler.

www.yazibilim.com

tevhidle buluşamayınca

Ahmet Örs
"Evet İsyan" ruhunu keşke İslamcı dönemine taşıyabilseydi. Taşıyamadığından mütevellit, geleneğe yaslanan ve en nihayet "kalın türk"le buşulan talihsiz bir sürece tanık olduk. bir mürşittir üstad, başkalarının da basiretini bağlayan. tevhidle buluşamayınca, ahmet berkay kardeşin de dediği gibi dönen başı başkalarının da başını dönderiyor işte... sayfalarını atlayarak okunan kitaba yeniden başlamak tek çıkar yol.

Evet İsyan !

İsmet Özel üstaddır O'nun en çok "Lise yıllarımda beni sosyalist yapan nedenler neyse o yüzden müslüman oldum" demesi.

Gerçek Hayat dergisi ve Milli Gazete yazılarını okuyorduk ta ki gazete ve dergi yazılarını bırakana kadar.Elbette bırakmadık Marmara Fm 'de de dinledik.

Hasılı kelam onu severiz. Evet İsyan şiirini de.

Youtube sitesine de koymuşlar izleyin Siyonist terör devletinin Gazze'deki insanlık dışı zulmüne karşı direniş ve diriliş bilincinizi bilesin.Dinleyin ve Evet İsyan! diyelim üstad gibi.

http://www.youtube.com/watch?v=IYZjNYQ0I0c

"Hayat iman ve cihaddır."

ama ayıp

İsmet ÖZEL öncelikle şairdir. Türk şiirinin önemli mihenk taşlarandandır. Yazı şiiri üzerinedir yorum yapılacaksa bu hususta yapılmalıdır. Tevhidle buluşamama iddiası insafsız kafa karışıklığı yorumu ise mesnetsizdir. Türkten bahsederken sosyalizmden bahsederken ve İslamdan bahsederken çıkış noktaları aynıdır. Böyle bir beynin benim safımda çalışmasından duyduğum gururu bir tarafa bırakmakla şunu ifade etmek istiyorum Şiiiri çok büyüktür.Beni duyuyorsa şiirine ruhuna ve beynine tüm hürmetimi sunuyorum .