Mösyö beni biraz dinleyin
Yemyeşil gözlerinizi parlatarak
Hani övüne övüne söylüyorsunuz
Hani âlim dedelerimizin eskidiğini
Onların tarih mezarına gömüldüğünü
Diyorsunuz ya filozoflarınızın
Filozoflarımız olduğunu utanmadan
—Kızarmadan—
Yanılıyorsunuz Yahudi Bey
Mevlana her akşam bize geliyor
Bize beyaz sakalıyla hikâye anlatıyor
Kardeşim ona dede diyor
Babam önünde diz çöküyor
Annem ona çay demliyor
Bay alman bu olay tam da böyle oluyor
O yavşak şapşal kutunuz biraz kıvransa da
Kafasına bir şaplak indirence hemen köşeye pusuyor
Şaplak deyince kızmayın
Şöyle bir vurmazsam üstümüze kusuyor
İşte Bay İngiliz muhabbet buna deniyor
Huzur böyle doğup tam da böyle daim oluyor
Bay sam
Kardeşim Mevlana konuştukça
Ailemizin içine bir gül kaçıyor
Ama herkesin karnına bir gül kaçıyor
Söyleyin bana İtalyan Bey
Sizin hangi filozofunuz böyle gül saçıyor
Celaleddinim muhabbetin belini kırdıkça
Gece olmuyor hava kararmıyor
Güneş ve ay hep beri beri yanaşıyor
O bizim evden hiç gitmiyor
Çünkü her kapımızı çalışında
Hiç dışarıda kalmıyor
Hep annem onu içeri alıyor
Ve evde hiç kimse ondan korkmuyor
Çünkü annem bunu biliyor
- O hiç kimseye zarar vermiyor-
O bizim evden hiç gitmiyor
Çünkü ben ondan o benden bıkmıyor
“Ben sizin o eski dediğiniz yepyeni kardeşimle
Geceleri sırt sırta verip uyuyor ve sabaha sırt sırta uyanıyorum”
Nisan 2008
Son yorumlar
20 sa. 49 dk. önce
21 sa. 11 dk. önce
22 sa. 20 dk. önce
23 sa. 26 dk. önce
1 gün 1 sa. önce
1 gün 2 sa. önce
1 gün 1 sa. önce
1 gün 6 sa. önce
1 gün 21 sa. önce
2 gün 2 sa. önce