renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Ümit Demir yazıları

Liberty (özgürlük), Intelligence (anlayış) Our Nations Safety (ulusumuzun güvenliği) : LIONS

Lions

Geçtiğimiz Cuma günü, şehrimin en büyük ikinci camisinin avlusunda Cuma namazını kıldıktan sonra dağılan cemaatin eline bir dergi tutuşturuverdiler. Hedef kitlesi demek ki cami cemaati olan bir dergidir diyerek dergiyi alıp işyerimize geldik.

Dergiyi inceledikçe gördük ki özel bir yayından ziyade asıl amacı belediye hizmetlerini halka anlatmak için çıkarılan bir yayın. İçeriği zaten neredeyse yüzde seksen ilan-reklama dayalı.

Bu Dua Gol Olur

Arda Turan- Bakın şimdi bunu da hurafelerle açıklarlar!
- Şans işte! Başka ne denir!
- Futbolun ilahları böyle istedi!
- Çalışmanın sonucu bu, istemenin azmi! İnsan isterse yapar!

__________________

İsimlerin insanlar üstündeki etkisine inanır mısınız bilmem ama ben inananlar tarafındayım. Her olay karşısında her daim ümidvar olmam ismimden olsa gerek. Küçükken mesela 3-0 mağlub sürdürdüğümüz bir futbol müsabakasının 90. dakikasına kadar ümid beslerdim, dört atıp da yeneriz diye. Gerçi o zamanlar genelde bu ümidim "fos" çıkmıştır da hep üzülmüşümdür.

Kardelen-Der'den Samanyolu Haber'e İlişkin Açıklama

Son günlerde 28 Şubat sürecinin çığırtkanlığını ve şirretliğini çağrıştıran olaylar sahnelenmeye çalışılıyor.

Bir televizyon kanalında Fatih Altaylı, Anayasa Mahkemesi’nin yasaklayıcı kararını konuşmak üzere davet ettiği Nuray Canan Bezirgan ve Kevser Çakır kardeşlerimize canlı yayında profesyonel ve ahlaki gazeteciliğe aykırı bir tutum ile sorduğu provakatif sorularla gündemi gerginleştirip, inanan insanların düşünce ve duyguları üzerinde polemik ve baskı oluşturmaya çalışmıştır.

İnsan Ne, Laiklik Ne; Kim Ne İçin!

Anayasa Mahkemesi

Abdülhamid dönemi… I. Meşrutiyet ilan edilmiş, halk bir nebze de olsa yönetimde söz sahibi olmuş. Bir meclis var ama bu meclis her halde padişaha bağlı. Yani padişah meclisi istediği zaman süresiz olarak kapatabilirdi. Bu durum II. Meşrutiyetle birlikte değişti. Meclis yine padişaha bağlı olmakla birlikte meclisi süresiz kapatamayacaktı. Daha fazla ayrıntıya girmeye gerek yok. Osmanlının son yüz yılından itibaren bu topraklarda yapılan her rejim değişikliği -Avrupa devletlerinin de parmağı ile- hep halkın yönetimde daha fazla söz hakkına sahib olması için yapıldı. Nihai gaye halkın istediği şekilde kendisini yönetmesine zemin hazırlamaktı. Son rejimimiz Cumhuriyet’in de yegane amacı bu değil mi?

Halil Necati Coşan Dede Vefat Etti

Halil Necati Coşan

Merhum Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan Hocaefendi'nin babası Halil Necati Coşan, hastalığının yoğunlaşması üzerine 29 Mayıs günü Medipol hastanesine kaldırılarak yoğun bakıma alınmıştı.

Halil Necati Coşan, doktorların tüm çabalarına rağmen yoğun bakımdan çıkamayarak bugün saat 13.00 sularında vefat etti.

Dr. Haluk Nurbaki Anılıyor

Dr. Haluk Nurbaki

Ünlü Bilim adamı Dr. Haluk Nurbaki, vefatının 11. yılında sevenleri ve talebeleri tarafından Afyon’da kabri başında anılıyor.

2 Şubat 1924 yılında Nevşehir'in Nar kasabasında gözlerini dünyaya açan Dr. Haluk Nurbaki, 2 Haziran 1997'de çok sevdiği İstanbul'da vefat etti.

O’nun Ahlâkı Kur’an’dı

ÇEKÜD; hazırladığı büyük bir organizasyonla, doğum yıldönümünde Hz. Peygamber’i rahmetle yâd ediyor. Program; 20 Nisan 2008 Pazar gecesi, 20:30 – 23:00 saatleri arasında, yaklaşık 5 bin kişi kapasiteli İstanbul Gösteri ve Kongre Merkezi’nde, ÇEKÜD’ün organizesi ve ev sahipliğinde gerçekleşecek . Akra’nın ana sponsor olduğu programa yirmiye yakın gönüllü kuruluş destek veriyor.

Huzurlu Hayat Projesi

Bakıma ve ilgiye muhtaç kişilere, ihtiyaç duydukları sağlık, sosyal ve kültürel hizmetler; evde bakım hizmetleri çerçevesinde, bu konuda uzman şirketlerden hizmet satın almak suretiyle HAKYOL VAKFI tarafından karşılanıyor.

Söz konusu hizmetler; uzman doktor, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist, hasta bakıcı, sosyal hizmet uzmanı, hemşire gibi profesyonel elemanlar eliyle veriliyor.

Tüm bu hizmetler; bu kişileri evinden, çevresinden, komşularından, akrabalarından ayırmadan yaşadığı evinde sunuluyor.

İnleyen Nâmeler: Oyversek de Gidiyor; Koyversek de...

Efenim, reis-i cumhur, başbakan, hükümet, meclis, millet, halk, rey... ve sair dediğiniz şeyler nedir ki! Youtube gibi gâvur icadı olmasından şüphe edilesi eşyadan saysak yeridir hani. Malumâlinizdir ki eşkâli zahir şahıslar, bu tür şeylerin kendi hafıza-yı kabakart’larına yüklenen program haricine huruc eylediğini tesbit ettiklerini zannetme paranoyasının en doğal gazıyla –ki üfürükten tayyare de denir bu duruma- düzenin sık sık arıza verdiğine, yerli yersiz “amanin, mal elden gidiyor” heyecanını alevlendirerek hassas kalbleri sekteye uğratabildiğine inanagelmekte ve bu doğrultuda ehl-i barikat olabilmektedirler. Ehl-i barikatın sâdık mürîdanlarının manşet-i ceride kupürlerinden derleme “sav” saklar haldeki pir-î şıh-ı ekber-î dahabilmemnes-i sav’cı'cu ve ci'leri ise acil giriş/çıkışlarda her dâim teyakkuzdadırlar.

Ruanda, Gazze, Aşağılanmışlar ve Beyaz Şeytan

Otel Ruanda isimli filmi nihayet seyretmek nasib oldu. Televizyon kanallarında son zamanlardaki gösterimlerinden ilk ikisini kaçırmıştım ki geçen hafta son tekrarı yakaladık şükür.

Ruanda'daki soykırımı galiba ilk "Sınırlar Arasında" isimli programda duymuştum. Tutsilerle Hutular arasına menfaat düşkünü beyazlar tarafından nifak sokulması sonucu insanlar nasıl da birbirini boğazlamış, palalarla kesmiş; bunların olduğunu bilmek bile dehşet vericiydi. Tam gözünün üzerinde neden kaşın var cinayetine azmettirilme hâli! Medeniyetten, insanlıktan bahseden ülkeler ve toplumların gerçek yüzü bu topraklarda bir kez daha ortaya çıkmıştı işte.

İçeriği paylaş