renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Bedran Yoldaş yazıları

Mavi Yeşil’in 52. Sayısı Çıktı

Mavi Yeşil, 2000 yılının başından bu yana Rize’de iki ayda bir yayımlanan bir dergidir. “ Özel Çağdaş İletişim Bilgisayar Kursu” adına yayımlanan Mavi Yeşil, “çevre-kültür-sanat” alt başlığıyla, A4 ebadı ve 20 sayfalık mütevazı görünümüyle 52.sayısına (Temmuz-Ağustos 2008) ulaşmıştır. Dergi bu şehrin, periyodik yayınını aksatmadan sürdüren en uzun ömürlü dergisidir.

Bir Nokta Dergisi'nin 72. Sayısı Çıktı

Bir Nokta Dergisi Şair Mürsel Sönmez yönetiminde İstanbul’da çıkıyor.Aylık periyotlarla yayınlanan derginin 72. sayısı Kerbela dosyası olarak hazırlanmış. 30 sayfa olarak yayınlanan dergi bu sayıda 60 sayfaya ulaşmış.

Derginin bu sayısında yer alan isimler ve yazı başlıkları:

Acı

İçim yanıyor. Karanlık düşlerin ortasındayım. Bilinmezlikler kafamda dönüp duruyor. En onulmaz dertlerle sarılmış etrafım. Bir ben biliyorum yanışımı, içimdeki bu yangını, bir ben... Buz dağları gibi erimekteyim. Soğuk iklimlerden arta kalan direncim yetmiyor ayakta durmama. Ruhumda tufanlar kopuyor. Unutulmaz ve azalmaz bir acıyla başlayan ve acıları çoğaltan hayat... Ne olacak, ne olmalı derken akıp giden zaman; bir dağın yamacından aşağıya yuvarlanan bir kartopunun büyüyerek ilerlemesi gibi an be an büyüttü acılarımı. Usul usul tükeniyor umudum. Umutlarım tıpkı bir yıldız gibi kayıp gidiyor gözlerimin önünden, hayallerimi perdeleyerek…

Yağmur Yağıyordu

Umut ve ıstırabın insan ve toprak zerreciklerini kasıp kavururken yağmur yağmadı. Kuruyup çatlayan çorak topraklar özlemle yağmur damlalarının ruhlarına serinlik verecek muştuyu beklemekte. Eller, hep umutla açılmakta semaya. Yeşerip yeşertmesi için ruhları. Fırtınalar kopan, kasırgalara muhatap beyinlerde sonsuzluk hortumuna yakalanmış cansız beden sağa sola savrulurken, kuruyan, çatlayan dudaklar serapla avunarak hayal peşinde koşarken, hüzün ruhları etmeyerek ıstırap devam ediyordu. Damlaların çiseleyerek yeryüzüne ahenkli bir şekilde süzülerek öpücük kondurması neredeyse hayal meyyal hatırlanabilecekti. Yozlaşan ilişkilerin ruhsal çöküntüleri yaşanırken “dem be dem” yağmur yağmadı.

Yedi İklim Dergisinin Yeni Sayısı Çıktı

Kültür sanat, medeniyet edebiyat dergisi yedi iklim Nisan-Mayıs-Haziran sayısı (205,206,207) ile Uzun soluklu yürüyüşünü devam ettiriyor.

“Hayat bir yerden ve birden başlanır zenginlikler ve güzellikler katmak üzere bir yolculuğa çıkılır” diyerek başlar, derginin ilk sayfası; “Siyasetin politikası edebiyata, yani hayata uzak” sunum yazısı ile.

Bu sayının şairleri: Ahmet Murat, Mehmet Uçar, Murat Kapkıner, Mustafa Celep, Zafer Acar, Adil Doğru, Yusuf Armağan, Vaqif Bayatlı Oder. AyrıcaThomas Stearns Eliot’tan çeviri şiir yer alıyor.

Tren

Bir bahar sabahı tren demir raylar üzerinden yılan gibi kıvrılıp giderken ben etrafı temaşa ediyordum, değişik duygular içinde... Papatya, gelincik, yonca kokuları soluyarak ciğerlerim bayram ederken gözlerim en uzak köşelere kadar etrafı radar gibi tararken hafızam canlanıyor, ruhum depreşiyordu.

Öbek öbek çiçek toplulukları, ekinler, tarlalar, bağlar, bahçeler... Sanki beni selâmlıyorlardı; susuz kalan toprak gibi yağmur damlalarını tren gürültüsünü emerek...

Gece Gelen Konuklar

Soğuk kış gecelerinden biriydi. Ortalık sessizdi. Beton yığınlarına gömülü daracık sokakta iki tarafı binalarla çevrili sokak. Az ötesinde küçücük bir park. El ayak çoktan çekilmişti parke taşları düşeli sokaktan. Ayak sesleri, araba sesleri gürültü patırtı, telaş kesilmiş gecenin karanlığı hepsini yutmuştu, suya dokunan kağıt mendil gibi içine çekmişti.
Günün yorgunluğu, güneşin batışıyla sona ermiş, gecenin karanlığı gündüz yaşanan tüm hareketliliği silip süpürmüştü; temizlik makinesinin haznesi gibi hepsini içine çekmişti.

46. Sayısında Mavi Yeşil Dergisi

Mütevazi bir işçiliğin ürünü olan taşra / Rize menşeli Mavi Yeşil dergisi ankebut işçiliğini 8 yılda 46 sayı ile tamamlamış. Rize’de Mütevazı bir atölyede hazırlanan Mavi Yeşil dergisi, 46. sayısına, kadrosunu güçlendirerek çıkmış. Dergi yönetimi bunu “ yeni katılan isimler dergimizi güzelleştiriyor” diyerek memnuniyetini dile getirmiş.

Ahmet Albayrak derginin adındaki bir rengin /yeşilin felsefi derinliğine inmeye çalışıyor: “yeşil rengi özellikle ruh sağlığı açısından büyük önem taşır.

Ziyaret

Kar tanecikleri bir tüy hafifliğiyle yağarken; yeni bir güne merhaba diyen toprak; gelinlik giymiş titrek genç kız misali süslenmişti. Kar taneleri alabildiğince uzanan ufukta bir ahenk içerisinde sağa sola sallanarak yere doğru pike yaparken nazlı gelin gibi.. birbirlerine değmeden yörüngesini takip ederek yeryüzüne öpücük kondurur gibi düşüyordu…

Ayak Sesleri

Karanlık sokaklardan hızlı adımlarla ve çekinerek geçti. Dar ve patikayı andıran sokaklar, nefsine tarifi mümkün olmayan bir darlık veriyordu. Kalp atışları ayak sesine uymuş, ahenkli bir musiki notası terennümünde kulaklara yansırken; içinde bir yılan sessizliği ile yatan korku yavaş yavaş uyanmaya başlıyordu. Uyanan korku büyürken vahşileşiyordu.

İçeriği paylaş