renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Abla Olmuş

Abla olmuş, abla!
Sakinlikle bin bir bahar almış da
Yarınların yarınına ermiş de
Ne gönüller dinlemiş, ne anlamış, daha neler...
Abla olmuş nihayet!
Sanki hâlimizden çok anladı da
Sanki ne diyorum, farkında da
Soracak olursan eğer,
Abla olduğunu, söyler;
Ağırlığını bozarsa,
Konuşursa söyler.

Halbuki sen beni bilmezsin, abla
Nereden bileceksin,
Ben seni hiç bilmem.
Görürüm abla olmuşsun bir tek,
Dinlemişsin sanki beni,
Konuşmuşsun benimle.
Bir de şaşırmışsın üstelik,
Şaşırmış da, şaşırmış da ablası ablası.
Hiç yolumu şaşırmadım ben, öyle mi?
Hep pembelerden gittim hayatta
Ve eşekçe düşündüm,
Yani düşünemedim, öyle mi
Çocuk seni acız etti, öyle mi?
Neyse canım, neyse
Sen ablasın, abla kal.
Ben de benim ben kalayım
Sessizce.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Şiir şiir yerine

Bi kez daha bu şiir vesilesiyle bir daha öneriyorum lütfen şiir ve bu başlık altındaki denemeler anasayfada değil de ayrı bir yerde yayınlansın

Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com

nasıl başlasam bilmem

bayıldım da bayıldım...
neden mi bayıldım?
zorlama bir şiir değil bu çünkü, kelimeler yerli yerinde, yabancı değiller birbirlerine.
lakin aklıma takılan bir husus var.
bu ayrı yazılması gereken -de -da ekleri ya da -te -ta ekleri neden bitişik. bu bir şair cambazlığı mıdır? hocam bana: şiir bir sihirdir ve herkes sihirbaz olamaz demişti... bu da bir sihir midir???
şiir o kadar sıcak ki, bunları yutmaya mecbur hissediyorum kendimi. sıcağı sıcağına, gelir gelmez bi cesaret yazdım bu yorumu. kusuruma bakmayınız...

beğendiğinize sevindim

efendim, şiirimi beğendiğinize sevindim.
ayrı yazılması gereken -de, -da eklerini ayrı yazdığımı düşünüyorum. -te , -ta eklerinin ayrı yazılması konusunu daha öğrenmedim, bilmiyorum. inşallah o hatamı da düzeltirim.
yorumunuz için teşekkür ederim.

şimdi -te -ta derken...

bu -ta lar -te ler "almış da" "şaşırmış da" diye yazılmalı, öyle değil mi. dedim ya, şairlere laf söylenmez. gerçi yaşınız yorumları hazmetmeye müsait. ben yine de hocama bir danışayım bu -ta ları, -te leri.
sonuçta: başarılı bir iş. diğer şiirlerinizi de inceleyeceğim. eylemlerim sürecek, sağ kol havada slogan atarak dağılıyoruz...
yaşasın şiir ve ismet özel...

doğrudur

aysun hanım doğru söylüyor. istisnaları var ama -te, -ta eklerinin kullanımı da -de, -da şeklinde yazılmalıdır. şöyle ki:

başını bir taşa yaslamışta ağlıyor - yanlış
başını bir taşa yaslamış da ağlıyor - doğru

elbette burda belirleyici olan "-te", "-ta" eklerinin "dahi" anlamına gelecek olmasıdır. yerindelik, içreklik, bulunmalık içerdiğinde ("bir taşta oturmuş ağlıyor" gibi) bitişik kullanılmalıdır.

baki selam.

-ta, -te eklerinin

-ta, -te eklerinin yazılışı konusundaki fikirleriniz için, size de ismail kılıçarslan' a da teşekkür ediyorum. bu konuyu ben de araştırmalıyım, bu eskiğimi daha önce farketmemiştim. saygılarımla.

Bkz.

Bu konuda katkısı olması ümidiyle; Bkz.

Orda kal, portakal!

İnsan dışarı, el-gün içine çıkarken, şöyle üstüne başına bir çeki düzen verir. Bu kadar da aldırmazlık, etraftan bananecilik, şiir diye "hasta sayıklaması" nı yutturmaya kalkmak ta ne demek!

yani şu şeye , nasıl bir yorum yapacağımı bilemiyorum, yorum dediysek, tövbe tövbe!

neyse, yinede dua ediyorum inşaallah. Azmedersen niye olmasın! sende birgün yazarsın, sahici bir şiir inş.

muhabbetle

ya ben öleyim mi söylemeyince

adımız şimdi gene tartışmacıya, kızgın adama çıkacak. şimdi benim yazdıklarıma emre uğur cevap verecek. yani, emre uğurun "ciddiye alınma arzusu" yerine gelmiş olacak. ama ben gene de yazacağım.

Emre Uğur:

1.Bunca gündür cemaatteyim, bir yazını göremedik ki yayınlanan, biz de şöyle gerine gerine, kaşına kaşına sana bir eleştiri döşenelim.

2.Seni dünyada memnun edebilecek başka bir şey yok mu? Ne bileyim, örgü örmek, mangal yellemek, parkta dolaşmak falan gibi. İşin gücün insanları "hasta" edecek eleştiriler yazmak mı?

3.Oğuzhan'ın şiiri, taş gibi şiirdir. "Modern şiir"den anlamıyorsan bu senin sorunun. 2. yeniden beri, Türkiye'de şiir böyle yazılıyor. Eğer, bu konuda kendini geliştirmek istersen sana Ebubekir Eroğlu'nun Modern Türk Şiirinin Doğası'nı, Turgut Uyar'ın Şiir'de Dün Yok mu? isimli kitabını, İsmet Özel'in Şiir Okuma Kılavuzu'nu öneriyorum.

4.Cevap vereceksin biliyorum. Çünkü zihnin buna ayarlı. Üretmeden, ortaya bir şey koymadan, durmadan eleştirmeye ayarlı zihnin. Sizin gibi gençleri pistlerde görmek isteriz Emre Uğur bey. Oğuzhan gibi, daha yolun başında, şiirleri de gayet düzgün arkadaşları da size yedirmeyiz. Çünkü, timsah ahlakına karnımız toktur.

5.Siz de dışarı (yazdıklarınızla), el içine çıkın da sizi de görelim. Ne olur kırmayın bizi.

6.Sağda inecek var.

7.Para üstü kalsın.

8.Tanrı Türkü korusun.

9.Bizim de ocaktan arkadaşlarımız var reis.

Söz Savunmanın mı Sayın İsmail KILIÇARSLAN

"Uğraşlarımın en masumu" diyor, annesine yazdığı bir mektupta Höderlin.
Höderlin'i anlamak için onu şiirlerine bir bakmak lazım.Gerçekte onun masum dediği şey nedir?
İsmet Özelin dediği gibi;"şiir gençlik yıllarımda üzerine titrenilecek bir şeydi"
Gerçekte şiirin ne olup olmadığı anlaşılabilmesi için dizelerin üzerinde bağdaş kurup titizlikle bu şiir midir,sorusu kutuplara bölünmüş edebiyat ortamlarında/dergilerinde bile bazen hedefini buldurulmamış bir ok nevinde sorudur.
İsmail Kılıçarslan bunu pekala bilebilir ki,şair okuyucu karşısına çıkana kadar ya şairdir,ya da değildir.
Şiir eğer üzerinde titrenilecek bir mevzu ise bunu gerçekten savunmak gerek:şiir sahibini arıyor.
Şiiri savunacak olan kimdir?
Gerçekte şiirin ve şairin okuyucusu olan kitle mi? Yoksa şairin elinden çıkmış olan şiiri,bizzat şairin kendisi mi savunacak?
Bu İsmail Beyin cevaplaması gereken bir sorudur.
Kişi eğer şiir iddası ile bu yola adımlarını atmışsa bilmelidir ki,bu yolu kendi başına yürüyeceği için;azıklarını yeterince toplamalı.Malum dünya tek saf düzeninden oluşmuyor.
Evet birileri şairin ya da şair adayını alaycı ifadelerle hafife alabilir.Bunun anormal bir davranış olması bir yana şairin ağzının eliyle kapaması da pek te normal bir tavır değildir.
Dediğimiz gibi söz şiirini savunacak şair tarafından yapılmalıdır.Avukatı tarafından değil.
Sayın İsmail Kılıçarslan;Bırakın bu şiirdir dediğiniz şeyi şair kendi sözleriyle kutsasın,bırakın kendi yürüsün bu yolda.Şiirse şiirdir,değilse nedir bu soruya kendisi yanıt versin.
Susmak onaylamaktır bu anlamda yerini bulmayacak bir tavırsa şair elbette susabilir.İçinin dolu olması şartı ile..

Selamlarımla...

cevap değil

sayın ismet kara.

yorumunuzdan bir şey anlamadım. ben, oğuzhan'ın şiirini savunurken, aslında bir bakıma kendi editoryamı da savunmuş oluyorum. zira, cemaat'e gönderilen şiirlerin (sağolsun diğer arkadaşlar) tek seçicisi benim.

kaldı ki, şiir, evet, bir başkası tarafından da savunulabilecek bir şeydir. siz nasıl, yazınızın başında hölderlin efendiden bir alıntı yapıp fikrinizi savunuyorsanız, birileri de pekala bir başkasının şiirini savunabilir. söz gelimi ben, mustafa akar'ın şiriini hep savunmuşumdur ya da ismet özel'in. çünkü "taş" gibidirler ve benim savunma yapmam için onların savunmasız durumda olmaları gerekmemektedir.

ayrıca, "avukatlık - mavukatlık" bunlar, nasıl derler, ucuz yakıştırmalar. ben ne yaptığımı da, ne dediğimi de biliyorum. oğuzhan, şiire yeni başlayan genç bir arkadaşımdır, kardeşimdir. ve inanın, burada şiirlerini silmekten yorulduğum onlarca şair adayına göre çok olgun bir noktadadır. hem şiirsel gerilim olarak, hem de meseleye hakimiyet noktasında. tek eksiği, türk şiirine hakimiyet alanındadır ki, bu da oğuzhan'ın az şiir okuduğunu gösterir.

bakın, şimdi de mesela eleştiri yapıyorum. niçin? çünkü savunu da eleştiri de benim yapabildiğim bir şeydir. zira türkçe biliyorum. kendimi türkçe olarak ifade edebiliyorum. bu noktada, her zaman söylediğim şeyi söylemekle yetiniyorum: "yaşasın büyük türk şiiri, yaşasın türkçe" ve ekliyorum: "lütfen yaptığımız yorumlar bir işe yarasın."

vesselam.

öyle bir kural yok

''...
Söylenemiyor çok şey
Susmadan''
Özdemir ASAF

sayın ismet kara, emre uğur'un yazdıkları karşısında en güzel savunmanın susmak olduğunu düşündüm. çünkü yazdığımı okuyan kişilerin bunun ''şiir'' olup olmadığına kendileri karar verirler, benim savunmam ya da emre uğur'un yazdıkları hiç etkilemez bunu. ben böyle bakıyorum duruma.

ismail kılıçarslan'ın da sadece içinden gelenleri yazdığını düşünüyorum ve bence bunun hiçbir sakıncası yok. bir şiir sadece onu yazanı ilgilendirir, diye bir kural da yok.

Medyûn ayıp denen bir şey

Medyûn
ayıp denen bir şey var kardeşim, bence de Emre Uğur kardeşimiz haklı! hem de sonuna kadar. sonuçta zevkler ve renkler tartışılmaz dimi ama!? neden bu hakaretler anlamadım. bu sitede boşuna mı "yorum"bölümünü koymuşlar. isteyen istediği gibi yorumlar, ama hakaret edebi aşar. şimdi kesin " ya bu vatandaşta Emre Bey'in avukatı mı?" diyosunuzdur. öyle bir şey yok tabi Emre Bey'in yorumlarını pek okumadım.Belki kendisi çok seçici biri, olabilir. ama bu hakaret gerektirmez. bir kere Türkiye'de şiir artık böyle diyorsunuz, neden çünkü duygu yok. basit, duygudan uzak, sanki birileriyle konuşuyomuş gibi. cümleleri yanyana getirin düz yazı. bu da benim yorumum hadi bana da hakaret edin. komik olmayın Allah aşkına, herkes istediği gibi yorum yapabilir. selametle.

harika

"ben de benim ben kalayım
sessizce"

bu dizelerde kendimi buldum desem abartmış olmam. Maalesef (burada ele alındığı için söylüyorum, ailemiz de dahil) kendimiz olmamıza izin vermiyorlar. dostlarımız, arkadaşlarımız, cemaatimiz v.s. herkes bizi "kendi"ne benzetmeye çalışıyor, kısaca benzetmeye çalışıyor.
tebrik eder, yenilerini beklerim ben "kendi" adıma...
vesSELAM
"Yazı"dan anlamayanın "yaz"ı da kıştır!

aynı fikirlere sahibiz.

aynı fikirlere sahibiz.
çevremizden dolayı kendimiz olamıyoruz bence de.(başkasından mutlaka öğreniriz, o ayrı.) halbuki insan, kendisini başkasında bulmamalı, kendi kendisinde bulmalı.
o güzel yorumunuz için de çok teşekkür ederim. saygılarımla.

Eski bir abla şiiri

Bir ablam var ki bilemem taştan mı demirden mi?
Disiplin disiplin hem de gençlik yıllarım
Bilmeyerek kaytarsam yapmam gereken işten
Ensemde ablamın gür sesini duyarım.
Şimdi şaşarım öğreneyim diye
Beni ablama teslim eden anneme
Bir bakarım ablama bir de benim cüsseme
Güya ben ondan iri yarıyım.
Ama ne demeli ,titreyen ellerime...
Cam silerken ufak bir leke kalsa
Bulaşıklar bitipte mutfak dağınık olsa
Bir aslan kükrer gibi bir bakarım karşımda
"Yaptığını ya tam yap ya da hiç yapma diye"
Bu kaide öyle derin işlemiş ki beynime
Düşünün bir kez motivasyon neyime
Hiç yapmamak şanımıza yakışmaz
Yorulsam bir ömür biteviye
Yaptığını tam yapmak kaldı bana geriye.

Bu da şiir,öyle mi?

Kusura bakmayın şiir başlığı altında bunları okumak zorunda mıyız Lütfen ve lütfen ayrı sayfalar açın şiir için

Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com

şiirin tarifi yoktur

sanırım bütün büyüsü de bundan ibarettir. şiiire ayrı bir yer açılması konusunda da ayrımcılık olmaz mı o zaman...
ben bu şiire bayıldım. bayıldım da bayıldım...herkes bayılmalı

"Son olarak bir nasihat:"

Muhterem bir zata :"Şu adam sizin hakkınızda böyle iftira ediyor,şöyle gıybet yapıyor"demişler.Cevap:
-Hayret!Benim ona hiçbir iyiliğim dokunmadı ki!
( Sayın Ulvi Alacakaptan'ın Ağzınıza Laik isimli 3-4-1993 tarihinde tarafıma imzalanmış kitabından alınmıştır. Aynı kitapta şiir ve yazıyı iç içe bulabilirsiniz.)
not:Bence hiç bir mahsuru yok. Herkes dilediği gibi yazabilir.

Kötü şiirde büyü mü vardır?Yoksa ben mi kötüyüm?

Sayın Sakine Akça
Ben yazdığımın ve söylediğimin tabii arkasındayım da gıybet ve iftiranın şiir adı verilen altalta dizilmiş sözcüklerle ne ilgisi var?
Bana bişey demek istemeyin ben şair sözünden değil açık seçik ifadelerden hoşlanırım.
Tutun ki ben şiirden anlamıyorumBu sizi incitmemeli!

Kişkırmış metaforların dingin anaforlarında
Arapsabunu kokusuyla ağardı ruhumuzun döşemeleri
Krizantem aşklar düğünsalonu cazbandlarında
Ağardı ufuklar yırtıldı depremsonrası bağiş tenteleri

www.ulvialacakaptan.com

bir küçük hatırlatma

cemaat comun şiir editörüyüm. eğer diğer editör arkadaşlar da uygun görürlerse ayrıca bir "şiir sayfası"na itirazım olmaz. hatta sevinirim. hiç olmazsa modern şiir, ismet özel ve bizim arkadaşlar, kendimize ait bir sayfada takılırız:)

P.S: Oğuzhan. Tıpkı abin gibi "sıkı" bir şair olma yolundasın. Devam. Şiire asılarak devam.

selamlar..

kendi adıma katılırsam.."şiir adına hoş bir eylem.." ..duam olur.

Adalet İstiyorum İsmail kardeşim

Lütfen öyle yap İsmail kardesim yoksa siirin kıymeti de şiiri işleyenlerin de emeklerı yerli yerine oturmayacak Adalet i tarif ediyorum malumunuzdur

Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com

Abla şiirinin abi versiyonu

Bazı gençler geliyorlar yanıma . Buradaki kırıcı ve de başkalarını silmeye çalışıcı yorumlardan son derece rahatsız olduklarını belirtiyorlar. Ancak yazamıyor ve ortaya çıkamıyorlar. Bakmayın bizim çıktığımıza.(Bizi önceden öldürdükleri için kurttan falan korkmayız.)
Çok da basit bir yorumun bile ne kadar ciddiye alındığını görünce insan dehşete düşüyor.
Ben de Neşe hanım gibi düşünüyorum ve insanların daha rahat yazabilecekleri bir ortam hayalimi korumaya çalışıyorum.Sanki ayırdığınız vakit şairler rahat mı yazacak? Hiç sanmam.
Bu aşağıda bulunan çok kıymetli ! şiirimi bütün meşhur olupta ur olma yolunda ilerleyen abilere ithaf ediyorum.
Yeni bir abi şiiri
Seni kafa diye almıştım yalnızca çene çıktın.
Yazık cemaat sanmıştım sadece ene çıktın.

evet, okudum şiiri. diğer

evet, okudum şiiri. diğer sanatlar gibi şiirin de her konuyla ilgili yazılabileceğine güzel bir örnek bu şiir de.