Sorsanız, "Dünyanın en çok okunup ezberlenen kitabı hangisidir?" diye, hiç tereddüt etmeden "Kur'an'dır." derim. Yine "En çok okunup ezberlendiği halde en az anlaşılan kitap hangisidir?" diye sorsanız, cevabım yine aynı olacaktır: "Kur'an"
Bugüne kadar olaylara bu yönüyle bakmadığımı söylesem, pek de yanlış olmaz sanırım. Bunu biliyorsam bile, önceden şu anki kadar önemsemiyordum. Bilmek farklı anlamak farklı...
Mustafa İslamoğlu kitabın yazılış gayesini genel anlamda şöyle özetliyor; "Gerçekte bu risalenin yazılış amacı pratik kaygılardan hareketle Müslümanların içinde bulundukları sorunların çözümünde Kur'an'ın inkar edilemez katkısına dikkat çekmek, saadet ve kurtuluşun kaynağı olan Kitab-ı Kerîmimizden çok yönlü istifadeyi artırmaktır."
Bu değerli kitap, benim birçok açıdan takdire şayan bulduğum bir eser olmuştur. Yazar bu kitabında Kahire'de vermiş oldukları tefsir derslerini bir araya getirmiş. Hem üslubunun çok anlaşılır ve şefkât dolu oluşu; hem de akıcılığı ve insanda ilgi ve merak uyandıran imgeleri kitabı çok çekici kılan unsurlardandır. Yazarın ifade ettiği gibi tefsirler sanılandan çok daha az okunmakta. Kitap okuyan bir çok insan var ki, malesef tefsir kitapları okumaya yanaşmamakta. Bu bakımdan büyük hacimli, anlaşılması güç, dili ağır kitaplar yerine insanların kolayca anlayabileceği, çantasında taşıyıp seyahat ederken vs. okuyabileceği, hem daha pratiğe dayalı; hem de içerik yönünden zengin, açıklayıcı, bilgilendirici ve hafızaya nüfuz eden kitapların hazırlanması çok daha faydalı olacaktır bana göre.
Adayış Risalesi benim bahsettiğim kitap türüne çok uygun bir örnek teşkil etmektedir. Kur'an-ı Kerim'in her alanını bu şekilde ayrı ayrı kitaplaştırmak çok büyük bir serinin ortaya çıkması demektir. Böyle bir proje için konu seçimi ve paylaşımı çok mühimdir. Tabiki ikinci mühim nokta eserin üslûbu ve gidişatıdır. Bu eserin yazarı da istenilen özelliklerin altından kalkabilecek bir kimse olmalıdır. Mustafa İslamoğlu bu yönüyle de uygunluğunu bu eserde belli etmiştir.
Adayış Risalesi'ne konu olarak İmran'ın karısı Hanne'nin Hz. Meryem'i adayış öyküsünün ayetler ışığında ele alınmasının seçildiği söylenebilir. Kitap iki bölümden oluşturmaktadır. İlk bölümde adayıştan ve genel olarak "Allah, Adem ve Nuh ve İbrahim ailesini ve İmran ailesini seçerek alemlere üstün kıldı." (3/33) ayetinin açıklanmasından bahsediliği söylenebilir.
İkinci bölümde birkaç başlıkla adayış süreci vs. belirtildikten sonra 11 merhalenin ilki olan "İlahî Seçim ve ADAY OLMAK" bölümü gelmiştir. İkinci bölüm 11 merhaleyle tamamlandıktan sonra "Tetimme" diye bir kısım gelmektedir. Kitabda bir çok üstün meziyetlerden bahsetmektedir ve ders alınacak çok fazla nokta vardır. Bu sebeple özenle ve dikkatlice okunmalıdır. Ancak İslamoğlu'nun akıcı üslubu sayesinde bunun hiçte zor olmayacağını söyleyebilirim. Okunulası, anlaşılası ve anlatılası bir kitap !..
"Yeryüzünde bulunan herşey yok olacak, yalnız celal ve ikram sahibi Rabbinin yüzü (rızası) bâki kalacaktır." (55/26, 27)
Yorumlar
Adayış
Paz, 18/11/2007 - 20:53 — Selman Maltaş"Doğumevinin kapısında heyecanla bekleyen baba adaylarından kaçta kaçı çocuklarının seslerini daha ilk duyduklarında İmran'ın Kadınının gösterdiği "erkekliğin" binde birini göstererek "Ya Rabbi, bunu sana adadım, benden kabul buyur" diyebilmektedirler?"
Adayış Risalesi, sy.120
kurtuba
Öncelikle kitabın ismi
Pzt, 19/11/2007 - 11:19 — feride hülya gökşenÖncelikle kitabın ismi manidar. Muhtevası ve anafikri insana "adayışı", Hz. Hanne' yi, Hz. Meryem'i ve Al-i İmran suresini bizlere öğretiyor, sevdiriyor.
Ben de çok istifade etmişimdir. Mustafa İslamoğlu'nun en beğendiğim kitabıdır.
Allah razı olsun. bu kitabı yazandan ve tavsiye eden muhtereme yazarımızdan.
Adayış, varlığın Sahibine vefasıdır...
Pzt, 19/11/2007 - 17:40 — Fatih TEZCANEsselamualeyk;
Sevgili Rumeysa Nur Hanımefendi'ye, İslam Alemi'nin Mümtaz Bir Düşünürü ve Muteber Bir Alimi olan Mustafa İslamoğlu'nun Bu kıymetli eserinin ışıklarını siteye ve bizlere tekrar yansıttığı ve hatırlattığı için müteşekkiriz.
Eseri okumuştum.Ama dün sizin yazınızı okuduktan sonra cep boyutunu bir defa daha iç cebime koydum, bir defa daha okuyacağım...
"Adamak" fiilinden herhangi bir biçimde söz edecek kişinin okumakla yetinmeyip üstüne tefekkür etmesi ve tatbikata dair kalbinde ve kafasında oluşan ve oluşabilecek sıkıntıları çözmede mutlak manada istifade etmesi elzem bir eserdir.
Allah yazandan da hatırlatan da kendini adayanlardan da razı olsun.
ADAMAK...
Salı, 20/11/2007 - 22:02 — asude elifAdamak sahip olduğunun bilincinde olmaktır...
Ne mutlu Hanne gibi yavrusunu adayanlara ve yine ne mutlu Hanne gibi bir anneye sahip olan adanmışlara...