Alternatif kelimesini biraz açmak gerekir kanaatindeyim.Acaba alkolsüz esans şeklinde "islami" bir tarz mı kastediliyor yoksa daha ileri buluşlar var da benim mi haberim olmadı?
alternatif yılbaşı programından neyi kastediyorsunuz çok merak ettim. eğer alternatif tatil gibi meşru olmayanı meşrulaştırma çalışmalarındansa söz edilen, islami kesimin bu olağanüstü; hiç bir şeyden geri kalmayalım, bizim de hakkımız, sizin programınız varsa bizim de alternatifimiz var gibi çalışmaları neden yaptıklarını, böyle bir ihtiyacın var olup olmadığını, talep olsa da bunun ne kadar yapılabilir olduğunu, yapılmazsa ne olacağını, eğer yeni bir uygulama ise bu; beklentilerinin neler olduğunu merak ediyorum. sizde olan onlarda yok, bırakın da onlarda olan da siz de olmasın.. her ne olursa olsun..
Galiba önce açıklanması gereken şey şu; Alternatif Yılbaşı Programı ne demek?
Mesela o gece İsmet Özel CRR'de son şiir kitabını okuyacakmış. Bu Alternatif Yılbaşı Programı mıdır?
Bir diğer örnek de şuradakihaberde yer alan TV5'in tertip ettiği Fetih Gecesi. Bu gece midir alternatif yılbaşı programı?
Yarı şaka yarı ciddi.. Hangi yarısı şaka hangi yarısı ciddi? Anlayan anlar. Latife bir yana tabi..
Kastedilen ne ola ki diyerek geçmişe dair bazı hatırladıklarımı müsaadenizle zikredeyim;
Bir dönem hassasiyetle bir takım tedbirler alınırdı müslüman ailelerin evlerinde. O gün çocuklar okuldan pamuktan Noel Baba bıyıkları ve sakalları yapıştırılmış yüzlerle gelirlerdi eve. Sırf o gün eve meyva, kuruyemiş gibi şeyler alınmazdı. Televizyon açılmazdı. Genelde üç beş aile aynı evde toplanırlardı. Ama evin çocukları hep saate bakarlar ve o gece nedense uyumak bilmezlerdi. Ve yılın son dakikalarında 10 dan geriye doğru sayılır, dışarıdan ya da komşu kapılarından fırlayan gürültülere kulak kabartırlardı.
Sonraları Mekke'nin Fethi'nin miladi olarak bu geceye tekabül ettiği keşfedildi de Müslümanlar salonlara doluşuverdi. Soğuk gecelerin terleten salonlarında gürültülü konuşmalar yapılır, marşlar söylenir ve günahın dışarıda dizboyu olduğuna vurgu yapılırdı. Sarhoş kusmukları bu geceye insanların meyletmemesi için konuşmalarda çokça kullanılırdı. Bazen de duyardık ki üç beş genç bir birahaneyi taşa tutmuş.
Her durumda da aslında merkeze alınan şey o gecenin bütün dünyada genel geçer kabul görmüş olan adıydı. Yapılanlarda bu geceye karşı muhalif durabilme çabasıydı. Kimileri bu gecenin adını alternatif yılbaşı kutlamaları diyerek telaffuz etmeye başladılar. Burada tutarsızlıklar var elbette. Yani yılın tüm günleri açık olan televizyon o gün neden kapanır? Evin çocuğu o gece bir anormallik olduğundan şüphelenmez mi? Hergün yenip soyulan portakalın kabukları gürül gürül yanan sobanın üzerine niçin sıralanmaz mesela? Ya da her türlü dini etkinlikde baz alınan hicri takvim bu gece neden es geçilir? Bizim bir televizyonumuz, ne bileyim bir radyomuz, gazetemiz ya da dergimiz, diyelim ki yılbaşına muhalif bir duruş sergiliyor. Ama alternatif program tertipleyerek ama düzenlemeyerek. Bu müesseseler falan yılın son saatlerinde ya da filan yılın ilk saatlerinde geride bırakılan yılda ne olup ne bitti diye haber yaptıklarında kendileriyle çelişmiyorlar mı?
Karşı çıkılan şey nedir? Miladi takvim mi yoksa o geceye mahsus yapılan eğlence tarzı mı? Eğer miladi takvimse bu sadece bu gecenin sorunu değil. Yok eğer o gece yapılanlara karşı durmaksa o yapılanlar o geceye mahsus şeyler değil. Yani ben her ne şekilde olursa olsun o geceyi yılbaşına alternatif olarak geçirmenin başlı başına tutarsızlık olduğunu düşünüyorum.
Doğrusu bu konuda kafalar epey karışık.
Sahi bu anketi koymak demek de o geceyi baz almak demek değil midir?:)))
ERTESİ GÜN İSLAM İÇİNDE ALTERNATİF ÇIKARTMAYALIM(HAŞA)
NE YAPALIM.....HAYAT ALTERNATİF--SİZ--OLSA GEREK
Editör notu: Lütfen küçük harf kullanalım Hakan bey. Net'te büyük harf kullanımı pek hoş karşılanmaz. Göze güzel geldiğini söylemek de mümkün değil. Genelde sinirlenilen birine bağırıyor olmayı ifade etmek için tercih edilir. Saygılarla.
başka bi seçenekten bahsediyoruz galiba(alternatif derken)!miladi takvime göre bi yılın bitip diğerinin başlayacağı gece oturup,gereksizce fazladan kuruyemiş yemek,banttan ve saçma programlar izlemek şıkkına mı alternatif? yoksa ,aynı gece sabahlara kadar içip,her türlü hayasızlığa ve edepsizliğe mi alternatif?ya da bunlardan türetilebilecek binbir türlü seçeneğe mi alternatif? ya da radikal olmaya karar verip ak sakallı,sömürgen ekonomilerin tatlı ve tonton yüzü noel baba ya mı alternatif?!
anlaşılan muğlak anketler serisinin devam filmi de ikincisi kadar ses getirecek(ilki:akp hakkında ne düşünüyorsunuz anketiydi)ne diyim başarılı bi çalışma devamını merakla bekliyoruz,keşke önce bi dizi çekseydiniz,daha verimli olurdu:)
yaşamak zor geliyosa artık rüya adasına beklerim;)
H & : - alternatif yılbaşı programları, hususuna olumlu bakıyorum, neden? ben sorumluyum etrafımdan.
& M:- bu hususa olumsuz bakıyorum ben, sorumsuzluk olarak algılanmasında düşüncem, sorumluluğumun sorunlu yanlarına bakarak, kendimden sorumluyken, etrafımdan sorunlu olmaktandır çekincem.
Öteki : sorundan mı sorumlu olarak konuşuyorsunuz, yoksa sorunsuzluğa memur mu addediyorsunuz kendinizi canlar, etrafınızdan anketsiz.
sorun ne? akabinde sorunsuzluk nasıl? sorumlu kim? sorumluluk nasıl?
-Hey sen, neden sessizsin bu konuda?
"hey sen olan kişi": - Bu insanlar beni anlamıyorlar ki, suskunluğum ondan, susarak anlamamazlığımın, konuşarak anlamsızlaşmaklığımla arasındaki ahenge takıldımda, pardon ne demiştiniz?
uyuyor musun anne!
ben geldim, hayır sızın.
"ahmet kaya"
sanırım "alternatif yılbaşı programları" derken Milli Görüş camiasının gerçekleştirdiği Mekke'nin Fethi gecelerini kastediyorsunuz -ki umarım öyle değildir-.Muhafazakar ailelerin yılbaşında evlerinde oturup tv lerin saçma sapan programları izlemeyip te bu tür programlara katılmasından daha doğal ne olabilir ki?
Oy kullananların büyük çoğunluğu şimdilik Alternatif Yılbaşı kutlamasına olumsuz bakıyor görünüyor..Bir defa bundan kastedilen mana nedir? Benim anladığım Yılbaşı rezaletine boyun eğmemek için yine o gece olan Mekke'nin Fethi'nin kutlanması.
Benim için o geceyi anlamlı kılan Mekke'nin fethi olmasıdır.Ve bunun adı alternatif yılbaşı kutlaması değildir.Batıla benzememektir maksat...
Hala fethedilecek Mekke'niz varsa insanlara ulaşmak için bütün mübah yollar kullanılmalıdr.
O gecelerden birine 1995'te katılmıştım.Milli Gençlik Vakfı tertiplemişti.Salon tıklım tıklımdı.O bölgenin ileri gelen vaizleri güzel konuşmalar yaptı,ilahiler söylendi.Ve o gecenin rezaletine ortak olmamak için orada toplanana müslümanlar vakar içinde dağıldı.Ve belkide o gecelerden birinde o geceyi rezaletlikler ve küfürler içinde geçirecek insanlardan bazılarının kollarına girildi o gecelere götürüldü ve hidayetlerine vesile olundu..Neden bu mantıkla yaklaşmıyorsunuz?
Her şeyin çivisinin çıktığı memlekette müsaadenizle birileri gönülleri fethetmeye devam etsin!
Anket sorusu neden anlaşılamadı? Acaba bu konuda da mı anket yapsak? Doğrusu hala anlayabilmiş değiliz.
Bu kadar çok soru gelince kendimizden şüphe eder olduk ve şu soruyu kendimize sorduk; "Alternatif Yılbaşı programı" kavramını acaba ilk defa biz mi kullandık?
Arşivlere bakalım ve cevabını birlikte bulalım:
-TV5 bu yılbaşına yine değişik bir programla giriyor. İşte TV5'in alternatif yılbaşı programı: TV5, Fetih Gecesi'ni Bağcılar'da kutlayacak. 31 Aralık gecesi saat 19:00’da Bağcılar Olimpik Kapalı Spor Salonu'nda yapılacak organizasyon canlı yayınlanacak
TV5, geçin yıl da 31 Aralık'ta Fetih Gecesi'ni kutlamıştı. Bu yıl da 31 Aralık gecesi saat 19:00’da Bağcılar Olimpik Kapalı Spor Salonu'nda yapılacak organizasyon canlı yayınlanacak. (27 Aralık 2005)
--İstanbul'un bir başka köşesinde ise, başka kentlerde olduğu gibi, salonlar "alternatif" programlarla Mekke'nin Fethi'ni kutlayanları ağırladı. Milli Görüş'e yakınlığıyla bilinen TV 5'in Abdi İpekçi Spor Salonu'nda düzenlediği gecede ünlü hafızlar Kuran-ı Kerim okudu. Bosna ilahi Grubu dinlendi ve çekilen kurada seyirciler arasından 25 kişi ücretsiz umre ziyaretine hak kazandı.
-Sivas
2 yerel radyo istasyonu 4 Eylül Spor Salonu'nda alternatif yılbaşı programı düzenledi. Salonun ortasına Kabe maketi kuruldu. 3 bin kişi ezan eşliğinde maketin çevresini tavaf etti. (02.01.2005- Kaynak:Vatan)
Cevap gayet açık değil mi?
Mazisi eskilere dayanmasa bile ülkemizde 31 Aralık gecesi muhtelif organizasyonlar tarafından alternatif programlar düzenleniyor. Hatta bu gittikçe bir gelenek halini almaya başladı. Biz de bu programlara bakış açınızı öğrenmek amacıyla bir anket düzenledik. Umarım derdimizi anlatabilmişizdir !...
"Alternatif yılbaşı programlarına bakışınız nedir?"
Sorunun kendisi başlı başına yönlendirici...
Alternatif olmak muhatap kabulunu gerektiri kimsenin böyle bir derdi yok. Vatanı kaynak bilerek yola çıkıyorsak zaten yanlış baştan yapılmış demektir. Ameller niyetlere göredir ve kimsenin yılbaşına "alternatif" olmak / muhatap kabul etmek gibi bir derdi tasası yok.
NOT: Enelerini aşamayanlar yine enelerinde çırpınarak batıyorlar. Birileri olayı çözmüş anlaşılan...:
Milli Görüşe "saldır" kıymetin artsın!
Buna hassasiyet değil takıntı denir Yani Alternatif Yılbaşı Kutlaması sadece TV5de yapılmıyor ve bu yılın derdi değil ki
Hem şu Milli Görüş'ün k u t s i y e t i nereden geliyor Allah aşkına?
İnanın yıllar önce rahmetli Hasan Nail Canat la beraber 1.5 ar saatten 2 seansta makam odasında bizzat Sn.Prof Necmeddin Erbakan'dan dinledim Milli Görüş ü !Niyetim salih eğitimim de ekonomi olmasına rağmen kavrayamadım bu görüşü.Hem de ustalıklı çızilmiş kroki ve resimlere rağmen.
Nasibim mi yokmuş ne?
Kusura bakmayın ama size acizane tavsiyem şu olacaktır: Mahattir Muhammed, İhvan-ı Müslümin, Cemaati İslami anladı ve siz anlayamadıysanız o sizin sorununuz. Şeker var, un var ama helva yapamıyorsunuz. O zaman bir eksiğiniz daha var demektir. Onu da siz bulun artık.
Ayrıca kimse ne Milli Görüşe nede Erbakan'a kutsiyet atfetmiyor. Lütfen dini siyasete "oyuncak" etmeyin !!!
Sizi yanlış alıştırmışlar. Sizin dar alanda kısa paslaşmalarınıza ortak olmak, sizin kalıplarınıza göre sorular sorup cevaplar vermek zorunda değilim!
Karşıdaki kişinin "anlayışsızlığı" anlatanın değil anlamayanın suçudur! Düşdüğünüz çıkmaz sizi öz ile alakalı olmayan hatalar aramaya yöneltiyor.
Konuyla ne kadar alakadar olduğunuz belli oluyor. O sözün doğrusu: "İstanbul'u fetheden görüş Milli Görüştür". Ki bu sözün anlamıda aynı kaynaktan beslendiğine işarettir. Ama siz yine büyük bir ustalıkla tersten anlayarak "Kutsal değerlerin Milli Görüşten beslendiği" ima ediyorsunuz. Yinelemekte fayda mulahaza ediyorum ki durum tam tersidir. Milli Görüş sonsuz ırmaktan beslenmektedir. Elbette bu ırmaktan beslenen suya birileri pislik bulaştırabilir. Ama bu bir doğal kaidedir ki, akan su pislik tutmaz!
Not: Merak etmeyin siz istesenizde, Allah'ın izni ile, beni edep dairesinden çıkaramazsınız.
Aman aman ben de ne kadar darkafalıyım.
Aklımda 7 ay öncesinden Istanbul'u fetheden Milli Görüş'tür. kalmış.Doğrusu Istanbul'u fetheden görüş Milli Görüş'tür müş. Çok fark var elhak!
İstanbulun Fethi ile 1453 Dünya Tarıhı nde 'Milli' görüşlerin ortaya çıkışı arasında Fransız İhtilali 1789kaç yıl var edep daıresınde hesaplayın.
Benim kalıplarım şartlanmam parti üyeliğim liderim yok.
Hiçbirşeyi ima etmiyorum yazdıklarım ortada sizin cevaplarınız da...
Bana öyle sakız film isimleriyle cevap yazarak beni küçültemezsınız ancak bu sitenin değerini alçaltırsınız.
Beni dini siyasete oyuncak etme ile suçlama pervasızlığınız e d e p s i z l i k olmuyor mu?
Hangi yaşta olursanız olun helallık dıleyin ve beni dinleyin dahi anlamında de da lerı ayrı yazın ve adam gibi cevap verin İkbal Genç kendi isminiz mi?
Bunlar benim kalıplarım değil adap ve edep dairesinin ve imla kurallarının gereğidir.
ya bence asıl sorulması gereken yorumumun başlığıdır?gerçi bu konudaki bi anketi de doğru dürüst hazırlayabileceğinizden pek emin değilim ama!bilmemiz ve anlamamız gereken anketinizin kaynaklarına gelince tv 5!!hahaha kaç kişi seyrediyo bu kanalı bilmem,konunun anlaşılamamasından da çoğunluğun seyretmediği ortada,yani sırf bi grup bu kanalı seyrediyo(siz dahil)ve bundan haberdar diye genele boyle bi anket sunulur mu ya!el insaf ,el mantık....
yaşamak zor geliyosa artık rüya adasına beklerim;)
Çok merak ettim siz hangi ülkede yaşıyorsunuz? Hangi bilgiyle hangi insaftan hangi mantıktan bahsediyorsunuz? Alternatif yılbaşı programlarının sadece TV5 tarafından yapıldığını düşünebilecek kadar gündemden uzak bir kişi nasıl oluyorda böyle hükümler verebiliyor. Eğer Türkiye'de yaşıyorsanız önce etrafınıza bir göz atınız neler oluyor neler bitiyor diye. Yok Türkiye'de yaşamıyor ve de takip etmiyorsanız bilmediğiniz şeyler hakkında hüküm vermeyiniz. Hele rüya adasında yaşıyorsanız hiç konuşmayınız.
Bugünkü Yenişafak gazetesinin 9. sayfasında bir ilan var. "İstiğfar ve tevbe Gecesi" başlıklı bir ilan var."Bir yılın hatalarına birlikte istiğfar etmek; bir yılın yanlışlarına birlikte tevbe etmek, birlikte yanıp birlikte arınmak ve birlikte takva yoluna koyulmak üzere" davetlimizsiniz. 31 Aralık 2005 Cumartesi Yatsı Namazını müteakiben. Organizayon komitesi hakkında bilgi verilmemiş. Ne diyeyim Allah basiret versin.
TÜM dünya milenyumu kutlarken, FP'li İstanbul Esenler Belediyesi Osmanlı İmparatorluğu'nun 700'üncü kuruluş yıldönümünü, Antalya Milli Gençlik Vakfı da Mekke'nin fethinin 1370'inci yıldönümünü
‘alternatif yılbaşı’ olarak kutladı. (2 Ocak 200-Hürriyet)
Bir yeni bir de eski bir kutlama haberi. Ararsanız daha neler bulacaksınız. Siz yeter ki alternatif arayın :(
Çok fazla araştırmaya gerek yok aslında. Sadece zahmet edip google (http://www.google.com - bir arama motorudur) 'de bir arama yapsaydınız bu konuda başta Milli görüş teşkilatları olmak üzere bir çok organizasyon tarafından bir çok etkinliğin yapıldığını görecektiniz.
Meclis tutanaklarına bile geçmiş bu olay;
"31 Aralık 1996 tarihinde Refah Partisi tarafından İstanbul'da düzenlenen “Alternatif yılbaşı” gecesinde bir konuşma yapan Adalet Bakanı Sayın Şevket Kazan, hakkında verilmiş gıyabî tutuklama kararı nedeniyle, Aczimendi tarikatı Şeyhi Sayın Müslüm Gündüz'le ilgili hukukî işlem ve eylemlerde bulunan polislerimiz için soruşturma açılacağını ifade etmiştir. (TBMM Tutanak Dergisi DÖNEM : 20 CİLT : 20 YASAMA YILI : 2 4 . 2 . 1997 Salı)
"FETİH Külliyesi'nin varlığı ilk kez 1994'ün yılbaşı gecesi ortaya çıktı. İnşaata daha yeni başlanmıştı. Ama cemaatin ileri gelenlerinden olan Cübbeli Ahmet Hoca cemaatini, alternatif yılbaşı toplantısı için külliyeye çağırdı. Bunun üzerine sabahın erken saatlerinden itibaren Mahmut Hocacılar Çavuşbaşı'na akın etmeye başladı. Polonezköy'e giden yol kapatıldı. Yeni yılı kutlamak üzere Polonezköy'e gitmek isteyen onlarca kişi geri döndürüldü. Gün ilerledikçe toplantıya katılanların sayısı 30 bini buldu." (11 Şubat 2000 - Hürriyet)
Kaldı ki TV5'in ne kadar rating yaptığının hiçbir önemi yoktur. İster beğenin ister beğenmeyin arkasında yüzbinlerce insan bulunan bir camianın yayın organıdır.
Birilerini itham etmeden önce biraz araştırma zahmetine katlansanız daha güzel olmaz mı?
....Böyle anket olur mu? Bu nasıl mantık?... Bu nedir Allah aşkına, siz önce kendi yaptığınız yorumların kalitesine bakın.
yok yok, alternatif deyince, kastedilen, yatsı namazına müteakip yaptığımız, sokağın başında yakılan ateş etrafında "ne olacak bu memleketin hali" ile alakalı muhabbetlerimiz kastediliyor sanırım.
Ne o öyle hemen, görüşlerle, bakışlarla, kastedilmeler ışığında sahipleniliyor alternatiflik, rica ederim arkadaşlar lütfen. Orada kastedilen sandığınız şeyler, yada tvler, radyolar değil. abartmayalım.
Helal olsun: nasılda farkettiniz, alternatif olarak kastettiniz bizim mahalle programımızı. teşekkür ederim şahsım ve arkadaşlarım adına.
Bu sene diyorum ki yılbaşı gecesi aşıklar bayramını da idrak edelim. Burada yeterince aşık var zaten. Sazını alan ateşin başına gelsin.Memleketin hali de konuşulabilir elbette fakat buradan anladığım iki önemli konu var. İlk atışma için ayak versem sabaha kadar sürer.Birinci konu bence "öküz" olsun. Atışalım bakalım. İkinci konu ise "Milli görüş"... Hadi bakalım aşıklar döktürün de görelim.
Geçmiş anketlere baktım kimi birkaç yorum almış kimi yorumsuz kalmış kiminde 50-60 oy var kiminde 100'ün üzerinde. Fakat hal-i hazırda karşımızda duran anket için benimkisi -eğer biri benden evvel davranmaz ise şayet- 21. yorum olacak. Mesele önce alternatif nedir ne değildir bağlamında tartışıldı, şimdi de milli görüş bağlamına taşındı tartışmalar. Böyle uzayıp gidecek bu tartışma balli ki... Şu yılbaşı gelse de bir an önce bu tartışma da bitse diyorum neredeyse bir müslüman evladı olarak. Allah affetsin:)
Şimdi anketi hazırlayan arkadaş ya da arkadaşlar -aslına bakarsanız bu anket öyle koca bir ekip tarafından bir araştırmaya baz olsun diye yapılmış bir istatistiki çalışmaya da benzemiyor- alternatif yılbaşı programı demişler anketin başında. Yani soru cümlesinin esas oğlanı olarak bu tanımlamayı seçmişler. Haksızlar mı? Hayır değilller. Çünkü;
Bir defa bu geceleri tertip edenler ister milli olsunlar ister milsiz isterse de pilli ya da pilsiz bu geceyi Mekke'nin Fethi'nden ziyade yılbaşını baz alarak seçiyorlar. Bunu nereden mi çıkarıyorum. Çünkü bu her platformda söyleniyor, yazılıyor, çiziliyor, tartışılıyor ve kelimelerin kafaları gözleri yarılıp duruyor. Yani mesele şu : o gece insanları kötü olan faaliyetlerin dışında tutmak. Mesela kanlizasyon akıttığı seçim bildirgelerine dahi giren televizyonlardan, mesela beş yıldızlı oluşlarına vurgu yapılarak beş boynuzlu diye nitelenen otellerin o geceye mahsus faaliyetlerinden, bilmem ne ortamlarının bilmem ne organizasyonlarından evlad-ı fatihân'ı uzak tutmaktır maksat. Bu geceleri tertip eden arkadaşların maksatları bunlardır. Anketi düzenleyen vatandaş, vatadaşlar, komplocular, ekib-ul kebair, dış mihraklar, içerdeki hainler.. artık her kimseler bunu kastediyorlar. Ben böyle anladım meseleyi en azından. Üstelik ağzı kocaman kocaman laf yapmayı becerememiş ve herhangi bir siyasi bildirgenin, herhangi bir seçim beyannamesinin peşine düşmeyi bir türlü başaramamış aklı kıt güruhundan biri olarak bunu anladım.
Ha bu geceleri düzenleyen arkadaşlarımız bu gibi amaçların dışında ne bileyim, müslümanları kaynaştırmak, müslümanların Mekke'yi anlamalarına yeni bir fırsat sunmak, ne bileyim işte onca yoğun geçen hayat temposunun dışına az biraz olsun taşarak farklı şeyler olduğunu da insanlara yeniden hatırlatmayı kendilerine amaç ediniyor olabilirler. Bu ayrı bir konudur.
Mesele basittir. Alternatif Yılbaşı Programları bağlamında düşünelim. Bu başlığı yersiz buluyorsanız eğer anketin yanına bile uğramazsınız. Yok eğer başlık yerindedir ve şıklardan biri de münasiptir; işaretlersiniz. Yorum da bulunmak isterseniz eğer çıkarsınız ben buna oy verdim ya da vermedim bu konudaki düşüncelerim şunlardır dersiniz mesleyi bitirirsiniz. Meseleyi illa da milli görüş bağlamına taşımanın anlamsızlığına yapmak istediğim vurguyu umarım anlatabilmişimdir.
Ben böyle bir geceye katılmayacağım. Katlmayıp ne yaparım bilmiyorum. Şu bir gerçek ki evimin olmayan şömine bacasından Noel Bab'nın gelişini bekleyecek değilim. Baba gelmezse Advantage Abi gelsin olmaz mı diyenlere de kapalı kapım. Sakalsa sakal yani.. Noel Baba yerine İsmet Baba'yı tercih edebilirim o gece:) İsmet Baba şiir okuyacakmuş CRR'de. Doğrusu onun programına gitmek için programın düzenlenme tarihinin benim açımdan bir önemi yoktur. Hem program da Mekke'nin Fethi bağlamında düzenlenmemiş de.
Allah müstehakkını versin e mi. Bacandan Noel Baba düşsün kafana o gece diyecek olan arkadaşlarıma da şunu söylüyorum. Sizin yüksek arzularınız üzerine bacamdan Noel Baba'nın geleceği tutarsa eğer Hugo Chavez'in (Venezuella Devlet Başkanı) Noel Baba'sı düşsün odama. Ne demiş Chavez Baba "Noel benim için İsa demek. Asi İsa, devrimci İsa..."
Noel Baba dedik ne babalara ulaştık. İsmet Baba, Chavez Baba.. Heyyt babalar!
Ha bi de Erbakan Baba'yı da dinleyelim elbette ama Ulvi Baba'yı da göz ardı etmeyelim.
Saygı ve hürmetler bizden olsun.
Allah ellerimizi bırakmasın. Ama yılbaşı gecesinde ama Mekke'nin Fethi gecesinde.
Alternatif kutlamaları arttıralım, böylece halkın kötü gelenekler oluşturmasına engel oluruz değil mi? Olmaz mı?
Akılma gelen bir örneği vereyim. Mesela sevgililer günü için alternatif kutlamalar yapalım. Bizim sevgilimi de peygamberimizdir öyleyse biz de O'na sevgimizi gösteren programlar yapalım.
Daha arasak neler buluruz. Peki İslam geleneğinde böyle bir şey var mı bunu hiç araştırdık mı? Dinde bidatler nasıl ortaya çıkıyor? Tümü (iyisi-kötüsü ayırtedilmeksizin) sapıklık olarak nitelendirilen bidatlerin hangi mantıktan yola çıkılarak ortaya çıktığını hiç düşündük mü? Onlar öyle yapıyor biz de böyle yapalım demek ve ikameci bir mantık ile hareket etmek etmenin dinde ya da İslami gelenekte yeri var mıdır? İslam tarihinde örnekleri var mıdır? İslami bir usul müdür? Herşeyden önce bunlar sorgulanmış mıdır?
Cadılar Bayramı için ben bizim tarihimizden bir şeyler bulamadım ama ulemamız bu konuda yoğun bir mesaiye girişebilirler. Ya da kurbanlarımızı o gün kesebiliriz. Kurban Bayramımızı da miladi takvim uyarınca bi sabitye bağlamış oluruz.
Ramazan ayımızı sırf muhalefet olsun diye mesela Yahudilerin Yom Kippur orucu ile aynı gün başlatabiliriz. Hem Ramazan ayını da sabitlemiş oluruz. Zaten uygulanmayan ruyet-i hilâl de iyiden iyiye rafa kalkar da rahatlar ümmet. Allah vere de Yom Kippur kışa falan denk gelse diyenleriniz olabilir. İşte bu açıdan bu dönem özellikle Katoliklerin ve Ortodoksların 40 günlük Büyük Perhiz orucuna veya Noel'den önce tuttukları Advent dönemi oruçlarına denk düşürürlürse iyi olur.
Mesela Yahudilerde ergenlik çağına gelen gençler (mitsva zamanı) her sabah tefillin sararlar. Bunu sararlarken de okudukları bir dua vardır :
Başa takmadan önce eğer konuşulmuş ise aşağıdaki beraha söylenir yoksa söylenmemelidir:
Baruh Ata Ad... E.loenu meleh aolam aser kidesanu bemitsvotav vetsivanu al mitsvat tefilin.
Parmağa dolarken:
Veerastih li leolam
Veerastih li betsedek uvmispat uvhesed uvrahamim.
Veerastih li beemuna
Veyadat et Ad...
okunur.
Bizim de büluğa eren erkeklerimiz her sabah sarık sarsalar ve büluğa eren kadınlarımız da ne bileyim mesela yazma sarsalar ve buna da şöyle güzel dualar bulsak fena mı olur, mümkünse en kafiyelisinden.
Yahudiler şabat mumu yakıyorlarsa biz de kandil yakarız olur biter.
Pesah, Sukot, Şavuot, Roş Aşana gibi büyük yahudi bayramlarına da bulmalı bir şeyler.
Ey Cemaat!.. Bu cumanın hutbesini irad ediyorum. Dinleyiniz...
"Asra yemin olsun ki,
insan mutlaka ziyandadır (hüsrandadır).
Ancak iman edenler, salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna".
Bu sebeple ne zaman ve hangi mekan olursa olsun iman edin, salih amel işleyin ve birbirinize hakkı ve sabrı tavsiye ediniz.
Yılbaşı denen kefere adeti ile filan da uğraşıp kendinize yazık etmeyin... O kadar.
Bellek,insanın kimlik ve kişilk oluşturmasında hafızanın güncellenme katsayısını ve zamanla hafıza oluşturan edinimlerin katsayısını yapılandıran mekanizmanın adıdır.Bu nedenle müslüman kimliğinin ve mümin kişiliğinin beslenme unsurları bellekte depolanır.Kabul edelim ki, modernleşme süreci başarılı bir bellek operasyonuyla transferi tamamlamıştır.Alternatif tanımı etrafında bizde gelişen çabalar, gerçekte birer can çekişmenin (hafızanın ölümüdür bu!) refleksleridir. Oysa yapılması gereken bellek transferine karşılık kendi bellek transferimizi geliştirmektir.Aksi halde alternatif adı altında yapacaklarımız, karşı tarafın bellek transferine farkına varmadan taşınarak hafıza kaybına uğramaktır.Takdir etmeyelim ama kabul edelim ki müslüman dünyanın hafızası artık modern belleğin yapılandırdığı hafızadır.Kısır döngü yaşamamız ve çözümden uzak sürekli şikayet etmemiz bundandır.Peki bellek transferi ile alternetif arasındaki fark nedir?...
Alternatifte özne karşı tarafın hafızası ve mücadele alanıdır. Bellek transferinde ise hafıza kaybını iyleştirme ve karşı tarafın belleğini kendi hafızanı canlandırma nesnesi hale getirmektir.
Bellek transferi nasıl gerçekleştirilir?....
Bunun cevabını müstakil bir yazı ile takdirinize sunmak daha yerinde olacaktır. Ankete yorum getirmenin sınırlarını zorlamayayım...
Savaş ve yarış iki ayrı şeyin iki ayrı yönünü kasteder. Savaşta mücadele edenlerin yönü birbirine zıt yarışta ise aynıdır. Zıt yöndekilerden büyüğü, küçüğü küçülmeyi göze alarak yok eder ki daha rahat ilerleyebilsin diye ancak aynı yöndekiler birbirlerine eklenerek büyürler. Bu nedenle dostlar birbirleriyle yarışırken düşmanlar birbirleriyle savaşır. Şimdi karar vermeliyiz dost muyuz düşman mı. Bahsedilen kutlamaların birbirine zıt olduğu kesin fakat bahsedilen isimler öyle değil. Mekke'nin fethinin noele alternatif olarak kutlanılmadığını herkes bilir ancak bu ismi kullananlar bu bilgiyi zamanla kaybetmemizi istiyorlar o kadar.
Allah'ın ve Rasulünün(as) isteğine uyup hayırda yarışalım...
31 Aralık gecesi Cemal Reşit Rey konser salonunda İsmet Özel’in 6. ve son şiir kitabı “Of Not Being A Jew”ü [“Yahudi Olmamak”] okuduğu şiir dinletisi vardı.
Bu tasnifinize göre o da alternatif program yaptı o zaman...
Ama eminim ki, bu noktada kimilerinin cevabı "hayır" olacaktır. Niye mi çünkü kimilerinin yorumu şahısa özel !
Not: İnsan temizliğe önce kapısının önünden başlamalı değil mi? Yoksa bazen, sanat adına kendi kendine verdiği icazetler ile, zor durumda kalabilir!..
İsmet Özel'in bu programı Yılbaşı'na alternatif olsun için tertip ettiğine dair bir bilgi var mı elimizde. Sanırım meseleyi siz de şahsileştirdiniz bu şekilde. Altına yazdığınız not da buna işaret ediyor ayrıca. Hilafet', imam vb hususlarda gösterdiğiniz hassasiyeti, ah! bir de partinin (mensubu olduğumuz camiaların) temsil ettiği bir takım hususlarda da gösterebilsek ne olur. Canım kardeşim yapmayın böyle. Bir eylemin doğruluğunu belirleyen unsur, onu bizim de yapıyor oluşumuz belirlememeli değil mi!? Saygılarla..
Meseleyi alıp da getirdiğiniz yer İsmet Özel olunca maksadın da farklılaşmaması açısından bir iki kelam edivereyim dedim. Şimdi gerek site yönetimi gerekse de meselenin geçmişi ile birlikte neliğine vakıf ola arkadaşlar bir takım açıklamalar yaparak bu anketin konuluş sebebine dair ifadelerde bulundular. Bunları şu şekilde özetlemek mümkündür kanaatimce;
1- Buradaki hiç kimsenin Mekke'nin Fethi'nin kutlanmasına karşı bir duruşu yoktur.
2- Mekke'nin Fethi kutlamaları dünyada yalnızca bu ülke topraklarında 31 Aralık gecesi yapılıyor.
3- Mekke'nin Fethi kutlanacaksa eğer diğer tüm dini içeriğe haiz günlerde olduğu gibi Hicri Takvim esas alınarak kutlanmalıdır.
4- Hicri Takvim es geçilerek bu gece sırf 33 senede bir o da denk düşerse 31 Aralık'a geliyor diye her sene bu gecede kutlamak acaba neye alternatif oluşturmaktadır.
5- Burada bu kutlamaların karşısında olan insanlar;
a) Geceyi tertip eden zihniyetin, fikrin, anlayışın, fraksiyonun, cemaatin, partinin artık her neyse düşmanı değildir. Böyle yaparak bir yere varamazsınız. Bırakın Müslümanlar hakkınızda ne düşündüklerini açıkça söylesinler. Meseleyi bu şekilde algılamak ve algılanmasını sağlamak Mekke'nin Fethi'ni gerçekleştiren Peygamberimizin gönül genişliğine tezatlık oluşturur.
b) Bu örnekliği baz alarak meselenin felsefi boyutuna vurgu yapmaktadırlar. Mesele sizin tartışmaya çalıştığınız gibi ne onun bunun aklığı paklığı ne de ötekinin kirlenmişliği meselesidir. Mesele Müslüman insanların davranışlarının temellendirilmesi ile alakalıdır. Bu bağlamda tartışılan şey alternetiflik mevzuudur. Kaldı ki bu konu su götürmez bir gerçektir. Bakınız Vakit Gazetesinin 31 Aralık tarihli sürmanşetine.
İsmet Özel mevzuuna gelince;
İsmet Özel CRR de bu programı alternatif yılbaşı gecesi olarak değerlendirmek darkafalılıktır dedi. Kaldı ki İsmet Özel'in bahsi geçen kitabı geçtiğimiz günlerde çıktı.
Haydi siz de çıkın söyleyin bakalım bizim programımız alternatif yılbaşı programı değildir diye. Yalnız basın bültenlerinizi ne yana koyacaksınız bunu söylerken? Ya da alternatif yılbaşı programı diyen gazete manşetlerini ne yapacaksınız? Haydi bir kısım medya bunun adını böyle koyuyor ya Vakit'i ne yapacaksınız? Yahu herşeyi geçtim saatler 00.00 ı vurduğunda başlayan ezanlar da neyin nesiydi? - Ben görmedim ifade edenlerin aktaranı olayım Mekke'nin Fethi gecesi kutlamalrınızda saatler tam 00.00'ı vurduğunda ezan okunmuş salonunuzda- Hangi dini uygulamada bunun karşılığı vardır? Ezanı siz neyin alternatifi yaptınız Allah aşkına?
Son söylemek istediğim şey şudur;
Bizler kendi uygulamalarımızı ortaya koymak zorundayız. Kimseyi baz almaksızın. Bırakalım da onlar zamanın behrinde olduğu gibi bize alternatifler üretmeye çalışsınlar. Bu imkansız mı? Hayır asla değil!
Meseleyi düzgün anlayalım. Neye karşı çıkıldığını da görelim lütfen. Ama lütfen!
Öncelikle şunu belirteyimki sanırım söylemek istediğim anlaşılamamış.
Bende İsmet Özel'in o programına iştirak edenlerdendim. İsmet Özelin programınında bu niyetle düzenlenmediğini fazlasıyla biliyorum. Buna kulak ve gözlerimle şahitlik ettim !
Benim bu örnekle anlatmak istediğim eğer olayları şahıslara indirgersek çok su kaldıracağını anlatmaktı. Ve bunu ispatladığınız için size çok teşekkür ederim.
Ayrıca ben anket konusundan hiç bir alınganlık göstermedim. Hatta hiç üzerime alınmadım. Ben takıldığım nokta ankete yapılan yorumlardaki mal bulmuş mağrip yaklaşımıdır.
Ayrıca bu işi başlatanın bu işi eleştirmesi tabiri caizse reddi miras anlayışı gariptir.
En önemliside ortaya "fiili bir doğru" koyamayanların sadece kuru eleştiri ile yetinmesidir.
Tekraren belirtiyorum: 31 aralık gecesi ben İsmet Bey'in şiir dinletisine iştirak edenler arasındaydım ve çok da beğendim. İsmet Bey konunun şahıslara indirgenmesinin yanlışlığını ispat amaçlıdır !
Elbette ki sizin yorumunuz da İsmet Özel ile alakalı bir iddia yoktu. Ancak verdiğiniz ipucuyla sizin daha önceki yorumlarınızdaki bakış açısının bir eleştirisi için düşündüklerimi derli toplu ifade etmeye çalıştım.
Cidden bir vakıasınız.Yazdıklarımı okumuyor ya da numarası geçmiş gözlük kullanıyorsunuz.
Ben Mekke'nin Fethi' ni kutladım ancak bir daha ancaa 33 yıl sonra kutlayabilirim yılbaşı gecesi o da aşağı yukarı 2023 e geliyor ki Allahualem ömrüm yetmez.
Anketi anlamamanızı sorunu kişiselleştirmenize partileştirmenıze bağlıyorum. Yoksa cidden kronik bir tablo var ortada.
Fiili bir doğru ortaya koyamayanlar ile beni kastetmediğinizi umuyorum. Buna vereceğim bir cevap yok çünkü.
Bu arada sorduğum sorulara da cevap beklıyorum Milli bir görüşle de yazsanız kabulum
Ve zamane masaya yumruğunu vurduktan sonra haykırır. Duyduklarından dolayı herkesin ağzı bir karış açık kalmıştır. Zamane, ironik gülücükler atarken koro halinde bir ses yükselir;
Vay be! hiç böyle düşünmemiştik..
Alternatif için sözlüğe bakınız.
Alternatif olmak gereklidir tabii ama bunu yılbaşı saat oo.oo da ezan okuyarak yaparsanız alternatif değil gülünç olursunuz.
Bir toplumsal eylemin kötü durumu olmaz yanlış bir Türkçe ve milli değil.
Mekkenin Fethi gününde kutlanır. Dinen sakıncası olmadığı konudaki fetvanız bizi rahatlatsa da tam mutmain olamadık.
İsterseniz oruca da 27 Mart Mahalli İdareler Bayramı'nda başlayalım.
Zaman kötü kendinize mukayyet olun zamane kardeş
Nerdeyse yarım saattir yorumları okuyorum ...ve anlıyorumki hala uyanamadık...yılbaşında bir gece düzenlenmiş, birileri buna önayak olmuş, a yahut b grubu ne farkeder... yapılan şeyde bir gayri meşruluk yoksa ,neden bukadar fazla üzerinde konuşma gereği duyuluyor ...neden? daha önemli konular, bu kadar iltifat görmüyor da, olması yahut olmaması müsavi olan bir vukuat bu kadar mesai alıyor...arkadaşlar birşeylerin savunmasını yapacağız derken, asıldan uzaklaşıp birilerinin ekmeğine yağ sürüyoruz, acı olan işte bu...bu tarz polemikler yıpratıcılıktan öteye geçmiyecektir ...eğer varsa yanlış bir durum, islam adına bir kaygımız varsa, lütfen içine nefsimizi karıştırmadan samimiyetle yapıcı eleştirilerde bulunalım...olayları objektif olarak değerlendirebilmek erdemdir...sanırım erdem de en çok ihtiyacımız olan şeydir...herşey daha güzel olacak yeterki samimiyet olsun...
olur mu hiç öyle şey isyan çıkarmak, ortalığı velveleye vermek dururken; "son tahlilde":)
leyli efruz ben üzerime düşen payı çıkardım ve bu doğrultuda sayın Alacakaptan hiçbir şekilde benden karşılık bulamayacak artık !
Cevap vereceğine agızında dağilıp pelteleşen baklayı çıkardı adından da soyadından da emin olamadığımız İ.G.
Ben 37 yıldır bu meslekteyim Bir dizideki bir sözümle beni susturacağını sanan zavallı kardeşim Görüş'ünün düzeyini ortaya koymuş oldu!
Kendisinden karşılık değil cevap bekliyorduk lutfetmeyecekmiş!Bunda ikbal arıyorsa genç olana yakışmaz.
Ben diyeceğimi dedim Laf ortada beğenen buyursun.
Vah Görüşü Din ile özdeşleştirenlere!
Alacakaptan hakkındaki eski samimi düşüncelerimi hala muhafaza ediyorum.Yalnız önce sakin olmasını ve oturmasını hatta çok sinirlenince uzanmasını tavsiye ediyorum.Onun gibi sıralamaya çalışayım.
1-De da ları ayrı yazmak doğrudur fakat hakkında ayet yoktur çok üstümüze gelirseniz yazmayıveririz.Ne olur kıyamet mi kopar?
2-İmla bilgilerinizi bir kitapta toplarsanız halka malolur,faydalanırız.
3-"öfkelenme"diye bir hadisi şerif vardır.
4-Herkesin ismi "ulvi" değildir.Saklanabilir.Müstear ad kullanmak yeni moda olmamıştır.Mesela beni tanısanız ne olur tanımasanız ne olur ?Size kendimizi tanıtmak kolay mı sanıyorsunuz.Ateş püskürüyorsunuz...Ya adımızı duyunca da kızarsanız..
5-Milli Görüş hakkında eleştirileri bol birisi olmama rağmen aşırı tepkileriniz nedeniyle yeniden bir muhabbet geliştirdiniz ona karşı.Helal olsun.Ne olur birisi öyle düşünüyor olsa ...Üstelik o kişi bizim tertip de değil..."Genç"...Fakat daha yumuşak ...Tersi daha münasip değil mi sizce?
Sakinleşme tavsiyeleriniz bence bilinmeyen noktalar değildir Malumu ilam gereksizdir
1-Dilimizin üstüne titrememiz gerekir ,hakkında ayet olmayan her konuda bu kadar sallapati misiniz?İmla 'ya uyulması benim kişisel kaprisim mi?
2-Sizin faydalanmanız gereken kitapları ben sayacak değilim yazacaklarıma da ben karar veririm ve biliniz ki ironi yeteneksiz olduğum bir konu değildir
3-İslam tek bir hadisten ibaret değildir Genel konsepti içinde bir anlayış dilerim sizin benim ve hepimiz için
4-Burada ciddi tartışacaksak ismen bulunmamız gerekir diye düşünüyorum Modalarla işim yok.Ha siz ısrarla gizlenecek kadar adınızın arkasında değilseniz tartışmayız olur biter.Ateş püskürmeye gelince hakkımdaki samimi düşüncelerinizi bilmem ama beni tanımadığınız ortada Müslümanlar arasında söyleştiğimizi varsayarak mülayim davranıyorum bilesiniz!
Adı duyunca niye kızayım kızılacak bir ad var mı ki?Boş laf!
5-Benim tepkimi aşırı bulup bir Görüş'e muhabbet duymaya başlamanızı tatsız bir şaka olarak algılıyorum.Ciddisi inceleme konusu olmak gerekir ruhsal açıdan!Helal olsun!sözü ise ayıp böylesi bir alay yargısında.
Genç te olsa bir başkasının avukatlığına savunmanızı ise garip karşılıyorum Konevi Hariçten Gazelhan anlamına mı geliyor?
6-Bu konuyu sulandıranların arasında siz de yerinizi aldınız.Şüpheniz varsa yazdıklarıma dönün.
Ve isminizle gelin karşıma isminizle!
Öncelikle Ulvi Bey’in yaptıklarını takdir ediyorum. Mute Destanı'nın hazırlığı aşamasında yaşanan sıkıntıları az çok duymuşluğum vardır. İhlasından ve samimiyetinden asla şüphem yoktur. Başkasının Ölümü’nü kendisi kadar ben de severim; hatta Kara Geceler Efendim’i de unutmam mümkün değildir.
Aslında Ulvi Bey’in bu eleştirileri niçin yaptığını da biliyorum. Çünkü Ulvi Bey bunu şöyle ifadelendiriyor: “Bazı Müslümanların benim kaçtığım yere hiç bir şeyden habersiz şen şakrak gidiyor olmalarını içime sindiremiyorum.”diyor. Bu bir çok şeyin izahıdır. Ateşi yanan hisseder. Tıpkı Ulvi Bey gibi…
Bu sitenin yapısını gençler oluşturuyor. Onların burada bulunuyor olmaları hissettikleri bir eksiklikten dolayı olsa gerek. Yaşı 40’ı aşmış bizim gibi kimselerin yaşadıklarını tam olarak algılamayabilirler. Eksik değerlendirebilirler. Normal bir şey bu. Müslümanlar hangi sıkıntıları çekti, nasıl değişimler yaşandı, neler kaybedildi?... Kendi yaşadıkları ile değerlendiriyor olabilirler hadiseleri. Kızmamak gerekir efendim.
Bir de bu tartışmaların asıl sebebi “yüz yüze iletişim” olmayışı. Sanal alemin imkanları varsa da bunu temin edememesi en büyük noksanlığı. Fırça attığımız kişiyi “yüz yüze” tanımış olsak, konuşsak, muhabbet etsek ne yanlış anlamalar ne eksik anlamalar ne de lüzumsuz dargınlıklar olacak. Lakin vaziyet bu. Bu şartlar altında biraz daha mesafeli, biraz daha anlayışlı olmamız gerekiyor.
İşin bir başka boyutu daha var:
Uzun zamandır buradaki muhabbeti ve münakaşayı okuyorum. Herkesin kendine göre haklı olduğu taraflar var. Kimse yoğurdum ekşi de demez malum… Ben de demeyeceğim. Lakin net dünyasında benim gibi eskilerin deyimiyle “mahlas”, tazelerin “nick” olarak adlandırdığı hadiseye Ulvi Bey’in fazla hassasiyetini anlayabilmiş değilim. Evet kendisi gerçek adını kullanıyor, bakınız ben de kendi adımı kullanıyorum, daha bir çok yazarımızı sayabilirim kendi adlarını kullanan. Bunun haricinde bir çok kardeşimiz de kendilerine yakıştırdıkları mahlası kullanıyorlar. Bunda yanlış anlaşılacak bir husus olmadığını düşünüyorum. Hatta “Konevi” nin kim olduğunu, yani gerçek ismini bilmeme rağmen tıpkı Qazak’ın, Nef’i’nin, Münekkid’in… kendi tercih ettikleri mahlasları ben de tercih ediyorum… Edebiyat dünyamız bu tür mahlasla doludur efendim. Niçin mahlas kullanırlar vs. mevzûna girmeden şahsi tercih olarak algılamakta faide var diye düşünüyorum.
Yine başka husus da Sevgili Ulvi Alacakaptan’ın ısrarla üzerinde durduğu imla ve noktalama. Gözü kör olsun Q Klavyenin. Hem de senelerce F kullandıktan sonra. Hızlı yazayım derken harfler yuvarlanıp gidiyor. Bunun kusuru mutlaka bize aittir… Ben öğretmenlerimden şiirin ilk mısraı daima büyük yazılır diye öğrendim. Şimdi bakıyorum şiirlerin tamamına yakını küçük harfle başlıyor. Tezat. Örnekleri çoğaltabiliriz. Osmanlıca kullanabiliriz ya da. Büyük küçük harf sıkıntımız olmaz. Zaten sevmem İbrahim Şinasi denen adamı. Gazetecilik ayaklarından hareketle noktala işaretlerini kullanmasaydı belki bugün biz de kullanmayacaktık!... Artık olan olmuş. Dönüşü mümkün değil. Sözün manasını alabora etmediği sürece bu genç insanların hatalarını (ben de hoca gibi konuştum) görmezden gelebiliriz. Art niyet yoksa varsın üç noktanın itibarının kurtarılması da başka birilerine kalsın…
Haddim olmayarak ve kimseyi de suçlamadan son yazdığınız yorumda (önceki yazı ve yorumlarınızda da buna benzer durumlar söz konusu) yaptığınız bazı hataları sizlerle paylaşmak istiyorum. Bizler de hata yapabiliriz. Yanlış ve eksik öğrenmiş olabiliriz. Parantez içleri bana aittir… Anlayış göstereceğinizi ummaktayım.
Sakinleşme tavsiyeleriniz bence bilinmeyen noktalar değildir (nokta gerekli, yok) Malumu ilam (Arapça kelimedir, ayn harfi vardir, Türkçemizde karşılığı ses olarak yoktur “i’lâm” şeklinde yazılmalıdır. Ma’lumda da durum aynı artık bunlar galat-ı meşhur olacak gibi) gereksizdir(nokta)
1-(Daktilo bilgisi efendim ya da klavye deyiniz: Bir işaretten sonra mutlaka bir boşluk bırakılır) Dilimizin üstüne titrememiz gerekir ,(Önce virgül sonra boşluk)hakkında ayet olmayan her konuda bu kadar sallapati misiniz?İmla '(Önce kesme işareti sonra boşluk)ya uyulması benim kişisel kaprisim mi?
2-Sizin faydalanmanız gereken kitapları ben sayacak değilim (Bir noktalama gerekli, gibi) yazacaklarıma da ben karar veririm ve biliniz ki ironi yeteneksiz olduğum bir konu değildir(cümle sonu .)
3-İslam tek bir hadisten ibaret değildir (Nokta) Genel konsepti içinde bir anlayış dilerim sizin benim ve hepimiz için (devrik cümle genellikle şiirde kullanılır ama düz yazıda da kullanıldığı vak’a. Yazarın üslubu diyelim)
4-Burada ciddi tartışacaksak ismen bulunmamız gerekir diye düşünüyorum (Nokta) Modalarla işim yok. (Boşluk)Ha siz ısrarla gizlenecek kadar adınızın arkasında değilseniz tartışmayız olur biter. (Boşluk)Ateş püskürmeye gelince hakkımdaki samimi düşüncelerinizi bilmem (noktalı virgül) ama beni tanımadığınız ortada Müslümanlar arasında söyleştiğimizi varsayarak mülayim davranıyorum bilesiniz!
Adı (nızı) duyunca niye kızayım (,) kızılacak bir ad var mı ki? (Boşluk) Boş laf!
5-Benim tepkimi aşırı bulup bir Görüş'e muhabbet duymaya başlamanızı tatsız bir şaka olarak algılıyorum. (Boşluk) (Tamlayan eki düşmüş, anlatım bozukluğuna sebebiyet veriyor) Ciddisi inceleme konusu olmak gerekir ruhsal açıdan!Helal olsun!sözü ise ayıp böylesi bir alay yargısında.
Genç te (Bağlaç olan –de ve –da kesinlikle –te ve –ta şeklinde kullanılmaz, yoktur) olsa bir başkasının avukatlığına savunmanızı ise garip karşılıyorum (.) Konevi Hariçten Gazelhan anlamına mı geliyor?
6-Bu konuyu sulandıranların arasında siz de yerinizi aldınız.Şüpheniz varsa yazdıklarıma dönün.
Ve isminizle gelin karşıma isminizle!
----------
Sevgili gençler sizler de gün görmüş bir kişi olan Ulvi Bey ile yüz yüze görüşmeye çalışın, eminim çok daha iyi anlayacaksınız. Yüz yüze görüşemiyorsanız kendi sitesinden veya maillerinden meramınızı iletmeye çalışın. Karşınızda çok farklı bir kişi göreceksiniz...
Ben de şu sanal alemin açmazları konusunda sizinle aynı kanaatteyim. Burada yazışan taraflar eminim yanyana gelseler birbirlerini daha iyi anlarlar. İtidale davetiniz hakikaten önemli ve güzeldi. Zihnim çokça yorulmuştu doğrusu bir anda durultuverdiniz işte. Sağolun.
tekrarlıyorum
Halid kardeşim bu başlıklı bır cevabım uçtu gitti sayfalardan .Teşekkür ediyorum sizi tanımak beni mutlu etti.
Dersimi de aldım her ne kadar imladan çok tuşe hataları üstünde dursanız da eleştirileriniz kabulumdur.
En azından Eleştiri nin Kaba Yerme değil bir anlamda tavsıye olduğunu bilenlerdensiniz bu açık ve umudum yeniledi.
Mahlas /isim ilişkilerini ve kullanımını bilmez değilim.Muradım gevezelik bir yana ciddi tartışırken insanların gerçek isimleriyle yüz yüze ,klavye klavyeye gelmesidir.
Zorunlu değil tabii.
Ancak bakıyorum da ne söylediğimden çok hakkımdaki negatif ve pozitif Şehir Efsaneleri gözönünde tutuluyor ve dahi ben şallak mallak ortadayken gizlenilmesi pek hakkaniyete uygun olmuyor.
Selam Dua ve Kardeşlikle
Ben sanatçıların daha kibar olduklarını düşünürdüm.Yanılmışım.Emir cümlelerini hiç sevmem ve dinlemem.Hele senli benli hitap hiç bana göre değildir.Kusura bakmayın .Bu görüş altına imza atılacak kadar bulunmaz değildir.Sıradan bir görüştür.Konu ise yeterince sulanmıştır.Geceniz hayr olsun.
Sanatçıların 'Daha kibar'olduğu basmakalıp bir söylentidir.Ben sanatçı mıyım bilemem ama ,bilinir ki basmadan da kalıptan da hoşlanmam
Senli benli hitaba gelince, çocuklara da siz diye seslenen benim için büyük bir ayıp olurdu dehşete düştüm ve dönüp s i z e yazdığım son yanıta baktım Çok şükür tek bir sen hitabına rastlamadım Kulağınıza emir gibi gelen cümleler ise davet hitabı idi.
Yazıyı başkasına mı okuttunuz anlamıyorum.
Sulandırma konusunda ise hala sırtınızdaki Samur Kürk'ü benim omzuma atmanızı tuhaf karşılıyorum.Avukatlığına Soyunma yerine Avukatlığına Savunma hoş bir lapsus olmuş bundan böyle hep kullanırım ben bunu. Vesile olduğunuz için teşekkür ederim!Parantez içi ünlemden nefret ederim ve Savunma'(!)dan diye kullanmanız gerekirdi
İstifanız kabul edilmiştir.
Hayırlı işler.
Milligörüş İslam'ın alternatifi değil, İslam'ın yorumudur. Nasıl ki müslümanların hatası İslam'ı bağlamaz ise milligörüşçülerin hatası da Milligörüş'ü bağlamaz. Ama diyebilirsiniz ki Milligörüş hatalı bir yorumdur ve milligörüşçülerin hataları da burdan kaynaklanır. O zaman diyebiliriz ki getirin Milligörüş'ün teorilerini ve yargılayın ve yargılamayın milligörüşçüleri.
Haklısınız sonuna kadar ,zaten mensupları ile bir Görüş'ü yargılamaktan Rabbim'e sığınırım.
Alternatif olmadığı bir yorum olduğunu ise savunanlara söyletmek istedim.Amenna o zaman eleştiri de yapılabilir,körükörüne savunmaya dokunulabilir diye düşünüyorum.
Milli Görüş'ün teorilerini ise sahipleri getirsin ben tam ve doğru kavrayabilmiş değilim.Bu Dava'ya gönül vermiş birçok dostum ve dahi tanıdığım lider kadrosu olmasına rağmen!Ne var ki Milli ,İslami.Alternatif,Görüş ,bu kavramlardan ne anlıyoruz orada matematik kesinliğe ulaşmadan Sağırlar Diyalogu'ndan öteye gidemeyiz
Selam Dua ve Kardeşlikle
Selamlar, saygılar bu konuda ortalık bayağı bir karışmış iken bende fikrimi beyan edeyim bari,
Öncelikle yılbaşı gibi bir günde adına alternatif programda deseniz alternatif herhangi birşey de deseniz bence onun adı alternatif kutlamadır, ve yaptığınız organizasyon siz alt başlık olarak ne isim verirseniz verin ya da içeride ne anlatırsanız anlatın asıl olanı başka şekilde kutlamaktır yani kutlanan yine bahsi geçen yılbaşıdır. Ne kadar absürd bir yaklaşım değil mi? Siz şimdi benim alternatifin anlamını bile bilmeyen biri olarak saçmaladığımı bile düşüneceksiniz. :) Neyse ben öyle düşünmüyorum zaten nickimde bu yüzden Nerkissos ;)
Son bir kaç yıllarda dikkatimi çeken bu olay ilk yapıldığında hoşuma gitmişti aslında, yılbaşı günü benim gibi davranmayan insanların, yani yılbaşını sadece bir takvim günü ve bazende Hz. İsa' nın doğum günü olarak bilen (ki bu yanlıştır Hristiyanlar bile Hz. İsa' nın doğum gününü 1 Ocak' ta kutlamaz) dolayısı ile Yılbaşı Kutlamasını doğru bir şekilde haram, günah olarak bilen kişilerin güzel bir organizasyonu olarak düşünmüştüm ki sanırım gerçektende Mekke' nin Fethi o tarihte yılbaşına denk gelmişti, takip eden yıllarda ise bu tarihe denk gelmediği halde kutlanmaya devam etmesini garipsemeye başladım, tabii ki bir müslüman olarak Mekke' nin Fethini de Kutlu Doğum Haftasını da ve bilumum kendimize dönmemizi sağlayacak içimizi titretecek organizasyonları yapmalı ve kutlamalıyız ama yılbaşı gecesi (eğer tarih denk gelmiyor ise) bunları yapmak bana açıkça komik geliyor.
Evet yılbaşı günlerinde çok afedersiniz zurna gibi olduğum zamanlar dahi olmuştu, artık yok Elhamdülillah, yok ama böyleside yok, yılbaşı yılbaşıdır ya kutlarsınız yada kutlamazsınız bunun alternatifi undergroundu olmaz, siz isterseniz yılbaşı gecesinde istediğiniz her türlü organizasyonu yapabilirsiniz buna da kimse engel olamaz, ayıplayamaz, kınayamaz fakat bu olayın adına Alternatif Yılbaşı dersek işte o zaman olmuyor arkadaşlar.
Buraya kadar vicdani ve imani anlamda beni rahatsız eden kısmı idi, ben bunun bir de toplumsal yönü olduğunu düşünüyorum ki oda şudur, Sn. Ulvi Alacakaptan' ın da dediği üzere başka günlerde başka şeyleri kutlayalım o zaman, bu ülkenin gerçeklerini yaşamış acılarını yaşamış her birey (grup, din, mezhep, ırk vs. vs.) başkalarının birşeyleri kutladığı tarihte Alternatif gün ve geceler düzenler ise nereye varacak sizce sonu, paletliler mi yürüyecek fincan sokaklarında, yoksa karalamalar ile başlayan atışmalar başka şeyleremi dönecek, bazı şeyleri yaparken iyi düşünmek lazım insanlara nasıl örnek oluyoruz, emsal teşkil edecek davranışlarımız başkalarının haksız fiil ve organizelerine meşruiyet sağlamazmı, ya da ne bileyim neden daha fazla bölünmek işimize geliyorda birleşmeyi kabullenemiyoruz.
Evet savunmalar hazır, biliyorum sizler yılbaşı geceleri hayvan guruhu gibi davrananlara bile bir şey yapmıyorsunuz, ya da zil zurna sarhoş olanları sadece ayıplayıp geçiyorsunuz ve diyorsunuz ki ne var ki onlarda bizim için böyle düşünürler gider, bizde toplantımızı yapar mutlu mesut bir alternatif yılbaşı programı yapmış oluruz. Her şey vakti zamanında güzel kanımca, her şey ama her şey, sağlıcakla kalın hepinize mutlu yeni yıllar dilerim.
Not: Aman Ulvi bey kızmadan ekleyeyim adım Esat TANÖREN :)
Alkolsüz esans
Alternatif kelimesini biraz açmak gerekir kanaatindeyim.Acaba alkolsüz esans şeklinde "islami" bir tarz mı kastediliyor yoksa daha ileri buluşlar var da benim mi haberim olmadı?
nedendir bilmem benim için
nedendir bilmem benim için ne "alternatif", "yılbaşı", "program" kelimeleri ne de böylesi "anket" bir anlam ifade ediyor.
yılbaşına dair alternatif
yılbaşına dair alternatif veya değil yapılan bütün eğlence ve nahoşlukları külliyen reddediyorum.
alternatif yılbaşı?
alternatif yılbaşı programından neyi kastediyorsunuz çok merak ettim. eğer alternatif tatil gibi meşru olmayanı meşrulaştırma çalışmalarındansa söz edilen, islami kesimin bu olağanüstü; hiç bir şeyden geri kalmayalım, bizim de hakkımız, sizin programınız varsa bizim de alternatifimiz var gibi çalışmaları neden yaptıklarını, böyle bir ihtiyacın var olup olmadığını, talep olsa da bunun ne kadar yapılabilir olduğunu, yapılmazsa ne olacağını, eğer yeni bir uygulama ise bu; beklentilerinin neler olduğunu merak ediyorum. sizde olan onlarda yok, bırakın da onlarda olan da siz de olmasın.. her ne olursa olsun..
Alternatif Yılbaşı Programı da Ne Demek?
Galiba önce açıklanması gereken şey şu; Alternatif Yılbaşı Programı ne demek?
Mesela o gece İsmet Özel CRR'de son şiir kitabını okuyacakmış. Bu Alternatif Yılbaşı Programı mıdır?
Bir diğer örnek de şuradakihaberde yer alan TV5'in tertip ettiği Fetih Gecesi. Bu gece midir alternatif yılbaşı programı?
Yarı şaka yarı ciddi.. Hangi yarısı şaka hangi yarısı ciddi? Anlayan anlar. Latife bir yana tabi..
Kastedilen ne ola ki diyerek geçmişe dair bazı hatırladıklarımı müsaadenizle zikredeyim;
Bir dönem hassasiyetle bir takım tedbirler alınırdı müslüman ailelerin evlerinde. O gün çocuklar okuldan pamuktan Noel Baba bıyıkları ve sakalları yapıştırılmış yüzlerle gelirlerdi eve. Sırf o gün eve meyva, kuruyemiş gibi şeyler alınmazdı. Televizyon açılmazdı. Genelde üç beş aile aynı evde toplanırlardı. Ama evin çocukları hep saate bakarlar ve o gece nedense uyumak bilmezlerdi. Ve yılın son dakikalarında 10 dan geriye doğru sayılır, dışarıdan ya da komşu kapılarından fırlayan gürültülere kulak kabartırlardı.
Sonraları Mekke'nin Fethi'nin miladi olarak bu geceye tekabül ettiği keşfedildi de Müslümanlar salonlara doluşuverdi. Soğuk gecelerin terleten salonlarında gürültülü konuşmalar yapılır, marşlar söylenir ve günahın dışarıda dizboyu olduğuna vurgu yapılırdı. Sarhoş kusmukları bu geceye insanların meyletmemesi için konuşmalarda çokça kullanılırdı. Bazen de duyardık ki üç beş genç bir birahaneyi taşa tutmuş.
Her durumda da aslında merkeze alınan şey o gecenin bütün dünyada genel geçer kabul görmüş olan adıydı. Yapılanlarda bu geceye karşı muhalif durabilme çabasıydı. Kimileri bu gecenin adını alternatif yılbaşı kutlamaları diyerek telaffuz etmeye başladılar. Burada tutarsızlıklar var elbette. Yani yılın tüm günleri açık olan televizyon o gün neden kapanır? Evin çocuğu o gece bir anormallik olduğundan şüphelenmez mi? Hergün yenip soyulan portakalın kabukları gürül gürül yanan sobanın üzerine niçin sıralanmaz mesela? Ya da her türlü dini etkinlikde baz alınan hicri takvim bu gece neden es geçilir? Bizim bir televizyonumuz, ne bileyim bir radyomuz, gazetemiz ya da dergimiz, diyelim ki yılbaşına muhalif bir duruş sergiliyor. Ama alternatif program tertipleyerek ama düzenlemeyerek. Bu müesseseler falan yılın son saatlerinde ya da filan yılın ilk saatlerinde geride bırakılan yılda ne olup ne bitti diye haber yaptıklarında kendileriyle çelişmiyorlar mı?
Karşı çıkılan şey nedir? Miladi takvim mi yoksa o geceye mahsus yapılan eğlence tarzı mı? Eğer miladi takvimse bu sadece bu gecenin sorunu değil. Yok eğer o gece yapılanlara karşı durmaksa o yapılanlar o geceye mahsus şeyler değil. Yani ben her ne şekilde olursa olsun o geceyi yılbaşına alternatif olarak geçirmenin başlı başına tutarsızlık olduğunu düşünüyorum.
Doğrusu bu konuda kafalar epey karışık.
Sahi bu anketi koymak demek de o geceyi baz almak demek değil midir?:)))
ALTERNATİF----BAŞKA YOL---MEŞRULAŞTIRMA----
ALTERNATİFLERİMİZ
1-RÜŞVET---HEDİYE
2-BİRA(İÇKİ)---SAĞLIK İÇİN
3-FAİZ---KAR PAYI CANIM
4-TATİL---MÜSLÜMAN İÇİN GEREKLİ
5-MAL BİRİKTİRME---MÜSLÜMAN ZENGİN OLMALI
6-HAŞEMA---BİZİM NEYİMİZ EKSİK
7-ZEKAT---VERGİ VERİYORUZ YA
8-ŞAŞAA DÜĞÜNLERİMİZ---KENDİ PARASI CANIM-SOSYETİĞİZ
.......................
..............
ERTESİ GÜN İSLAM İÇİNDE ALTERNATİF ÇIKARTMAYALIM(HAŞA)
NE YAPALIM.....HAYAT ALTERNATİF--SİZ--OLSA GEREK
Editör notu: Lütfen küçük harf kullanalım Hakan bey. Net'te büyük harf kullanımı pek hoş karşılanmaz. Göze güzel geldiğini söylemek de mümkün değil. Genelde sinirlenilen birine bağırıyor olmayı ifade etmek için tercih edilir. Saygılarla.
hakkaten nedir bu alternatif?
başka bi seçenekten bahsediyoruz galiba(alternatif derken)!miladi takvime göre bi yılın bitip diğerinin başlayacağı gece oturup,gereksizce fazladan kuruyemiş yemek,banttan ve saçma programlar izlemek şıkkına mı alternatif? yoksa ,aynı gece sabahlara kadar içip,her türlü hayasızlığa ve edepsizliğe mi alternatif?ya da bunlardan türetilebilecek binbir türlü seçeneğe mi alternatif? ya da radikal olmaya karar verip ak sakallı,sömürgen ekonomilerin tatlı ve tonton yüzü noel baba ya mı alternatif?!
anlaşılan muğlak anketler serisinin devam filmi de ikincisi kadar ses getirecek(ilki:akp hakkında ne düşünüyorsunuz anketiydi)ne diyim başarılı bi çalışma devamını merakla bekliyoruz,keşke önce bi dizi çekseydiniz,daha verimli olurdu:)
yaşamak zor geliyosa artık rüya adasına beklerim;)
yılbaşında çılgınlar gibi eğlenmek :)
H & : - alternatif yılbaşı programları, hususuna olumlu bakıyorum, neden? ben sorumluyum etrafımdan.
& M:- bu hususa olumsuz bakıyorum ben, sorumsuzluk olarak algılanmasında düşüncem, sorumluluğumun sorunlu yanlarına bakarak, kendimden sorumluyken, etrafımdan sorunlu olmaktandır çekincem.
Öteki : sorundan mı sorumlu olarak konuşuyorsunuz, yoksa sorunsuzluğa memur mu addediyorsunuz kendinizi canlar, etrafınızdan anketsiz.
sorun ne? akabinde sorunsuzluk nasıl? sorumlu kim? sorumluluk nasıl?
-Hey sen, neden sessizsin bu konuda?
"hey sen olan kişi": - Bu insanlar beni anlamıyorlar ki, suskunluğum ondan, susarak anlamamazlığımın, konuşarak anlamsızlaşmaklığımla arasındaki ahenge takıldımda, pardon ne demiştiniz?
uyuyor musun anne!
ben geldim, hayır sızın.
"ahmet kaya"
dualarla kalalım
...
sanırım "alternatif yılbaşı programları" derken Milli Görüş camiasının gerçekleştirdiği Mekke'nin Fethi gecelerini kastediyorsunuz -ki umarım öyle değildir-.Muhafazakar ailelerin yılbaşında evlerinde oturup tv lerin saçma sapan programları izlemeyip te bu tür programlara katılmasından daha doğal ne olabilir ki?
Fethedilecek Mekkelerimiz var daha!
Oy kullananların büyük çoğunluğu şimdilik Alternatif Yılbaşı kutlamasına olumsuz bakıyor görünüyor..Bir defa bundan kastedilen mana nedir? Benim anladığım Yılbaşı rezaletine boyun eğmemek için yine o gece olan Mekke'nin Fethi'nin kutlanması.
Benim için o geceyi anlamlı kılan Mekke'nin fethi olmasıdır.Ve bunun adı alternatif yılbaşı kutlaması değildir.Batıla benzememektir maksat...
Hala fethedilecek Mekke'niz varsa insanlara ulaşmak için bütün mübah yollar kullanılmalıdr.
O gecelerden birine 1995'te katılmıştım.Milli Gençlik Vakfı tertiplemişti.Salon tıklım tıklımdı.O bölgenin ileri gelen vaizleri güzel konuşmalar yaptı,ilahiler söylendi.Ve o gecenin rezaletine ortak olmamak için orada toplanana müslümanlar vakar içinde dağıldı.Ve belkide o gecelerden birinde o geceyi rezaletlikler ve küfürler içinde geçirecek insanlardan bazılarının kollarına girildi o gecelere götürüldü ve hidayetlerine vesile olundu..Neden bu mantıkla yaklaşmıyorsunuz?
Her şeyin çivisinin çıktığı memlekette müsaadenizle birileri gönülleri fethetmeye devam etsin!
"Hayat iman ve cihaddır."
Anket sorusu neden anlaşılamadı?
Anket sorusu neden anlaşılamadı? Acaba bu konuda da mı anket yapsak? Doğrusu hala anlayabilmiş değiliz.
Bu kadar çok soru gelince kendimizden şüphe eder olduk ve şu soruyu kendimize sorduk; "Alternatif Yılbaşı programı" kavramını acaba ilk defa biz mi kullandık?
Arşivlere bakalım ve cevabını birlikte bulalım:
-TV5 bu yılbaşına yine değişik bir programla giriyor. İşte TV5'in alternatif yılbaşı programı: TV5, Fetih Gecesi'ni Bağcılar'da kutlayacak. 31 Aralık gecesi saat 19:00’da Bağcılar Olimpik Kapalı Spor Salonu'nda yapılacak organizasyon canlı yayınlanacak
TV5, geçin yıl da 31 Aralık'ta Fetih Gecesi'ni kutlamıştı. Bu yıl da 31 Aralık gecesi saat 19:00’da Bağcılar Olimpik Kapalı Spor Salonu'nda yapılacak organizasyon canlı yayınlanacak. (27 Aralık 2005)
--İstanbul'un bir başka köşesinde ise, başka kentlerde olduğu gibi, salonlar "alternatif" programlarla Mekke'nin Fethi'ni kutlayanları ağırladı. Milli Görüş'e yakınlığıyla bilinen TV 5'in Abdi İpekçi Spor Salonu'nda düzenlediği gecede ünlü hafızlar Kuran-ı Kerim okudu. Bosna ilahi Grubu dinlendi ve çekilen kurada seyirciler arasından 25 kişi ücretsiz umre ziyaretine hak kazandı.
-Sivas
2 yerel radyo istasyonu 4 Eylül Spor Salonu'nda alternatif yılbaşı programı düzenledi. Salonun ortasına Kabe maketi kuruldu. 3 bin kişi ezan eşliğinde maketin çevresini tavaf etti. (02.01.2005- Kaynak:Vatan)
Cevap gayet açık değil mi?
Mazisi eskilere dayanmasa bile ülkemizde 31 Aralık gecesi muhtelif organizasyonlar tarafından alternatif programlar düzenleniyor. Hatta bu gittikçe bir gelenek halini almaya başladı. Biz de bu programlara bakış açınızı öğrenmek amacıyla bir anket düzenledik. Umarım derdimizi anlatabilmişizdir !...
Noel Dönercisi /Mekke Fethi/Kandil Simidi
Yazımı blog olarak gönderdim. Bu ülkede Mekke'nin Fethi gecesini ilk düzenleyen benim. O da 33 yılda bir yılbaşı ile aynı güne gelir.
Sorun İslam'ı kavrama derinliğinde ve Alternatif in anlamında yatar.
Başkasını k u r t a r m a nın anlamı üzerine de bir gıdım düşünülse iyi olur.
Belki o zaman yortulara özenip kandil, Ayasofya'yı görüp kubbe icadını da konuşuruz.
Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com
"alternatif"?!?
"Alternatif yılbaşı programlarına bakışınız nedir?"
Sorunun kendisi başlı başına yönlendirici...
Alternatif olmak muhatap kabulunu gerektiri kimsenin böyle bir derdi yok. Vatanı kaynak bilerek yola çıkıyorsak zaten yanlış baştan yapılmış demektir. Ameller niyetlere göredir ve kimsenin yılbaşına "alternatif" olmak / muhatap kabul etmek gibi bir derdi tasası yok.
NOT: Enelerini aşamayanlar yine enelerinde çırpınarak batıyorlar. Birileri olayı çözmüş anlaşılan...:
Milli Görüşe "saldır" kıymetin artsın!
Derdimiz Milli Görüş'le değil Alternatif Görüş'le
Buna hassasiyet değil takıntı denir Yani Alternatif Yılbaşı Kutlaması sadece TV5de yapılmıyor ve bu yılın derdi değil ki
Hem şu Milli Görüş'ün k u t s i y e t i nereden geliyor Allah aşkına?
İnanın yıllar önce rahmetli Hasan Nail Canat la beraber 1.5 ar saatten 2 seansta makam odasında bizzat Sn.Prof Necmeddin Erbakan'dan dinledim Milli Görüş ü !Niyetim salih eğitimim de ekonomi olmasına rağmen kavrayamadım bu görüşü.Hem de ustalıklı çızilmiş kroki ve resimlere rağmen.
Nasibim mi yokmuş ne?
Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com
Dini, siyasete "oyuncak" etmek !
Kusura bakmayın ama size acizane tavsiyem şu olacaktır: Mahattir Muhammed, İhvan-ı Müslümin, Cemaati İslami anladı ve siz anlayamadıysanız o sizin sorununuz. Şeker var, un var ama helva yapamıyorsunuz. O zaman bir eksiğiniz daha var demektir. Onu da siz bulun artık.
Ayrıca kimse ne Milli Görüşe nede Erbakan'a kutsiyet atfetmiyor. Lütfen dini siyasete "oyuncak" etmeyin !!!
Derdimiz Milli Görüş'le değil Alternatif Görüş'le dedik o
Adınız İkbal soyadınız Genç mi bilmem ama bana cevap verecekseniz
1-Dahi anlamında de da ları ayrı yazacaksınız
2-Din siyasi görüş parti felsefe kavramları hakkında sağlıklı ayırdedici bir bilgi sahibi olacaksınız
3-Sn Erbakan'dan daha etkili konuşacaksınız
4-Un şeker helva gibi Hacıbekir metaforlarını kullanmayacaksınız
ondan sonra edep dairesinde gerçek isminizle yanıtlayacaksınız
Size başlangıç için bir soru
Sarıyer Saadet Partisi İlçe Teşkilatı veya MGV nin bu yaz bir afişini gördüm Baltalimanı'nda 'İstanbul'u fetheden Milli Görüş'tür!'
Bekliyorum
Cevaplayın
Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com
Yanlış alıştırmışlar !
Sizi yanlış alıştırmışlar. Sizin dar alanda kısa paslaşmalarınıza ortak olmak, sizin kalıplarınıza göre sorular sorup cevaplar vermek zorunda değilim!
Karşıdaki kişinin "anlayışsızlığı" anlatanın değil anlamayanın suçudur! Düşdüğünüz çıkmaz sizi öz ile alakalı olmayan hatalar aramaya yöneltiyor.
Konuyla ne kadar alakadar olduğunuz belli oluyor. O sözün doğrusu: "İstanbul'u fetheden görüş Milli Görüştür". Ki bu sözün anlamıda aynı kaynaktan beslendiğine işarettir. Ama siz yine büyük bir ustalıkla tersten anlayarak "Kutsal değerlerin Milli Görüşten beslendiği" ima ediyorsunuz. Yinelemekte fayda mulahaza ediyorum ki durum tam tersidir. Milli Görüş sonsuz ırmaktan beslenmektedir. Elbette bu ırmaktan beslenen suya birileri pislik bulaştırabilir. Ama bu bir doğal kaidedir ki, akan su pislik tutmaz!
Not: Merak etmeyin siz istesenizde, Allah'ın izni ile, beni edep dairesinden çıkaramazsınız.
Milli/İslami/Alternatif Görüş/Din/Metod??????????
Aman aman ben de ne kadar darkafalıyım.
Aklımda 7 ay öncesinden Istanbul'u fetheden Milli Görüş'tür. kalmış.Doğrusu Istanbul'u fetheden görüş Milli Görüş'tür müş. Çok fark var elhak!
İstanbulun Fethi ile 1453 Dünya Tarıhı nde 'Milli' görüşlerin ortaya çıkışı arasında Fransız İhtilali 1789kaç yıl var edep daıresınde hesaplayın.
Benim kalıplarım şartlanmam parti üyeliğim liderim yok.
Hiçbirşeyi ima etmiyorum yazdıklarım ortada sizin cevaplarınız da...
Bana öyle sakız film isimleriyle cevap yazarak beni küçültemezsınız ancak bu sitenin değerini alçaltırsınız.
Beni dini siyasete oyuncak etme ile suçlama pervasızlığınız e d e p s i z l i k olmuyor mu?
Hangi yaşta olursanız olun helallık dıleyin ve beni dinleyin dahi anlamında de da lerı ayrı yazın ve adam gibi cevap verin İkbal Genç kendi isminiz mi?
Bunlar benim kalıplarım değil adap ve edep dairesinin ve imla kurallarının gereğidir.
Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com
bundan sonra anket yapılsın mı yapılmasın mı?
ya bence asıl sorulması gereken yorumumun başlığıdır?gerçi bu konudaki bi anketi de doğru dürüst hazırlayabileceğinizden pek emin değilim ama!bilmemiz ve anlamamız gereken anketinizin kaynaklarına gelince tv 5!!hahaha kaç kişi seyrediyo bu kanalı bilmem,konunun anlaşılamamasından da çoğunluğun seyretmediği ortada,yani sırf bi grup bu kanalı seyrediyo(siz dahil)ve bundan haberdar diye genele boyle bi anket sunulur mu ya!el insaf ,el mantık....
yaşamak zor geliyosa artık rüya adasına beklerim;)
hangi ülkede yaşıyorsunuz?
Çok merak ettim siz hangi ülkede yaşıyorsunuz? Hangi bilgiyle hangi insaftan hangi mantıktan bahsediyorsunuz? Alternatif yılbaşı programlarının sadece TV5 tarafından yapıldığını düşünebilecek kadar gündemden uzak bir kişi nasıl oluyorda böyle hükümler verebiliyor. Eğer Türkiye'de yaşıyorsanız önce etrafınıza bir göz atınız neler oluyor neler bitiyor diye. Yok Türkiye'de yaşamıyor ve de takip etmiyorsanız bilmediğiniz şeyler hakkında hüküm vermeyiniz. Hele rüya adasında yaşıyorsanız hiç konuşmayınız.
Bugünkü Yenişafak gazetesinin 9. sayfasında bir ilan var. "İstiğfar ve tevbe Gecesi" başlıklı bir ilan var."Bir yılın hatalarına birlikte istiğfar etmek; bir yılın yanlışlarına birlikte tevbe etmek, birlikte yanıp birlikte arınmak ve birlikte takva yoluna koyulmak üzere" davetlimizsiniz. 31 Aralık 2005 Cumartesi Yatsı Namazını müteakiben. Organizayon komitesi hakkında bilgi verilmemiş. Ne diyeyim Allah basiret versin.
TÜM dünya milenyumu kutlarken, FP'li İstanbul Esenler Belediyesi Osmanlı İmparatorluğu'nun 700'üncü kuruluş yıldönümünü, Antalya Milli Gençlik Vakfı da Mekke'nin fethinin 1370'inci yıldönümünü
‘alternatif yılbaşı’ olarak kutladı. (2 Ocak 200-Hürriyet)
Bir yeni bir de eski bir kutlama haberi. Ararsanız daha neler bulacaksınız. Siz yeter ki alternatif arayın :(
Google bile yeter
Çok fazla araştırmaya gerek yok aslında. Sadece zahmet edip google (http://www.google.com - bir arama motorudur) 'de bir arama yapsaydınız bu konuda başta Milli görüş teşkilatları olmak üzere bir çok organizasyon tarafından bir çok etkinliğin yapıldığını görecektiniz.
Meclis tutanaklarına bile geçmiş bu olay;
"31 Aralık 1996 tarihinde Refah Partisi tarafından İstanbul'da düzenlenen “Alternatif yılbaşı” gecesinde bir konuşma yapan Adalet Bakanı Sayın Şevket Kazan, hakkında verilmiş gıyabî tutuklama kararı nedeniyle, Aczimendi tarikatı Şeyhi Sayın Müslüm Gündüz'le ilgili hukukî işlem ve eylemlerde bulunan polislerimiz için soruşturma açılacağını ifade etmiştir. (TBMM Tutanak Dergisi DÖNEM : 20 CİLT : 20 YASAMA YILI : 2 4 . 2 . 1997 Salı)
"FETİH Külliyesi'nin varlığı ilk kez 1994'ün yılbaşı gecesi ortaya çıktı. İnşaata daha yeni başlanmıştı. Ama cemaatin ileri gelenlerinden olan Cübbeli Ahmet Hoca cemaatini, alternatif yılbaşı toplantısı için külliyeye çağırdı. Bunun üzerine sabahın erken saatlerinden itibaren Mahmut Hocacılar Çavuşbaşı'na akın etmeye başladı. Polonezköy'e giden yol kapatıldı. Yeni yılı kutlamak üzere Polonezköy'e gitmek isteyen onlarca kişi geri döndürüldü. Gün ilerledikçe toplantıya katılanların sayısı 30 bini buldu." (11 Şubat 2000 - Hürriyet)
Kaldı ki TV5'in ne kadar rating yaptığının hiçbir önemi yoktur. İster beğenin ister beğenmeyin arkasında yüzbinlerce insan bulunan bir camianın yayın organıdır.
Birilerini itham etmeden önce biraz araştırma zahmetine katlansanız daha güzel olmaz mı?
....Böyle anket olur mu? Bu nasıl mantık?... Bu nedir Allah aşkına, siz önce kendi yaptığınız yorumların kalitesine bakın.
Burdan bakınca, Öyle valla !
yok yok, alternatif deyince, kastedilen, yatsı namazına müteakip yaptığımız, sokağın başında yakılan ateş etrafında "ne olacak bu memleketin hali" ile alakalı muhabbetlerimiz kastediliyor sanırım.
Ne o öyle hemen, görüşlerle, bakışlarla, kastedilmeler ışığında sahipleniliyor alternatiflik, rica ederim arkadaşlar lütfen. Orada kastedilen sandığınız şeyler, yada tvler, radyolar değil. abartmayalım.
Helal olsun: nasılda farkettiniz, alternatif olarak kastettiniz bizim mahalle programımızı. teşekkür ederim şahsım ve arkadaşlarım adına.
muhabbetle
dualarla kalalım
Aşıklar bayramı
Bu sene diyorum ki yılbaşı gecesi aşıklar bayramını da idrak edelim. Burada yeterince aşık var zaten. Sazını alan ateşin başına gelsin.Memleketin hali de konuşulabilir elbette fakat buradan anladığım iki önemli konu var. İlk atışma için ayak versem sabaha kadar sürer.Birinci konu bence "öküz" olsun. Atışalım bakalım. İkinci konu ise "Milli görüş"... Hadi bakalım aşıklar döktürün de görelim.
Sakalsa Sakal / Babaysa Baba
Geçmiş anketlere baktım kimi birkaç yorum almış kimi yorumsuz kalmış kiminde 50-60 oy var kiminde 100'ün üzerinde. Fakat hal-i hazırda karşımızda duran anket için benimkisi -eğer biri benden evvel davranmaz ise şayet- 21. yorum olacak. Mesele önce alternatif nedir ne değildir bağlamında tartışıldı, şimdi de milli görüş bağlamına taşındı tartışmalar. Böyle uzayıp gidecek bu tartışma balli ki... Şu yılbaşı gelse de bir an önce bu tartışma da bitse diyorum neredeyse bir müslüman evladı olarak. Allah affetsin:)
Şimdi anketi hazırlayan arkadaş ya da arkadaşlar -aslına bakarsanız bu anket öyle koca bir ekip tarafından bir araştırmaya baz olsun diye yapılmış bir istatistiki çalışmaya da benzemiyor- alternatif yılbaşı programı demişler anketin başında. Yani soru cümlesinin esas oğlanı olarak bu tanımlamayı seçmişler. Haksızlar mı? Hayır değilller. Çünkü;
Bir defa bu geceleri tertip edenler ister milli olsunlar ister milsiz isterse de pilli ya da pilsiz bu geceyi Mekke'nin Fethi'nden ziyade yılbaşını baz alarak seçiyorlar. Bunu nereden mi çıkarıyorum. Çünkü bu her platformda söyleniyor, yazılıyor, çiziliyor, tartışılıyor ve kelimelerin kafaları gözleri yarılıp duruyor. Yani mesele şu : o gece insanları kötü olan faaliyetlerin dışında tutmak. Mesela kanlizasyon akıttığı seçim bildirgelerine dahi giren televizyonlardan, mesela beş yıldızlı oluşlarına vurgu yapılarak beş boynuzlu diye nitelenen otellerin o geceye mahsus faaliyetlerinden, bilmem ne ortamlarının bilmem ne organizasyonlarından evlad-ı fatihân'ı uzak tutmaktır maksat. Bu geceleri tertip eden arkadaşların maksatları bunlardır. Anketi düzenleyen vatandaş, vatadaşlar, komplocular, ekib-ul kebair, dış mihraklar, içerdeki hainler.. artık her kimseler bunu kastediyorlar. Ben böyle anladım meseleyi en azından. Üstelik ağzı kocaman kocaman laf yapmayı becerememiş ve herhangi bir siyasi bildirgenin, herhangi bir seçim beyannamesinin peşine düşmeyi bir türlü başaramamış aklı kıt güruhundan biri olarak bunu anladım.
Ha bu geceleri düzenleyen arkadaşlarımız bu gibi amaçların dışında ne bileyim, müslümanları kaynaştırmak, müslümanların Mekke'yi anlamalarına yeni bir fırsat sunmak, ne bileyim işte onca yoğun geçen hayat temposunun dışına az biraz olsun taşarak farklı şeyler olduğunu da insanlara yeniden hatırlatmayı kendilerine amaç ediniyor olabilirler. Bu ayrı bir konudur.
Mesele basittir. Alternatif Yılbaşı Programları bağlamında düşünelim. Bu başlığı yersiz buluyorsanız eğer anketin yanına bile uğramazsınız. Yok eğer başlık yerindedir ve şıklardan biri de münasiptir; işaretlersiniz. Yorum da bulunmak isterseniz eğer çıkarsınız ben buna oy verdim ya da vermedim bu konudaki düşüncelerim şunlardır dersiniz mesleyi bitirirsiniz. Meseleyi illa da milli görüş bağlamına taşımanın anlamsızlığına yapmak istediğim vurguyu umarım anlatabilmişimdir.
Ben böyle bir geceye katılmayacağım. Katlmayıp ne yaparım bilmiyorum. Şu bir gerçek ki evimin olmayan şömine bacasından Noel Bab'nın gelişini bekleyecek değilim. Baba gelmezse Advantage Abi gelsin olmaz mı diyenlere de kapalı kapım. Sakalsa sakal yani.. Noel Baba yerine İsmet Baba'yı tercih edebilirim o gece:) İsmet Baba şiir okuyacakmuş CRR'de. Doğrusu onun programına gitmek için programın düzenlenme tarihinin benim açımdan bir önemi yoktur. Hem program da Mekke'nin Fethi bağlamında düzenlenmemiş de.
Allah müstehakkını versin e mi. Bacandan Noel Baba düşsün kafana o gece diyecek olan arkadaşlarıma da şunu söylüyorum. Sizin yüksek arzularınız üzerine bacamdan Noel Baba'nın geleceği tutarsa eğer Hugo Chavez'in (Venezuella Devlet Başkanı) Noel Baba'sı düşsün odama. Ne demiş Chavez Baba "Noel benim için İsa demek. Asi İsa, devrimci İsa..."
Noel Baba dedik ne babalara ulaştık. İsmet Baba, Chavez Baba.. Heyyt babalar!
Ha bi de Erbakan Baba'yı da dinleyelim elbette ama Ulvi Baba'yı da göz ardı etmeyelim.
Saygı ve hürmetler bizden olsun.
Allah ellerimizi bırakmasın. Ama yılbaşı gecesinde ama Mekke'nin Fethi gecesinde.
Faydacı-ikameci mantık?
Alternatif kutlamaları arttıralım, böylece halkın kötü gelenekler oluşturmasına engel oluruz değil mi? Olmaz mı?
Akılma gelen bir örneği vereyim. Mesela sevgililer günü için alternatif kutlamalar yapalım. Bizim sevgilimi de peygamberimizdir öyleyse biz de O'na sevgimizi gösteren programlar yapalım.
Daha arasak neler buluruz. Peki İslam geleneğinde böyle bir şey var mı bunu hiç araştırdık mı? Dinde bidatler nasıl ortaya çıkıyor? Tümü (iyisi-kötüsü ayırtedilmeksizin) sapıklık olarak nitelendirilen bidatlerin hangi mantıktan yola çıkılarak ortaya çıktığını hiç düşündük mü? Onlar öyle yapıyor biz de böyle yapalım demek ve ikameci bir mantık ile hareket etmek etmenin dinde ya da İslami gelenekte yeri var mıdır? İslam tarihinde örnekleri var mıdır? İslami bir usul müdür? Herşeyden önce bunlar sorgulanmış mıdır?
Diğer Dinlerin Kutsal Günlerine İtina İle Alternatif Bulunur
İlahî Ercan Hüseyin
Aklıma bir kaç örnek düşürüverdin şimdi
Meselâ;
Aşure günümüzü Paskalya Bayramı'nda kutlayabiliriz.
Cadılar Bayramı için ben bizim tarihimizden bir şeyler bulamadım ama ulemamız bu konuda yoğun bir mesaiye girişebilirler. Ya da kurbanlarımızı o gün kesebiliriz. Kurban Bayramımızı da miladi takvim uyarınca bi sabitye bağlamış oluruz.
Ramazan ayımızı sırf muhalefet olsun diye mesela Yahudilerin Yom Kippur orucu ile aynı gün başlatabiliriz. Hem Ramazan ayını da sabitlemiş oluruz. Zaten uygulanmayan ruyet-i hilâl de iyiden iyiye rafa kalkar da rahatlar ümmet. Allah vere de Yom Kippur kışa falan denk gelse diyenleriniz olabilir. İşte bu açıdan bu dönem özellikle Katoliklerin ve Ortodoksların 40 günlük Büyük Perhiz orucuna veya Noel'den önce tuttukları Advent dönemi oruçlarına denk düşürürlürse iyi olur.
Mesela Yahudilerde ergenlik çağına gelen gençler (mitsva zamanı) her sabah tefillin sararlar. Bunu sararlarken de okudukları bir dua vardır :
Kola sarmadan önce:
Baruh Ata Ad... E.loenu meleh aolam aser kidesanu bemitsvotav vetsivanu leaniah tefilin.
Başa takmadan önce eğer konuşulmuş ise aşağıdaki beraha söylenir yoksa söylenmemelidir:
Baruh Ata Ad... E.loenu meleh aolam aser kidesanu bemitsvotav vetsivanu al mitsvat tefilin.
Parmağa dolarken:
Veerastih li leolam
Veerastih li betsedek uvmispat uvhesed uvrahamim.
Veerastih li beemuna
Veyadat et Ad...
okunur.
Bizim de büluğa eren erkeklerimiz her sabah sarık sarsalar ve büluğa eren kadınlarımız da ne bileyim mesela yazma sarsalar ve buna da şöyle güzel dualar bulsak fena mı olur, mümkünse en kafiyelisinden.
Yahudiler şabat mumu yakıyorlarsa biz de kandil yakarız olur biter.
Pesah, Sukot, Şavuot, Roş Aşana gibi büyük yahudi bayramlarına da bulmalı bir şeyler.
Ey Cemaat!.. Bu cumanın
Ey Cemaat!.. Bu cumanın hutbesini irad ediyorum. Dinleyiniz...
"Asra yemin olsun ki,
insan mutlaka ziyandadır (hüsrandadır).
Ancak iman edenler, salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna".
Bu sebeple ne zaman ve hangi mekan olursa olsun iman edin, salih amel işleyin ve birbirinize hakkı ve sabrı tavsiye ediniz.
Yılbaşı denen kefere adeti ile filan da uğraşıp kendinize yazık etmeyin... O kadar.
Ve kale Aleysisselam....
ALTERNATİF YERİNE BELLEK TRANSFERİ
Bellek,insanın kimlik ve kişilk oluşturmasında hafızanın güncellenme katsayısını ve zamanla hafıza oluşturan edinimlerin katsayısını yapılandıran mekanizmanın adıdır.Bu nedenle müslüman kimliğinin ve mümin kişiliğinin beslenme unsurları bellekte depolanır.Kabul edelim ki, modernleşme süreci başarılı bir bellek operasyonuyla transferi tamamlamıştır.Alternatif tanımı etrafında bizde gelişen çabalar, gerçekte birer can çekişmenin (hafızanın ölümüdür bu!) refleksleridir. Oysa yapılması gereken bellek transferine karşılık kendi bellek transferimizi geliştirmektir.Aksi halde alternatif adı altında yapacaklarımız, karşı tarafın bellek transferine farkına varmadan taşınarak hafıza kaybına uğramaktır.Takdir etmeyelim ama kabul edelim ki müslüman dünyanın hafızası artık modern belleğin yapılandırdığı hafızadır.Kısır döngü yaşamamız ve çözümden uzak sürekli şikayet etmemiz bundandır.Peki bellek transferi ile alternetif arasındaki fark nedir?...
Alternatifte özne karşı tarafın hafızası ve mücadele alanıdır. Bellek transferinde ise hafıza kaybını iyleştirme ve karşı tarafın belleğini kendi hafızanı canlandırma nesnesi hale getirmektir.
Bellek transferi nasıl gerçekleştirilir?....
Bunun cevabını müstakil bir yazı ile takdirinize sunmak daha yerinde olacaktır. Ankete yorum getirmenin sınırlarını zorlamayayım...
Savaş ve Yarış
Savaş ve yarış iki ayrı şeyin iki ayrı yönünü kasteder. Savaşta mücadele edenlerin yönü birbirine zıt yarışta ise aynıdır. Zıt yöndekilerden büyüğü, küçüğü küçülmeyi göze alarak yok eder ki daha rahat ilerleyebilsin diye ancak aynı yöndekiler birbirlerine eklenerek büyürler. Bu nedenle dostlar birbirleriyle yarışırken düşmanlar birbirleriyle savaşır. Şimdi karar vermeliyiz dost muyuz düşman mı. Bahsedilen kutlamaların birbirine zıt olduğu kesin fakat bahsedilen isimler öyle değil. Mekke'nin fethinin noele alternatif olarak kutlanılmadığını herkes bilir ancak bu ismi kullananlar bu bilgiyi zamanla kaybetmemizi istiyorlar o kadar.
Allah'ın ve Rasulünün(as) isteğine uyup hayırda yarışalım...
CRR'de İsmet Özel...
31 Aralık gecesi Cemal Reşit Rey konser salonunda İsmet Özel’in 6. ve son şiir kitabı “Of Not Being A Jew”ü [“Yahudi Olmamak”] okuduğu şiir dinletisi vardı.
Bu tasnifinize göre o da alternatif program yaptı o zaman...
Ama eminim ki, bu noktada kimilerinin cevabı "hayır" olacaktır. Niye mi çünkü kimilerinin yorumu şahısa özel !
Not: İnsan temizliğe önce kapısının önünden başlamalı değil mi? Yoksa bazen, sanat adına kendi kendine verdiği icazetler ile, zor durumda kalabilir!..
Şahısları değil vakıayı konuşmalı, değil mi!
İsmet Özel'in bu programı Yılbaşı'na alternatif olsun için tertip ettiğine dair bir bilgi var mı elimizde. Sanırım meseleyi siz de şahsileştirdiniz bu şekilde. Altına yazdığınız not da buna işaret ediyor ayrıca. Hilafet', imam vb hususlarda gösterdiğiniz hassasiyeti, ah! bir de partinin (mensubu olduğumuz camiaların) temsil ettiği bir takım hususlarda da gösterebilsek ne olur. Canım kardeşim yapmayın böyle. Bir eylemin doğruluğunu belirleyen unsur, onu bizim de yapıyor oluşumuz belirlememeli değil mi!? Saygılarla..
Bu Genç'te İkbal Var!
Sayın İkbal Genç;
Meseleyi alıp da getirdiğiniz yer İsmet Özel olunca maksadın da farklılaşmaması açısından bir iki kelam edivereyim dedim. Şimdi gerek site yönetimi gerekse de meselenin geçmişi ile birlikte neliğine vakıf ola arkadaşlar bir takım açıklamalar yaparak bu anketin konuluş sebebine dair ifadelerde bulundular. Bunları şu şekilde özetlemek mümkündür kanaatimce;
1- Buradaki hiç kimsenin Mekke'nin Fethi'nin kutlanmasına karşı bir duruşu yoktur.
2- Mekke'nin Fethi kutlamaları dünyada yalnızca bu ülke topraklarında 31 Aralık gecesi yapılıyor.
3- Mekke'nin Fethi kutlanacaksa eğer diğer tüm dini içeriğe haiz günlerde olduğu gibi Hicri Takvim esas alınarak kutlanmalıdır.
4- Hicri Takvim es geçilerek bu gece sırf 33 senede bir o da denk düşerse 31 Aralık'a geliyor diye her sene bu gecede kutlamak acaba neye alternatif oluşturmaktadır.
5- Burada bu kutlamaların karşısında olan insanlar;
a) Geceyi tertip eden zihniyetin, fikrin, anlayışın, fraksiyonun, cemaatin, partinin artık her neyse düşmanı değildir. Böyle yaparak bir yere varamazsınız. Bırakın Müslümanlar hakkınızda ne düşündüklerini açıkça söylesinler. Meseleyi bu şekilde algılamak ve algılanmasını sağlamak Mekke'nin Fethi'ni gerçekleştiren Peygamberimizin gönül genişliğine tezatlık oluşturur.
b) Bu örnekliği baz alarak meselenin felsefi boyutuna vurgu yapmaktadırlar. Mesele sizin tartışmaya çalıştığınız gibi ne onun bunun aklığı paklığı ne de ötekinin kirlenmişliği meselesidir. Mesele Müslüman insanların davranışlarının temellendirilmesi ile alakalıdır. Bu bağlamda tartışılan şey alternetiflik mevzuudur. Kaldı ki bu konu su götürmez bir gerçektir. Bakınız Vakit Gazetesinin 31 Aralık tarihli sürmanşetine.
İsmet Özel mevzuuna gelince;
İsmet Özel CRR de bu programı alternatif yılbaşı gecesi olarak değerlendirmek darkafalılıktır dedi. Kaldı ki İsmet Özel'in bahsi geçen kitabı geçtiğimiz günlerde çıktı.
Haydi siz de çıkın söyleyin bakalım bizim programımız alternatif yılbaşı programı değildir diye. Yalnız basın bültenlerinizi ne yana koyacaksınız bunu söylerken? Ya da alternatif yılbaşı programı diyen gazete manşetlerini ne yapacaksınız? Haydi bir kısım medya bunun adını böyle koyuyor ya Vakit'i ne yapacaksınız? Yahu herşeyi geçtim saatler 00.00 ı vurduğunda başlayan ezanlar da neyin nesiydi? - Ben görmedim ifade edenlerin aktaranı olayım Mekke'nin Fethi gecesi kutlamalrınızda saatler tam 00.00'ı vurduğunda ezan okunmuş salonunuzda- Hangi dini uygulamada bunun karşılığı vardır? Ezanı siz neyin alternatifi yaptınız Allah aşkına?
Son söylemek istediğim şey şudur;
Bizler kendi uygulamalarımızı ortaya koymak zorundayız. Kimseyi baz almaksızın. Bırakalım da onlar zamanın behrinde olduğu gibi bize alternatifler üretmeye çalışsınlar. Bu imkansız mı? Hayır asla değil!
Meseleyi düzgün anlayalım. Neye karşı çıkıldığını da görelim lütfen. Ama lütfen!
....
Öncelikle şunu belirteyimki sanırım söylemek istediğim anlaşılamamış.
Bende İsmet Özel'in o programına iştirak edenlerdendim. İsmet Özelin programınında bu niyetle düzenlenmediğini fazlasıyla biliyorum. Buna kulak ve gözlerimle şahitlik ettim !
Benim bu örnekle anlatmak istediğim eğer olayları şahıslara indirgersek çok su kaldıracağını anlatmaktı. Ve bunu ispatladığınız için size çok teşekkür ederim.
Ayrıca ben anket konusundan hiç bir alınganlık göstermedim. Hatta hiç üzerime alınmadım. Ben takıldığım nokta ankete yapılan yorumlardaki mal bulmuş mağrip yaklaşımıdır.
Ayrıca bu işi başlatanın bu işi eleştirmesi tabiri caizse reddi miras anlayışı gariptir.
En önemliside ortaya "fiili bir doğru" koyamayanların sadece kuru eleştiri ile yetinmesidir.
Tekraren belirtiyorum: 31 aralık gecesi ben İsmet Bey'in şiir dinletisine iştirak edenler arasındaydım ve çok da beğendim. İsmet Bey konunun şahıslara indirgenmesinin yanlışlığını ispat amaçlıdır !
İroni'yi Yakaladım / Meramımı Anlattım
Elbette ki sizin yorumunuz da İsmet Özel ile alakalı bir iddia yoktu. Ancak verdiğiniz ipucuyla sizin daha önceki yorumlarınızdaki bakış açısının bir eleştirisi için düşündüklerimi derli toplu ifade etmeye çalıştım.
Milli Görüş İslam'ın Alternatifi değildir
Cidden bir vakıasınız.Yazdıklarımı okumuyor ya da numarası geçmiş gözlük kullanıyorsunuz.
Ben Mekke'nin Fethi' ni kutladım ancak bir daha ancaa 33 yıl sonra kutlayabilirim yılbaşı gecesi o da aşağı yukarı 2023 e geliyor ki Allahualem ömrüm yetmez.
Anketi anlamamanızı sorunu kişiselleştirmenize partileştirmenıze bağlıyorum. Yoksa cidden kronik bir tablo var ortada.
Fiili bir doğru ortaya koyamayanlar ile beni kastetmediğinizi umuyorum. Buna vereceğim bir cevap yok çünkü.
Bu arada sorduğum sorulara da cevap beklıyorum Milli bir görüşle de yazsanız kabulum
Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com
Temizliğe başlayacağim önce cevaplar!
1-Şahsa özel yorum yapan kim/kimler?
2-Sanat adına kendi kendine icazet veren acaip adam ve veya ucubeler kim?
3-Adınız İkbal soyadınız Genç mi?
Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com
Vay be!
Ve zamane masaya yumruğunu vurduktan sonra haykırır. Duyduklarından dolayı herkesin ağzı bir karış açık kalmıştır. Zamane, ironik gülücükler atarken koro halinde bir ses yükselir;
Vay be! hiç böyle düşünmemiştik..
Zamane artık bir kahramandır.
Seçmek zorundayız Görüş mü Din mi?
Alternatif için sözlüğe bakınız.
Alternatif olmak gereklidir tabii ama bunu yılbaşı saat oo.oo da ezan okuyarak yaparsanız alternatif değil gülünç olursunuz.
Bir toplumsal eylemin kötü durumu olmaz yanlış bir Türkçe ve milli değil.
Mekkenin Fethi gününde kutlanır. Dinen sakıncası olmadığı konudaki fetvanız bizi rahatlatsa da tam mutmain olamadık.
İsterseniz oruca da 27 Mart Mahalli İdareler Bayramı'nda başlayalım.
Zaman kötü kendinize mukayyet olun zamane kardeş
Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com
Üzücü Bir Gidişat
Nerdeyse yarım saattir yorumları okuyorum ...ve anlıyorumki hala uyanamadık...yılbaşında bir gece düzenlenmiş, birileri buna önayak olmuş, a yahut b grubu ne farkeder... yapılan şeyde bir gayri meşruluk yoksa ,neden bukadar fazla üzerinde konuşma gereği duyuluyor ...neden? daha önemli konular, bu kadar iltifat görmüyor da, olması yahut olmaması müsavi olan bir vukuat bu kadar mesai alıyor...arkadaşlar birşeylerin savunmasını yapacağız derken, asıldan uzaklaşıp birilerinin ekmeğine yağ sürüyoruz, acı olan işte bu...bu tarz polemikler yıpratıcılıktan öteye geçmiyecektir ...eğer varsa yanlış bir durum, islam adına bir kaygımız varsa, lütfen içine nefsimizi karıştırmadan samimiyetle yapıcı eleştirilerde bulunalım...olayları objektif olarak değerlendirebilmek erdemdir...sanırım erdem de en çok ihtiyacımız olan şeydir...herşey daha güzel olacak yeterki samimiyet olsun...
haklısın...
olur mu hiç öyle şey isyan çıkarmak, ortalığı velveleye vermek dururken; "son tahlilde":)
leyli efruz ben üzerime düşen payı çıkardım ve bu doğrultuda sayın Alacakaptan hiçbir şekilde benden karşılık bulamayacak artık !
Vah bize vahlar bize!
Cevap vereceğine agızında dağilıp pelteleşen baklayı çıkardı adından da soyadından da emin olamadığımız İ.G.
Ben 37 yıldır bu meslekteyim Bir dizideki bir sözümle beni susturacağını sanan zavallı kardeşim Görüş'ünün düzeyini ortaya koymuş oldu!
Kendisinden karşılık değil cevap bekliyorduk lutfetmeyecekmiş!Bunda ikbal arıyorsa genç olana yakışmaz.
Ben diyeceğimi dedim Laf ortada beğenen buyursun.
Vah Görüşü Din ile özdeşleştirenlere!
Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com
Korkudan titriyorum.
Alacakaptan hakkındaki eski samimi düşüncelerimi hala muhafaza ediyorum.Yalnız önce sakin olmasını ve oturmasını hatta çok sinirlenince uzanmasını tavsiye ediyorum.Onun gibi sıralamaya çalışayım.
1-De da ları ayrı yazmak doğrudur fakat hakkında ayet yoktur çok üstümüze gelirseniz yazmayıveririz.Ne olur kıyamet mi kopar?
2-İmla bilgilerinizi bir kitapta toplarsanız halka malolur,faydalanırız.
3-"öfkelenme"diye bir hadisi şerif vardır.
4-Herkesin ismi "ulvi" değildir.Saklanabilir.Müstear ad kullanmak yeni moda olmamıştır.Mesela beni tanısanız ne olur tanımasanız ne olur ?Size kendimizi tanıtmak kolay mı sanıyorsunuz.Ateş püskürüyorsunuz...Ya adımızı duyunca da kızarsanız..
5-Milli Görüş hakkında eleştirileri bol birisi olmama rağmen aşırı tepkileriniz nedeniyle yeniden bir muhabbet geliştirdiniz ona karşı.Helal olsun.Ne olur birisi öyle düşünüyor olsa ...Üstelik o kişi bizim tertip de değil..."Genç"...Fakat daha yumuşak ...Tersi daha münasip değil mi sizce?
6-Bu konunun yeterince sulandığını düşünüyorum.Sonu gelmedi mi?
Görüşünün altına isminle imza at
Sakinleşme tavsiyeleriniz bence bilinmeyen noktalar değildir Malumu ilam gereksizdir
1-Dilimizin üstüne titrememiz gerekir ,hakkında ayet olmayan her konuda bu kadar sallapati misiniz?İmla 'ya uyulması benim kişisel kaprisim mi?
2-Sizin faydalanmanız gereken kitapları ben sayacak değilim yazacaklarıma da ben karar veririm ve biliniz ki ironi yeteneksiz olduğum bir konu değildir
3-İslam tek bir hadisten ibaret değildir Genel konsepti içinde bir anlayış dilerim sizin benim ve hepimiz için
4-Burada ciddi tartışacaksak ismen bulunmamız gerekir diye düşünüyorum Modalarla işim yok.Ha siz ısrarla gizlenecek kadar adınızın arkasında değilseniz tartışmayız olur biter.Ateş püskürmeye gelince hakkımdaki samimi düşüncelerinizi bilmem ama beni tanımadığınız ortada Müslümanlar arasında söyleştiğimizi varsayarak mülayim davranıyorum bilesiniz!
Adı duyunca niye kızayım kızılacak bir ad var mı ki?Boş laf!
5-Benim tepkimi aşırı bulup bir Görüş'e muhabbet duymaya başlamanızı tatsız bir şaka olarak algılıyorum.Ciddisi inceleme konusu olmak gerekir ruhsal açıdan!Helal olsun!sözü ise ayıp böylesi bir alay yargısında.
Genç te olsa bir başkasının avukatlığına savunmanızı ise garip karşılıyorum Konevi Hariçten Gazelhan anlamına mı geliyor?
6-Bu konuyu sulandıranların arasında siz de yerinizi aldınız.Şüpheniz varsa yazdıklarıma dönün.
Ve isminizle gelin karşıma isminizle!
Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com
Ulvi Bey, Gerçek İsim ve diğerleri
Öncelikle Ulvi Bey’in yaptıklarını takdir ediyorum. Mute Destanı'nın hazırlığı aşamasında yaşanan sıkıntıları az çok duymuşluğum vardır. İhlasından ve samimiyetinden asla şüphem yoktur. Başkasının Ölümü’nü kendisi kadar ben de severim; hatta Kara Geceler Efendim’i de unutmam mümkün değildir.
Aslında Ulvi Bey’in bu eleştirileri niçin yaptığını da biliyorum. Çünkü Ulvi Bey bunu şöyle ifadelendiriyor: “Bazı Müslümanların benim kaçtığım yere hiç bir şeyden habersiz şen şakrak gidiyor olmalarını içime sindiremiyorum.”diyor. Bu bir çok şeyin izahıdır. Ateşi yanan hisseder. Tıpkı Ulvi Bey gibi…
Bu sitenin yapısını gençler oluşturuyor. Onların burada bulunuyor olmaları hissettikleri bir eksiklikten dolayı olsa gerek. Yaşı 40’ı aşmış bizim gibi kimselerin yaşadıklarını tam olarak algılamayabilirler. Eksik değerlendirebilirler. Normal bir şey bu. Müslümanlar hangi sıkıntıları çekti, nasıl değişimler yaşandı, neler kaybedildi?... Kendi yaşadıkları ile değerlendiriyor olabilirler hadiseleri. Kızmamak gerekir efendim.
Bir de bu tartışmaların asıl sebebi “yüz yüze iletişim” olmayışı. Sanal alemin imkanları varsa da bunu temin edememesi en büyük noksanlığı. Fırça attığımız kişiyi “yüz yüze” tanımış olsak, konuşsak, muhabbet etsek ne yanlış anlamalar ne eksik anlamalar ne de lüzumsuz dargınlıklar olacak. Lakin vaziyet bu. Bu şartlar altında biraz daha mesafeli, biraz daha anlayışlı olmamız gerekiyor.
İşin bir başka boyutu daha var:
Uzun zamandır buradaki muhabbeti ve münakaşayı okuyorum. Herkesin kendine göre haklı olduğu taraflar var. Kimse yoğurdum ekşi de demez malum… Ben de demeyeceğim. Lakin net dünyasında benim gibi eskilerin deyimiyle “mahlas”, tazelerin “nick” olarak adlandırdığı hadiseye Ulvi Bey’in fazla hassasiyetini anlayabilmiş değilim. Evet kendisi gerçek adını kullanıyor, bakınız ben de kendi adımı kullanıyorum, daha bir çok yazarımızı sayabilirim kendi adlarını kullanan. Bunun haricinde bir çok kardeşimiz de kendilerine yakıştırdıkları mahlası kullanıyorlar. Bunda yanlış anlaşılacak bir husus olmadığını düşünüyorum. Hatta “Konevi” nin kim olduğunu, yani gerçek ismini bilmeme rağmen tıpkı Qazak’ın, Nef’i’nin, Münekkid’in… kendi tercih ettikleri mahlasları ben de tercih ediyorum… Edebiyat dünyamız bu tür mahlasla doludur efendim. Niçin mahlas kullanırlar vs. mevzûna girmeden şahsi tercih olarak algılamakta faide var diye düşünüyorum.
Yine başka husus da Sevgili Ulvi Alacakaptan’ın ısrarla üzerinde durduğu imla ve noktalama. Gözü kör olsun Q Klavyenin. Hem de senelerce F kullandıktan sonra. Hızlı yazayım derken harfler yuvarlanıp gidiyor. Bunun kusuru mutlaka bize aittir… Ben öğretmenlerimden şiirin ilk mısraı daima büyük yazılır diye öğrendim. Şimdi bakıyorum şiirlerin tamamına yakını küçük harfle başlıyor. Tezat. Örnekleri çoğaltabiliriz. Osmanlıca kullanabiliriz ya da. Büyük küçük harf sıkıntımız olmaz. Zaten sevmem İbrahim Şinasi denen adamı. Gazetecilik ayaklarından hareketle noktala işaretlerini kullanmasaydı belki bugün biz de kullanmayacaktık!... Artık olan olmuş. Dönüşü mümkün değil. Sözün manasını alabora etmediği sürece bu genç insanların hatalarını (ben de hoca gibi konuştum) görmezden gelebiliriz. Art niyet yoksa varsın üç noktanın itibarının kurtarılması da başka birilerine kalsın…
Haddim olmayarak ve kimseyi de suçlamadan son yazdığınız yorumda (önceki yazı ve yorumlarınızda da buna benzer durumlar söz konusu) yaptığınız bazı hataları sizlerle paylaşmak istiyorum. Bizler de hata yapabiliriz. Yanlış ve eksik öğrenmiş olabiliriz. Parantez içleri bana aittir… Anlayış göstereceğinizi ummaktayım.
Sakinleşme tavsiyeleriniz bence bilinmeyen noktalar değildir (nokta gerekli, yok) Malumu ilam (Arapça kelimedir, ayn harfi vardir, Türkçemizde karşılığı ses olarak yoktur “i’lâm” şeklinde yazılmalıdır. Ma’lumda da durum aynı artık bunlar galat-ı meşhur olacak gibi) gereksizdir(nokta)
1-(Daktilo bilgisi efendim ya da klavye deyiniz: Bir işaretten sonra mutlaka bir boşluk bırakılır) Dilimizin üstüne titrememiz gerekir ,(Önce virgül sonra boşluk)hakkında ayet olmayan her konuda bu kadar sallapati misiniz?İmla '(Önce kesme işareti sonra boşluk)ya uyulması benim kişisel kaprisim mi?
2-Sizin faydalanmanız gereken kitapları ben sayacak değilim (Bir noktalama gerekli, gibi) yazacaklarıma da ben karar veririm ve biliniz ki ironi yeteneksiz olduğum bir konu değildir(cümle sonu .)
3-İslam tek bir hadisten ibaret değildir (Nokta) Genel konsepti içinde bir anlayış dilerim sizin benim ve hepimiz için (devrik cümle genellikle şiirde kullanılır ama düz yazıda da kullanıldığı vak’a. Yazarın üslubu diyelim)
4-Burada ciddi tartışacaksak ismen bulunmamız gerekir diye düşünüyorum (Nokta) Modalarla işim yok. (Boşluk)Ha siz ısrarla gizlenecek kadar adınızın arkasında değilseniz tartışmayız olur biter. (Boşluk)Ateş püskürmeye gelince hakkımdaki samimi düşüncelerinizi bilmem (noktalı virgül) ama beni tanımadığınız ortada Müslümanlar arasında söyleştiğimizi varsayarak mülayim davranıyorum bilesiniz!
Adı (nızı) duyunca niye kızayım (,) kızılacak bir ad var mı ki? (Boşluk) Boş laf!
5-Benim tepkimi aşırı bulup bir Görüş'e muhabbet duymaya başlamanızı tatsız bir şaka olarak algılıyorum. (Boşluk) (Tamlayan eki düşmüş, anlatım bozukluğuna sebebiyet veriyor) Ciddisi inceleme konusu olmak gerekir ruhsal açıdan!Helal olsun!sözü ise ayıp böylesi bir alay yargısında.
Genç te (Bağlaç olan –de ve –da kesinlikle –te ve –ta şeklinde kullanılmaz, yoktur) olsa bir başkasının avukatlığına savunmanızı ise garip karşılıyorum (.) Konevi Hariçten Gazelhan anlamına mı geliyor?
6-Bu konuyu sulandıranların arasında siz de yerinizi aldınız.Şüpheniz varsa yazdıklarıma dönün.
Ve isminizle gelin karşıma isminizle!
----------
Sevgili gençler sizler de gün görmüş bir kişi olan Ulvi Bey ile yüz yüze görüşmeye çalışın, eminim çok daha iyi anlayacaksınız. Yüz yüze görüşemiyorsanız kendi sitesinden veya maillerinden meramınızı iletmeye çalışın. Karşınızda çok farklı bir kişi göreceksiniz...
Baki selam ve dua ile efendim...
Sayın Halid Aslan İtidalli Yorumunuz İçin Teşekkürler
Ben de şu sanal alemin açmazları konusunda sizinle aynı kanaatteyim. Burada yazışan taraflar eminim yanyana gelseler birbirlerini daha iyi anlarlar. İtidale davetiniz hakikaten önemli ve güzeldi. Zihnim çokça yorulmuştu doğrusu bir anda durultuverdiniz işte. Sağolun.
YÜZDE YÜZ KATILIYORUM TEKRAR
tekrarlıyorum
Halid kardeşim bu başlıklı bır cevabım uçtu gitti sayfalardan .Teşekkür ediyorum sizi tanımak beni mutlu etti.
Dersimi de aldım her ne kadar imladan çok tuşe hataları üstünde dursanız da eleştirileriniz kabulumdur.
En azından Eleştiri nin Kaba Yerme değil bir anlamda tavsıye olduğunu bilenlerdensiniz bu açık ve umudum yeniledi.
Mahlas /isim ilişkilerini ve kullanımını bilmez değilim.Muradım gevezelik bir yana ciddi tartışırken insanların gerçek isimleriyle yüz yüze ,klavye klavyeye gelmesidir.
Zorunlu değil tabii.
Ancak bakıyorum da ne söylediğimden çok hakkımdaki negatif ve pozitif Şehir Efsaneleri gözönünde tutuluyor ve dahi ben şallak mallak ortadayken gizlenilmesi pek hakkaniyete uygun olmuyor.
Selam Dua ve Kardeşlikle
Seyirci kalmayın Seyirci olun!
www.ulvialacakaptan.com
"Avukatlığına savunma"dan(!) istifa ediyorum.
Ben sanatçıların daha kibar olduklarını düşünürdüm.Yanılmışım.Emir cümlelerini hiç sevmem ve dinlemem.Hele senli benli hitap hiç bana göre değildir.Kusura bakmayın .Bu görüş altına imza atılacak kadar bulunmaz değildir.Sıradan bir görüştür.Konu ise yeterince sulanmıştır.Geceniz hayr olsun.
İstifanız kabul edilmiştir.
Sanatçıların 'Daha kibar'olduğu basmakalıp bir söylentidir.Ben sanatçı mıyım bilemem ama ,bilinir ki basmadan da kalıptan da hoşlanmam
Senli benli hitaba gelince, çocuklara da siz diye seslenen benim için büyük bir ayıp olurdu dehşete düştüm ve dönüp s i z e yazdığım son yanıta baktım Çok şükür tek bir sen hitabına rastlamadım Kulağınıza emir gibi gelen cümleler ise davet hitabı idi.
Yazıyı başkasına mı okuttunuz anlamıyorum.
Sulandırma konusunda ise hala sırtınızdaki Samur Kürk'ü benim omzuma atmanızı tuhaf karşılıyorum.Avukatlığına Soyunma yerine Avukatlığına Savunma hoş bir lapsus olmuş bundan böyle hep kullanırım ben bunu. Vesile olduğunuz için teşekkür ederim!Parantez içi ünlemden nefret ederim ve Savunma'(!)dan diye kullanmanız gerekirdi
İstifanız kabul edilmiştir.
Hayırlı işler.
Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com
Milligörüş Nedir?
Milligörüş İslam'ın alternatifi değil, İslam'ın yorumudur. Nasıl ki müslümanların hatası İslam'ı bağlamaz ise milligörüşçülerin hatası da Milligörüş'ü bağlamaz. Ama diyebilirsiniz ki Milligörüş hatalı bir yorumdur ve milligörüşçülerin hataları da burdan kaynaklanır. O zaman diyebiliriz ki getirin Milligörüş'ün teorilerini ve yargılayın ve yargılamayın milligörüşçüleri.
YÜZDE YÜZ KATILIYORUM
Haklısınız sonuna kadar ,zaten mensupları ile bir Görüş'ü yargılamaktan Rabbim'e sığınırım.
Alternatif olmadığı bir yorum olduğunu ise savunanlara söyletmek istedim.Amenna o zaman eleştiri de yapılabilir,körükörüne savunmaya dokunulabilir diye düşünüyorum.
Milli Görüş'ün teorilerini ise sahipleri getirsin ben tam ve doğru kavrayabilmiş değilim.Bu Dava'ya gönül vermiş birçok dostum ve dahi tanıdığım lider kadrosu olmasına rağmen!Ne var ki Milli ,İslami.Alternatif,Görüş ,bu kavramlardan ne anlıyoruz orada matematik kesinliğe ulaşmadan Sağırlar Diyalogu'ndan öteye gidemeyiz
Selam Dua ve Kardeşlikle
Oyun'a gelmek istemiyorsanız Oyun'a gelin
www.ulvialacakaptan.com
Alternatif Program = Alternatif Kutlama
Selamlar, saygılar bu konuda ortalık bayağı bir karışmış iken bende fikrimi beyan edeyim bari,
Öncelikle yılbaşı gibi bir günde adına alternatif programda deseniz alternatif herhangi birşey de deseniz bence onun adı alternatif kutlamadır, ve yaptığınız organizasyon siz alt başlık olarak ne isim verirseniz verin ya da içeride ne anlatırsanız anlatın asıl olanı başka şekilde kutlamaktır yani kutlanan yine bahsi geçen yılbaşıdır. Ne kadar absürd bir yaklaşım değil mi? Siz şimdi benim alternatifin anlamını bile bilmeyen biri olarak saçmaladığımı bile düşüneceksiniz. :) Neyse ben öyle düşünmüyorum zaten nickimde bu yüzden Nerkissos ;)
Son bir kaç yıllarda dikkatimi çeken bu olay ilk yapıldığında hoşuma gitmişti aslında, yılbaşı günü benim gibi davranmayan insanların, yani yılbaşını sadece bir takvim günü ve bazende Hz. İsa' nın doğum günü olarak bilen (ki bu yanlıştır Hristiyanlar bile Hz. İsa' nın doğum gününü 1 Ocak' ta kutlamaz) dolayısı ile Yılbaşı Kutlamasını doğru bir şekilde haram, günah olarak bilen kişilerin güzel bir organizasyonu olarak düşünmüştüm ki sanırım gerçektende Mekke' nin Fethi o tarihte yılbaşına denk gelmişti, takip eden yıllarda ise bu tarihe denk gelmediği halde kutlanmaya devam etmesini garipsemeye başladım, tabii ki bir müslüman olarak Mekke' nin Fethini de Kutlu Doğum Haftasını da ve bilumum kendimize dönmemizi sağlayacak içimizi titretecek organizasyonları yapmalı ve kutlamalıyız ama yılbaşı gecesi (eğer tarih denk gelmiyor ise) bunları yapmak bana açıkça komik geliyor.
Evet yılbaşı günlerinde çok afedersiniz zurna gibi olduğum zamanlar dahi olmuştu, artık yok Elhamdülillah, yok ama böyleside yok, yılbaşı yılbaşıdır ya kutlarsınız yada kutlamazsınız bunun alternatifi undergroundu olmaz, siz isterseniz yılbaşı gecesinde istediğiniz her türlü organizasyonu yapabilirsiniz buna da kimse engel olamaz, ayıplayamaz, kınayamaz fakat bu olayın adına Alternatif Yılbaşı dersek işte o zaman olmuyor arkadaşlar.
Buraya kadar vicdani ve imani anlamda beni rahatsız eden kısmı idi, ben bunun bir de toplumsal yönü olduğunu düşünüyorum ki oda şudur, Sn. Ulvi Alacakaptan' ın da dediği üzere başka günlerde başka şeyleri kutlayalım o zaman, bu ülkenin gerçeklerini yaşamış acılarını yaşamış her birey (grup, din, mezhep, ırk vs. vs.) başkalarının birşeyleri kutladığı tarihte Alternatif gün ve geceler düzenler ise nereye varacak sizce sonu, paletliler mi yürüyecek fincan sokaklarında, yoksa karalamalar ile başlayan atışmalar başka şeyleremi dönecek, bazı şeyleri yaparken iyi düşünmek lazım insanlara nasıl örnek oluyoruz, emsal teşkil edecek davranışlarımız başkalarının haksız fiil ve organizelerine meşruiyet sağlamazmı, ya da ne bileyim neden daha fazla bölünmek işimize geliyorda birleşmeyi kabullenemiyoruz.
Evet savunmalar hazır, biliyorum sizler yılbaşı geceleri hayvan guruhu gibi davrananlara bile bir şey yapmıyorsunuz, ya da zil zurna sarhoş olanları sadece ayıplayıp geçiyorsunuz ve diyorsunuz ki ne var ki onlarda bizim için böyle düşünürler gider, bizde toplantımızı yapar mutlu mesut bir alternatif yılbaşı programı yapmış oluruz. Her şey vakti zamanında güzel kanımca, her şey ama her şey, sağlıcakla kalın hepinize mutlu yeni yıllar dilerim.
Not: Aman Ulvi bey kızmadan ekleyeyim adım Esat TANÖREN :)
Körler Ülkesinde Tek Gözü Olan Kraldır.