Hep söylerim, insanın tadabileceği en lezzetli uyku belediye otobüslerinde yavaş yavaş bastıran uykudur. Evvela otobüsün o ritmik zangırdaması vücudu yumuşak yorgan gibi sarıverir, takiben gözler hafiften kapanmaya başlar ve baş, yandaki cama doğru mütemadiyen değişen salınımlarla gayri ihtiyari yönelmeye başlar. Bu, sermest bünyeye öyle haz verir ki, o anda insanın zihninden geçen son şey "Ah şuracıkta bir yumuşak döşek olsaydı!" cümlesi olur ekseriyetle... Bugün de o tatlı uykuya yakalandığım günlerden biri oldu. Taksim'e gidiyorum Yenibosna'dan kalkan İETT otobüsüyle. Hemen kenar kaportasında yazdığına göre 1985 yılında üretilmiş; tam 23 senedir İstanbul'un yollarında hizmet veren (ne hizmet ama!) ve çoktan ıskartaya çıkması gereken bu çirkin aletin oturduğum koltuğu bana döşek olmak üzere...
Son yorumlar
4 sa. 34 dk. önce
9 sa. 2 dk. önce
10 sa. 25 dk. önce
4 sa. 33 dk. önce
4 sa. 44 dk. önce
20 sa. 55 dk. önce
22 sa. 11 dk. önce
23 sa. 27 dk. önce
1 gün 40 dk. önce
1 gün 1 sa. önce