renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Zeyd GÜLESİN yazıları

Öyle bir "Girdap" ki...

Girdap

Bu filme daha vizyona girdiği ilk gün gidişimin asıl sebebi, Ali Sürmeli’nin oyunculuğunu seyretmek isteyişimdi. Bir arkadaşımdan duyduğum şekliyle; filmin konusunun “Türkiye’nin içerisinde bulunduğu siyasal çalkantının arka planı” olması ise, zaten gündemin bunaltıcılığından uzaklaşmak isteyen ben için pek önemsizdi.

Fotoğrafın Masalıymış

Bir yokmuş, bir yokmuş. Evvel zaman dışında, kalbur saman dışında aynalar kendi boyutlarında zamanın çarklarını durdurmayı başarmış. Bakanını ondan bağımsız; hep genç ve güzel gösterirmiş. Ne var ki bu sırlarını kendilerinde saklayıp hiç kimseyle paylaşmama kararlarını, insanın akıl almaz kurnazlıklarına ve çeşit çeşit hilelerine daha fazla dayanamayıp onunla paylaşmışlar. Aslında insanın artık onları hiç kullanmayıp tamamen yok etmekle tehdit etmesi karşısında başka da seçenekleri yokmuş.

Çok Başlı Rüya

sayha
Bildim.
Bildikleri onu gururlandırıyordu. Zira itibar görmüş bir çok dergide, gazetede çarşaf çarşaf resimleri yayımlanıyordu, boy boy makaleleri... Artık kendisiyle konuşmak isteyen herkesi muhatap kabul etmemeliydi. Zamanı daha değerliydi nede olsa. İsminin daha çok anılması için; daha fazla çabalamalıydı. Daha çok bilmeliydi.

-ebilmek ve Ötesi

Sonra öldü çocuk. Ölebiliyordu. Bağlanmış olmakmış. Güldü çocuk. Çevresine bakındı, öncekinden farklı neler var diye. Çevre dedi, düşündü. Burada anlamlı mı bu kelime. Önceden ne anlamı olduğunu hatırlamaya gayret etti. Hafızası aynen vaki idi sanki. Kendini kendi yapan, düşünme melekesini canlı tutan şeyin ne olduğunu sorguladı. Çevrenin artık burada anlamlı olmadığına karar kıldı. “Ya suretler? Ya zihninde birikmiş tonlarca resim?“ Pek düşünmedi cevaplamak için. Onlar da kelime değiller mi ? Biçim özden ne kadar haber verir? Biçim özün kaçta kaçıdır? Mâna’da biçimi yitirmek ne demektir peki ? Hangi yazar kişiye sormalı?

O Saraylılar...

Copyright © 2003 by Ingrid MathewsKırk odalı bir saray burası. Adım atanını şaşırtacak güzellikte işlemelerle dolu duvarları, kapıları ve pencereleri. Nam salmış ressamların tabloları da bu şahane sarayın nimetlerinden bol derecede faydalanan ; ırmakların, havuzların, meyvelerin, türlü türlü çiçeklerin yanında kahkahalarla poz veren insanları resmediyor. Hepsi çok mutlu. Kırk odanın her birinde, bahsi geçen şahane güzelliklerden birisi bulunuyor. Kapı üstündeki tablolar ise içerdeki havadan ipuçları veriyor.

Yağmalanmamış Düşlere Özlem

usefilm.com / Copyright © 2005 by Ann NidaSabahını tahayyül edemediği yeni bir geceye daha gözlerini kapattı. Engel olamadı, uzaklaşmasına dünyadan; aç olan karnı, yüzüne damlayan annesinin bir kaç damla göz yaşı, yaralı kolunun hiç bırakmayan sancıları yahut daha biraz önce yenilenen seslerin sarsıcılığı... Gözlerinin kapattıktan sonra karanlığa, hiç de zor olmadı; hayallerinin, yüreğini sızlatan bu güne ait görüntülerin üstünü örtmesi.

İçeriği paylaş