Osman Koca yazıları
3K Nisan Sayısı Çıktı!
Ve biz kararlı adımlarla kendimizden emin bir halde yolumuza devam ediyoruz. Sizden zoraki ayrıldığımız süre içerisinde yeni sayımızın çalışmalarını hızla sürdürürken Gazze’den gelen acı haberlerle yıkılıp kaldık. Yüce Yaratıcımız; bizleri gafletten, kardeşlerimizi ise bu zulüm ve kırımdan muhafaza eyleye!
Sözün kanatlanarak uçtuğu, yazınınsa sabit kadem kaldığı şu bezirganda, iyicil duyguların hepten de yok olmadığını gösterebilmenin kıvancıyla gönencini kuşanaraktan çıkmak istedik karşınıza.
3K Dergisi
Epeyi zaman oldu, okuşmayalı…
Dile kolay; mevsim geçti aradan, üç cemre düştü bizden sonra, onüçe katlandı hilalin muhteşem senfonisi… Ve biz bu arada, kulakları sağır edici sessizlik içinde ama sabır ve özlemle bekledik sizleri…
Kitapları fazla ciddi bulup gazeteleri aşırı sorumsuzlukla itham eden ünlü düşünür Cemil Meriç’in nevi şahsına münhasır ifadesiyle ‘hür tefekkür’ün kalesinde soluklandık bunca zamandır. Kimi zaman hasret ateşiyle yanıp tutuşurken, kimi zaman da soğuman rüzgarların uğultusuna tanık olduk…
Müselles
-Bu iş olmayacak Serdar!
Ağzında kekremsi bir tat, yüzü buruş Serdar’ın. İçini çekerken daha bi dertli. Gözlerinde ağlamaklığın binbir tonu, sesi o derece dertli:
-Olacak inşallah!
Olacak olmasına da Kezban’ı ıskartaya çıkarmak şart. Çıkartılmasa düpedüz oyun bozacak. Söylemeli bunu Serdar’a. Biliyorum kabullenmeyecek ilkin ve ama sonuçta dostum o, benim. Çıksın zıvanadan, açsın bayramlık sövgülerini.
Cemaat
Önce cemaate baktım. Saf saftı.
Ardından döndüm Cem’e ve;
“Hadi artık gidelim bu yerden.” dedim.
Kırçıl sakalıyla örtülü yüzü bi tuhaftı.
Ses etmedi ilkin ve fakat her nedense sonradan; “gidelim” diye kestirip attı.
Ağır ama senkron adımlarla çıkışa doğru yürümeye başladık.
Dalgındım… dalgındı… dalgındık…
Her geçen gün biraz daha büyümenin, çoğalmanın endişesi vardı içimizde.
Tutar Redifli Gazel-2
Âmâl-i istikbâl ümmîdiyle cân
Hayâl-i mâziyle âh ü zâr tutar
(Gelecek beklentisinde olan gönül,
Geçmişin hayaliyle, ağlayıp sızlar.)
‘Âmâl-i istikbâl, istikbâl, gelecek beklentileri demek. İzâfeti oluşturan her iki kelime de ‘arapça. ‘Âmâl, emel sözcüğünün çokluk hâli; emeller, istekler, hayâller, beklentiler, arzular, umutlar anlamlarına geliyor. İstikbâl ise gelecek zamân, birini karşılama, zıtlaşma, birine veya bir şeye yönelme, bağımsız ma’nâlarına sâhip.
Tutar Redifli Gazel (1)
Sirişk-i kalbim dem-â-dem nâr tutar
Sulb-i necîbim ser-tâ-pâ yâr tutar
(Kalbimin göz yaşları, her zaman kan tutar,
Seçkin zümrem, baştan ayağa sevgili tutar.)
Sirişk, farsça bir kelime göz yaşı demek. Etimolojik olarak ser ve eşk kelimelerinden mürekkep oluşu kuvvetle muhtemel. Farisi lisanında ayrıca eşk, arabi lisanda dem’ ve ingiliz literatüründe tear müteradif anlamlı karşılıkları.
-ân'ım Redifli Gazel (5)

Hükm-i Bûstâna giriftârsın ‘Ârifâ
Bir derde mübtelâ kim sormayın cânım
(Ey Arif; Bostan’ın hükmüne tutkunsun,
Canım, bir derde düşmüştür ki sormayın.)
Hükm ‘arabî bir kelime. Hüküm, emir, fermân, komuta, güç, kânûn anlamlarına geliyor güzel türkçemizde. Yaygın bir kullanım sahası var dil denizimizde. Hükm- âdil Sâsânî soyundan İrân hükümdârı Nûşirevân’ın sıfatı.
-ân'ım Redifli Gazel (4)

Her dâ’im şem’i ‘uyûn-i ‘ışk celb eder
Tenvîr-i pervâne âsûdedir hânım
(Mumu her zaman aşkın gözleri kendine çekmiştir.
Hânım; pervanenin aydınlanması huzurdur.)
Şem’, ‘arapça bal mumu demek aslında. Çerağ, kandil, yıldız ve payanda diğer yan anlamları. Farsçadaki karşılığı ise şem’ ve mûm.
-ân'ım Redifli Gazel (3)

Güft ü gûy âzân-i mülevvesde kâ’in
Akvâl-i ‘aselden bârî nâ-tüvânım
(Dedikodu paslı kulaklarda yaşar,
Güçsüzlüğüm, baldan tatlıdır.)
Güft ü gûy Farsça kalıplaşmış birleşik bir isim. Güft demek, gûy söylemek fiillerinden emir bâbı. Kalıplaşmış dedikodu anlamıyla dilimize yerleşmiş. Osmânlı- lar bu kalıbı kîl ü kâl, ingilizler ise idle-talk ile karşılar.
-ân'ım Redifli Gazel (2)

Ferheng-i hibbânda ol manzûm dâneler
Rişte-i cân-ı insicâm halecânım
(O şiirsel ifadeler sevgililerin sözlüğünde,
Heyecanım (da) düzgün ve güzel sözlerimin can bağındadır.)
Ferheng fârisî lisânda sözlük anlamına gelir, arapçası kâmûstur. Hibbân sevgililer manasında ‘arabî bir kelimedir. Ehibbâ şekli de kullanılır. Ol manzûm dânelerden maksad şâ’irimizin ifade yeteneği yani mısra’larıdır.
Kategorilerden





Son yorumlar
1 gün 9 sa. önce
1 gün 17 sa. önce
1 gün 15 sa. önce
2 gün 24 dk. önce
2 gün 8 sa. önce
2 gün 11 sa. önce
2 gün 12 sa. önce
2 gün 14 sa. önce
2 gün 13 sa. önce
2 gün 19 sa. önce