renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

m.guner celik yazıları

Kutudan

 Amer Kapetanovic Copyright ©2004Hep merak ettiniz bu kutunun içinde ne var diye. Ama yanlış soruyordunuz sorunuzu. Ne değil neler olmalıydı. Neler vardı bu kutunun içinde? Neler yoktu ki...

Altı, yedi yaşındaydım. Urfa’nın sıcak bir yaz günüde Milliyet gazetesi biz çocuklar için ve çocuk gibi hissedenler için uçurtma vermişti. Promosyonların hayatımda önemli bir yer tutacağından habersiz, Red-Kit kaplamalı uçurtmamı almış, sokaklarda, olduğum üzere bir çocuk gibi koşturup duruyordum.

Karalamalar-2

quia.com
Hayatlarını zevk almak adına yaşayan o kadar çok insan var ki, hiçbir inancın bağlayamadığı bu insanlar zevk almak için verdikleri “tatlı mücadele” de birçoklarının ayağını kaydırmakta bir sakınca görmüyorlar. her şeye saygılı geçinen bu insanların kendi çıkarları uğruna yapmayacakları şey neredeyse yok gibi. Birinci tekil şahıs eklerine sahip eylemlerden(yaptım, ettim…) büyük haz alan bu insanlar bizim kendimize geçerli kıldığımız kurallardan muaflar mı ki?

Karalamalar- 1

Öyle zamanlar var ki hayatta, insan ne tür yalanlar söylerse söylesin karşısındaki insanı istediği gibi yönlendiremiyor. Bu söylediği yalanın yetersizliğinden değil, karşısındaki insanı hafife alışından kaynaklanıyor. Bu yüzden her ne olursa olsun, kendisine ve de karşısındaki insana saygı duymayan insanların "foya"sı eninde sonunda açığa çıkıyor.

Beklemek...

Bir insan dibi nasıl görür tarif edeyim, belki aranızda dibi görmeyenler ya da görmek istemeyenler vardır. Öncelikle bin bir hayalle bir okulu kazanırsınız. Büyüyecek, büyüdükçe büyük adam olacaksınızdır. İnsanları kendinize hayran bırakacaksınızdır, davranışlarınızla, sözlerinizle, yaptığınız işlerle. Derslerde başarılı olacak ama burnunuzun kalkmasına izin vermeyeceksinizdir.

Ayna

- Bir tek seni anlayamıyorum. Kendime inandığım, kendimi bildiğim kadarıyla kimin yüzüne baksam, ne olursa olsun, birşeyler okuyabiliyordum, ta ki sana bakana kadar.
- Neden ben? Daha önce böyle birşey başına gelmediğine göre, bundan önce yaptığın tespitler tam olarak doğru değildir bence. Bunu söylememin nedeni, kendine olan tam güvenindir.

Gör!

Görmezden geldiği şeylerin insana ilerde sorun çıkartacağını belli eden işaretler vardır heryerde. Her insan bunu farkedemez. Her farkeden bunu doğru yerde ve zamanda doğru bir şekilde yorumlayamaz. Ama bazılarımız da vardır ki hayatın içine-kenarına köşesine saklanmış uyarıları bulup çıkartır ama ilgilenmez. Çünkü inanır.

Sonunda

SonundaOlmuyor bir türlü başaramıyorum.Ama neden? İstediğim şeyi yapmaktan alıkoyan nedir beni? Ayda yılda bir aklıma geldi,oturdum yapayım dedim. Bundan önce yaşadıklarımı, yaptıklarımı gözönünden geçirdim. Aslında o kadarda zor olmaması gerekiyordu. Yapmam gereken sadece verilen yolları izlemek ve istediğim şeyi elde etmekti. Bu konu hakkında o kadar çok program yapıldı ve yapılıyor ki,içinde olmasa bile insanın yapamaması için hiçbir sebep yok yani.Neyse oturdum,aldım elime gereken şeyleri ve başladım.Başta herşey o kadar basit ve kolay geldi ki bunuda çabucak yapabildiğim için kendimle gurur duymaya başladım. Ama nereden bilebilirdim ki sonunda başıma gelebilecekleri. Ne olduysa olmuş,olmamıştı yanlış olan birşeyler vardı ve bunun geri dönüşüde yoktu, herşeye baştan başlamak dışında.

Başka Türlü de Olamazdı

İnsan ilişkileri uyuşturucu gibidir. Tadına vardı mı bir kez kullandı mı ardı arkası kesilmez. Oldu ki uzak kaldınız ilişki krizine girersiniz. Birisiyle konuşmak, bazı şeyleri paylaşma güdüsü galiba açlık, seks gibi doğuştan geliyor. Neden karşımıza çıkan biraz samimi bulduğumuz kişiye hemen içimizi döker, onu dertlerimizle sıkarız. Sanki o benzer dertlerden muzdarip değilmiş gibi. Bide şu var ki içini dökmeye ilk başlayan şanslıdır, çünkü konuşma bitene kadar senden, sorunlarından, onların üstesinden gelecek dahiyane çözümlerden bahsedilir, sana sıra gelmez eğer uyanık davranıp durumu lehine çevirmezsen. Bakmışsın dert anlatanken karşındakinin derdine derman arıyorsun. Bu durumdada yapılması gereken ilk iş bedenini kontrol altına almak. Dinliyormuş Gibi Görünme Sanatı!...

Çıkmaz

Hapsolmuş durumdayım ya da bana öyle geliyor. Önümde bir kapı var ve ben uzunca bir süredir, bu kapının önünde bekliyorum. Biliyorum ki kapıyı açıp dışarı çıksam(kimbilir belkide içeri gireceğim) bütün sorunlarım bitecek. Ama bunu yapabilmek için gereken gücü, isteği kendimde bulamıyorum. Bir şekilde uyuşturulmuş ve bu kapının önüne konmuşum gibi. Ve seçilen bu kapı, onu açmamı zorlaştıracak hiç bir engel teşkil etmiyor. Ne bir kilit nede herhangi bir geçiş sistemi. Rengarenk, küçük ama sınırı olduğu dünyalara umarsızca orada duran, benim önünde durduğum kapı.

İçeriği paylaş