renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Ali Görkem Userin yazıları

Saç/ma/lar I

Saçmalar

1. Bir ürünün sanat yapıtı olabilmesi, ilk elde, onu üreten kişinin anlaşılma kaygısını aşmasıyla, ondan kurtulmasıyla mümkündür ancak.

2. Kestirme yollar sunmaz hayat hiçbir zaman. Bu yüzden, kolaya kaçtıkça ve başarıyı ucuza getirmeye çalıştıkça, ona yaklaşmak bir yana, daha da uzaklaşır insan.

3. Hayat, beceriksiz bir oyuncunun vurmak üzere olduğu topun istikametinden farksız bir yönde ilerliyor gibi görünebilir. Ama bu, görünenle hakikat arasındaki farkın ta kendisidir ve insan, gördüğünü hakikat olarak algılamayı sürdürdüğü sürece böyle olacaktır. Aslolan -ve aynı zamanda da zor olan-, her şeyin kişinin elinde olduğunu bil(ebil)mektir.

Vefatının 20. Yılında Zarifoğlu Anılıyor

Cahit Zarifoğlu

Türk şiirinin en özgün ve önemli şairlerinden A. Cahit Zarifoğlu, 7 Haziran Perşembe günü, vefatının 20 yılında ikindi namazından sonra dostları, yakınları ve okurları tarafından kabri başında dualarla anılacak. Şairin Beylerbeyi Küplüce Alt Mezarlıktaki kabri 20 yıldır her yıl düzenli olarak ziyaret ediliyor sevenleri tarafından. Bu yıl da öyle olacak.

Sezai Karakoç Konuşuyor

Sezai Karakoç

Düşünce ve sanat dünyamızın önde gelen şahsiyetlerinden Sezai Karakoç, her Cumartesi Yüce Diriliş Partisi’nin İstanbul İl Merkezi’nde konuşmalarını sürdürüyor. Geçtiğimiz Cumartesi dördüncüsü gerçekleştirilen bu konuşmalarda Karakoç, ilkin kısaca günün gündemine değindikten sonra seçtiği asıl konu çevresinde bir saati aşan samimi ve derinlikli bir konuşma yaptı. Bu hafta günün gündeminde özet bir biçimde seçim sürecine ve sonrasına dair kimi tespitler yapan Karakoç, seçimin ne yazık ki bir değişimi sağlayamacağını, seçim sonrasında da ülkenin aynı belirsizlik ortamını muhafaza edeceğini ekledi. Fakat, ne olursa olsun umudu diri ve gündemde tutmanın önem ve gereğinin de altını çizdi.

Yıldız Ramazanoğlu Söyleşisi

Yıldız Ramazanoğlu

Yıldız Ramazanoğlu ile son kitabı Kırmızı’yı konuştuk:

"Harf Kardeşliği için yazıyorum"

İlk öykü kitabınızın adı Derin Siyah’tı. Yeni öykülerinizi de yine renk’li bir isim altında topladınız: Kırmızı. Sadece kitapların adından hareketle bu renk tutkusunu sorsam?

Renklerin hayatımızdaki karşılığı reddedilemez. Yaşadığımız her hâle denk düşen renk nüanslarından söz edilebilir biraz zorlarsak.

Atasoy Müftüoğlu İle Söyleşi

Ortak Anlamlar ve Amaçlar Çerçevesi Oluşturmak Gerek

Yeni kitabı Onurumuzla Yaşamak Elimizdedir geçtiğimiz ay yayınlanan Atasoy Müftüoğlu ile bugünün dünyası, İslâm toplumları, cemaatler, modernizm ve gelenek üzerine konuştuk:

Yazılarınızda çok sık geçen bir ifade “bugünün dünyası”. “Bugünün dünyası” ile başlayalım isterseniz. Nedir bugünün dünyası, onu dünün dünyasından ayıran nitelikler neler; biraz açabilir misiniz bugünün dünyasını?

Osman Özbahçe’yle Söyleşi

Osman ÖzbahçeSöyleşiye geçmeden;

Özbahçe ile geçen yıl bu vakitler (Şubat ya da Mart 2006) yaptığımız bu söyleşi bugüne dek herhangi bir yerde yayımlanmadı, çeşitli nedenlerle. Ama birçok dergi editörüne -isimleri bizde kalsın- ulaştığını, okur-yazar dostlarla paylaşıldığını eklemeliyim. Söyleşinin yapıldığı günlerden sonra, sorulması gereken kimi gelişmeler de oldu elbette. Kökler’in Kapanması, Ey Kitap ve Ebabil’den çıkan kitaplar vs. Fakat, Özbahçe’nin söylediği birçok şeyin -geçen zamana karşın- önemini muhafaza ettiğini gördüğüm için ve ayrıca Cemaat’e hareket katması dileğiyle burada yayımlıyorum söyleşiyi.

Romana Rağbetin Güzel Bir Örneği Olarak Nuriye Akman*

Nuriye AkmanTürkiye’nin en az okunan, en çok bakılan, ama sonuç olarak çok satan gazetelerinden birinin 21 Kasım 2004 tarihli nüshası duruyor önümüzde. Gazetenin, kendisiyle birlikte 1 milyon 500 bin TL’ye sattığı bol görselli magazin/dedikodu ekinin bu haftaki sayısına kapaktan giren Macar asıllı manken E.M.’nin başlık yapılan sözleri duruyor sağ üst köşede: “Fiziğimin kusursuz olduğunu biliyorum”. Başlığa, E.M.’nin sözlerini destekleyen türden iç çamaşırlı erotik bir fotoğrafı eşlik ediyor doğal olarak.

İbrahim de Sensin! İsmail de Sen!

Hat

Dünya her geçen gün daha dayanılmaz, daha acılı, daha karanlık ve dolayısıyla daha yaşanılmaz bir hâl alıyor. Dört bir yanda yoğunlaşan zulümler dünyanın dönüş hızıyla yarışıyor ve geçiyor onu çoğu zaman. Son birkaç asrın yükselen dini kapitalizm, dengesizlikleri sonuna kadar zorluyor. Kapitalizm, doğuş günlerinden bu yana geçen beş yüz yıllık zaman dilimi içinde dünyaya zulüm ve acı dışında hiçbir şey sunamadı.

Elif Râna Gültekin

O da kim yahu, tanımıyoruz demeyin. Tanışın:

Cemaat.com'un üyesi ve ulaşabildiği her platformda destekçisi Asım Gültekin’le kıymetli zevceleri Nurdan Gültekin’in ikinci evlatları, İbrahim Taha'nın kardeşi Elif Râna dün dünyaya merhaba dedi, tüm âlemi selamladı. Elif Hanımın da en kısa zamanda cemaatin faal üyelerinden biri olarak aramıza katılacağından eminiz.

Benim Zarifoğlu'm!

Kuş Oldu Uçtu Cahit...

I.
86 yılı olmalı. Bir ilkyaz öğleden sonrası. Yaşımız gereği çocukluğun ferah sularının serinliğindeyiz daha. Üstelik ister istemez böyle bu. Bilinçli bir tercih değil yani bizimkisi. Oysa onun çocuk’luğu, çocuksu yanı baştan aşağı bilincin oluşturduğu ve biçimlendirdiği bir çocukluk. Küçük oğlu için aldığı üç tekerlekli bisikleti onun adına ve ondan önce keşfeden, evcilleştiren, benimseyen çocuk ruhlu baba şair oydu. Biz küçüklerin, henüz gövdelerinden yukarsını göremediğimiz büyük ve ulu ağaçların gölgesinde pedala basan zarif adamdı o.

İçeriği paylaş