renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Esat San yazıları

Bayrak Sorunsalı! Peki Ya Gerçekler?

radikal.com.trGeçtiğimiz hafta ülkenin gündemine yerleşti bayrağa saygısızlık. Her haber programında, toplantıda, gazetede dergide velhasıl kelam her yerde konuşuldu, düşünüldü, tartışıldı. Evet ortada bir saygısızlık vardı. Zira ülkelerin bağımsızlığının simgesel sembolüdür bayrak. Ülkemizdeki gösterilerde bir kaç ülkenin bayrağı sıkça tahrip edilir hatta yakılır. Gerçi onlar pek üzerine alınmaz ama ülkemin insanı çok hassastır bu konuda. Herhangi bir şekilde bırakın fiziki müdahaleyi pasta üstünde, tişörtte bile tahammülü yoktur.

Cidade De Deus' a Başkaldırı

Cidade De Deus, nam-ı diğer Tanrı Kent. Rio De Jenerio' nun kentsel dönüşüm projesi olan gettonun kentsel değil ama toplumsal bir dönüşüm haline gelmesiydi Cidade De Deus. Sonuç 1986-1996 arasında 4000, resmi olmayan rakamlar ile 6000 çocuğun öldürülmesi.

Suicide Eğilimi...

Öncelikle bilgimiz dahilinde bilmeyenler için Suicide Eğilimini tanımlayalım. Anksiyetenin ileri evrelerinde genellikle sosyal fobi artması ve nörobiyolojik etkiler ile ortaya çıkan varlığa son verme isteği olarak ifade edebiliriz Suicide yani İntihar Eğilimini. Konunun beni ilgilendiren tarafı bireysel duygu-durumdan ziyade toplumsal intihar durumu, dünya geneline bakmaksızın ülkemiz gerçekleri ile yüzleştiğimiz zaman gördüğümüz bir gerçek haline geldi toplumsal ya da siyasal intihar, temelinde kötü niyetin olmadığına inansam da şu an için ülkemin ve insanlarımın içinde bulunduğu duruma gerçek bir örnektir Toplumsal İntihar. Evet intihar ediyoruz, nasıl mı?

Nereden Bileceksiniz?

Adım KİN soyadım YAS siz bana kısaca NEFRET deyin, hızla akar oldu zaman ve mekan, belki geçmişte yaşayan ben yakalamaya çalışıyorum şu anı, belki de gerçekten hızlandı bir şeyler bende ya da bizde, ölümden korkmayız dedik cesaretle savaşır onurla ölürüz dedik, ta ki ruha dokunana kadar dünya dışı metal tırpan, işte o zaman ne KİN kalır ne de YAS, NEFRET ise zaten kendinden başka kime zarar; karanlığın içinde O' nu düşündüğümüzde gelirse iki damla yaş, bil ki bu alem senin için bir savaş.

Kinyas

Adım KİN soyadım YAS, ama siz bana kısaca NEFRET deyin; bir başka adım vardı bir zamanlar, güzel bir isimdi her ne kadar anlamını bilmediğim yıllar boyunca nefret etsem de ondan; bir başka soyadım vardı hala anlamını bilmesemde, babama saygımdan küfretmeye hazzetmediğim.

Dilimde bir şarkı bu aralar, " İki damla gözyaşımla satıldım pazarlarda, kırdılar yüreğimi kırdılar azarlarla, sürgünlere yolladılar sabah 4' te yağmurlarla, ben yandım siz yanmayın Allah aşkına " Bazen insan yandığını hisseder cehennemlerde ne güzeldir o anda O' nun için ağlamak, sonra söner bu ateş ama ne kötüdür ki kül olup savrulmaz rüzgara bir daha yanmamak için, aksine tekrar vücuda gelir yine yanar dertler ile sıkıntılar ile ("Sabır Cennetin Anahtarıdır")

Ben Sporcunun.....

Aman ha başlığa bakıpta kim bu terbiyesiz demeyin, aslında yaşadıklarımdan sonra terbiyesiz olmamak da mümkün değil ya bu konuda neysee. İçinizde muhakkak azcık ucundan da olsa spor yapmış birileri vardır, aslında sözüm onlardan ziyade hani benim gibi yanlışlıkla lisanslı sporcu olmuş olanlara. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, Devlet Bakanı bile TV ye çıkıp başka ülkenin tesislerini görünce hayran olduğunu ve Türkiye' nin bu konuda ne kadar geri olduğunu yeni öğrendiğini söyleyebiliyor. Bu ne aymazlık ne umursamazlıktır, e tabii Başbakan peşinde koşarken ya da bazı eski alışkanlıklardan dolayı yemekli toplantılara katılıpta tatlıları götürürken tesis yetersizliğini kim düşünecek. (Bu konuda tek takdirim İ.B.B. Spor A.Ş. ye dir yönetim anlamında olmasa da tesis olarak İstanbul' a çok şeyler katıldı.)

ŞER

Şer... Her gün duyarız bir şekilde ve belkide maruz kalırız, ve her nedense bu sözü duyunca aklıma bir minibüste gördüğüm şu yazı gelir "Hakk yazmayınca Kul'a gelmez bela, Kul azmayınca Hakk yazma bela" evet bu söz gelir kendim gelirim aklıma üzülürüm ve düşünürüm ne yaptımda bunu hakettim. Her kul muhakkak ki bir belaya maruz kalmıştır, en said, en mesud ve hatta en zengin mümin ve belki de en takvalı mümin bile belaya maruz kalmıştır. Üstteki söze inat belkide azmasına gerek bile kalmadan başkalarının şerrinin sıçraması ile ya da Allah'ın takdiri ile bir sınav olarak maruz kalmıştır.

Peki ya ŞER? Şerre maruz kalmak için ne yapmış olmak gerek, isyan etmekten yorulmuş bir gönül içinde ki ben dahi artık sormuyorum bu soruyu ama tek bir şeyi arzuluyorum Bela ile Şerri nasıl ayırt edelim?

Cemaat Psikolojisi

Cemaat = Cem olmak, bir araya gelmek, toplanmak, kelime anlamı bu olsa gerek hatırladıklarım arasından. Her ne kadar günümüzde kastı bellilerin ifadesi ile dini anlamda toplantıları karalama amacı ile kullanılsa da, toplum içerisinde belli bir amaç ile yapılan her türlü toplantı zannımca cemaat olmayı ifade eder.

Cemaat psikolojisinde bence aslolan biraz da büyüğe saygı küçüğe sevgidir benim düşüncemde, cem olunan bir ortamda küçükler söz verilmeden konuşmaz, büyüklerin sözü kesilmez, ama bilenle bilmeyen ayrılır, bilen küçükse o da dinlenir, bilmeyen büyükse üslubunca izah edilir.

İçeriği paylaş