renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Burak CEM yazıları

Ölümünün 30. Yılında Oğuz Atay Sempozyumu

Oğuz Atay

Yer: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Oditoryumu - Fındıklı

Tarih: 13 - 14 Aralık 2007

Türk Edebiyatının Oyun/bozanı...

Ölümünün 30. Yılında Oğuz Atay Sempozyumu

Huzurlu Bir Delilik Diyeti

I

Dünyanın adresini sorma hiç, herşey kördüğüm
Bu sabah üç soruyla uzaklardan gelmiş biriyim
Ahmaklık testine tabiyim Allah’ın kontrolünde
Satırlara çığlığımın senfonisini ilmekliyorum
Kelimeler sen oluyorsun, bir akrep rolünde

Ben Babamın Çocukluğuyum

"n'ye ve tüm babalara ithafen"

Ben babamın çocukluğuyum
Saçlarımda aklaşmanın adımları duyulur
Ben babamın yaşamadığı çocukluğuyum
Suratımda çocuk olmadan büyümenin sillesi

İstiklâl'de İstikbal Arayanlar

İstiklal Caddesi

-İşbu kelimeler topluluğunun gaye-i hayali, bir ince(e)leme yapmak değil, bir mekanın (toptan canına) okunması içün bir araya getirilmiş olmaktan ibarettir.

İki istikbali de aramakla bulamayacağınız nadir mekanlardan biri de İstanbul Beyoğlu İstiklâl Caddesi’dir.

Şöyle ki; birinci akla gelen anlamıyla, (veya ikinci gelen) –okuyucudan okuyucuya değişebilir- istiklal’de ileriki zamanlarda İstikbal’i bulma ihtimali hiçbir zaman tükenmeyecek olsa da, ikinci akla gelen anlamıyla onu ve istiklali bulmak herkese mukadder ol(a)mayacaktır.

İstiklâl’de Cami Olmak

İstiklal Caddesi

Saatlerce dolaşırsınız da çok mahzun gelir size İstiklal Caddesi. Sebebini çok fazla hissedemezsiniz ilk anlarda iliklerinize dek. Vakit ezanın göklere yükselmesi anına yaklaşınca, anlarsınız neden bu kadar mahzundur İstiklâl Caddesi.

Gün içinde binlerce insanın gelip geçtiği İstiklâl Caddesi’nin hemen girişinde ve caddenin birkaç

Rasim Özdenören Burç FM'de!

Son 50 yılın en önemli münevverlerinden Rasim Özdenören düzenli olarak ve 60 dakika gibi uzun bir süre boyunca Burç FM'de. Şeref Yılmaz ve Alim Kahraman soracak Rasim Özdenören anlatacak. "Rasim Özdenören'le Mavera Yolculuğu" her Çarşamba Türkiye saati ile 22.30’da.

Dikkat Papa Çıkabilir– I !!!

İşbu yazı Papa hazretlerinin Türkiye’ye gelişini ve öncesinde yaşananları, makale iddiası taşımadan mercek altına alacaktır.

P.G.Ö (Papa Gelmeden Önce)

Bana Ağla Sen Ey Gül..!

Gece kesiyor bileklerimi yine.
Kanımı soğuk nefesime ve sise akıtıyorum.
Değirmen taşında öğütülüyor
Kaldırım taşlarına miras bıraktığım yenilgilerim.
Barbarlaşmış sokaklar geliyor üzerime akın akın.
En kestirme yoldan, uçsuz bucaksız yollar bularak
Müstakil sığınaklar düşürüyorum bahtıma
Hayal ettiklerimi duvarlarına sıkıca tembihlediğim
Ya da hayal ederken bilinçaltıma kurban verdiklerimi...

Gecenin Ölümü

Bir silah patladı....
Vuruldu gece alnının tam ortasından.
Ve sükût etti son kez; gündüzün arkasından.
Nâmı silindi dünya haritalarından.
Çekildi silah...
Vuruldu gece alnının tam ortasından.

Duraklar, Öğretmenler, Öğrenciler Üzerine Yazılası Yazılar

Bir kadın ilişiyor gözüme, aslında ilişmiyor da bir olaydan sonra dikkatimi çekiyor. Kıyafetlerinden ve cüsselerinden ilkokul talebeleri olduğu anlaşılan biri erkek, diğeri ise kız, iki çocuk geçiyor önümden durakta beklerken. Ve, birine “iyi günler, öğretmenim” dedikleri vakit ilişiyor gözüme o kadın, yani eğitim gönüllüleri ordusundan biri olan o öğretmenimiz. Ama, sesi öğretmenin sahip olduğu gurur ve onurun tezahüründen mahrum geliyor bana. “İyi günler” diyor, çok düşük bir ses tonu ve yarım yamalak ifadelerle. Neden böyle bir ses tonu? Durakta, onca üniversite öğrencisinin arasında bulunduğu için etrafı rahatsız etmeme fikrinden dolayı mı, yoksa artık öğretmen olarak bir toplum ve bir nesil üzerinde aileden sonra en etkili merci olduğu inancını yitirmiş olmanın verdiği utangaçlık hissinden dolayı mı?

İçeriği paylaş