renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

cihat yolcu yazıları

Sonra

sonra
okullular kaldı geriye
diplomalar;
kâğıt parçaları
ettiğimiz yeminlerle bir başımıza kaldık
pusulardan geçtik;
nereye gittiğimize bakmadan
düştük,

Gerçek Bir Aydın Olarak Nihat Genç

milligazete.com.trNihat Genç ismini duyduğum zaman şöyle bir durup düşünmüşümdür.
Kimi için solcu, kimi için tutarsız ama benim için gerçek bir aydın. Aydın sıfatı almış insanlar halkımızın ve insanlığın gerçek sorunlarını görmezden gelirken Nihat Genç doğru bildiklerini korkusuzca söylemekten geri kalmayan gerçek bir aydındır. Cuma günleri SKY TÜRK TV'de Serdar Akinan ile beraber yaptığı programları izlerim. Bir keresinde, -öyle sanıyorum ki Orhan Pamuk ile ilgili bir programdı-

Milliyetçilik ve Terör

30 yıldır ülkemizin içinde bulunduğu bu kardeş kavgası, son aylarda iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı.

Tam Avrasya'da yer alan, kavimlerin bir araya gelip etkileşim içinde olduğu, her türden mezhebin aynı yerde bulunduğu bir kara parçasının üzerinde yaşıyoruz. Böylesine bir kültür zenginliğinin içerisinde iken, milliyetçilik gibi bir kavramın üzerimizde egemen olması fıtrata uygun düşmüyor.

İstanbul İçinden İstanbul Hatıraları.

O şey düştü yine aklıma. O zemheri gününde burada, bir başıma kalışım ve bir mazoşist gibi ömrümü yakmaya yemin edişim.

Ne acı çekmekten hoşlanan liseli aşıklar kaldı, ne gece yarıları bir bardak çay, bir külah çekirdeğe sarhoş olup, askerden izne gelen arkadaşları dinlediğimiz İstanbul akşamları. Sonradan farkettik ki Nihat Genç okurken bile heyecanlenmamaya başladık.

Yalan Dünya

Mağlup mu desem mahçup mu
Ama ikisi de değil
Ben garip sen güzel
Dünya umutlu
Öyle bir tuhafımki bu akşamüstü
Sevgilim
Canavar götürür gibi
Iki yanım

Köşemdir Yazarım Gazetecilerin Şahıyım

Bir Pazar sabahı... Kahvaltı masasında omlet cillop gibi parlamakta, portakal suyu ama soğuk soğuk, kızarmış ekmek dilimleri, ince ince, A4 kıvamında, biraz tereyağı; arkadan gelen yumuşak bir müzik, hatta mekan açık hava, balkon falan, kuş cıvıltıları... Kahvaltı sonrası uzatılan ayaklara paralel bir fincan kahve veya tercihen çay; yanında ne olsun isterdiniz?" sorusunu, aklı selim onca adama sordum, cemil cümle 'gazete' yanıtını verdi. "Ben biliyordum zaten 'gazete' diyeceklerini!" diye düşündüm. Aranızdan: "Madem biliyordun, ne diye onca adamın canını 'Pazar sabahı' çektirdin?" diye soran kanına ukalalık hemoglobinleri (Valla attım, yok böyle bir şey kanda!) taşıyan arkadaşlara cevabımdır: Sağlıklı bir araştırma olması için öyle bol bol adama sormak gerekir! Maksat, hizmet olsun...

Pop Kültürünün Değeri DEĞERSİZLİK

Pop kültürü herşeyin popüler olması ve bu popülerliğin tüm yaşama yansıması demektir kanımca. Zaman ve mekan değiştikce populer olan tüm şeyler de değişmek ya da yön değiştirmek zorunda kalır. Pop kültürü ayakta tutan budur. Değişim nereye ve niçin olduğuna bakılmaksızın değişim. Bir pop kültürde durağanlığın olması hayati fonksiyonlarının felç olması anlamına gelir.
Aşkını, işini, okulunu, arkadaşlarını, giyimini, gülüşünü, konuşmasını.... ve de kendisini bu popülerlikde yani sürekli olarak nereye ve neden gittiğini bilmeyen bir değişimde olan ve yaşan bir toplumda sağlam bir değer yargısı ve sağlam bir ahlak anlayışı olması pek fazla beklenemez.

İçeriği paylaş