renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

yusa ırmak yazıları

İslam Hukuku'nda Kadının Çalışması

Gerçek İslam düzeninde, kadının çalışması kendi evindedir. Çünkü bir kadının asli görevi, çocuklarının ve dolayısıyla da, toplumun terbiyecisi olmaktır. Böyle olduğunu belirten hadisleri şöylece sıralamakta oldukça isabet vardır:

“İbni Ömer, Allah Resulünün şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Hepiniz çobansınız ve hepiniz sürülerinizden sorumlusunuz! Yönetici çobandır. Erkek ailesinin çobanıdır. Hepiniz çobansınız ve idareniz altında bulunanlardan sorumlusunuz!”

Meriç Sağcı mıydı Solcu mu? Mütefekkir mi, Mütercim mi?

Bu soru dilime vird oldu haftalardır soruyorum kendime gerçekten cemil meriç kimdi?! Cemil Meriç bana göre en büyük fikir işçisi idi. Kültür semamızın ‘münzevi yıldızlar'ından biri Cemil Meriç'tir. Ne hazindir ki, adeta unutuldu bu büyük mütefekkir yeni nesil tarafından. Halbuki o, kendini irfana adayan bir fikir adamı idi... Tanzimattan beri devamlı bir arayış içerisinde olan intelijansiyamızla paralellik arz eden, fırtınalı, dağdağalı müthiş bir macera. İmandan şüpheye, şüpheden inkara, inkardan maddeciliğe ve nihayet tekrar aslına rücu eden bir hayat. Biraz daha yakından tanımak için ruh dünyasına girelim isterseniz. Çünkü, “Bir adamı tanımak için, düşüncelerini, acılarını, heyecanlarını bilmemiz lazım hiç değilse. Hayatın maddi olaylarıyla kronoloji yapılabilir ancak. Kronoloji, aptalların tarihi.”

Ramazan Mektebi(!)

Ramazan

İslâmın dört temel ibadetinden ve beş esasından biri. Farsça'dan Türkçe'ye geçmiş bir isimdir. Kelimenin aslı "Ruze"dir. Önceleri "Oruze" (günlük) olarak kullanılmış; daha sonra "Oruç" şeklinde telaffuz edilmeye başlanmış ve bu şekliyle yaygınlaşmıştır. Arapça karşılığı "savm" veya "sıyam"dır. Savm kelimesinin lügat manası; yeyip-içmekten kendini tutmak, imsak, hareketsiz kalmak ve herşeyden el, etek çekmek demektir.

Evet, ramazan ayı, biz mü’minler için bir eğitim ve öğretim ayıdır. Bu ay, ibâdetler ve hayırlar için özel ve verimli bir aydır. Kur’an’ın indirilmeye başlandığı bu aydaki bu hâtırayı ebedîleştiren İslâm Dini, inandıkları Kur’an’ın sunduğu hayat düzenini yaşayabilmeleri için, mü’minlerin muhtaç olduğu bedenî ve ruhî eğitimi bu feyizli aya tahsis etmiştir.

Nezaketin Dili

Su

Ruhun, iradenin, tevazunun ve üslubun hakkını vermeyen insanlar nazik olamazlar. Çoğu kalpler, dil kullanımında ince, nazik, zarif veya hassas olamayan kişiler tarafından tuz ile buz edilir… Mevzu, makam ve muhataba göre nasıl bir üslup kullanılması gerektiğinden habersiz olan insanlar, gönül çamlarını ard arda devirdiklerini, gönül Kâbelerini yıktıklarını farkedemezler fark ettiklerinde ise geride sadece kırıklar ve yıkıkları bulurlar…

Sözlü veya yazılı dilde nezaketin ihlali, daha çok her akla gelen şeyi beyan etme sathîliğinden kaynaklanır. İç-dış bütünlüğü, samimiyet önemsizdir demiyoruz, ancak pervasız bir üslubun da samimiyetle alâkası yoktur.

Sihirli Kelimeler ve Malherbe

Malherbe

Amerika'nın bir eyaletinde kelimelerin sihrini ölçmek için şöyle bir deney yapmışlar: “Birbirinin tıpatıp aynı erkek şapkalarından iki ayrı masa kurup güzelce süsleyip tezgâha dizmişler. Tezgâhlardan birinin üzerine "Tirolyen" yazılı bir etiket eklemişler. Öbürüne hiç bir etiket koymamışlar. "Tirolyen" diye adlandırılan şapkalar ötekilerden 5 misli fazla satmış. Bir başka tecrübe de çoraplar üzerinde yapılmış. İki grup bej çorap, biri yazısız, diğeri "Gala" etiketli bir masaya yerleştiriliyor. "Gala" etiketli olan çoraplar diğer çoraplara göre 10 misli fazla satmış. Ayrıca kelimelelerin sihrine kadınların erkeklerden daha fazla kapıldıklarına da uzmanlar dikkat çekmişler...

Şiarların Dili

Yapboz

“Slogan” kelimesi, İngilizce “slog” (sık) kökünden geliyor. “Sıkça söylenen kısa sözler” olarak Türkçe’de kullanılmaktadır. Arapça’da bunu karşılayabilecek “ş-a-r” ve “s-n-y” kökünden kelimeler vardır. “Şeara” şiir söyledi demektir. “Şiir”, kısa sözlerle anlamlı kelimeler kullanılarak söylenir. “Şuur”, hissetmek, bilmek, “şâir”, şiir söyleyen, “şiar”, sembol, arma, parola, dinin korunması gerekli alâmetleri anlamına gelmektedir. Ayrıca Arapça’da saç ve kıl anlamında da bu kökten kelime kullanılmaktadır. Sıkça biten tüy olduğu için saça Arapça’da “şa’r” denmektedir.

Hırsız

Gecenin bir yarısı, zııırr (telefon) Karşımdaki bir dostum.
– Abi evimize hırsız girdi.
– Aaa nasıl olur ya?
– Vallahi abi bilmiyorum sanıyorum içeri girdikten sonra bizi bayıltacak bir koku sıkmışlar…
– Allah Allah nasıl cesaret ederler yahu… Sizde bir şey yok değil mi?
– Yok hamd olsun bizde bir şey yok ama şuan çok farklı bir ruh haletindeyim..Durumumu sana anlatamıyorum. Bilmiyorum nasıl yapıldığını… Ev dağınık ta değil sadece giysilerimizi binanın merdiven dairesinde görünce öyle anladım soyulduğumuzu…

Dünya Hayatı, Sizi Aldatmasın!

Allah, merhametini göstererek ikaz etmekte, dünyanın aldatıcılığını hatırlatmaktadır: “Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Babanın evlâdı, evlâdın da babası nâmına bir şey ödeyemeyeceği günden çekinin. Bilin ki, Allah’ın verdiği söz gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve şeytan, Allah’ın affına güvendirerek sizi kandırmasın.” (31/Lokman, 33)

“Dünya”ya, ister ‘yakın hayat’, ‘âhiretin önündeki hayat’ diyelim; isterse ‘ednâ’ kökünden alarak ‘en âdi, en değersiz, en iğreti en basit hayat’ diyelim; o insana ait istekler, arzular, şehvetler, uzun emeller ve bitip tükenmek bilmeyen hayaller olduğuna göre, gönül ile Allah sevgisi ve O’na itaat arasına perde olan her şey “dünya” sayılabilir.

Sigara ve Nikotin

Sigara

Asrımızda medeniyetin insanlığın hizmetine sunduğu birçok yeniliklerin yanında, içinden çıkamadığı, hatta bizzat kendisinin ortaya çıkardığı sayısız problemler de vardır. Dış görünüşü itibariyle herkesi büyüleyen medeniyetin insanoğlunu içten içe kemirdiği, belki günün birinde onları "yenmiş başak sapı" haline çevireceği de mukadderdir. Öyle görünüyor ki, bugün insanın eliyle ortaya sürülmüş ve onu tehdid eden bir sürü illet var. Bunlardan en tehlikeli ve yaygın olanlardan biri de nikotindir. Tabiata hâkim olma gayreti içinde çırpman insan, kendi elleriyle hazırladığı tuzağa düşecek ve tabiatın mahkumu olmaktan kurtulamayacaktır...

Bugün bu illete maruz kalmayan insan yok denecek kadar azdır. Sigara içenler nikotin zehirini kendi iradeleriyle alırken, içmeyenler de içenlerin sebep olduğu dumanın zehirinden en az içenler kadar zarar görmektedirler.

Büyü ve Sihir

Sihir ve büyünün hiçbir çeşidi, İslâm toplumunda yer bulamaz. Bu tür sapıklıklar, ancak câhiliyye toplumlarında yaygınlaşabilir. İçinde yaşadığımız toplumun câhiliyye toplumu olup olmadığıyla ilgili bir yargıya varmak için gelin, bu konuda aynamızı topluma tutalım:

Düzen ve çevrenin, fıtrata müdâhale edip İslâm’ı bireysel ve toplumsal alanlardan tümüyle uzaklaştırma mücâdelesi ve yer yer başarısı, insanımıza ağır bedeller ödetiyor. İslâm’ın çoğu hükümlerinin yaşan(a)madığı günümüzde stres ve psikolojik bunalımların hemen her çeşidi giderek hemen her insanı kemiriyor.

İçeriği paylaş