Mustafa Burak Sezer yazıları
Durulum
İyi ki durdum sana baktım
Yorulmuştum sana baktım
Yüzün yoktu ama durdum
Kalabalık içindeydim birden durdum
Herkesin içinde sana baktım.
Kimsenin bildiği yoktu
Kımıldamıyordu piyasalar
Tarana-i Hindi
Tarana-i Hindi (Hint Şarkısı)*
Bütün cihanda Hint bir tanedir;
Bizler onun bülbülüyüz
O neşemizin bahçesidir.
Nerede olursak olalım, ne kadar uzak olsak da evden,
Kalplerimiz daima burada çarpar.
Dünyanın en yüce dağları,
Gökyüzünün komşuları,
Bu toprağı her tehlikeden korur.
İkbal'de Sanat Teorisi

İkbal'e göre şiirin sahih hedefi, tüm sanat dallarında olduğu gibi insan hayatını zenginleştirmek ve güzelleştirmektir; ama şiir ya da herhangi bir sanat janrası bu hedefi kaybetmiştir, ona göre şiir ve sanat omuzlarına yüklenilen yüce vazifeyi icra etmede, istenileni yerine getirememiş ve sınıfta kalmıştır. Şayet sanat, hayatın tamlığına ve taşkınlığına katkıda bulunmuyorsa, ve insanın aklını karıştıran çeşitli problemleri çözmede, rehber olma vazifesinde başarısız kalıyorsa, bu sanat anlamsızdır. İkbal'e göre sanat, hayatın realitelerini kavramak için teşebbüste bulunan insanın çabalarını tasvir eder, ve ona göre büyük artistler, kendilerini kuşatan entellektüel oyuncakları, muaazam bir gayretle yalnızca insanlığın eğlenmesi için tedarik etmeye çalıştıkları halde anlaşılamazlar.
Vücut Parçaları
Jeanne Murray Walker*
Bazı Ulusal Sağlık ve Tıp Müzelerinin en çok huzurunu kaçıran eşyalar... İç Savaş döneminde yaralanan askerlerin vücudundan kesilen parçalardır. (NPR website)
Vücut Parçaları
düşünsene nasıl bir asker, organının alınmasının her yıldönümünde, kan kırmızısı laleler getiriyor
bacağına ve oturuyor vitrinde,
BH Sanat Dergisi Muhammed İkbal Dosyası
Pali Canon’un yayın yönetmenliğini yaptığı “BH Sanat”, Adana’da yayımlanıyor. Sahibi Bülent Solmaz, yazı işleri müdürü Züleyha Dağlı.
Derginin Nisan – Mayıs 2008 tarihli 8 – 9. sayısını okuyorum. Kapakta dünyaca ünlü Pakistanlı şair Muhammed İkbal’in fotoğrafı var. Bu sayının bir bölümü Mustafa Burak Sezer, Ahmet Albayrak, İdil Berf, Yasemin Özen Gök, Hakan kartal ve Pali Canon tarafından hazırlanan “Muhammed İkbal Dosyası”na ayrılmış. Ç.Ü. İlahiyat Fakültesi öğretim görevlilerinden Asım Yapıcı’nın “Mehmet Akif Ersoy ve Asım’ın Nesli” başlıklı yazısı da derginin olumlu anlamda dikkat çeken yazılarından.
7ediiklim Erdem Beyazıt Özel Sayısı

Sayı 215-216 Şubat / Mart 2008
ERDEM BAYAZIT Özel Sayısı
İçindekiler
- Yediiklim - Sebeb Ey
- Erdem Bayazıt - Günah Denizi
- Arif Ay - Bir Portre: Erdem Bayazıt
Kayıp Oyuncak Bebek
Küçük Maria Del Carmen, Roberto ve Rosa Sato çiftinin tek çocuğuydu. Çok güzel bir kız çocuğuydu ve herkes onu “Carmen” diye çağırırdı. Aynı zamanda kibar, alımlı ve sevimliydi. Bununla birlikte, küçük kız doğumundan sonra hastalandı. Zaman ilerledikçe durumu da gittikçe kötüleşti. Dört yaşına geldiğinde çok zayıftı. Birkaç gün sonra ise kırılgan ve zayıf çocuk öldü.
Ertesi gün neredeyse köyün tamamı Carmen’in cenaze törenine katılmıştı. Sırayla hepsi küçük tabutun yanından geçerken, bir çoğu şöyle dedi: “Küçük, oyuncak bir bebek gibi duruyor.”
Mutlu Prens

Oscar Wilde*
Şehir manzarasına hakim olan yüksek bir sütunda, Mutlu Prensin çok beğenilen heykeli dikilirdi. Heykel baştan başa ince, altın yapraklarla kaplanmıştı; gözlerinde iki parlak safir taşı ve kılıcının kabzasında geniş, sürekli parıldayan kan kırmızısı bir yakut vardı.
Bir gece yarısı, küçük bir kırlangıç şehrin üzerinde uçuyordu. Arkadaşlarının bir hafta önce Mısır’a gitmesine rağmen, o güzel bir kamışın aşkına, geride kalmaya karar vermişti. Kamışla, baharın ilk günleri, büyük sarı bir pervane böceğinin(1) ardından nehrin aşağısına doğru süzülürken tanışmıştı. Kırlangıç, kamışın narin, ince beline vurulmuş, bu yüzden onunla konuşmak için durmuştu.
Huri ve Şair*

Goethe'nin bir şiirine cevap
Huri
Tatmadan bıraktığın kırmızı şarap, ve yanıma sokulmayan gözlerin,
Tuhaf, aşkın biçimleri ve teklifleri hakkında çok az şey biliyorsun!
Her nefeste çektiğin ebedi arayışın humması tutuşmuş,
Söylediğin her şarkıda büyük ihtirasların ateşi parlıyor;
Bu şarkılarla etrafımı saran öyle bir keyif alemi yarattın ki
Sanki afsunla söylenmiş, cennetin açıldığını görüyorum.
Bedava Şeyler
altımda darmadağın bir nehir, bir kopukluk-
almış başını gidiyor.
suya girmek istiyorum, çırılçıplağım, günahkârım
ne bileyim saçlarımda yıldızlar geziniyorsa erkenden
yola düşmüşsem, ceketimi alıp, çekip gitmişsem güneşe karşı
evlerin bacaları tütüyor, bu evler eski, tutucu, mevsim kış





Son yorumlar
1 gün 9 sa. önce
1 gün 17 sa. önce
1 gün 15 sa. önce
2 gün 28 dk. önce
2 gün 8 sa. önce
2 gün 12 sa. önce
2 gün 13 sa. önce
2 gün 14 sa. önce
2 gün 14 sa. önce
2 gün 19 sa. önce