okan şahin yazıları
Siyasetin Adı Yok

Siyasal İslam ve Etnik Siyaset varlığını toplumsal bir olgu olarak hissettiriyor. Bu olgunun kendisini gösterdiği tek meşru alanda siyasettir. Bunun dışında devletin kurumsal yapılarında demokratik bir kazanım olarak varlık göstermesi, devletin sıkı örgütlenme şeklinden dolayı söz konusu değildir. Sadece bireysel/cemaatsel sızmalar vardır ki bunların varlığı şimdilik bir tehdit oluşturmamaktadır. İslami bilincin ya da etnik olanın siyasal alanda tehlikeli bulunması, örgütsel yaptırımı olmayan tarihsel reflekslere sığınarak kendisini ifade olanağı bulmasıdır. Parti düzeyinde örgütlenerek tehlikeli olabilmelerine karşın da tek koruyucu güç bu örgütlenmeleri feshedebilecek yasal müdahalelerdir.
Korkunun Korkusu
Yeni Anayasa paketi tartışmalarında açıkça konuşulmayan ve muhalif olanların paketi hazırlayanları samimiyet testine tabi tuttuğu temel bir korku vardır. Bu korku, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulurken, devrim yasaları ile kamusal yaşamdan uzaklaştırdığı teolojik kültürün tevatür gerçeklikten kurumsal bir yapıya dönüşerek rejimi zamanla değiştirebileceğidir. Cumhuriyet Tarihi süresince yasaklı bu bilincin siyasi alanı fırsat kollayarak kurumsal yapılarda meşru bir dil ve örgütleniş kazanması, devletin çağdaş medeniyete yönelik çabasını sonlandıracağı sanılmaktadır. Siyasi ayrışmanın ve şimdiki siyasi iktidara karşı tavrın halkı ürkütmeden vermiş olduğu kavganın kökeninde bu kaygı vardır.
Kuşkucu Siyasetin Açılım Korkusu

T.C. Devleti kuruluşu itibariyle hiçbir gerçeğinden vazgeçemeyecek bir ideolojiye ve bu ideolojiyi korumaya yönelik bir örgütlenişe sahiptir. Bu örgütlenişteki baskın güç, devleti tanımlarken kavramlaştırdığı her tür ötekiye mesafelidir. Bu mesafe öyle geniş bir yelpazeyi oluşturur ki etnisiteden bilgiye, ithal ideolojilerden toplumsal özgürlüklerin ifade edilme şekline kadar geniş bir cevap ve takip etme ağını oluşturur. Devletin resmi ideolojisinin istediği insan tipinden daha fazla istemediği insan şekli resmi devlet politikasını belirler.
Neden -En Az- 3 Çocuk ?
Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın genç Türkiye özlemiyle en az 3 çocukta ısrar etmesi bazı toplum kesimlerinde olumsuz algılamalara neden olsa da, tarihsel ve toplumsal dönüşüm açısından düşünüldüğünde gerçekçidir; sosyal bilimlere inanılacaksa bir o kadar da bilimseldir. Bölgesinde dünya liderliliğini amaçlayan bir ülkenin başbakanı ancak bu şekilde konuşmalıdır. Neden mi? Çünkü şimdi ve gelecek için iddialı olmak, toplumsal olanın potansiyeli ve dönüştürülebilirliğinden bakıldığında genç nüfusla mümkündür Gençlilik, üretim ve tüketim dengesinin kurulması, geçmişin basmakalıp düşüncelerinden ve statikleşmiş davranış tekrarlarından kurtulmanın yegâne yoludur.
Katliamın Sosyolojisi

Mardin’deki yaşanan katliamın korkunçluğu, aynı zamanda bu katliama neden olan toplumsal yaşamın korkunçluğudur. BBG evlerinde olduğu gibi, kapalı kutu hayatı yaşayan insanların kavgalarının, birbirlerini yemelerinin ve şaşkınlık derecesinde yaşanan aşk ilişkilerinin yakın zamanlara kadar seyirlik olduğunun bilindiği ülkede, yaşananların kurbanı kadınlar ve çocuklar olmasaydı herhalde insanlar bu kadar üzülmeyecekti.
Asıl Olanların İslam Korkusu: Militan İslam !
Bu zamanda, modern yaşamı tehdit edici olarak görülen en büyük olgu İslam’dır. İslam’ın geçmiş zamanlardaki dönüştürücülüğü ve şimdiki zamandaki dünyayı kavrama şekline bakıldığında, dünyanın durduğu yerin tam karşısındaki gerçekliği istemektedir. Ilımlı, geleneksel, radikal İslam gibi tanımlamalara tavır alan modern gerçeklik, dinin bu yorumlamalarından daha öte İslam’ın kendisini problem olarak görmekte ve İslam Peygamberi ile dirilen görünmez Allah’a inanmayı tehlikeli bulmaktadır.
İslam’ın kendisinin problem olarak görülmesi geçmişteki dünyayı nasıl sona erdirdiğine ilişkin deneylemenin bilinmesi ve Kur’an’i retoriğin insanlar üzerindeki güçlü seslenişinin olgusallığının yakınen tanınmasıdır.
Neden Darwin?
Modern Tarih, Kadim Tarih anlayışını reddederek ve onun karşısında kendisini tanımlar. İnsanın, haz temelli mutluluk anlayışı ile ahlaki özneye dönüşebileceğini kabul eder. Geleceğe ait karamsarlığı geçmiş üzerinden düşünerek yadsır: İnsanı mağara fonunda ve onun önünde yaşayan vahşi doğada resmetmesi ve elindeki kaba saba aletlerle mücadeleci göstermesi, tasavvur edilen vahşisiz gelecek kadar önemlidir.
Yaşar Kemal, Çarşaf, Nazım Hikmet Gerçeğinin Sosyolojisi
Türkiye’deki demokratik sürecin yeni komedilere gebe olduğunu siyasi partilerin seçim çıkışlarındaki manevralarından anlayabiliriz, hatta bu çıkışlardan değişmeyen toplumsal gerçeğin sosyolojik analizlerini de yapabiliriz. Öyle bir toplumsal yapı var ki durduğu yerde öylece duruyor ve her siyasi parti halkın olduğu yerdeki konumuna bağlı olarak iktidar alanları yaratmak istiyor. Demokrasinin bu şekildeki gelişimi, tanımlandığı topraklardaki doğasına uygun olmayan bir seyirle geliştiği için, adı olan ama kendisi olamayan bir masal gerçeği gibi anlatanların ve dinleyenlerin beklentisine uygun hikmetlerle yüzleşiyoruz.
Bağımsız Olmanın Değişmeyen Doğası

Bağımsızlık, var olmanın, ötekiden kendini tanımlamanın şekli olarak günümüz sermaye akışında bile kendini gösteriyorsa savaşın/karşı olmanın barıştan daha baskın olduğu bir dünyada yaşıyoruz demektir. Gelişmek, paylaşım, hümanizm, doğal dünyanın insan acizliği karşısındaki gücü ve insan azminin bunu yeneceği gibi modern tanımlamaların varlığına rağmen militarist yapıların düzenli örgütlenişi ve silahlı güçlerle çizilen sınırlar,
Çağan Irmak Fiyaskosu

Çağan Irmak son filmiyle çuvallamıştır. “Issız adam” metaforunun bu topraklardaki hangi gerçeğe karşılık geldiğini filmi yapanlardan başkası bilemez tabii ki, ama önceki filmleriyle karşılaştırıldığında aslında lümpen burjuvanın nasılda sevimli gösterildiğini, bu kesimlere ait yaşamların toplumsal realiteden yoksun kaldığını filmi izlerken yaşadığınız soğukluktan çıkarabileceksiniz. Bir aylık tanışıkla yaşanan gerilimler!, aşkının memleketine varıncaya kadar ziyaret etmeler, sadece lümpen kentlilerin mitosu olabilir. Bu mitos, modern çağın özlenen masalı ile örtüşüyorsa da filmin senaryosu ile uyuşmamıştır.
Kategorilerden





Son yorumlar
1 gün 9 sa. önce
1 gün 17 sa. önce
1 gün 15 sa. önce
2 gün 37 dk. önce
2 gün 8 sa. önce
2 gün 12 sa. önce
2 gün 13 sa. önce
2 gün 14 sa. önce
2 gün 14 sa. önce
2 gün 19 sa. önce