renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

fatih burak cebri yazıları

Zarif Müslüman

Cahit Zarifoğlu

Modern değerlerin etrafı kasıp kavurduğu, reklam panolarının her yeri işgal ettiği, küreselleşme çığırtkanlarının adamakıllı pohpohlandığı, insanların tüketmeye zorlandığı, aklın ilahlaştırıldığı, bilimin zorbalaştığı, duyguların önemsenmediği bir dönemde elbette ki muhalif bir söylem gerekir.

Tam da mantığın hükümranlığına hazırlanırken, insanlar tartışma programları karşısında sabahlarken, söz uzayıp giderken ve hiçbir anlam ifade etmezken…

Katran Kokularıyla Baharı Beklemek

Kar

Allah kar gibi gökten yağınca
Karlar sıcak sıcak saçlarına değince
Başını önüne eğince
Benim bu şiirimi anlayacaksın

(Sezai Karakoç)

“Balkanlardan ve Kafkaslardan gelen soğuk havanın etkisi sürecek.” diyor televizyonlar. Soğuğun şiddetini parmaklarımın ucunda hissediyorum.

Can Yakıcı Bir Soysuzluk; Köksüzlük

Köksüzlük kalbimizi üşütüyor. Modern değerler soysuzluğa zorluyor bizi. Direnmek derin bir yalnızlığı getiriyor beraberinde. Allah`ın razı olacağı bir hayatı yaşayabilmenin savaşımını veriyoruz. Başka bir deyişle müslümanca yaşayabilmenin mücadelesini veriyoruz. Müslümanca yaşayabilmek için müslümanca düşünebilmek gerekir. Hakim güç önce zihnimizi bombalıyor, ardından toptan imhaya girişiyor.

“Horlanırken sürekli barışa inanır mı insan” diyor Arap şair Nizar Kabbâni.

İnsanlığa Giriş

bir çocuğun ilk ezberlediği sureyim ben
ilk heyecanın mahmurluğudur üzerimdeki
safiye bir meleke gibi
kırılgan adımlar
at başı gidilen yolda

damarlarımdaki zifttir coca-cola
filistinli çocukların kararan kanı

Senin Köylün Olayım

Sezai Karakoç

“biz karakoç`un sezai olanını, biz yorulmamış adamları
severiz amcalar”

İsmail Kılıçarslan

I
Kültürümüz iflas ettirildi, değerlerimizden utanır hale getirildik, ufkumuz daraldı… Üzerimize çullandılar. Bir toplumu yok etmek için bütün varlıklarıyla geldiler. Direndik. Vuruştuk. Asalet bunu gerektirirdi çünkü. Sonra yenildik. Kaç zamandır düşünüp dururum; bir daha nasip olacak mı bu millete şereflice vuruşarak yenilmek. Yenildikçe bileğilenmek. Ve bileğilendikçe kazanmak.

Ankara'da Fetih Şöleni

Erbakan

Her yıl geleneksel olarak organize edilen Fetih Şölenleri'nin bu yıl ki adresi Ankara 19 Mayıs Stadyumu. 26 Mayıs'ta saat 17.00’da düzenlenecek programa Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın da katılması bekleniyor.

Programa Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın yanı sıra Türkiye ve İslam ülkelerinden devlet adamlarının katılacağı belirtildi.

Yağmur Yağınca Güzelleşen Şehirler

Anı ölümsüzleştirmek için uğraşıp duran insanlar vardır çevrenizde. Tatile gittikleri yerlerde; her tarihi eserin, ağacın önünde poz vermeyi marifet bilirler. Ellerinde kamera, cep telefonu, fotoğraf makinesi; bazı kareler yakalamaya çalışan bir sürü insan görürsünüz. Bunlar anı ölümsüzleştirmek için yola çıkmışlardır; ama ne yazık ki bir türlü anı yakalayamazlar, anda olamazlar, anı yaşayamazlar.

Yağmur yağınca güzelleşen şehirler vardır. İnsanların kimisi yağmura yakalanmışlığın verdiği şaşkınlıkla koşuştururken sokaklarda, kimisi aylardır bu anı bekliyormuşçasına aldırışsız yürümeyi tercih eder.

Ben Küfretme Hakkımı Kullanmak İstiyorum

I
“Bazen sokakları görünce adamım tanrım diyorum bu bizim cezamız galiba”
İsmail Kılıçarslan

Bu kentte yalnız olmak da var. Varoşlarda bir şeyler oluyor… Kentin varoşlarında bir şeyler.. Çocuklar topraklarından, değerlerinden koparılıyor. İnsanlar toplumuna, topraklarına, geleneklerine yabancılaştırılıyor. Bu kentin en ana caddesi bile varoş. İnsanların yüzlerinde bir endişe… Kaygılarıyla kendi ruhunu kemiriyor insanlık. Ziftleşen bir yalnızlık bu.

Artık Olacak Olmalı

I

“Hayat, iman ve cihattır” diyor Bediüzzaman Said Nursi. Böylesi bir hayatı yaşayamamanın şaşkınlığıdır üzerimdeki… Bu sözün gerektirdiği hayatın uzaklarında kalıp durmaktır beni hırpalayan şey. Başka bir büyüğümüz de* “Mümin, cihat delisi olan kişidir.” diyordu. Allah`ım anlamsız bir hayattan sana sığınabilmeyi nasip et bize.

Hani Bir Yanımız

Ömer Karaoğlu; son çalışmasında da evvelkiler gibi güzel sözleri, kafamıza bir çivi gibi çakıyor adeta. Güzel sözler… En güzel söz mutlak kitabın sözü muhakkak. Sonra… Sözün sahibine vurgu yapmalı belki de: Allah`ın kelamı, son peygamberin kelamı, Allah dostlarının kelamı, iyi insanların kelamı, sıkı Müslümanların kelamı, dervişlerin kelamı… Ve bir de şairlerin vurucu sözleri… İnsanları Allah`a yakınlıklarıyla değerlendirmek gerekli. Müzisyenleri de…

İçeriği paylaş