renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

leyla marankoz yazıları

İsimle Ateş ya da Sözle Savaş Arasında...

İsimle Ateş Arasında

“sebepleri önce yazan ve sonra yaratan Tanrı, Adem’e önce isimleri ögretmisti de hayatları sonradan vermişti. Ki adem bildiği isimlerle meleklere üstün kılındı, bir sürgünün ardından onlarla tevbe kıldı, onlarla secde kıldı. İsimleri, varlıkları beyanındaydı çünkü. İsim sebepti. İsim her şeydi.”

Böyle başlıyor ismin saltanatı ya da bahtsızlığı Nazan Bekiroğlu’nun kaleminde…

isimle ateş arasında yürüyor bu roman. İsimle başlayan hayat ateşle nihayete eriyor.

Üzüm Bağları ve Mavi Dolunay

Asma bahçeleri varmış dedemin. Sakalları uzunmuş ve köstekli saatine yarım saatte bir bakar dururmuş, zamana verdiği kıymet nispetinde bereket bulurmuş.

Annem anlatamayacak kadar ağlamaklı, babam delirecek kadar öfkeli oluyor söz dedeme değince.

Kaygımın Sevdiği Mevsim

Sancımın buzul çağı mekan tutmuş ensemi
Kör topal düşüyorum bir kuşun mevsimine

İki kişilik inan ilknur hayat güzeldir diye!
Yüzgörümlüğünü yırtan bir hırçın gelindir o.
Ama hırçın ama müsvedde, ama çok güzel…
Yamadır bir erkeğin diline değil dizine

Sesimin Divânî Yanı...

Aşkın en güzel libası sözdür. Söz eğri büğrü bugün. İri kıyım günahlara bulanıyor renkler. Aşksızlıktan nefesi kokanlar ete tapınmayı aşk sanıyor. Yazıyor kalem, kalemin inlediklerini duymuyor. Su akıyor, ama yol bulamıyor. Suyun sızısı sadece masallarda, mesellerde, Yusuflar kaçmış masallara, sözü söz eden ne varsa tekmili müntehir bir gazele önsöz olmakta …

Aşka uygun kumaş aranmalı…

Bilmeden…

Bizim bebekler gece ölür
Şadırvan ıssızlığına terk edip şehri
Göz aydınlığına bırakmadan
Dokuz ay kısık ateşlerde sabredip
İsrafil’e sükse yapmadan hani
Müzik, kalem, kitap
Nota, harf, hayat bilmeden

İçeriği paylaş