renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

yeşimtaşı yazıları

Bu Gün Annelerden Bahsetmemeli

Çünkü ben bir çocuktum, abartısız severdim her şeyi ve evimizin arkası da bir bahçeydi. Bahçede ki göğe uzananlar ise ağaçtı. Kirazları ve erikleriyle tanırdım onları ve beni severlerdi. Ben de severdim. Severdim her bir şeyi ama her bir şey beni sevmeyebiliyordu bazen. Mesela taşlar, arkadaşımın elinden fırlayıp kafama isabet edebiliyorlardı, oysa acıtmak için atılmamışlardı. Acıyan yerimden fışkıran kandı, kırmızıydı. Kanı yakalayan elimdi ve kirlenen de parmaklarımdı. Beni şefkatle bağrına basanın kim olduğunu elbette siz biliyorsunuz.

Colgate... Misvak... Tesettür... Mayo... İnsan...


“ABD’li ‘Colgate’ misvak özlü diş macununu dünyada ilk kez Türkiye’ de piyasaya sundu. Şirket, İslam inancına göre sünnet olan “misvak” özlü ürünüyle en çok satan ilk üç macun arasına girmeyi hedefliyor. ‘Colgate’, misvaklı macunu diğer İslam ülkelerinde de pazarlamayı planlıyor.

Küçük Evin Aptal Kızı

-Baktıklarım ve gördüklerim örtüşmüyor.. ki duyamıyorum onları aynı zamanda-

Küçük bir kızın hikayesini anlatmalı tüm dünyaya. " Bir varmış, bir yokmuş " diye başlayan bir masalın hiçbir yerinde barınamayan bir kız: " küçük evin aptal kızı". Çünkü o "varmış" ama "yoksun" demişler., "yok" iken "var olmalısın" diye diretmişler. Derken küçük evin aptal kızı ârafta olmaya alışmış...O kız diğer masal

Ah Nâzirem...

Daha ondördüne bile basmamıştı... Güzel yeşil gözleri, koyu kahve saçları ve uzun boyuyla endamı dillerle destandı..ki bağ bahçe dolaşıp, çocukluktan çıkamamış yüreğiyle sokakta oyunlar oynarken, atının üzerinde gezinmekte olan Cemal, beğenmişti bu güzel gözlü Nâzire'yi..

Al örtü ne de yakışmıştı yüzüne gelin olanda...atın üstünde giderken

... Bir Aydınlık Beklentisi....

Bir aydınlık beklentisidir benimkisi, bir ışığa hasret denemesi... Yürekleri bağlanan, dağlara ağıtlar yakan iklimler çıkmalı düşlerimden. Dağ kokulu, ceylan gözlü ve herşeye hasret çocuklar kadar zarif olmamalı mı benim de rüyalarım? İnce ve gök kokulu... Ben de pekala aydınlık varoluncaya değin yürüyebilirim, ışığa varıncaya değin...
Varlığını salt hissedebilmek adına adımlarımı sıklaştırabilirim. Belki yıldızlar kadar sevmeyi öğrenebilir ve ölmeyi kavrayabilirim elbet. Aşkı anımsayabilirm sıkça ve hatta muskaya çevirebilirim yüreğimde. Boş ve anlamsız bir noktayı seyredebilirim pekala; saaatlerce; aşka değin!!. Birkezliğine olsun kırpmadan gözlerimi ve henüz uyuşmamışken yüreğim karanlığı anlamlı kılabilir ve artık onu tamamen kuşatacak olan hükmü/aydınlığı bekleyebilirim.

İçeriği paylaş