
Kutlu Uyku/
Dünyanın en tatlı uykusuydu...
Dünyanın en güzel sesinden, en güzel sözler dökülüyordu:
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Ya-sin...
Birkaç nefeslik sürede, ruhunu ayetlerin beşiğinde sallayıp uykuya dalıverdi. Dünyanın en derin uykusuydu. En hızlı... Yeni bir doğum içim, ölüme yatmıştı Ali. Hicret bir geceydi, en uzun gündüzlere gebe. (Yevm'ül Furkan ve peşinden gelen tüm savaşların yorgunluğunda bu uykuyu düşünüp dinlenecekti.) Çünkü, sonsuz dinlenmişti o gece Ali. Ne savaşlarda kılıç sallamak ne kuyulardan su çekmek...hiçbiri yoramazdı Ali'yi. Sadece, Allah Rasulü'nden uzak kalmak yorardı.
Sabah oldu... Gözlerini açtı. Özlem dolmuştu yüreği. Bismillah deyip koca çöle girdi. Susadı; dindiremediği susuzluk başkaydı. Ayak tabanları kanlar içinde kaldı; acısı başkaydı. Adımları attıkça özlemi arttı, kumlarının adedini özlemine kattı.
Kızgın çölün avucunda kardeşliğe koşuyordu Ali. 'Dünya ve ahirette kardeşimsin!' Bunu bilse çöl yakar mıydı ayağını Ali'nin!
Ali kutlu bir yoldaydı.
'İman edip hicret etmiş ve mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmiş kimseler, Allah katında en büyük dereceye sahiptirler ve işte muradına erenler onlardır.' (Tevbe,20)
Etrafında sayısız adımlar atılanın içinde doğan Ali, her adımını tavaf bilinciyle attı. Allah için yollarda yürüyendi Ali. Bir adımı Allah, diğeriyse Rasulü içindi. Hicret yolunu bu şekilde aştı.
Ali'nin pusulası tekti ve yönü hep Allah'ı gösterirdi.
Sa’d bin ebi Vakkas/
Okun ıslığını, besmeleye çeviren usta.
Gözlerini Allah bilemiş. Gücünü Peygamber’in dilinden alıyor:
‘Anam Babam sana feda olsun Sa’d, durma, Allah aşkına bir ok daha at!’
Dıhye/
Cebrail’in maskesi. Göklerden, görülmedik renkler taşımıştır yer yüzüne.
Bir de, çok sağlam basmıştır yere: bir dizinde Hasan diğerinde Hüseyin.
Hasbinallah/
Dilinde söndürücü yangına koşar İbrahim.
Şehid/
Azrail’e adını gönüllü yazdıran. Ölümü, acıdan sıyrılmış olan.
Vakid bin abdullah/
Sadakta sakin uyuyan güzelin duvağını açtı, ‘Allahuekber!’ deyip.
Ayna/
Sakindir Mukavkıs’ın fildişinde.
Karışırsa saçları Peygamber’in, çatlayacak gibi olur heyecandan.
Ve değerse gözleri, gül suyu kuyuları açılır bahçesinde bir aynanın.
Bir Nokta/Mayıs 2008
Yorumlar
ali aşkına
Per, 22/05/2008 - 10:17 — murat tuzcu''biz hüznün çocuklarıyız, siz sevinçlerin... bizim hüznümüzle sizin sevinçlerinizin arasında asil atlarınızın aşamayacağı, güzel bineklerinizin üzerinde yürümeyeceği sarp yolları, dar geçitleri olan engeller vardır.''
...
''siz sokrat'ı zehirlediniz, bolis'i taşladınız, galile'yi katlettiniz, ali bin ebi talib'i öldürdünüz, mithat paşa'yı boğdunuz. ve tüm bunlar şimdi zafer kazanmış kahramanlar gibi ebediyet tarafında yaşamakta. sizse insanlığın belleğinde, kendisini nisyan ve yokluk karanlığına gömecek kimseyi bulamamış, toprağın üzerinde duran cesetler gibi yaşıyorsunuz.''
cibran / fırtınalar