Cemaat Sosyolojisi

İnsanlar bireysel var oluş kaygılarını toplumsal alanda da ifade ederler. Toplumsal alanda bunu kurumsal düzeyde belirginleştirirler. Toplumsal düzeyde ırk, din, ideoloji ve coğrafya gibi unsurlar çerçevesinde birliktelik oluştururlar. Bu birliktelik yazılı veya yazısız sözleşme veya hukuk çerçevesinde kendi geleneğini şekillendirir.

Cemaat olgusuna İslam geleneği açısından önemli bir yeri olmakla birlikte ve bugün- yarın için ifade ettiği anlamı bulmaya çalışacağız. “Cemaat kelimesi, "İnsanlardan kalabalık bir grup, bir gaye etrafında toplanmış insanlar" anlamına gelir. İslami terim olarak ise: "bir emir (imam) etrafında toplanmış Müslümanların birliği"ne verilen isimdir.” İlk cemaat Müslümanların Mekke’de ardından Medine’de oluşturdukları yapılanmalardır. İslam peygamberi Hz. Muhammed’ten sonraki dönemde ise Müslümanlar düşünce, kabile, inanış ve coğrafya temelinde farklı farklı toplumsal yapılanmalara gitmişlerdir. Oluşan her toplumsal kurum diğeriyle ayrışmalara gitmiş ve kendi aralarında şiddet ve ölüme varan ilişki biçimleri oluşmuştur.

Hz. Muhammed’in vefatından sonra önce iktidar merkezli ayrışma ardından düşünce ve inanış yorumlamalarını farklılaştırmaya doğru gitmiştir. İktidarı geleneksel güç sahiplerine vermek isteyenler, seçime dayalı model teklif edenler ve Hz. Muhammed’in soyunu esas alanlar arasında büyük mücadeleler yaşanmıştır. Bu kavga düşünce ve inanış yorumlamalarındaki farklılık ile ayrışmayı derinleştirmiştir. Cemaatler ilk peygamber zamanındaki teklikten, bu süreçteki farklı içtihatlarda bulunan insanların şehirlerde bir araya gelmesi ile çoğul bir şekilde belirginleşir. Farklı düşünce sahipleri kendi varlık alanını oluşturmaya çalışır ve kurumsal düzeyde ifadelendirir.

Cemaatler tarihsel süreç içerisinde siyasal, sosyal ve kültürel dönüşümlere bağlı olarak dönüşüm geçirmişlerdir. Bunlar gruplar temelinde şu şekilde ifadelendirilebilir: 1- Yorum- İdeoloji Temelinde Oluşan Cemaatler: Tarihsel süreçte yaşanan tartışmalar farklı düşünce- inanç ekolleri oluşturmuştur. Her düşünce ekolüne müntesip olanlar kendi yapılanmasını oluşturmaya çalışmışlardır. 2- Kişi Temelinde Cemaatlar: Toplum içerisinde İslam düşüncesine kattığı bir yorumla farklı şekilde ifadelendirebilme yeterliliğine sahip olanlar cemaatler oluştururlar. Tarikatlar özellikle birey temelinde bir iktidar alanı oluştururlar.

İslam toplum veya devlet yapılanmasında cemaatler; kamusal bir misyon yüklenmiş ve yer yer muhalif temelde kendilerini konumlandırmışlardır. Var olan siyasal güçlere karşı muhalif odaklar çoğu kez cemaatler üzerinden ortaya çıkmıştır. Diğer yandan toplumsal ve siyasal işleyişe ortak olmuş ve özellikle eğitim- yardımlaşma alanlarında etkin rol oynamışlardır.
19. ve 20. yüzyıl sürekli genişleyen- dönüşen İslam medeniyetinin gerileyişine tanıklık eder. Bu süreç cemaat yapılanmalarını ve etkilerini dönüştürmüştür. Yönetimlerin gayri İslami uygulamalarına ve batı medeniyetinin etkilerine karşı toplumsal alanda var olmaya çalışmışlardır. Sığınak işlevi görerek, yer yer fiili mücadelelerde bulunmuşlardır. Bu var oluşlarını gizli bir temelde yürütmeye çalışmışlardır.

Cemaat- iktidar ilişkileri en karmaşık boyutlardan biridir. Cemaatler siyasal güç odakları her daim ilişkide bulunmuşlardır. Bu ilişki biçiminde çoğunlukla siyasal güç odağına meşruiyet kazandıran ve kendi sayısal varlığını tehdit veya imkan olarak sunan duruma geçmişlerdir. Cemaatler etkide bulundukları toplumsal yapıyı siyasal güç odaklarının emrine verebilme imkânı daha fazladır. Cemaat üyeleri bu yönlendirmeye her zaman açıktırlar. Müslüman toplumlarda iktidar sahipleri cemaatleri siyasal zeminde açıktan değil dolaylı etkileşimle yönlendirmişlerdir. Cemaat üyeleri desteklenen siyasal güçler tarafından kamusal alanda desteklenir ve değer verilir. Ekonomik alanda da devletler bu destekleri esirgemezler. Cemaat liderleri siyasal güçler ile yaptığı pazarlıklarla bu süreci şekillendirir. Siyasal güç sahiplerinin değişmesi ile desteklenen cemaatler değişmektedir. Veya cemaatler güçlü olan kim ise onunla birlikte olmaya çalışırlar. Bir cemaatin tek başına siyasal alanda devlette söz sahibi olduğu dönemlerde olmuştur. Ama çoğunlukla ön planda görünmeden perde gerisinde yönlendirmeyi daha çok uygun görmüşlerdir.

Cemaatler güçlü ekonomik kaynaklar oluşturmaya çalışmışlardır. Yapılacak çalışmalara kaynaklık sağlaması için değişik yollar aranır. Ticari faaliyetler yürütür. Kendi mensuplarından zenginlerin ciddi aktarımını sağlar ve buna karşılık onları destekler. Cemaat merkezli ekonomik faaliyetlere girişir. Türkiye’de son dönemde her cemaat kendi iç işlerliğine katkıda bulunması ve etkisini genişletmek için ekonominin değişik alanlarında kuruluşlar oluşturmaktadırlar.

Cemaatlerden bazıları dönemsel olurken bazıları da yüzyıllar boyu süren devamlılık ile devam ederler. Tarikatlar devamlılığı olanların başında gelir. Oluşturdukları belli ritüeller ile mensupları bu cemaatin yüzyıllar boyu devamlılığını sağlarlar. Bunların içerisinden kopmalarla sürekli çoğalmaktadırlar. Derin siyasal kopuş olmadığı müddetçe varlıklarını devam ettirirler. Bazıları ise dönemsel şartların ürünü olarak ortaya çıkar, varlığına sebep olan şartlar ortadan kalktığında onlarda hayatiyetlerini devam ettiremezler.

Eğitim ve yardımlaşma cemaatlerin en faal olduğu alanlardır. Kendi mensuplarının inanç zindeliğini sağlamaya çalışır. Sivil bir kurum olarak toplumsal dayanışmaya yönelik çalışmalarla ön plana çıkarlar. Bu noktada kendi mensupları her daim önceliğe sahiptir.
İslam’ın yayılması, anlaşılması ve yaşanması noktasında çok büyük katkılarda bulunurlar. Dini duyarlılığın korunması ve buna göre yaşam tesis edilmesinde güçlü bir hareket refleksine sahiptir. Gayri Müslim toplumların egemen olduğu yerlerde dinin tanıtılması için mücadele verirler.

İslam’ın yaşanmasında katkıları olduğu gibi gerilemesinde de etkin rol oynamışlardır. Cemaatlerde dini algı ve yorum belli sabitelerde ifadelendirilerek yeni bir açılım yapma iradesi zayıftır. Var olanın korunması esastır. Bu yönüyle İslam düşüncesinin gelişimini yavaşlatmış ve etkisini azaltmışlardır. Müslümanın müslümana din propagandası yapmasından öteye gidilememiştir.

Lider cemaat yapılanmasının en önemli figürüdür. Bu figür cemaat üyelerinin lidere yüklediği anlam ve önemle çoğu kez efsaneleşen bir süreçle büyür. Liderin etkinliği olan bazı olayların efsaneleştirilerek yorumlanması ile oluşur. Özellikle tarikatlarda lider- şeyh tartışılmaz, eleştirilmez. İtaat derecen kadar önem kazandığın için bu kayıtsız şartsız teslimiyete dönüşür. Belli bir düşünce- ideoloji merkezinde liderlik oluşturanlar ise modern zamanlara kadar babadan oğula geçen yönetim anlayışını terk ederken, tarikatlarda babadan- oğula veya Hz. Ali’nin Peygamberimizin damadı olmasında olduğu gibi damada bırakmaya doğru gitmişlerdir.

Cemaatler yer yer çıkar gruplarına da dönüşmüşlerdir. Büyüdükçe elde edilen imkânlar cemaat mensuplarınca ranta dönüştürülebilmekte ve bazılarının nemalanması sağlanmaktadır. ekonomik gücün artması ile kendi içine yönelik ticari faaliyetler yapılmaktadır. Ekonomik pastanın kullanılması ve paylaşılması noktasında ilkelerde ifade edildiği hareket edilmemektedir. Özellikle liderler ve çevresindekiler bu güçten en çok nemalananlardır. Cemaat liderlerinin çoğu zenginlik ve şatafat içerisinde yüzmektedirler. Yönetim noktasında şeffaf bir anlayışla hareket edilmemektedir. Liderlerin iradesi her türlü yorum ve tercihlerin üstündedir. Hem yönetim hem de ekonomik ilişkilerde şeffaflık bulunmaz. Cemaat mensupları da böyle bir talepte bulunmazlar. Yönetimin en ideal şekilde hareket ettiğini düşünürler.

Cemaat olgusunun modern zamanlarda geldiği nokta ve geçirdiği dönüşüm iyi irdelenmelidir. Yeni toplum- insan modellemelerinin oluştuğu çağımızda “cemaat” modelinin nasıl bir örneklik sergileyeceği tartışılmalıdır. Bireysellik- cemaat geriliminin nasıl bir gelecek oluşturacağı merak konusudur.

Kategori:

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Alt Kültür Olarak Cemaatler

Cemaatler umumiyetle tabi sosyal gruplar olarak tebarüz eden yapılardır. Çoğunlukla bir alt kültür görünümündedirler. Ancak son yüzyıldır klasik örgüt yapılanmasında ideoljik görünümlerde moderniteniye tepki olarak ortaya çıkan , modernitenin çocuğu dini cemaatler bu görünümün dışında kalmaktadır. Birer küçük devletçik olan bu yapılanmalar özü itibari ile totaliter yapılanmalardır. Bütün bunlara karşın dini hayatın sürdürülebilmesi büyük oranda cemaatlerle mümkün olan bir süreçtir. İnsan doğası gereği mekana dayalı ilişkilerle hayatını örer. Cemaatlerin doğal seyri bu mekana dayalı bir üst çatı olmasında yatmaktadır. Bir ruh ve enerji ile yelkenlerini doldurduğunda cami cemaatleri - örgütsel cemaatlerin küçümsemesine karşın- islamın toplum katmanlarında kök salmasında en büyük role sahip olma potansiyeline haizdir.

"Havada uçan kuşa yolun ne hayrı var
Kendine hayrı olmayanın ele ne hayrı var "

Hamit Akçay | Cts, 27/06/2009 - 00:39