renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Cemaatlerin Marş Söyleyen Çocukları

Geçmiş yıllarda böyleydi. Geçen gün gittiğim bir düğünde aynı manzarayla karşılaştığımda hafızamda bir sürü görüntü canlandı, tazelendi.

Evet müslümanların hala bir düğün geleneği oluşmadı. Nasıl düğün yapılır, nasıl eğlenilir bilmiyoruz. En azından hala birtakım duyarlılıklarını koruma çabasındaki insanlar için bu böyle. Zira bir kısmımız artık bunları çoktan aştı. Bizim düğünlerimiz birbirine benziyordu. Hala da benziyor.

Bir salon. Havasız, eski sandalyeler, çıplak masalar, sürahiler, ekşi bir koku, sahne niyetine bir masa, üzerinde bir bardak su ve altında peçete... Kur'an'ı Kerim okunur. Bir hoca çıkar ve sohbet eder. Sonra çocuklar alır sahneyi. Marş söyleyen çocuklar!..

Cemaatin güzel sesli çocukları... Boğazlarında damarlar şişer söylerlerken. Misafirlerin birçoğu başka havada. Bizim çocuklar başları önde marşlar söylüyorlar. Kasetlerden öğrendiklerini kağıtlara yazmışlar önlerine koyup mahcup bir ifadeyle söyleyip duruyorlar marşlarını.

Yeni çıkmış sakallar...
Geçmiş zamanda unutulmuş gibi genç çocuklar.
Cemaate yabancı misafirlerin şaşkın ve sıkılgan bakışları altında marşlar, ezgiler söylüyorlar.

Artık kanıksanmıştır bu çocukların çıkıp söylemeleri. Cemaatte konuşulur, bunlara kaset yapılacağı söylenir filan. Hakikaten de içten içe bizim de bir kasedimiz olur mu türünden hevesler vardır çocukların tümünde.

Hiçbirinini kasedi olmaz yanık sesli çocukların.
Siz söylemeye devam edin çocuklar.
Tanıdık marşlar, bildik ezgiler...
Cemaatin marş söyleyen güzel yüzlü çocukları...

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Düğün dernek şen ola..

Kasedim çıksın diye marş söyleyen adamdan hayır gelmez be Zagor'um. Dostun Çiko'nun köfte aşkına benzer bu iş sonra.

Marşlar ve ezgiler. Açıkçası çok hoş olanları vardır aralarında ve söylerim hâlâ. Ancak gitmez çoğu düğünlere elbet. Düğün kavramının ontolojik olarak vuslatı çağrıştırmasından kaynaklanan bir mecazdır belki yapılan. Yakışır mı yakışmaz mı bilmem. Ayarı fazla kaçırınca olmadığını görüp bilirim ama. Hatta bazen araya " Muhammed'in gözleri sürmeli.. sürmeli " yeşil arabeski bile katılabilir. Nitekim şahidim. Sütlacın üzerine limon sıkmak gibi bir şey bu.

Çocukların kaseti yapılmaz elbet. Kendisi uğraşıp ta yapanları ise sormayın gitsin. İstisnaların kaideyi bozmayacağı kuralına dayanarak, gidişat ve sonlarının pek de hayırlı olmadığını söylemek mümkün.

Gelelim, işlediğiniz konunun en önemli meselesi olan, düğünlerimize. Yahu hakkında ne söyleseniz az vallahi. Biz de Allah adına konuşan adam pek çoktur bilirsiniz. O haramdır, bu küfre sokar, şu dünyevileştirir, şunlar yamulanların işidir, bunlar yumuşanların amelidir falan filan. Bir orta yolcu adam da çıkıp, ulan düğün böyle olur demez. Dese de ardından dedikodunun bini bin para edilir. Mehter marşı bile kurtçu yapar adamı böylelerinin nezdinde. Yalanım varsa, aha da iki gözüm önüme aksın. Allah nasip ederse Vakfımız'da bu meseleye el atmayı düşünüyorum. Kimse göbek atamıcak ama.. Muhammed'in gözlerinin sürmeli olduğunu dinlemek zorunda da kalmıyacak inşallah. Vaazın kırıntısını sokmucam düğünlere. Kuran.. o olacak elbet. Her şey Allah'ın adı ile başlayacak. Önce Allah.. sonra yallah da demek yok. Nasıl mı olacak peki bu iş. Bilmem. Arayan bulurmuş.. Mevlasını da, belasını da.

Allaaaaah. Zor bir mevzuda konuştum yine. Gelin bakalım.. bir adım geri atarsam ne olayım. Hem İslam medeniyetinden bahsedeceksin, Hem de bedeviler gibi düğün yapıp meşru bir alternatif üretemeyeceksin senelerdir. Ne olmuş yani.. şöyle bir zeybek havası çalsa, efeler ortaya çıksa mesela.. Kafkas da o biçim olur. Genç olsam kursa bile giderdim..

..

cemaat olarak düğün dernek işine de el attık...

haydi hayırlısı bakalım...

ortaya çıkan fikirler bekarların işine yarar...

Düğün dernek hoş ola...

Umut bekleyen "cemaatlerin marş söyleyen çocukları" bir gün elbet alıcısını bulur...
Bunlar çizgisi belli olmayan düğünlerimizin simgesel varlıkları, çok sesli koroları...
Düğünlerin amacı, bu birlikteliği konu komşuya duyurmaksa, takı adeti olanların hediyelerini kabul etmek için bir yolsa, mutlu anı eğlenceyle hoşbeşe çevirmekse, bulunur birden çok yolu...
Erkek bir salona- bayan bir salona alınıp da zeybek oynamışın kim karışır,davul zurna çekmişin halayını; kim katılmaz?...
Bayanlar bulur eğlencesini siz onları yalnız bırakın yeter ki; "eğlence ay'da olsa merdiven dayar onlar"...
Ama o çocuklar hiç susmasın; gelene göre stil yapsınlar yeter ki! Bazılarına göre demode parçalarla seslerinin güzelliğini kapamasınlar..

"Düğün dernek hele de toy
Davulu zurnayı kenara koy
Nede güzel deseler de oy,oy
Bekarlık yahşi be ahbap " ...

Müslümanların derdi ne?

"Müslümanların hala düğün geleneği oluşmadı" cümlesini tırnak içine alarak dikkat çekmek istiyorum. Bu ülkede yaşayan insanlar da müslümanım diyor ve çeşitli yörelere özgü düğün gelenekleri var. Özellikle Anadolu'nun bazı yerlerinde genellikle kırsal kesimde büyük ölçüde İslami ahlak kurallarına, edep ve adabına uygun düğünler de yapılıyor. Ama şehirli(!) ve bilinçli(!) islamcılar için bir düğün geleneğinin olmadığı doğrudur. Anadolu insanın örfi olarak devam ettirdiği kültüre ilkel nazarıyla bakabilen bir kısım azınlığın güçlü bir altyapısı olmadan yeni bir gelenek oluşturmasını beklemek de mantıklı olmasa gerek.

Bir toplumda bir geleneğin oluşması için toplumsal kabülden başka uzun süre devam edegelmesi yani istikrar gerekir. Dün düşündüğünden bugün vazgeçen, yarın ne yapacağı belli olmayan, söyledikleriyle yaşadıkları tezat içinde, rüzgara/statükoya göre renk değiştiren bir kısım zevatın gelenek oluşturmasını beklemek olsa olsa hayacilik olur.

Bizim İslam inanç ve düşüncesinden sonra ahlak, kültür ve medeniyetini öğrenmemiz gerekiyor. Bu bağlamda da yakın geçmişimiz olması ve güncelliği nedeniyle Osmanlı kültür ve medeniyetini incelemekte büyük yarar olacağı düşüncesindeyim.

">"Daha az TV, daha çok Kitap!"