renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Cübbeyi Bir Aydın Bir de Yobaz Giyer

Cumartesi günü oluşturduğu trafiği ile günümü rezil eden Çağlayan mitinginden, bir kaç gün evvelinde elime tutuşturulan ADKF broşürü ile haberdar oldum. İçerisinde, yıllar önce Menderes'e haddini bildiren (!) üniversitenin AKP'ye de haddini bildireceği, AKP'nin artık çok ileri gittiği ve oluşturmak istediği anti-laik düzenin bir an önce yıkılması gerektiği yazıyordu. Bu broşürlerle ve afişlerle Cumartesi günü için mitinge çağırılan binlerce üniversite öğrencisinin kaçta kaçının davete icabet ettiğini de ekranlardan gördük. Hani üç beş sayılmazlardı tabi, bir grup insandı, saygı duyup azımsamamak lazım. Darbe isteklerini de ben saygı ile karşıladım nitekim herkes herşeyi isteyebilir hatta bir kızı bin kişi ister bir kışı alır, vs... Onlar da 'azgın azınlık' olarak bir şekilde kendilerini ifade etmeliler elbette. Mum yakabilirler, evlerinin ışıklarını yakıp söndürebilirler olmadı sokaklarda taşlı sopalı eylemlerde bulunabilirler. Aslı şudur ki; başörtü yasağını yahut filistin katliamını protesto edenleri hem azgın hem azınlık görenlerin, gün gelip devranın dönmesi ile maskelerini çıkarıp asıl kimlikleri olan cübbeli yobazlığa soyunmaları, sizi bilemem ama, benim içime su seprti. Zannedersem başı sıkışınca Allah'dan başkasına gitmeyen mütevazi çilekeşlerin ahı çağlayanlarda darbe isteyen yobazların öfkesinde kendini belli etti.

Hepsi bu kadar da değil. Basın bu mitingi ya şiddetle kınadı yahut görmezden geldi:
"Aydın Doğan'a bağlı olan Hürriyet ve Milliyet Gazeteleri ile Star Gazetesi olayı görmezden geldi ve iç sayfalarda birer küçük resimle "Pankartlar uyarı gelince indirildi" diye duyurdu. Radikal Gazetesi ise, olayı sadece haber bazında gördü ve yazarları konuya değinmedi..

Akşam Gazetesi olaya geniş yer verirken, Her iki Tercüman'da açılan pankartları Cumhuriyete, demokrasiye, Ordu'ya ve Atatürk'e hakaret olarakz yorumladı..

Olayı geniş bir şekilde veren bir diğer gazete ise Zaman'dı. Zaman, yürüyüş notlarını tek tek aktardığı haberinde açılan pankartların kimler tarafından açıldığını da yazdı..

Pankartlarla ilgili en çarpıcı habere ise Vakit Gazetesi imza attı. Vakit, "Hükümet Göreve" başlığıyla manşete taşıdığı haberinde, hükümetin bu pankartı açanlara hesap sorması gerektiğini savundu.

Milli Gazete ise "Bunlar Aydın (!) başlıklı haberinde pankart açılması olayını rektörlere maletti ve ağır eleştirilerde bulundu.

Yeni Şafak Gazetesi'de "Darbe meraklısı aslan rektörler" başlığıyla manşete taşıdığı haberinde rektörleri adeta yerden yere vurdu.

Sabah Gazetesi ise hem haber olarak hem de "Sabah Diyor ki" köşe yazısında, rektörmlerin yürüyüşünde açılan pankartı taşıyanlara ve engel olmayanlara çok sert eleştirilerde bulundu.

Vatan gazetesi ise "Ayıp" başlığıyla manşete çektiği haberde bu pankartın, yürüyüşe gölge düşürdüğünü anlattı ve eleştiri yaptı." (kaynak: haberciler.com)

3 Kasım seçimlerinin ardından kendine yeni bir yön tayin eden basının, ülkemizdeki Atatürkçüleri, Atatürk düşmanı ve yobaz olarak nitelendirmesi de ayrıca bir hoşluk oldu elbette.
YÖK'ün sonunun yaklaştığını sezmesi ile tutuşup, çareler araması ve darbe istemesi kamuoyunu kendi aleyhine çevirdi. Artık kendilerini koruyup gözetecek ne bir hükümetleri ne bir orduları ne de taraftarları var.

Şimdi top bizde...

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

İnşaallah gol olur.

Ömrümde belki ilk defa "Zaman Gazetesi" vari bir düşünceye kapıldım. Tüm kışkırtmalara rağmen hükümetten bekledikleri sivri sözleri duyamıyorlar. Medya'dan gerekli desteği göremiyorlar. Yapılan açık oturumlarda haksız oldukları ortaya çıkıyor. MEB'lığı bu sefer kararlı ve Hüseyin Çelik'in sonuca ulaşması mümkün görülüyor. Hal böyle iken ne yapmak lazım; Ortalığı kızıştırıp Atatürkçü söylemlerini kızışan ortama yamamak. Sanırım Rektörler maksatlarına ulaşabilmek için ortamı gerginleştirmek ve gerginleşen ortamdan kendine politika üretmek istiyor.
Top biz de ama daha gol olmadı.

Bunlara neden bu kadar prim verildi?

Orduyu göreve çağıracak, darbe çığırtkanlığı yaptıracak kadar gözü dönmüş bu insanların kaybedecekleri koltuklarından önemli çok daha önemli şeyler olmalı !..

helal olsun!

Sanirim tam bir komedya...yani bir laf vardir kusura bakmayin söylemeden gecemiyecegim...eceli gelen köpek le cami duvari olayi...ne güzelde cuk diye oturdu saygideger!! rektörlerimizin üstüne...demek caresizlik insani nerelere kadar getirebiliyormus. peki bizim bu zihniyete uymasi gereken bir birey olarak , yasaga karsi ne yapmamiz gerekirdi acaba? gidip bir köprüden sarkip;okula basörtümle alin yoksa atlarim dememizmi...herhalde durum böyleydide biz yine yanlis algiladik.herhalde bizim gösterdiklerimiz büyüklük filan degildide asil yüreklilikti...e ne diyelim helal olsun bize...

Sövgü, aç karnına iyi gidiyo.

Söyleyecek bir söz bulamıyorum inanın. Bek pek nefret etmem zira bu adamlardan nefret ettiğimi itiraf etmeliyim artık. Onlar birer terörist. Zaten bu kadar yoğun duygular içerisinde olmasaydım bu konuda oturur adam gibi bir şeyler karalardım. Onları anlatmaya sözler kifayet etmiyor artık ve ben onları gördükçe zıvanadan çıkıyorum.
Ahmaklar! aynı Vural Savaş gibi olacaksınız. Kullanılıp atılan mendiller gibi. Kim bilir nice Cevahir'lerin kanına girdiniz, nicelerinin yüreklerini dağladınız. Kitap imzalamaya geldiği fuarda sinek avlıyordu beyefendi. Rektörler gibi O da her zaman seviyesiz ve kıştırtıcıydı. Ordu'ya dayamıştı sırtını. Emekli olunca işi bitti. Kitap Fuarı'nda yanından iki kez geçtim. Bomboştu başı ve bizim gibi öylece bekliyordu ama bizim arkamız yoktu.
Şu hale bakın yahu. Cumhurbaşkanının resepsiyon davetiyeleri, makamını komünist partisi bürosuna çevirmesi, rektörlerin ihtilal çığırtkanlığı, askerlerin malum yobaz tavırları ve tüm bunlara rağmen direnmeye çalışanlar.
Biliyor musunuz olanlar bir yönü ile çok iyi. Ya artık her şey rayına girmeye başlayacak yada ne olursa olacak işte. Rabbim hayırlısını versin. Bu zehir zenberek sözlerin ardına Ramazan kutlaması yakışır mı bilmem. Ramazanınız mübarek olsun. İftara da yirmi dakika kalmış, ne yemek yaptınız? bize de göndersenize. Ezan okundu mu? İlk duyan haber etsin :), faydamız dokunsun birbirimize.