renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Dergiler Arasında

bu yakaBir güzellik, iyilik adına edebiyat, kültür, sanat dergileri yayınlanmaya devam ediyor.“Dergi hür tefekkürün kalesidir.” der Cemil Meriç. Evet, yeni bir söylemin, hareketin izleri dergilerde hayat buluyor.

AY VAKTİ dergisi 67. sayısı yayınlandı.Peygamber Efendimiz (s.a.v.) konulu bir dosya hazırlanmış.Şiirler ve yazılar Peygamber Efendimize adanmış.Mustafa Özçelik’in “Kapında” şiiri, Nurettin Durman’ın “Sevdalı Küçük Bir Bulut” şiiri na’t türünde yazılmış yeni, özgün, güzel eserler…A.Vahap Akbaş’ın “Gönül Bahçemizin Müstesna Gülü” ve Nurullah Genç’in “Irmaklar ve Çöller” isimli yazılarını özellikle anmak gerekiyor.

YEDİ İKLİM dergisi yürüyüşüne devam ediyor.Uzun soluklu bir dergi… 193.sayısı yayınlandı.Bir edebiyat dergisi için devamlılık önemli.Bir dönemin edebiyat tarihi, şahsiyetleri, ürünleri, yönelimleri yazılırken mutlaka “Yedi İklim” dergisi de gündeme gelecektir.Derginin nisan sayısında Cevdet Karal, Sedat Umran ve Şahin Taş’ın şiirleri güzel.Üstad Necip Fazıl Kısakürek üzerine iki yazı yayımlanmış: Ali Metin K. imzalı “Necip Fazıl: Hakikat Peşindeki Şair” ve İsmail Demirel imzalı “Necip Fazıl Kısakürek”. Zafer Acar, Cevdet Karal şiiri üzerine yazmış.

BİR NOKTA dergisinin 51. sayısında İbrahim Yarış’ın Çanakkale cephesi odağında“Akide Şekeri” isimli güzel bir öyküsü yayımlandı.Mustafa Özçelik’in nehir şiir diyebileceğim “Mehriyâr İçin Şiirler” bu sayıda da devam ediyor.Adı: “Niyaz Makamında 2”.Lütfi Bayer, dergicilik uğraşı üzerine yazmış.Dergide “Kalem Arkası” isimli yeni bir bölüm var.Bu bölümde dergide yazan şair ve yazarların ürünleri üzerinde duruluyor, değerlendirmeler yapılıyor.

ARDIÇ dergisi Eskişehir’de yayınlanıyor. “Ardıç”ın 4. sayısı, Yunus Emre özel sayısı olarak çıktı. “…Yunus’un sesini böyle bir özel sayı vesilesiyle yeniden duyalım ve duyuralım istedik.Zira insanlığın geleceğine ilişkin kaygılarımızın bir umuda dönüşmesini istiyoruz.Kaygımız odur ki onca bilimsel ve teknik gelişmeye karşın insanoğlu, insan olabilmenin erdemlerinden ne yazık ki uzaklaşmakta…İnsan değerlerini yeniden gündeme getirmede, temek insan hak ve hürriyetinin her dem idrak edilmesinde Yunus önemli bir zenginliğimiz.” sözleriyle dergi okuyucuları selâmlanıyor.A.Vahap Akbaş’ın “Kılavuzum Yunus Emre”, İsmail Karakurt’un “Yunus’un Alıçları”, M.Said Türkoğlu’nun “Yunus Bir Ulu Şar’dır”, Mustafa Özçelik’in“Aydınlarımızın Gözüyle Yunus Emre” ve Muharrem Dayanç’ın “Yunus Emre Niçin Hâlâ Eskimedi ?” isimli yazılarda konuya farklı, detaylı ve özgün bir bakış getiriliyor.Dergide Yunus Emre üzerine yazılan şiirler yayımlanmış.Yunus Emre çalışmalarında emeği olan şahsiyetlerin yazılarına da yer verilmiş.Burhan Toprak, Mehmet Kaplan, Necip Fazıl Kısakürek ve Sezai Karakoç bu isimler arasında yer alıyor.

AKPINAR dergisi Niğde’de yayınlanıyor.Derginin 2. sayısı çıktı.Derginin bu sayısında Çanakkale zaferi işlenmiş.Ali İhsan Kolcu’nun “Şiirde Duyguyu Dile Çevirme Problemi” yazısına özellikle işaret etmek gerekiyor.Orhan Veli’nin ve Mehmet Âkif’in birer şiirinden hareketle konu etraflıca dile getirilmiş.Kibar Ayaydın, vefat yıldönümü vesilesiyle Erol Güngör’ü kişiliği ve çalışmaları ile anlatmış.İsmail Sarıkaya, sözlükler üzerine kaynak niteliğinde bir makale yazmış.

DERKENAR dergisinin 15.sayısında Berat Demirci’nin Sultan Abdülhamid üzerine yazdığı “Asker Yaşatan Sultan” isimli yazısı dikkate değer.Berat Demirci ile bir de söyleşi yapılmış.Alper Gencer, Cafer Turaç şiiri üzerine yazmış.Kâmil Yeşil “Gelen Giden” isimli öyküsüyle dergide yer alıyor.Said Yavuz, günümüzde yazılan şiirin hallerini “Şiir Nereye Çekiliyor ?” isimli yazısında ifade etmiş.

SÜHAN dergisi Sivas’ta yayınlanıyor.Derginin 14.sayısı “Oyuncak” özel sayısı olarak yayınlandı. “Hayat ile hakikat arasında, arkasına masaldan dünyalar gizlediğimiz incecik perdelerdir aslında oyuncaklarımız.Bazen de bir ömür boyu hayatın korkunç çıplaklığına bakmamak için önümüze yığdığımız, hayalleriyle uykuya daldığımız yahut hiç yanımızdan ayırmadığımız bitmez tesellilerin kaynağıdır onlar.” diyerek söze başlanmış.Şaban Abak, Metin Ö. Mengüşoğlu, Mehmet Aycı, Hüseyin Akın, Nihat Dağlı, Mustafa Muharrem, Mustafa Özçelik, Cevat Akkanat, Halim Şafak, Selçuk Küpçük, M.Said Türkoğlu,Mustafa Oğuz, Adem Turan, Hüseyin Karacalar, Mehmet Konukçu, Ahmet Doğru, Münir Çakmak, Ali Sözer, Erhan Paşazade, Metin Mert, İdris Ekinci, Mustafa Uçurum, Recep Ş.Güngör, M.Çağan Azizoğlu, Recai Güllapdan, Berat Demirci “oyuncak” üzerine yazıları ile dergide yer almışlar. “Sühan” güzel yürüyüşüne yeni dosya çalışmaları ile devam ediyor.

KİTAP POSTASI dergisi 13.sayısında Rasim Özdenören özel sayısı olarak yayınlandı.Rasim Özdenören yazarlığının 50.yılında… Yurt genelinde yapılan çeşitli etkinliklerle anılıyor.Dergide yazarın öykücü, denemeci yönü üzerine geniş bir dosya çalışması yer alıyor.Asım Gültekin editörlüğünde güzel bir çalışma olmuş.
Rasim Özdenören dergideki önsöz niteliğindeki yazısının bir yerinde şu belirlemede bulunuyor: “İnsan gövdesinin mayası çamurdandı ama çamura kutsal ruhtan üflenerek can verildi.Böyle olunca, insan çamura bulanmış olsa da, onun canında gömülü duran kutsal, orada ikamet etmeye devam edecektir.Biz, bir bakıma, işte o çamura belenmiş insanın içinde; orada, hiç ölmeden duran o ruhu, dilimizin döndüğünce dile getirmeye çaba gösterdik.”
Atasoy Müftüoğlu, Rasim Özdenören hakkında yazdığı “Niteliğin ve Bilgeliğin Sesi” isimli yazısında şöyle bir tespitte bulunur: “İnsanî varoluşun sahici, derunî, ve içtenlikli boyutlarının zayıfladığı insanın kalbî yanından her geçen gün biraz daha uzaklaştığımız bir dünyada Rasim Özdenören’i hatırlamak, okumak, Rasim Bey’in ufku üzerinde konuşmak hepimiz için büyük bir imkan olduğu gibi Türkiye için de büyük bir imkandır.”

KİTAP-LIK dergisi 94. sayısında Sait Faik üzerine bir dosya çalışması ile çıktı..Dergide İsmet Özel ile yapılmış bir söyleşi var.Faruk Duman, “Okuma Kazancı” isimli denemesinde kitap sevgisini işliyor.

DERGÂH dergisinin 194. sayısı yayınlandı.Derginin sunuş kısmında şu ifadeler dikkat çekiyor: “12 Eylül’ün Özal siyaseti ile ittifakı sonucu oluşan süreç, sanat ve edebiyatın toplumdan kopuşunu hızlandırdı.Bu kabul edilemez bir gelişmedir.Şair ve yazarların Irak işgalinden ve ekmeğin kaç para olduğundan bîhaber yaşamaları onları nasıl olur da toplumun vicdanı kılabilir.Bu vicdan meselesini dert etmeyenlerle işimiz yok.”Bu belirleme işgallere, yoksulluğa, yaşanan acılara duyarsız; ben-cil şiir ve yazılar üreten şair ve yazarlar için uyarıcı bir nitelik taşımaktadır.Dergide Cevdet Karal, Halil İbrahim Şan, Fatih Bedir Köker, Alper Gencer, İsmail Pelit, Murat Çeşme, Hatice Uğur ve Osman Konuk bu sayının şairleri olarak yer alıyorlar.Orta sayfa konuşması akademisyen Mustafa Tatçı ile yapılmış.

BİZİM KÜLLİYE dergisi Elazığ’da yayınlanıyor.Derginin 27.sayısı yayınlandı.Edebiyatımızda tip ve karakter konulu kapsamlı bir dosya hazırlanmış.

TÜRK EDEBİYATI dergisinin 391.sayısı yayınlandı.Derginin “Hasbıhal” kısmında bir açıklama yapılmış: “Özel sayılar ve kapsamlı dosyalar yüzünden elimizde bir hayli yazı birikmişti.Bunları, yazarlarımıza karşı daha fazla mahçup olmamak için değerlendirmek zorundaydık.Elimizdeki sayıda bu sebeple herhangi bir dosya yer almıyor.” Bu sayıda dilbilim uzmanı Prof.Dr.Ahmet Topaloğlu ile sözlük meselesi ve Türkçe sözlükler üzerine bir söyleşi yapılmış.Son dönemin yetkin şairlerinden Cahit Koytak, şiirleri ile dergide yer alıyor.M.Fatih Andı, Ömer Erdem’in yeni şiir kitabı “Evvel” odağında bir değerlendirme yazısı yazmış.Bahtiyar Aslan, Rasim Özdenören’in hikâyeciliğini yazmış: “Modernizm ve Muhafazakârlığın Kavşağında Rasim Özdenören Hikâyeciliği”. Şahin Torun, Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun romancılığını özellikle “Kilit”, “Anahtar”, “Kapı” isimli romanları ile gündeme getirmiş.

YOLCU dergisi Samsun’da yayınlanıyor.Derginin 37.sayısı yayınlandı. “…Ve susmaktır aşk; kalbimizde isyan ve limon kokusu” ifadesiyle söze başlanmış.Ferhat Kalender, Murat Kapkıner, Tayip Atmaca, Fatma Çolak, Mehmet Çelik, Ömer İdris Akdin, Ayşe Eyyüpkoca, Ü.Zeynep Kayabaş, Kâmil Yeşil, Nihat Turan, A.Vahap Dağkılıç, Vedat Aydın, Mustafa Karaosmanoğlu, Bedri Gencer, Sıddık Akbayır, Ogün Kaymak, İbrahim Tökel, Behçet Yani, Mahfi Yanardağ, Âkif Çelik, Osman Sevim isimleri yazı ve şiirleri ile dergide yer almışlar. “Biz büyük şehirler kurmuş büyük bir uygarlığın çocuklarıyız” diyen yazar Nihat Genç ile bir söyleşi yapılmış.Dergide ayrıca şair Cafer Turaç ile şiiri üzerine bir söyleşi yer alıyor.

Bu yazımızda güzel bir rastlantı olarak dergilerin bahar sayılarını okuduk, inceledik ve tanıtmaya çalıştık. Edebiyat, kültür, sanat bahçesinde açan çeşitli renk ve kokularda dergiler…Ömürleri uzun ve bereketli olsun !

Dergi irtibat bilgileri:

-Ay Vakti dergisi: ayvakti@gmail.com
PK.160 Kadıköy/İstanbul
-Yedi İklim dergisi: yediiklim@yahoo.com
Bağdat Cad. 172.Esenyurt Durağı Haksal Apt. Kat:4 Maltepe/İstanbul
-Bir Nokta dergisi: Örnek mah. 35.cad. No: 26 Üsküdar/ İstanbul
-Ardıç dergisi: ardicdergisi@gmail.com
Kurtuluş Mah.Cumhuriyet Bulvarı Yelkovan Apt.A Blok No:32/16 Eskişehir
-Akpınar dergisi: akpinardergisi@hotmail.com
Yeni Çarşı İş Merkezi B Blok No:1/5 Niğde
-Derkenar dergisi: derkenardergi@yahoo.com
Osmanlı Sokak Alara Han No:27-A Taksim/İstanbul
-Sühan dergisi: huseynkaya@gmail.com
Çiçekli cad. No:73 Sivas
-Kitap Postası dergisi: kitappostasi@yahoo.com
Çatalçeşme Sokağı 27/2 Cağaloğlu/ İstanbul
-Kitap-lık dergisi: Yapı Kredi Kültür Merkezi İstiklâl Cad. No:285 Kat: 5 Beyoğlu/İstanbul
-Dergâh dergisi: bilgi@dergahyayinlari.com
Ankara Cad. No:60 Nakipoğlu İşhanı Kat:6 Sirkeci/İstanbul
-Bizim Külliye dergisi: bkulliye@yahoo.com
İzzet Paşa Cad. İzzet Paşa Vakfı Ek Bina No: 16/2 Elazığ
-Türk Edebiyatı dergisi: tedev@ttnet.net.tr
PK. 2 Sirkeci/İstanbul
-Yolcu dergisi:yolcudergisi@hotmail.com
Pazar mah.Pazar Camii Sokak Dede Havku Geçidi No: 1 Samsun

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

MERDİVENŞİİR

Merdivenşiir'i de eklemek gerek bu dergilerin arasına,ki her ne kadar da bu yazı merdivenşiir'de yayımlanmışta olsa...

Yorum hakkında

"Merdivenşiir" dergisi veya bir başka derginin yazı dahilinde olup olmayacağı müellifin takdiridir.

Hangi derginin tanıtılması gerektiği hususunda okuyucular arasında bir ön araştırma yapmak gerek herhalde.O araştırma sonuçları doğrultusunda yazıda neye yer verip verilmeyeceği belirlenmeli sonra da yazı kaleme alınmalı öyle mi? Güldürmeyin !..

Yazıda şu dergi de olmalıydı, bu dergi de olmalıydı türünden bir yorumun sağlıklı olduğunu düşünmüyorum.

Bir de bu yazının "Merdivenşiir" dergisinde yayınlandığı bilgisini vermişsiniz.Verdiğiniz malûmattan emin misiniz? İsterseniz şöyle yapın:Adı geçen derginin şimdiye kadar çıkmış bütün sayılarını bir inceleyin bakalım, bu yazıyla karşılaşacak mısınız?

Yorum yazmak bu kadar kolay olmamalı derim.Selâmetle...

Düzeltme..

Murat Soyak'ın kaleme aldığı bu yazı "Merdivenşiir"de değil,"Milli Gazete"de yayımlanmıştır. Bu bağlamda bunu dile getirmiş oluyorum.

Abdullah Birokur,
Yazıda şu dergi de olmalıydı,bu dergi de olmalıydı türünden bir yorumun sağlıklı olduğunu düşünmediğini ifade etmişsin?
Peki, neden böyle düşünüyorsun?
Sebebini anlatabilecek misin?

Burada elbet yazar kişisel kıstaslarına göre dergileri belirlemiştir, adlarını dile getirmiştir.
Cemil Meriç'ten bir alıntı vardı o yazıda,okudun mu;"Dergi hür tefekkerün kalesidir".
Peki o halde neden bu kalenin ismini zikretmeyecek mişim?

Yahut güldürmeyin Abdullah Birokur ! Yorum yaparken hangi cümleleri kullanıp kulanılmayacağı husunda sana akıl danışmak gerekecek herhalde. Neticesinde vereceğin kararlarla o yorumda hangi kelimelerin kullanılıp kullanılmayacağı belirlenmeli ve daha sonra kaleme alınmalı öyle mi? Güldürmeyin!...

Yorum yazmak bu kadar kolay olmamalı....

Cevap

Sizce bahsedilmesi gereken dergi ( "Merdivenşiir" ) bu yazıda yer almamış.Tekrar yazalım öyleyse: Bir derginin yazıya dahil edilmesi yazıyı kaleme alan kişinin tasarrufundadır.Yazıda bu anlamda kusur aramak boşuna bir gayret olur.Yazıda tanıtılan dergiler edebiyatımızın şimdiki zamandaki seyri ve derinliği hakkında fikir sahibi olabileceğimiz dergilerdir.Yazının bütünlüğü noktasında bazı dergilerin dışarda kalması gerekir.Zira yayınlanan bütün edebiyat dergilerine bir yazıda yer verilmesi mümkün değil; bir de tanıtım yazısını yazan, bütün edebiyat dergilerine yer vermek yerine "seçerek" işini yapar.Bu, böyledir.

peki öyle olsun,...

önce şunu sorayım: sizce ben bu yazıda kusur mu arıyordum? bu soruyu cevaplamalısınız kesin ve keskin bir biçimde bunu ifade etmelisiniz.

ve bu cevaplarına son bir nokta koyalım:

Merdivenşiir dergisinin bizce bahsedilmesi gereken bir dergi olduğunu ima yada ifade etmekten ziyade, bu dergilerin arasında yer alabileceği düşünülerek,bu yorum yapılmıştır.

ve son olarak bir önceki yorumumu okursanız eğer; şu cümlemi rastlarsınız:
-"Burada yazar elbet kişisel kıstaslarına göre dergileri belirlemiştir,adlarını dile getirmiştir."

Öznellik hakkında

Her yazı bir yönüyle özneldir, kişiye göredir.Bu anlamda belirttiğiniz "kişisel kıstaslara göre dergileri belirlemiştir, adlarını dile getirmiştir" ifadesi doğrudur, yerindedir.Çünkü yazının içeriğinde tanıtılmak, değerlendirilmek üzere "seçilmiş" dergiler yer alıyor.Bunun böyle olması gayet tabiî.Şu yapılabilir: Bir başkası da yazacağı bir yazı ile dışarıda kalan edebiyat dergilerini tanıtır, değerlendirir.İyi de olur.Böylelikle kültür,sanat,edebiyat alanında hareketlilik sağlanır.

Tavrınızı anlamak mümkün değil

Nasıl ki Merdivenşiir dergisinin de yazı dahilinde olmaması gerektiği yazara ait bir fikirse, olması gerektiği fikri de yorumcuya aittir. Bunun neresine gülünecek anlamadım.

Yorumcular yazarın takdirine katılmak zorunda mıdır? Yazar yazıyı kendi takdiriyle yazar, okuyucu/yorumcu da kendi düşüncelerini belirtir. Bu gayet tabiidir. Burada komik olan -bunu ksıtlamaya çalışan- sizin tavrınızdır. Yorumcu velev ki yorumunda isabet ettirememiş olsun. O zaman da denir ki "efendim siz böyle söylüyorsunuz ama şu nedenle bu görüşünüz isabetsizdir."

Abdullah beyin tavrı ve üslubunu beğenmediğim gibi Elif Hanım'ın nezaket ölçülerinde olmayan senli/benli üslubunu da kınadığımı belirtmek isterim. Edebiyatla ilgili bir tartışmanın içinde bu üslup hakikaten hoş değil.

Hala düzeyli tartışmayı öğrenemedik. Hala !...

"Eşrefi mahlukatız lakin hamurumuz çamurdan !"

Yazı ve eleştiri

-Şadan Ercan'a

Yazı bir emeğin göstergesi..."Dergiler Arasında" isimli yazı okunduğunda bu görülecektir.Aynı emek ve dikkat olmaksızın iki cümle ile yazıyı eleştirmek doğru değildir.Eleştiri türünde yazılacak bir yazıda, yorumda öncelikle hakkaniyet aranır.Yani noksanlıklar belirtildiği kadar doğrular da belirtilmelidir.Bu söylenmediği, yazılmadığı için tartışma başlamıştır.Tartışmanın başlama nedeni dikkate alınmadan yapılacak ek yorumlar ancak belirsizliği çoğaltır.

Yorum yazanların üslûbuna yönelik eleştirileriniz, tartışmaya dahil olanlar kadar serttir.Eleştirel dozda benzer bir çıkış, sizin yaptığınız yorumda da görünmekte.

Haklısınız ama alacaklı değilsiniz

Sevgili Abdullah,

Elif Hanım'ın yorumu bir eleştiri olmaktan ziyade bir ilave niteliği taşıyor. Ama yazıdaki bir eksikliğe işaret ettiği biçiminde yorumlanırsa bir eleştiridir. Bu bağlamda "iki satırla" yazıyı eleştirmek doğru değildir derken kesinlikle haklısınız. Ancak bana cevaben yaptığınız bu yorumu Elif Hanım'a yapmış olsaydınız hiç bir sorun kalmazdı.

Benim de sert bir üslubum olduğunu söylüyorsunuz. Bunu kabul ederim ancak ben farklı bir şeyden bahsediyorum. Üslup sert olabilir, -yumuşak olması daha hoştur ama- ben bunda ciddi bir sorun görmüyorum. Asıl sorun nezaket ölçülerine uymayan, muhatabını ezmeye, küçük düşürmeye çalışan, faullü, muhatabının fikrini değil kişiliğini hedef alan, nefsi tatmin olduğu aşikar olan, iki kişi arasındaki kişisel çekişmelere dönen, polemikler doğuran, kulak tırmalayan, seviyeyi aşağıya çeken... yorumlardır. Lütfen yanlış anlamayınız, bütün bunları siz yaptınız demiyorum, hassasiyetimize dikkat çekmek niyetindeyim. Biz bu site kurulduğu günden bu yana bu konuda hassas davranmaya çalıştık. Seviyeli bir tartışma ortamı olsun diye ve epey yol aldık diye düşünüyorum. Bilmem yanılıyor muyum?

Sevgili Murat Soyak kardeşimden de yazıyla alakasız bu yorumlarım dolayısıyla özür diliyorum. Müdahale etmek elzem oldu, lütfen mazur görünüz.

"Eşrefi mahlukatız lakin hamurumuz çamurdan !"

Dergiler üstüne bir yazı ve yankıları

Sevgili dostlar,

Murat Soyak kardeşimiz ulaştığı, okuduğu dergileri yazmıştır haliyle. Bunların arasında şu neden yok, bu neden var demek saçmadır. Bu küçük çaplı bir değerlendirme yazısıdır, dergi derlemesi ya da akademik bir çalışma değil. Eksikliği görülen dergi de başka bir imza tarafından değerlendirilir, yazılır. Ki gördüğüm kadarıyla Cemaat.com'un formatı da buna oldukça uygundur. Adı anılan derginin olmamasını da mesela periyoduna bağlayabiliriz. Soyak yazısında tamamına yakınını aylık dergilerin oluşturduğu bir dergi grubunu mercek altına almıştır. Ve eksikliği belirtilen dergi iki aylık bir dergidir. Ya da bir diğer neden derginin tematik (şiir dergisi) bir dergi olması olabilir haliyle.

Userin

Ben Pes Ediyorum

Biz dedik ki,"MERDİVENŞİİR" bahsi geçen dergiler arasında sayılabilirdi.
Sonra ekledik ve dedik ki;yazar kendince kıstasları sebebi ile bu dergiyi yazısında zikretmemiş olacak,gayet makul bir davranıştır.
Burada yazara karşı art niyetle yaklaşılmamıştır!

ve eklenmiştir,Cemil Meriç'in bir sözü: "Dergi hür tefekkürün kalesidir" Bizim niyetimiz yalnızca bu kalelerden birinin daha ismini hatırlamak/hatırlatmak. Ne yazıda ne de yazarda kusur aramak.

Hay bin yekzan!!!
Abdullah bey,eğer benim niyetim konusunda şüpheye düşmemiş olsa idi keşke...O yüce öngörüsü ile(!)...
Şadan Bey,sizi anlıyorum,ne demek istediğinizi gayet makul bir uslupla anladım.Lakin,uslubum konusunu bırakın ben karar vereyim.