ateş şedit odun ıslak mevsim duman
ısınmak hayali göz bebeklerimin
bu kül grisi göklerden geriye kalan
şüpheyi kavuran kutsal ateşin
leşiyle oynayan ölü kalplerdi
şimdi vakit öç almada kara delikten
nasipsiz kalanları süpüren bu dem
haber alır duymazlar o kıyametten
bilmezleri eriten eğreti erdem
o ateşin üstüne ateş serperdi
buz bir tezadın içinde mahur
gölgeye üfleyen ikindi gibi
akşam ki göğsümde şeklini bulur
geceye renk veren şu deniz dibi
sabaha ufuktan perde çekerdi
küflenir bilmez misin fikir uçları
utanır yeniden eski lügatler
hangi kelime doyurur doymaz açları
hep aynı yere dönen o kör saatler
akrebe yelkovana yolunu verdi
de ki sustum ölüm sen misin orda
belki bir renktir yüzümde telaş
köhnedir gökkuşağı karşı duvarda
yağmur halkaları bak yavaş yavaş
nemini canının gergefe gerdi
Yorumlar
bir mislü bahar idi.
Pzt, 10/12/2007 - 18:44 — Bilal Candili geçmiş zamanlardan biraz kinayeli öç alma mevsimiydi.
ya da kozasına gönüllü- istekli giren kelebeğin sesiydi
di..
ve yine di...
kelimelerden öc alma mevsimiydi.
Eyvallah Serkan Şafak. Şiirini okumak güzeldi.
Edebiyatın yeni baharı: Filbahar
eyvallah
Pzt, 10/12/2007 - 23:53 — serkan şafakeyvallah kardeş sağolasın yorumun için
genel olarak güzel ama
Salı, 11/12/2007 - 15:38 — zehra yıldızgenel olarak güzel ama özellikle son mısrası süper.......