Etken Birol- Saygı değer Konuklarımız, konumuz son günlerdeki ürkütücü gelişmeler. Sizlerin de malumu olduğu gibi Kabukrasimizi derinden sarsan ilginç gelişmeler olmakta. Bu gelişmelerin sağlıklı çözümlemeleri hepimizin yararına olacağı kuşkusuz. Bu yaklaşımdan hareketle pek değerli izleyicilerimizle her biri kendi alanında uzman olan konuklarımızı buluşturmak için programımıza davet ettik. Sağolsunlar bizleri kırmadılar stüdyomuza geldiler. Efendim ilk sözü Sosyometri Anabilim dalı başkanı Prof. Dr. Fikri Muhayyer beye veriyoruz. Sayın Fikri Muhayyer bu son menfur olayı nasıl okumalıyız?
Fikri Muhayyer- Sözlerime başlamadan bu menfur olayı şiddetle kınadığımın bilinmesini isterim. Böylesi caniliklere pabuç bırakılmayacağı bilinmelidir.
Etken Birol- Sayın Muhayyer sizce de bu bir komplo mu?
Fikri Muhayyer- Bu menfur saldırıyı iki türlü yorumlamak da mümkün? Komplo olarak okuyanlar olduğu gibi bir sindirme eylemi olarak okuyanlar da çıktı ki, her iki bakış açısının da, her iki yaklaşımın da ileri sürdükleri önermeler olayla örtüşmektedir. Kuşkusuz failler yakalanır da sağlıklı bir sorgulama yapılırsa hangi tarafın, hangi yaklaşımın olayla birebir örtüştüğü ortaya çıkarılabilir. Bunun ötesinde her iki tarafın yorumları da havada kalacaktır bence. Şimdiden “şudur!” demek bilimsel bir yaklaşım olmaz. Duygusal yaklaşımlar da sağlıklı sonuçlara gitmemizi engeller. İşte bu yüzden faillerin yakalanıp sorgulaması bitinceye, yargılama sonuçlanıncaya kadar ben ne “bu bir komplodur!” ne de “sindirme eylemidir!” diyeceğim. Acelecilik, demin de söylediğim gibi duygusallıktan kaynaklanır, bu da olayın gerçekliğinin ortaya çıkmasını engeller ki, eylemi gerçekleştirenlerin muratlarına ermesine hizmetten başka bir işe yaramaz. Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar.
Etken Birol- Teşekkür ederim Sayın Muhayyer. Bir bilim adamına yakışır serinkanlılığınızı alkışlıyorum. Sayın Tekin Sabit siz ne söyleyeceksiniz? Fikri Muhayyer bey oldukça isabetli bir görüş ileri sürdü gibi. Sizce de failler yakalanmadan, sorgulanmadan, yargılanmadan yapılan yorumlar yersiz değil mi?
Tekin Sabit- Acımız büyük. Ben de bu vahşeti kınıyorum. Fikri beyin sözlerinin hiçbir noktasına katılmıyorum. Her şey ortadayken böyle değildir, demek, halkımızın haklı tepkisini soğutmaya, bu eylemin gerçekleşmesinde hadi iyimser olalım ve diyelim “ dolaylı etkisi olanlar”ı korumaya yönelik bir yaklaşımdır. Ve bir bilim adamına gerçekleri örtme girişim yakışmaz.
Fikri Muhayyer- Sayın Sabit siz beni gerçekten dinlediniz mi?
Tekin Sabit- Efendim ben sizi sonuna kadar dinledim ve sözünüzü kesmedim. Sayın Etken programı siz mi yönetiyorsunuz yoksa Muhayyer Bey mi? Konuşturulmayacaksam kalkıp gideyim.
Fikri Muhayyer- İyi de..
Etken Birol- Sayın Muhayyer izninizle.. lütfen.. lütfen konuşmacı sözlerini tamamlasın.
Tekin Sabit- Evet bu saldırı Kabukrasiye karşı sürdürülen sinsi savaşın apaçık bir tezahürüdür. Mızrak artık çuvala sığmaz olmuştur. Bu bir sindirme eylemidir. Komplo arayanlar şu soruların yanıtını vermelidir; kimdir komplocular? Sabah akşam saldırıya maruz kalan arkadaşlarımızı eleştirenler böylesi bir olayın meydana geleceğini hesaplayamadılar mı? Eğer sözlerinin böylesi bir sonucu doğuracağını hesaplayamayacak kadar hesaptan yoksun iseler oturdukları koltuklarda oturmayı zaten hak etmiyorlar demektir. Failler yakalansa ne olacak? Bugüne kadar bu tür suçlardan hangisi aydınlanmış ki? Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar.
Etken Birol- Teşekkür ederiz sayın Sabit. Sayın Muhit İnaf siz nasıl yorumluyorsunuz. Sizce bu olayı nasıl değerlendirmeliyiz.
Muhit İnaf- Ben de sözlerime başlarken bu elim olayı şiddetle kınıyorum. Doğrusunu isterseniz ben de Fikri Bey gibi sorumluların yakalanmadan olay hakkında şudur, budur demeyi uygun görmemekle beraber mevcut istikrarı bozmaya yönelik bir komplo olduğuna dair yeterli olabilecek deliller var gibime geliyor.
Tekin Sabit- Kimdir kardeşim bu komplucular?
Muhit İnaf- Biraz önce Fikri beyi sözünüzü kesmemesi için uyaran sizdiniz.. eğer izin verirseniz..
Tekin Sabit- Lafı eveleyip gevelemeyin..
Muhit İnaf- Sayın Etken bu nasıl bir tartışma?
Etken Birol- Sayın Sabit.. lütfen..
Tekin Sabit- Komplocular kim dedim sadece, bunda ne var?
Muhit İnaf- Bırakırsanız söyleyeceğim.
Etken Birol- Bir dakika Sayın Muhit.. bir dakika.. Sayın Sabit burada sükuneti koruyamazsak olmaz.. Lütfen konuşmacımız sözlerini tamamlasın. Bu sıralar sükunete ihtiyacımız var.. Sanırım siz de katılırsınız sükûnete ihtiyacımız olduğuna.
Tekin Sabit- Bitirsin efendim.. ve söylesin bakalım kimmiş bu komplocular.
Etken Birol- Buyurun Sayın İnaf..
Muhit İnaf- Komplocular belli.. “ Halk sahillere hücum etti, vatandaş denize giremiyor!” manşetini atanlardır. Bu manşetleri atanlar hiçbir zaman halkı içlerine sindiremediler. Ve halk kendi değerlerine sahip insanları başlarına getirdikleri zaman denize giremeyen vatandaşlar “Kabukrasi tehlikede!” diye gece gündüz bağırıp durdular. Ve ben adım gibi biliyorum ki bu saldırıda tetikçiler kendilerinden olmasa da planlayıcıları, oyunu sahneye koyanları kendileridir. Ve kendi saflarından kurban verecek kadar da gözleri karadır. Ama artık kandan umdukları emellerine ulaşamayacaklardır. Evet halk sahillerde..
Tekin Sabit- Biraz daha açık konuşun! Sizin elleriniz kanlıdır.. Kimmiş “ Halk sahillere hücum etti, vatandaşlar denize giremiyor!” diye manşet atan?
Muhit İnaf- Çalıştığınız gazetenin elli yıl önceki sayfalarını karıştırın.. eğer arşiviniz varsa tabi..
Etken Birol- Bir dakika.. lütfen..
Tekin Sabit- Sen ne demek istiyorsun?
Fikri Muhayyer- Olmuyor arkadaşlar!
Etken Birol- Sevgili izleyiciler programımıza beş on dakikalık bir ara vereceğiz.. bizden ayrılmayın.
Yorumlar
Bu Diyalog Devam Edecek Gibi
Çar, 24/05/2006 - 14:42 — Fatih M. TiyanşanEs-Selam Cemal Bey
Yazınızın sonunda demişsiniz ya "kısa bir ara, bizden ayrılmayın", ülkemizde işler böyle gidiyor aslında. Gidiyor mu diye sorabilirsiniz, yahut nereye gidiyor? Biz "sevgili seyirciler" olarak "program"ları izliyoruz. Polemikleri damarlarımızdan giriyor, tahrikkar kelimeler zerkediyor zihinlerimize. Postmodern dünyanın postu ne zaman yere çalınır, bilmiyoruz. Bekliyoruz...
Selam ve muhabbetlerimle...
... Mutluluk anlamaktır ...