Çiğ köftenin hikayesi rivayete göre şöyledir; Hz. İbrahim döneminde yaşayan Urfalı bir avcı, avladığı bir ceylanı eve getirip hanımından yemek yapmasını ister. Evde ve yaşadıkları çevrede tek bir dal odun dahi kalmamıştır. Zira Nemrut, Hz. İbrahim'i ateşe attırmak için bütün yakacakları toplamıştır. Avcı bu durum üzerine eşinden bir çare bulmasını ister. Kadın, ceylanın budundan bir parça yağsız et alır ve bir taş üzerinde onu ezmeye başlar, sonra ezilmiş eti bulgur, biber ve tuzla yoğurur. Yeşil soğan ve maydanoz ekler. Çiğ köfte o gün bugündür dost meclisinin muhabbet kaynağıdır.
Çiğ köftenin yapılışı merasimle olur. Çiğ köfte sanatı biber ile eti terbiye etmektir. Kullanılacak et yağsız ve sinirleri alınmış ve oldukça iyi çekilmiş olmalıdır. Bıçakla çekilmişi ya da dibekte dövülmüşü makbuldür. Kişi başı bir çay bardağı bulgur kullanılmalıdır. Domates salçası, biber salçası, halka şeklinde dilimlenmiş limon, sarımsak, isot, pul biber, soğan, envai baharat (son zamanlarda köfte harçları çıktı) ve yeşillik...
Önce bulgur salçayla yoğrulmaya başlar. Sonra diğer malzemeler konur. Hamur yoğurur gibi yoğurmamak gerekir, böyle yoğurmak çiğ köfte literatüründe beceriksizlik olarak nitelendirilir. Yoğururken güç kullanmak çok önemlidir. Avucun içine köfte doldurulan köfte, elin avucun yumuşak bölgesi ile tepsiye sürtülür, tepsiye sürtülürken elde edilen ısı enerjisinin köfteye oldukça etki ettiği söylenir. Köfte yoğrulurken su yerine buz kullanmak yeğdir. Buz eridikçe köfte yoğrulur. Yarım saat, kırk dakika kadar yoğrulan köfteleri elimizde ufak parçalar haline getirerek sıkarak servise hazırlarız.
Çiğ köfteyi hazırlayan kişi üstaddır. Dost meclisinde bulunan herkes onun hizmetçisidir. Çiğ köfte yoğurmak güç sarf ettirdiğinden yoğuran kişi sürekli terler. (Zira çiğ köftenin makbulü yoğuranın teriyle sulanandır gibisinden bir espri de mevcuttur) Alnının terini sürekli silmek gerekir, eğer hijyenik olmasını istiyorsanız. Baharat, yeşillik gibi malzemeleri yine yoğuranın yanındakiler ekler.
İyi çiğ köfte isotla yapılır denmektedir. İsotun tatlı bir acı (hatta ekşimsi bir acı) olduğuna dair rivayetler çoktur. O yüzden pul bibere oranla isotun daha çok kullanılması tavsiye edilir. İyi bir çiğ köftenin kırmızı değil siyaha yakın olması gerektiği savunulur. Çiğ köftenin olup olmadığını anlamak için tavana yapıştırmak da gelenekselleşmiştir. Yapışırsa çiğ köfte yenmeye hazırdır, yapışmazsa ya devam edilir yada ustanın eline emeklilik diploması verilir. Çiğ köfte tepsisi de özel bir tepsidir. Geniş ve derindir. Hatta son zamanlarda çiğ köfte merasimleri için hazırlanan özel tırtıklı tepsiler de piyasada bol miktarda bulunmaktadır.
Çiğ köfte bağımlılık yapar da denmektedir. Aslında ayda bir defa dost meclisini toplayıp yapmak gerekir. Tadından değil muhabbetinden... İlk aldığımız köfte ağzımıza acı gelir ancak arda arda yapılan takviyeler acıyı unutturur ve sizi alıştırır. Derin bir nefes aldığınızda acısını hissedersiniz. Çiğ köfteye limon sıkmak ayıp karşılanır. Çiğ köfte yeşillikle tüketilir, özellikle marul.
Çiğ köftenin yanında salata olur. Bilumum salata malzemelerinden yapılır. En son çiğ köfte merasimimizde salatayı hazırlayan arkadaş isotu fazla kaçırmış ve salata çiğ köfteden daha acı olmuştu. Buna dikkat etmek gerekir. Her ne kadar çiğ köfte ayranla gider dense de, cola ve meyve suyu ile de güzel gidiyor. Çiğ köftenin ardından demli çay çiğ köftenin hızını keser. Ya değilse 10 km koşsanız gene hızınızı bişey kesmez. Çiğ köftenin kalanını kızartırsanız köfte gibi yersiniz. Çiğ köftenin makbulü bekletilmeden yenenidir. O yüzden marketlerden, seyyar satıcılardan çiğ köfte alınması tavsiye edilmez.
Çiğ köfte yapılırken yazının girişinde rivayet edilen olay anlatılarak operasyona tarihsel bir hava ve mistisizm katılır. Ayrıca bağlama çalmasını bilen kişi türküler söyler. Hatta bir çiğ köfte türküsü de vardır.
Çiğ köftenin bulguru,
Boğazdan inmez kuru,
Acı ayranın duru,
İster gönlüm çiğköfte...
Çiğ köfteyi yoğuran,
Kimdir seni doğuran,
Bol ayran, taze soğan,
İster gönlüm çiğköfte...
Resimler hakkında: Son çiğ köfte operasyonumuzdan bazı görüntülerdir...
Yorumlar
"Çi köfte"-bol köpüklü ayran
Pzt, 16/05/2005 - 15:49 — Şadan ErcanÇiğ köfteyi İstanbul'a geldikten bir süre sonra tanıdım. 10 yıl önce başlayan muhabbetimiz hala sıcaklığını muhafaza ediyor:) Hatta bu muhabbeti daha da ilerletmek adına yoğurma gafletinde bile bulundum. Delikanlılık yapıpıp, bir leğen "çi köfte"yi yoğurmak için sıvadım kolları. Ama kolkum kanadım kırıldı, yarı yolda kesildim. Rezilliği de cabası. Onun için özel antreman yaparak kol kaslarını güçlendirmek gerek. Ya da İbrahim Tatlıses gibi önce inşaatlarda çalışmak lazım. Bir de yoğurma tekniğini bilmek lazım. Ben acemi olduğum için ben çiğ köfteyi yoğurayım derken çiğ köfte beni yoğurdu. Neyseki etrafımızda çiğ köfte yapanımız eksik olmuyor da bu sayede çiğ köfteyle dostluğumuz hararetini muhafaza ediyor.
Hepinize bol isotlu günler dilerim
"Eşrefi mahlukatız lakin hamurumuz çamurdan !"
Ellerinize ve dahi yüreğinize
Salı, 17/05/2005 - 19:20 — busrakokuEllerinize ve dahi yüreğinize sağlık.Okurken hem tebessüm ,hemde gıpta ettik.Çiğköfte dost meclislerinin vazgeçilmezlerinden sanırım.Dostların meclisinde yapmaktan zevk aldığım üç şey var.
Çiğköfte ve Nargile birde Şiir dinletileri.. Hiç biri tek başına çekilecek zevklerden değil.
Afiyet olsun...
Bu bizim Paritimiz ; adı da : '' Çiğ Köfte Partisi''
Çar, 18/05/2005 - 17:28 — O. Deniz YemenliÇiğ köfteyi yaklaşık 9 aydır yememiştim...
Ama F.Bilge'ûn yazısı üzerine ağzım sulandı,hormonlarım kabardı...Hücrelerimin başladığı çiğ köfte isyanını marul,buz gibi ayran ve tabiki çiğ köfteyle dindereceğim...
F.Bilge , Olimpos'da çiğ köfte yok...İda'ya baktım orada da yok..
Kafkas kayalıklarında olsa zaten büyük bir merasimle hepimize ikram ederdin..İkonia'da bildiğin iyi çiğ köfte satan bir yer var mı?
(Urfa Sofrasından gayrı)
Çiğ köfteyi yoğuran kişi çok önemlidir...
Neden mi söyledim bunu... Çünkü çok önemli..
Ben bir sülüğüm beyin zarında
Çok yaklaşma yakarım seni de anında...(imza)
Önce eti öldürmek gerek
Per, 26/05/2005 - 14:05 — Ercan Hüseyinoğlu-Çok önemli bir husus; Öncelikle etin sadece baharatla çok iyi yoğurulup öldürülmesi gerekir.
-Bulgur "köftelik bulgur" olmalı, yani kısır icin kullanılan ince bulgurdan.
-Salça olarak biber salçası tercih edilirse daha lezzetli olur
-Pul biber değil isot kullanmalı. İsot(*) yani dünyanın en tatlı acısı !
Çiğ köftenin koyu kahverengi olmasını sağlan şey de isotun siyah renginden kaynaklanır.
-Çiğ köfte; restoranlarda, sıra gecelerinde servis mezesi olup, esasen Urfa'lı halkın öğün yemeğidir. Genellikle akşam yemeği için hazırlanır.
----
(*)Önce Urfa biberlerinin sap kısımları ve tohumları çıkartılıp temizlenir. Daha sonra; naylon örtü içine konularak, güneş altına terleyerek karartılmaya bırakılır. Bu işlem, periyodik aralıklarla alt üst yapılarak, isot iyice kararıncaya kadar devam eder.
Kararan isot, daha sonra örtüden çıkarılarak kurutulur. Kurutulan isot daha sonra çuval içine konularak, tahta bir tokmakla dövülerek, pul biber haline getirilir. Elekten geçirilen isot'a, isteğe göre bir miktar tuz ve zeytinyağı ilâve edilir. Böylece, Urfa'nın meşhur biberi isot, artık kullanıma hazır hale getirilmiş olur.