renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Ebedi Hayatın Mübarek Olsun Bilge Kral...

Bosna-Hersek Müslümanlarının sembol lideri Aliya İzzetbegoviç hakkın rahmetine kavuştu. Saraybosna'daki Kosova hastanesinde görevli doktor İsmet Gavrankapetanoviç dün yaptığı açıklamasında, İzzetbegoviç'in öldüğünü söyledi. İzzetbegoviç, 10 Eylül'de evinde düşmesi sonucu kaburga kemiklerinde 4 kırık teşhis edilmiş ve omuzunu incitmişti. Hastane yetkilileri Cuma günü, akciğerindeki kanama durdurulamayan 78 yaşındaki İzzetbegoviç'in sağlığının kötüye gittiği bildirilmişti. İzzetbegoviç, kalp problemleri nedeniyle Slovenya'da ve Suudi Arabistan'da tedavi görmüştü. Dünya Müslümanlarının gönlünde taht kuran İzzetbegoviç, tüm dünya liderleri tarafından seviliyordu. İzzetbegoviç, kronik kalp hastalığı nedeniyle iki hafta önce Saraybosna'daki Kosova hastanesi'ne kaldırılmıştı.

Aliya bir barış adamıydı

1992-1995 Bosna Savaşı'nda anahtar rol oynamış olan Aliya İzzetbegoviç, Sırp katliamında halkı için yaptığı fedakarlıklar ve mütevazı yaşamı ile tam anlamıyla bir örnek şahsiyet olduğunu dünyaya kanıtlamıştı. Bosna halkı tarafından "Baba" olarak da isimlendiriliyordu.

Bosna-Hersek 20. yüzyılın sonuna yaklaşırken Avrupa'nın göbeğinde unutulmaz bir vahşete tanıklık etmişti. İzzetbegoviç, savaşın ardından, Bosna-Hersek'in Yugoslavya'dan bağımsızlığını kazanmasında büyük bir rol üstlenmiş ve Batı dünyası ile İslam ülkelerinin desteğini kazanmıştı. Kasım 1990'da ikinci tur seçimlerde yüzde 44 oyla Bosna-Hersek'in ilk devlet başkanı seçilen Begoviç, bu görevi 2000 yılındaki üçlü devlet başkanlığı dönemine kadar sürdürdü. İzzetbegoviç daha önce yaptığı açıklamalarda istifa gerekçesinin sadece sağlık sorunları olmadığını, Avrupa'nın kurduğu Bosna yönetiminin Müslümanlar'a baskı uyguladığını ve kabul edilemeyecekleri tavizlere zorladığını dile getirmişti.

Tarih tanığını kaybetti

Bu yüzyılın başlarında Hind yarım kıtasında nasıl Muhammed İkbal Doğu İslamı'nın derin ve şiirsel bir soluğu oldu ise, onun gibi aynı yüzyılın sonlarında İzzetbegoviç de Batı İslamı'nın soluğu olmaya aday bilge bir kişiliktir. İzzetbegoviç yakın tarihimizin en önemli ve seçkin Müslüman bilge düşünürlerinden biridir. İzzetbegoviç'in "Doğu ve Batı Arasında İslam" adlı eseri onun entellektüel birikiminin zenginliğini ve derinliğini ortaya koyuyor. Aliya İzzetbegoviç'in hatıraları "Tarihe Tanıklığım" adı altında geçen hafta içinde Klasik Yayınları tarafından okuyucularına sunulmuştu.

TBMM Başkanı Bülent Arınç, Aliya İzzetbegoviç'in dolayısıyla bir taziye mesajı yayınladı. Arınç, mesajında, sadece Bosna halkının değil, dünyanın bir "bilge kralı" kaybettiğini belirtti.

Mücadele adamı: ALİYA

BİLGE kral Aliya İzzetbegoviç, 8 Ağustos 1925'te doğdu. 24 yaşında İslâmcılık suçlaması ile 5 yıl hapis yattı. Cezaevinden çıktıktan sonra önce hukuk, sonra ziraat fakültelerini bitirdi. 25 yıl avukatlık ve bir inşaat firmasında yöneticilik yaptı. 1970 yılında yazdığı İslâm Manifestosu adlı bir kitap, 1983'te kovuşturmaya uğradı. 12 Müslüman aydınla birlikte tutuklandı. 1950 öncesinde kurulmuş olan Mladi Müslümani adlı örgütü yeniden örgütlemek suçlaması ile 14 yıl hapse mahkum edildi. Yargıtay bu cezayı 11 yıla indirdi. 1989 yılında Yugoslavya'nın dağılma süreci sırasında ilan edilen af sonucu özgürlüğüne kavuştu. 1990 yılında İslam Manifestosu'nu yeniden bastırdı. Bu kitap İzzetbegoviç'in İslâmi kimliğinden ziyade, siyasi kararlılığının ve mücadelesinin bir simgesi oldu. İzzetbegoviç'in, komünist dönem Yugoslavyasında cezaevinde geçirdiği yılların, sağlık problemlerinin artmasına yol açtığı belirtiliyordu.

ALİYA İZZETBEGOVİÇ:

Biz Doğu ile Batı arasında yaşayan Müslümanlarız

Biz değişik topluluklarız. Dünyanın dört bir yanından gelmiş olmamıza rağmen bir ortak yanımız vardır. O da dinimizdir. Biz Doğu ile Batı arasında yaşayan Müslümanlarız. Bu bölgede herkes kendi dinini güzel yaşasın diye çaba sarf ediyoruz. Diğer dinlerle diyalog içerisinde olmamızın gerektiğine inanıyorum. Boşnak Müslümanlar, Ortodokslar, Katolikler, bunların hepsi büyük dinlerdir. Bunların merkezi de Saraybosna’dır. Biz örnek olacak bir toplum oluşturmaya çalışıyoruz.

Büyük bir savaş atlattık. Bugün barış sürecindeyiz ve ülkemizi onarıyoruz. Bin ikiyüz günden fazla kuşatma altında kaldık ve bu kuşatmaya dayandık. Yıkılan, yok olan hastahanelerimizi, okullarımızı ve diğer alt yapıyı onardık. 1995 yılının sonlarına doğru Saraybosna ölmüş bir şehirdi. Biz onu yeniden canlandırdık.

Mostar’da, savaş sırasında bin güne yakın kuşatma altında kalmıştır ve büyük yıkım görmüştür. Buna rağmen burada da Müslümanlar ayakta kalmayı başarmışlardır. Bu dönemlerimizde İslam dünyası bize yardım etmiştir. Bu savaştan çıkarılması gereken sonuç, Müslümanlar daima birbirlerine yardım etmelidirler.

Haber: Yeni Şafak Gazetesi ve Milli Gazete

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Bilge Bir Kraldı

örnek alınması gereken bir 'islamcı'ydı. özellikle bizim ülkedeki islamcı(!)ların kendisinden öğrenmeleri gereken çok şey var. 'bir kişi'nin gücünü kanıtladı bizlere. hep mütevazi ve hep barışçıydı. Rabbim mekanını cennet eylesin.

Aliya

Dün, akşam yemeği yerken aldım vefat haberini ve lokmalar boğazımda düğümlendi. Şu an yine aynı hassasiyeti buğulanan gözlerimden okumak mümkün. Bir çoklarının bilmediği yönleriy ile tanıma imkanına sahip olduğum bir lider. Hiç yüz yüze gelmememize rağmen kimi zaman çok yakın hissettiğim hem vefakar hem de cefakar bir şahsiyet. Belki bir siyaset adamı idi ama asla bir politikacı değildi O. Çünkü hiç kimselere ihanet ettiğini ne duydum ne de şahit oldum. Bosna Hersek ne kadar ağlasa yeridir. Çünkü O'nun yerini kim doldurur bilemiyorum. Sevenlerinin başı sağolsun. Allah gani gani rahmet eylesin.

Okuyucu Forumu'ndan...

İzzetbegoviç'in cenazesi 22 Ekim'de toprağa verilecek
20 Ekim 2003 17:49

Eski Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı İzzetbegoviç için 22 Ekim çarşamba günü Saraybosna'da yapılacak cenaze törenine, Dışişleri Bakanı Gül de katılacak.

Eski Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'in cenaze töreninin 22 Ekim çarşamba günü Saraybosna'da yapılacağı bildirildi.

Demokratik Eylem Partisi'nden (SDA) yapılan açıklamada, dün Saraybosna'daki hastanede 78 yaşında hayata veda eden İzzetbegoviç için, önce kent merkezinde tören düzenleneceği, daha sonra cenazesinin Kovaçi mezarlığında defnedileceği belirtildi.

1990'da Bosna-Hersek'in ilk devlet başkanı seçilen ve bu görevi 2000 yılındaki üçlü devlet başkanlığı dönemine kadar sürdüren İzzetbegoviç, 1992-1995 Bosna Savaşı'nın kilit adamlarından ve savaşa son veren Dayton barış anlaşmasına imza koyanlardan biriydi.

GÜL, CENAZE TÖRENİNE KATILACAK
Bu arada, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün, eski Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'in cenaze törenine katılacağı bildirildi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre, Gül, Yunanistan'daki temaslarını tamamladıktan sonra, 22 Ekim Çarşamba günü İzzetbegoviç'in cenaze törenine katılmak üzere, Bosna-Hersek'e gidecek.

Dışişleri Bakanı Gül, cenaze töreninin ardından aynı gün Türkiye'ye dönecek.

ALİYA İZZETBEGOVİÇ'İN ARDINDAN
Eski Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'in dün 78 yaşında Saraybosna'daki Kosova Hastanesi'nde hayata veda etmesinin ardından, dünyanın çeşitli yerlerinden mesajlar yağdı.

Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, yayınladığı mesajda, ''büyük üzüntüsünü'' dile getirdi ve İzzetbegoviç'in ''istisnai cesaretini ve oynadığı tarihi rolü'' övdü.

NATO VE AB
NATO Genel Sekreteri George Robertson da Aliya İzzetbegoviç'in ölümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, İzzetbegoviç'in 1992-1995 Bosna Savaşı sırasında ülkesinin bağımsızlığını koruyan cesur bir devlet adamı olduğunu kaydetti.

Robertson, İzzetbegoviç'in savaş boyunca, varlığı milliyetçi güçlerin tehdidi altında olan ülkesinin cumhurbaşkanı olarak kaldığını ifade etti.

İzzetbegoviç'i, Bosnalı Sırpların başkent Saraybosna kuşatmasına karşı direnişe öncülük etmesi nedeniyle öven Robertson, İzzetbegoviç'in ülkesinin birliğinin korunması için çok çalıştığını kaydetti.

AB'nin Ortak Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsicisi Javier Solana da, yayımladığı mesajda, İzzetbegoviç'in savaş dönemindeki liderliğine ve tarihe II. Dünya Savaşı'ndan sonraki en kanlı savaş olarak geçen Bosna Savaşı'nın sona erdirilmesindeki rolüne dikkat çekti.

İRAN'DAN BAŞSAĞLIĞI
İran, eski Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'in ölümü dolayısıyla Bosna-Hersek halkına başsağlığı diledi.

İRNA'nın haberine göre, Dışişleri Bakanı Kemal Harrazi, Bosna-Hersek Üçlü Başkanlık Konseyi Başkanı Süleyman Tihiç'e gönderdiği mesajda, İran hükümeti ve halkının İzzetbegoviç'in ölümü dolayısıyla Bosna-Hersek halkına başsağlığı dilediğini belirtti. Harrazi, ''ülkesinin toprak bütünlüğü ve kimliğinin yanı sıra farklı etnik grupların birliği için büyük çaba sarf eden İzzetbegoviç'in, çalkantılı tarihe sahip Balkanlar'ın çok sevilen ve kalıcı bir şahsiyeti olduğunu'' kaydetti.

Hırvatistan ve Slovenya devlet başkanları ile Bosnalı Hırvatlar da taziye mesajları yayınlarken, İngiltere'nin Yugoslayva eski özel temsilciğini yapan David Owen, İzzetbegoviç'in ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getirdi ve ''Kendisi çok cesur bir kişiydi'' ifadesini kullandı.

Bu arada, İzzetbegoviç'in ardından üzüntülerini dile getiren Fransız felsefeci ve yazar Bernard-Henri Levy de, ''1992'de Avrupa'yı müdahaleye çağıran İzzetbegoviç, o zamanın Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand'a Sırpların toplama kamplarının varlığından söz etti, ancak Mitterrand onu dinlemedi, onu dinlemedik ve Bosna ve Kosova savaşlarında 200 bin kişi öldü, onu dinleseydik bunu önleyebilirdik'' dedi.

Bilgeydi ama Kral değildi

-Dünya görüşlerinin tamamını üç kümede toplayabiliriz: 1.Maneviyatçı (Ruhçu, İdealist) 2.Materyalist. 3.İslâmi. En eski zamanlardan bugüne kadar ortaya atılmış bütün ideoloji felsefe ve düşünce sistemleri bu üç dünya görüşünden birine dayanmaktadır.

-İslâm, Sosyalizm ve Hristiyanlık'ın hakikat paylarını sadece tanımakla kalmaz, onlar üzerinde ısrarla durur. Çünkü eğer Sosyalizm yalansa, İslâm da hakikat değildir. İslâm'ın doğruluğunu ortaya koymak, Sosyalizm ve Hristiyanlık'ın doğruluğunu ve aynı zamanda eksikliğini ortaya koymaktır. Bu haliyle İslâm, yaşadığımız dünyada ve asırda -geçmişte olduğu gibi- Materyalizm (Batı) ve İdealizm (Doğu) arasında bir köprü, insanın doğasıyla örtüşen çözüm olması nedeniyle dikkate değerdir.

-Ahlaklı ateist olabilir ama ahlaklı ateizm olamaz. Din-dışı insanın da ahlaklı olması dindendir. Ancak geçmişteki eski bir dindir bu. Ve insanın ondan haberi bile yoktur. Bu din çevre, aile, edebiyat, film ve mimarinin içinden sayısız şekilde ışımaya devam eder. Güneşin çoktan battığı yerde de gecenin bütün sıcaklığı yine güneştendir.

-Sonuç olarak diyebiliriz ki İslâm'ın tabiatıyla insanın tabiatı birbiriyle örtüşmektedir. Bundan dolayı İslâm insanlara insanca yaşama ve mutlu olma konusunda doğru rehberlik eden bir sistemi, gerçekçi ve doğru hayat felsefesi ve hayat tarzını sunar.
.......

(Aliya İzzetbegoviç, Doğu ve Batı arasında İslam - Nehir Yayınları)

Bilgeydi ama kral değildi. Allah mekanını cennet eylesin. (amin)

İzzetbegoviç'e Çirkin Saldırı!

Eski Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'in mezarına bombalı saldırı düzenlenmis...

http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=177950