renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Edebiyat Bülteni XVI. Şiir Gecesi

Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Şubesi Üniversite Komisyonu'nca düzenlenen "Şiir Gecesi"ne davetlisiniz.

Tarih: 25 Mayıs 2007
Saat: 19:00
Yer: Fırat Kültür Merkezi / Çemberlitaş
İrtibat: 0 212 534 88 00

http://www.4fakulte.com

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

AGD ve Şiir Gecesi

"Önce ahlak ve maneviyat" sloganıyla yola çıkan Anadolu Gençlik Derneği, faaliyetlerine tüm hızıyla devam ediyor. En son 18 Mayıs'ta muhteşem bir mezuniyet programı düzenleyen ve yapmış olduğu hayırlı işlerle sesini sıkça duyduğumuz AGD yetkililerini tebrik ediyor ve faaliyetlerinin devamını beklediğimizi hatırlatıyoruz. 25 Mayıs Cuma günü Çemberlitaş Fırat Kültür Merkezi'nde saat 19. 00 da yapılacak olan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin 16. sını düzenlediği Şiir Gecesi'nde ahlak ve maneviyatı önemseyenlerin azaldığı şu günlerde, inadına ahlak ve maneviyat diyen arkadaşları yalnız bırakmayalım diyorum. Programa katılacak ve kendi şiirlerini seslendirecek şairler şunlar:
Adem Turan, Ahmet Mercan, Ali Ayçil, Bahaettin Karakoç, Bahtiyar Aslan,Cafer Keklikçi, Cumali Ünaldı Hasan Nebioğlu, Ferman Karaçam, Hüseyin Akın, İbrahim Tenekeci, Mevlana İdris, Nurettin Durman, Özcan Ünlü, Sıtkı Caney, Şeref Akbaba, Yavuz Bülent Bakiler ve Yusuf Şahin.
Ayrıca gecede Sacit Onan da Üstad'ın "Kaldırımlar" şiirini seslendirecek.

şiir daima şiir

adem turan şiirlerini özlediğimiz biriydi. cafer keklikçi uzun bir şiir okuyacak gecede; biliyorum. [okuyacağı şiir son günlerde okuduğum en iyi şiir diyebilirim]
adını saydığım ve sayamadığım tüm şairleri baş tacı ederek gecede yerimi alacağım.
bence imkanı olan kaçırmasın.

Şiir etkinliği

Bir aksilik çıkmazsa bu şiir etkinliğine katılacağım ben de. Şair kadrosu içinde beni pek heyecanlandıran bir şair yok; ama olsun yine de şiir işte, dinleriz, tatil yapmak gibi bir şey olacak bu program benim için. :) Pendik'teki bir şiir dinletisi bir şiir yazmama vesile olmuştu zaten, öfke şiiri. Belli mi olur, Çemberlitaş'tan da bir şiir çıkarırız belki.:) Şaka.

cemaat.com'dan gelen tanıdıklar varsa, görüşebiliriz program civarında.

geleneksel ama acemi

aslında yazılacak, söylenecek onlarca şey var.sadece şununla yetineceğim: Marka olduğu iddia edilen bir şiir programının sunucusu bu kadar bariz hatalar yapmamalıydı.
daha fazlasını yazacak arkadaşlar zaten olacaktır...

Kötü bir şiir dinletisiydi o..

Hatalar daha şair seçiminden başlamıştı bile! Türk şiirinin bugünüyle alakası olmayan kişilerdi, orada şair diye anılanların yüzde doksanı. Gerçekten çok kötü bir liste... Geleneksel bir programmış. Böyle gelenekleri devirmek lâzım bence. Çağının dışında kalmışlıktır bu. Müslümanın titizliğine, çağdaşlığına, "oku"masına, çağını okumasına yaraşmaz işler. İmkânların heba edilmesidir. Şiirden daha da soğutulmasıdır hatta bunlar aradaki tiplerin.
Ne denebilir?...
Adamlar şiir dinletisini biletli, ücretli yapmışlar. 5 YTL karşılığında şiir dinleyebilirsiniz! Vay be! Şiir programından, şiir dinletisinden, şiirden para istemek! Neymiş salon parası, organizasyon parasıymış. Hadi ordan lan! En kibar laflarla söylersek. Hadi ordan lan! AGD'li bir arkadaş haber etmişti programı bana. Ara verildiğinde sordum ona, ne bu böyle filan diye, o da programı düzenleyen koımisyonun reisini gösterdi bana, "Ona de!" diye. Ona da dedim. Şiir dinletisinden para toplanmaz; paran yoksa o salonu tutmazsın, yapmazsın, biliyorsun en başta ortamın zartın zurtun fiyatını, bu şiire terbiyesizliktir, bu işi yapamamadır, zaten yapamamışsınız da, dedim. Beyefendi bana, salonun ücretinden, bunun böyle olduğunundan ama, filan bahsetti. Ve peşinden o zaman ücretsiz ve daha güzel olanını sen yaparsın, biz de geliriz dedi. Bu yani. Parasında değiliz elbet esasında mevzuun, para iste program düzenleyeceğiz de, verelim, ama program önünde salon önünde para toplama milletten. Şiir lan bu. Kağıt, kalem, şiir!
Başka bazı şeyler şeyler işte ya... Necip Fazıl'dan bahsettiler bir ara, ama aşırı abarttılar üstadı. "Türk şiirinin en büyük şairi"ymiş. Daha aşırı, abartılı bazı laflar ettiler. Şiir okuyanlara hiç değinmeyeceğim, ama Sacit Onan adlı meşhur şiir yorumcusu da "Kaldırımlar"ı iyi okuyamadı. Kötü okudu hatta. Ritmi, ses akışını, şiirin anlamının gidişiyle sesinin gidişinin uyumunu pek gözetemedi. Birden sesini aşırı yükseltmeler filan, insanı ürküten ses geçişleri. Bazen aşırı yavaşlamalar.. şiirden ziyade kendi sesini anlatmak gibi oldu.. sesin iyi, tok, güzel de. Banane yani? Şiiri okumalısın önce, değil mi? Bir tane de sunucu gibi bir şey koymuşlar zaten. Kız gibi sesi çıkıyor, ay efendim çok çok teşekkürleeeer. Hah hah ha :)) yani. Hem sesi kötü, hem hareketleri, belini bükmeler filan, bülent yavuz bakiler :)...

Neyse... Bu programın bana yüklediği öfkenin tetiklediği bir şiir okumayacaksınız bu sefer ama. Pendik'teki şiir programından sonra bir şiir yazmıştım ya. O programın öfkesinin tetiklediği. Bu sefer o yok. Çünkü orada Pendik konuydu biraz da.

Biraz Sakin

Selam Ali Düz.
Merak ediyorum. Bu asabiyetinin kaynağı nedir? Sürekli agresif görüyorum seni. Yoksa mevzu 'kampüsten haberler'le mi ilgili? Malum final sınavları geldi, çattı. Sen de çatacak kimsecikler mi arıyorsun kendine?

Lan'lı lun'lu konuşmasan da biz seni gayet iyi anlarız. Hem bak, daha iyi anlarız. Biz anlayışlı insanlarız.

Arada bir Çiçek Sokağa uğrasan diyorum.

"Kötülüğün bile bir bedeli vardır."

Biraz daha anlayış lütfen.

Biraz mesafe

Asabi değilim. Siz de sürekli beni seyretmiyorsunuz. Seyrediyorsanız eğer, yalan söylemiş oldunuz. Neredeyse bir senedir cemaat.com'dayım, sürekli asabi filan değilim, eleştirelliğim ağır basmıştır, doğru; ama sizin bahsettiğiniz gibi düzeysiz, alakasız bir benzetmeyle konuşulamaz benim eleştirelliğim. Sınavlarım mınavlarım sizi ilgilendirmez.
Anlayışlıymışsınız, o zaman yukarıdaki programdan ne anladınız bana onu söyleyin. Ben programla ilgili konuşsak derim hani. Ya da konuşmasak sizinle.
Lanl'lı lun'lu konuşurum, bu da sizi ilgilendirmez, size hitap etmiyorum çünkü. Bunu genelleyip saçma sapan örnekler vermenize gerek yok. Kırıcı, alaycı, asabi olan daha çok sizin yorumunuz. Konudan da kopuk üstelik.

Biraz daha mesafeli olun benimle lütfen.

Biraz Sükut

Selam Ali Düz.
Biraz mesafe istemişsin. Peki istediğini veriyorum.
"Kırıcı, alaycı, asabi olan daha çok sizin yorumunuz" diyerek mukabelede bulunmuşsun. Böyle bir hale sebebiyet verdiğim için özür diliyorum. Hakkını helal edersin inşaAllah.

Muhabbetle.

Sevgili Ali Düz, maşallah

Sevgili Ali Düz, maşallah düz gitmişsiniz...
Bence şiir gecesini sizin uslubunuzla kıyaslarsak müthiş bir geceydi diyebilirim.
Maşallah Ali Düz kardeşim yorumlarınızın seyrine genel olarak baktığımda artan bir hızla edebiyattan edepsiziyata doğru gitmektesiniz.

Şiir proramındaki hiç bir şiiri sevmedim, sunucunun hatlarından tutun da paralı bir program olmasına varıncaya kadar hoş gelmedi bana, sevdiğim şey gençlerin program heyecanı ve şiir şevkiydi. Bunlar bile Tek başlarına ŞİİRDİ.
Şiir sevktir, şiir heyecan, şiir aşk...

Sizin beğenip beğenmemeniz ne bekliyorduk ne buldukla alakalı bir şey, ne bekliyordunuz mesela, bir avuç öğrenciden ne bekliyordunuz?
Öğrenci halk arasında farklı katagoriye koyulan bir şeydir; tam değildir mesela yarımdır. Özenle dürülmüş çamaşırlarının dolu olduğu dolapları yoktur, açsan üstüne yıkılır. Evlerde bir kuş sütü eksikken, öğrenci makarna yer, salçalı soğan kavurur, bulamaç gibi hazır çorba içer, öğrenciyim abi demek indirim istemektir kısacası.
Ben bunu bir avuç adgli edebiyat bölümü okuyan öğrencilerin düzenlediğini biliyorum, öğrencilerde! o salonu tutacak paranın olmadığınıda çok iyi biliyorum, 5 ytl vermekle bir şeyim eksilmiş olmadı.
Öğrencileri bu şekil eleştirmenizi hayretle karşıladım.
Bir şeyler yapmanın/yapacak olmanın acemiliğinde, heyecanında olan, kendi başkanının adını dahi heyecandan yanlış söyleyen kardeşlerimiz bu eleştirinizi hak etmiyorlar.
Çünkü bu yıl için 16. düzenlenmiş olsa da, hiç bir kişi edebiyat fakültesinde 16 yıl okumuyor, her sene mezun veriyor bu bölüm, yani abiler programı eski düzenleyenler, gidiyor.
Sunucu yetiştirilmek üzere seçilmiş olan biri olabilir pek ala, sesinin kız gibi olması vs, size alay hakkını verebilir mi bu şekilde alay etmeniz sizin Ali Düz imajınızı insanlar nazarında zedelemez mi? Şahsen ben de zedeledi, hiç umurunuzda olmasa bile.
Her şeye berbat diyebilirsiniz. Bu berbat deyişiniz yarım bardağı doldurma endişesi taşısaydı "evet berbat olmuş diye ben de size katılırdım", ama siz Üstad'ın dediği gibi karamsar olmak iyimser olmaktan iyidir, iyimser kendini avutur karamsar ise bir bardağın boş tarafını görmek ile bütünü doldurma endişesi taşır, tarifine uyan bir tavır sergilememişsiniz.

Gerçekten düzeltme kaygısı taşıyorsanız, insanlar için daha iyisi olsun istiyorsanız bir A4 kağıdına meramınızı aktarır ve iletirsiniz ki 17. şiir gecesinde, 16. şir gecesinde yapılmış olan hatalar tekrarlanmaz, sizden yaşça dahi çok küçük olan o kardeşlerinize yardımcı olmuş olursunuz. Daha önce bunu ben farklı içerikli başka bir program için yaptım sorunlar ve çözüm yolları vs. Ne dersiniz Daha iyi olmaz mı?
Hem şair diye çağrılan kişilerin avama kitaplarını indirme ama kendilerini lutfetmeme tavırlarının da programın perde arkasında olabileceğini bilmelisiniz, gelenleri beğenmiyorsanız beğeneceklerinizin gelmeyeceğini/gelmeme ihtimali olduğunu da bilmelisiniz.

Teşekkür ederim, tamam..

Ben öfkemi öfkesiz bir şekilde anlatamam. Öfke öfkesiz bir şekilde anlatılmaz yani. Evde yumruklarını duvarlara vurup da adamın karşısına çıkınca "ah efendim ama işte daha iyisi inşallah" gibi mıy mıy konuşamam yani. Kötü iyiden önce gelir bu durumlarda. Dolayısıyla ben de kendi fikrimi, öfkeli fikrimi kendimce adamların yüzüne de söyleyerek ifade ettim. Kabullenip ilerlemekten ziyade yıkıp ilerlemeyi daha köklü, sağlıklı buluyorum. 16 yıl kabullenip ilerlemişler çünkü, baksanıza.
Yine de ben insanlarla yapılan işle ilgili konuşmaya çalışıyorum. Yani fikirlerimi kağıda yazıp, çok demokrat bir ilişki kurmak istemem bu durumlarda. Terör tehlikesi var çünkü, demokrasi diyorsunuz, ama teröre karşı elimizde terör estirmekten başka çare yoktur değil mi.

Siz programı düzenleyen bir avuç insandan bahsediyorsunuz.. eyvallah yani, bunlarla yetinmek, bunları öncelemek de sizin yaklaşımınız... Herkesin kendine göre bir kalite, titizlik, kardeşlik, israf, hakkaniyet ölçüsü var mı diyelim. Bu durumda size karşı böyle diyeceğim.
Sunucuya sesi kız gibi çıkıyordu, dedim. Evet, bu da benim programdaki kalite gözlemimle alakalı. Çocuğun tavırları, hataları, robotluğu filan. Çok robotça geliyor bana bu tarz hareketler. Daha doğal konuşsunlar, daha kişisel, kağıttan, abilerinden bağımsız konuşsunlar. Çıksın içlerinden biri şiir okusun. Bizim aramızdaki iletişime dair bir şey yapsın. Ben üniversiteli öğrencilerin şiir okuyacağını sanıyordum programa gelirken.

Bana edepsiz dediniz. Sağlık olsun. Daha önce de birkaç kişi bana çok yanlış hakaretler yapmıştı burada. Onların durumuyla sizinki ayrı tabi, ama edepsizlik nerede yani? Yorumlarımın seyrinde genel ve artan bir hızla edepsizlik... Şimdi böyle bir cümle yanlış bence. Hiç titizce değil. Ben adamların yüzüne çıkıp gayet de kardeşçe bir eleştiri yaptım, onlar da olayı kendi nefsiyle mi karşıladı, yoksa kalite derdi, ilerleme önceliğiyle mi karşıladı, Allah bilir, diyeyim.. ben niye bana yapılan haksızlık için önce durumla ilgili, konu ve ilerlemeyle ilgili konuşurken, üslubu, argoyu, hakareti, küfürü sonra konuşmayı tercih ederken, onlar hemen şahıs-kişi-kamp pozisyonuna geçiyor.

Benim sergilediğim tavır, hepten kesip atan, hiç öneri de bulunmayan, ve sizin sözü getirdiğiniz yerdeki gibi hiç gerçek kaygı taşımayan bir tavır değildi, değil. Türkçe konuşuyoruz ve ben öneride de bulunuyorum, eğer okuyorsanız bu yazdıklarımı.

Ama şahıs olarak böyle programlara katılmama, yani böyle bir niteliğin alıcısı olmama kararımı bu programa gelmeden önce de almıştım, şimdi kesinlemiş oldum. Vaktimi öldürüyorum, Allah hesap sorar...

ümraniye'den kalkıp gelen

etkinliğin paralı olmasına en çok ümraniye'den çağırdığım arkadaş için üzüldüm. şairlerde bile geceyi "takmayan" bir hava vardı. gecenin en iyi şiiri yarıda kestirildi. zaten gecede bence 4 adet şair vardı.

La Havle Vela Kuvvete İlla Billah

Sevgili Cemaat.com ahalisi;

Burası Cemaat.com, hepiniz biliyorsunuz "cemaat" nedir, tanımlara gerek yok. Ve biliyorsunuz, bizim herşeyden daha çok birbirimizi anlamaya ihtiyacımız var, hiç olmadığı kadar anlamaya, hiç olmadığı kadar birbirimize destek olmaya, eften püften sebeplerle birbirimizi kırmamaya ihtiyacımız var. Biz herşeyden önce kardeşiz, iman kardeşiyiz, cemaat olmak için yaşayan insanlarız, sosyal varlıklarız, öyle olmamız gerektiğini bilen insanlarız, yoksa bilmiyor muyuz?

Bu toplulukla bir şey olmaz diyenler yanılanların ta kendileridir. Muhatap kabul etmeyenler, Allah muhafaza, gün gelir muhatapsız kalırlar; bu, yalnızlıktır, bizden istenen değildir bu, gerçek manada cemaatleşmek, ümmet anlayışıyla hareket etmek hedefimiz olmalıdır bizim, dağılıp gitmek kolaydır, hele şu dünyada ne kadar da kolaydır. Eğer bir araya gelmek hedefimiz olmayacaksa ne diye yaşıyoruz dünyada? Ne diye tükeniyor nefeslerimiz, günlerimiz neden böyle geçiyor ve nereye gidiyoruz?

Allah için, yani O'nun rızasına ermek için yazılsın kelimeleriniz, nefislerin peşine düşüp de, ben'leri çarpıştırıp da varacağımız hiçbir yer yoktur, hem aydınlığı isteyip hem karanlığa doğru yol alanlardan, kendimizi çıkmazlara atıp da düğümleyenlerden eylemeyelim.

Bu konuda birçok şey söylenebilir, başta kendim olmak üzre buradaki herkesin bu kelimelerden nasipdâr olması temennisiyle...

Selam ve muhabbetlerimle...

... Mutluluk anlamaktır, anlam aktır...

şiir gecesi

selamlar...

agd'nin misyonunu gözönünde bulundurulmadan,yapılan çalışmaların hedefi ve sınırları bilinmeden objektif olunabilir mi bilmiyorum..
ama biliyorum ki 16.düzenlenen bu gece- ilki düzenlendiğinde çoğumuz çocuktuk- (son 6 sına katıldım) oldukça önemli bir yer tutuyor şiir dünyamızda.sadece bu yıl katılıp,sıradan bir şiir gecesiyle mukayese edilmesi durumunda böyle bir tablonun ortaya çıkması normal.
anadolu gençlik gibi "Allah Rızası"nı eğip bükmeden,sapasağlam duruşuyla temsil eden güzide bir derneğin,şanına yakışır nitelikte gecelere imza atacağından şüphem yok.
paralı olmasına gelince,herhangi bir konser,sergi vs de yadırgamadığımız gibi 5ytl gibi bir bedeli yadırgamamamız gerektiğini düşünüyorum.
burada amacın para kazanmak olmadığı aşikardır.agd(mgv) gibi 30 yıldır nice etkinliklere imza atmış bir kuruluşa parasını başka yerden isteyin bunu parasız yapın demek de ancak bir iyi niyetin ifadesidir herhalde.zaten agd yüklü maliyetli bir çok programı ücretsiz yapmaktadır.bu tercihlerine saygı duyuyorum.
ve agdli olup,sizleri davet eden arkadaşlarınıza "17.si nasıl daha iyi olabilir "önerilerinizi içeren bir döküman ulaştırmanızı tavsiye ederim..
derdimiz ümmetin daha iyiye gitmesiyse,elimizle düzeltebileceğimiz bir kötülük de görmüşsek,neden yapmayalım???
unutulmamalıdır ki,bu kurumda yetişmiş bir çok şair ve müzisyen şuan onları buraya bağlayan bağlardan arınmış konumda,başka sahnelerin ışıkları altındalar.
agd tarihi misyonunu şiir geceleriyle,şehadet geceleriyle,fetih şölenleriyle "gücü yettiği kadar"ıyla yerine getiriyor.
ya biz?

arkadaşlar

MÜ'MİN MÜ'MİNİN AYNASIDIR. (Hadis-i Şerif)