renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Eleştiri (Criticism) Nedir?

Criticism (Kritisizm) kelimesi Yunanca’da –muktedir olmak-, -ayırt etmek, görmek, anlamak, farkına varmak-, -karar vermek-, anlamlarına gelen “Kritiko” kelimesinden türetilmiştir. Kritisizm, niçin ve ne sebebten ve neden gibi sorularla biçimlenir. Farklı alimler (scholars) tarafından Kritisizm(eleştiri)in farklı tanımları yapılmıştır.

1- John Dryden’e(1) göre, “Kritisizm –nitelikli muhakeme etmeyi- (Judging well) amaçlar; eleştirinin en önemli kısmı, okuyucuya haz vermesi gereken mükemmelliklerin farkına varmaktır.”

2- Dawden (şair, münekkit), “Kritisizmin tarafgirane ve kişisel beğeni yada kişisel iğreti olmadan, şeyleri olduğu gibi gören bir efor olduğunu savunur.”

3- Mathew Arnold, (şair, münekkit), “Kritisizmin önyargısız, şahsi olmayıp, objektif olması gerektiğine ve bilgi edinmeye çabalamasına ve dünyaya bilinmesi gereken en iyi düşünceyi nakletmesine inanır.”

4- Schmaker(Siçmeykır, eleştirmen), “Kritisizm, edebiyatın zekice tartışılması olayıdır.” der.

5- Ricardo, “Edebiyat eleştirisinin, yazarların çalışmalarını analiz etmekten, illetleriyle açıklamak ve eseri, onun estetik değeriyle yargılamaktan ibaret olduğunu,” söyler.

Dolaylı olarak öneri. Eleştiri sürecinde iki ayırıcı nitelik var:

1- Doğru karar verebilme yeteneği veya ayırdetme gücü –yargılama- (Judgment) ve,
2- Tarafsız soruşturma (impartial-inquiry).

Soruşturma(inquiry) iki soruyla yürütülür: “Nedir ve ne olmalı?”

“ve tarafsız-soruşturma(impartial-inquiry) tanımlaması üzerine genel mutabakat(consensus) sanat çalışmasında ikidir: doğal nitelik(nature) ve edebiyatın işlevi(function of literature).”

Eleştirinin (Criticism) Fonksiyonları

1- Yasama -kanun yapma- (Legislation)
2- Geçerli neden, mazaret (Justification)
3- Yazarlara ve okuyucuya hizmet
4- Yorumlama (interpretation)
5- Yargı, karar (Judgement) –kitabın niteliği üzerine son söz-

İyi Eleştirinin Nitelikleri

1- Hayat bilgisi ve geniş ölçüde okuma
2- Psikolojik yetenek (Psychological Gift) ve felsefi zeka- (Philosophical Mind – herşeyi olduğu gibi kabullenen; dertleri ve mutsuzluğu serin kanlılık ve cesaretle kabul eden)
3- Açık görüşlülük(open mindedness) ve gayri şahsilik (impersonal)
4- Öğreticilik ve iletişim kapasitesi
5- Yazarın yaratıcı tecrübesini paylaşacak imge dünyası, muhayyile gücü

Mustafa Burak Sezer
Pakistan / 23.09.06

Kaynakça

John Dryden- An Essay of Dramatic Poesy (eski dilde poesy=Poetry)
Mathew Arnold – Essays on Criticism
David Daiches- An Critical Approach to Literature

1- John Dryden, şair, münekkit. 17.Yüzyılda yaşamış olan Dryden, İngiltere’de kritisizmi başlatan ilk kişidir ve İngiliz eleştirisinin babası olarak kabul edilir.

Ekstra not: Aristo ise dünyada bilinen ilk eleştirmendir. Bknz: Poetics by Aristo translated by Butcher, 16th Century, England.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Eleştiri

Eleştiri üzerine tadımlık bir yazı olmuş. Yalnız, verilen kaynaklara bakınca, ''bu yazı, daha kapsayıcı ve derin olmalıydı'' demeden edemiyor insan.

Bir de, metin içerisinde eleştiri, kritisizm, criticism'den sadece bir kullanılsa yeterli olurdu. Başlık yeterince açıklayıcı kanımca.

Son olarak, eleştirmen ile münekkit arasındaki fark?

okuma notları gibi

selamdan sonra,

Mustafa Bey,

yazınız okuma notları gibi olmuş. Eleştiri gibi geniş bir alan hakkında -bence de- daha derinlikli bir yazı yazılabilirdi.

ayrıca eleştiri niteliklerini ve fonksiyonlarını sıralamışsınız ama sadece sıralanmış. Tıpkı lise talebelerine ders notu dikte ettirmek için alınan notlar gibi olmuş. soruşturma alt başlığında yayınlanan yazınız ne tür bir soru içeriyor bakmama rağmen göremedim. bildiğim kadarıyla soruşturma her hangi bir konuda cevap almak için düzenlenir.

alıntı yaptığınız kaynaklar dışardan. Türkçe'de yayımlanmış eleştiri kitaplarından da istifade edilebilirdi.

son olarak, Türkçe'nin eleştirmenlerine de değinebilirdiniz. günümüzde bu işi hakkıyla yapan eleştirmenlerimiz var.

Baki selam, muhabbet, dua...

Not: Pakistan'da bir öğretmen arkadaşım var bilmem ki tanır mısınız?
__________________________________________
Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök!
Heybem hayat dolu, deste ve yumak.
Sen, bütün dalların birleştiği kök;
Biricik meselem, Sonsuza varmak...

Teşekkür ve Birkaç Not

Zeyd Zabyeh ve Fethi Serhat Beylere yorumları için teşekkür ediyorum.

Tıpkı lise talebelerine ders notu dikte ettirmek için alınan notlar gibi olmuş.” Derken haklısınız Fethi Bey. Didaktik bir kritiğe giriş denemesi oldu diyelim.

Mesala Üstad Mehmet Âkif Darülfunun (İ.Ü) Edebiyat Fakültesinde dersler verirken, namlı romancımız Reşat Nuri Güntekin de talebeleri arasındadır. Âkif derslerinde manzumeler yazdırıp, izahlar yapmıştır. Daha sonra bu öğretim tarzını Darülfunun için basit bulan Reşat Nuri, Maarif Vekaleti (MEB) müfettişi iken yazdığı makalede Âkif’i haklı görerek “Aradan geçmiş bunca seneden sonra anlıyorum ki Âkif , o zaman bizim için yapılacak şeylerin en iyisini yapmıştır. Onun sağlam mantığı, nazariyelerin boşluğunu anlamış, bir hoca için en iyi usulûn –planı programı bir yana bırakarak- talebeyi hangi seviyede bulursa orada alıp yürütmek olduğunu gayet iyi taktir etmiştir.” Diye hatıralarında nakleder.

Allah izin verirse, eleştiri üzerine detaylı bir çalışma yapmak istiyorum müsait bir vakitte . Fakat işin hakikatına gelirsek, cemaat’te gördüğüm, ürünlerin altına yazılan bazı liyakatsız ve niteliksiz içi boş eleştirilerden sonra , eşhasların “ben daha iyi bilirim, senin daha yaşın küçük, büyümen lazım, bu şiir değil, bu yazı değil, bu böyle olur, o öyle olmaz” gibi kuramsız ve mesnetsiz eleştirilerden sonra sadece eleştiriyi bir lise talebesinin anlayabileceği şekilde anlatmak ve mahallemize eleştiriyi kimlerin ve ne koşullarda yapabileceğini bir vesile ile göstermek istedim. Kimsenin gününü göstermek değildi niyetim. Niyetimiz kardeşçedir.

Aramızda kritikten anlayan abilerimiz var, biliyorum, onlarda yardımlarını esirgemezlerse, bir kaç not düşerlerse kritik adına daha anlamlı olur düşüncesindeyim.

Pakistan’da tanıdığım tek hoca, bir zamanlar Modern Diller Üniversitesi’nde Türkçe dersleri vermiş olan Üstad Mustafa Miyasoğlu’dur. Kendisiyle tanışmak geçtiğimz yaz İ.T.Y.B tarafından organize edilen Filistin Şiir Gecesinde oldu. Kendisine bir şiirimi de takdim etmiştim. Bilmem okudu mu? Üstadı daha önce ismen, gıyaben tanıyorduk.

Bunun haricinde Pak-Türk okulları var Pakistan’ın muhtelif vilayetlerinde. Tabi çok öğretmen arkadaş var. Eh hoca var mı? Bu bir fenomen biraz. Mustafa Miyasoğlu Pakistan’a geldikten sonra hoca kalmadı. :) İsim verirseniz belki hatırlayabilirim.

Muhabbet ve Selam ile

Notçuk: Mehmet Âkif hakkındaki bilgiler için Ay Vakti Dergisi, Aralık sayısında Eyüp Azlal’ın makalesinden yararlandım.

"Before my pen has glean'd my teeming brain"
-Önce kalemim kaynayan beynimi topladı.-
-John Keats / Adamım-

daha geniş

daha geniş bir konseptte ele alınmalıydı bence de. zira, bir arkadaşın da bahsettiği üzre, okuma notları gibi olmuş. belki kritik nasıl yapılır, eleştiri hangi düzlemlerde olmalı, metodları gibi bir açılımla bu yazıya bir derinlik verilebilirdi. çok fazla yüzeysel kalmış mustafa kardeşim...

ali rıza ile haberleşiyorsan selamlarımı ilet. uzun zamandır haberleşemiyoruz.

esselam.