Bazen, mavi gözlerindeki okyanusa dalmanın verdiği asude ferahlığı özlediğiniz alımlı bir sevgili edası ile gelip dayanır kapınıza Ramazan. Leyla'nın saçları gibi değer yanaklarınıza. Sevgiliyi özlediğiniz kadar mesrur eder yüreğinizi tüm dokunuşları. Yanınızda oldukça huzur verir hep size. Bazen dualarla gözünüzden dökülen damlaların adı, bazen de beklenen iftar sofralarındaki hurmanın tadı olur. Hiç gitmesin istersiniz yanınızdan. Tuttuğu ellerinizi hiç bırakmasın istersiniz. Onbir ay boyunca şımarttığınız bedeninizi kızağa alıp ruhunuza çeki düzen vermenin vakti çoktan gelip geçmek üzeredir artık. Asıl olanın söz değil sus, mal çokluğu değil gönül zenginliği olduğunu yeniden öğretecektir size. Çok konuşmuşsunuzdur onbir ay boyunca, hak olsa da söylediklerininiz sahibi olmaktan uzaklaşmışsınızdır az yada çok. Emanet aldığınız malın mülkün sahibi olduğunuzu zannettiğiniz kadar fakirleşmiştir gönlünüz...
Özlenmeden, beklenmeden bir Hızır gibi geldiği de vakidir onun. Kalabalıkların içinde kendinizi kaybettiğiniz, yüreğinizin bedeninize sığmadığı bir anda Hızır gibi yetişip gelir Ramazan. Bazen sizi hırçınlaştıran, kızdıran ve yoran beyaz renkli bir sokak kedisi gibi dolaşır bacaklarınıza. Kucağınıza alıp da severseniz eğer külkedisi prensese dönüşür aniden, şayet tekmelerseniz bir daha uğramaz olur yanınıza. Yine bazen, bir sokağın kenarında gördüğünüz hırpani kılıklı, sağa sola ne anlama geldiğini bilmediğiniz sözler savuran bir meczup gibi de görünebilir gözünüze. Ara sıra bağırıp çağıran, kızan ve bazen de küçük ve kirli bir köpek yavrusunu kucağına alarak merhametini sunan bir acuze gibidir sanki. Kendi lisan-ı hali ile yapıp ettiklerine bir anlam veremeyebilirsiniz. Hiç olmadık bir anda damarınıza basar da hiddetlendirir. Yaralı bir serçenin kanadını onarken görünce şaşırtır yine. Yada minicik bir kedi ile lokmasını paylaşırken ağladığını görerek utandırarak düşünmenize sebep olur. Nitekim Ramazan yaşayabildiğiniz kadar yaşatacaktır/diriltecektir sizi ve çözebildiğiniz kadar sır ve inceliklerini.
Tam da düşüp kalmışken alımlı şehrin köhne sokaklarında, yada çakılmışken Dünya'nın en orta noktasına ve unutmuşken asıl varılacak yeri, bir Hızır gibi yetişir Ramazan imdadınıza. Şayet fakirseniz sabretmeniz gerektiğini ve yine şayet zenginseniz şükrünü eda etmeniz gerektiğini alabildiğine haykırır kulaklarınıza. Asıl vatanınıza varmak için Dünya sılanızda yapmanız gerekenlerin haberini verir bir bir. O vatana ancak arındırılmış selim bir kalp ile kabul edileceğinizi vazeder yeniden. Tutunduğunuz kadar tutar Ramazan sizi, ve bıraktığınız kadar bırakır ellerinizi.
Giderken, damağınıza Hira tadını takar da öyle gider. Yada sevgisine karşılık görememiş küskün bir sevgili gibi.. Mona Lisa tablosunu andıran tebessüm eden yaşlı/hüzünlü gözlerini okuyabilmiş herkes için, kendisine karşı merhametli davranmış mübarek bir Pir-i Fanî'yi uğurlar gibi uğurlarsınız onu. Kıymetini yeterince bilemediğinizi düşünüyor olmanın pişmanlık ve endişesi, Kadir gecesini kaçırmış olmakla eşdeşer bir ölüm haberi gibi düşer yürek ülkenize. Gece uykunuzu böldüğünüz sahur kalkışları, açlığın verdiği mahmurluk ile oturduğunuz iftar sofralarında hissettiğiniz şükran duyguları, uzun uzun kılınan bereketli teravih namazları, daha bir fazla önemsediğiniz hayır koşuşturmacaları. Sonra! her türlü tahriğe rağmen oruçlu olduğunuz bir ay boyunca yapmış olduğunuz sabır antremanları; varsılın yoksula, yoksulun varsıla karşı göğeren muhabbet ve merhameti, Kuran ve meal tilavetleri ile ruhunuza dokunan Mekke demlerinin ardından, sanki Cebrail gibi kıymetli bir misafiri uğurlarcasına bir hüzün sarar benliğinizi. Müşfik bir dostu memnun edememiş olabilmenin tedirginliği ile endişeli düşüncelere gark olursunuz aniden.
Rakik bir hoca efendinin tilavetindeki titreşimlerden, kıldığınızın son teravih olduğunun haberini aldığınızda; alınarak geldiği gibi salınarak giden sevgilinin nazının sırrına mahzar olduğu kadar haşyet içindedir yürekler.Özlem ile beklenmiş mavi gözlü yâri uğurlamak kolay değildir zira. Nihai rekatın ardından yapılan duaların feyzi ile, giden sevgilinin ardından su yerine hüzün dolu gözyaşları döker tüm meftun olan gönlü yaralılar. Ve nihayetinde Ramazan/oruc yine, tuttuğumuz kadar tutar bizi, ve bıraktığımız kadar bırakır ellerimizi.
Son yorumlar
4 sa. 39 dk. önce
5 sa. 5 dk. önce
9 sa. 43 dk. önce
12 sa. 22 dk. önce
22 sa. 20 dk. önce
23 sa. 39 dk. önce
1 gün 1 sa. önce
1 gün 2 sa. önce
1 gün 7 sa. önce
1 gün 8 sa. önce