renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Erdem Bayazıt Şiiri

“Beton duvarlar arasında bir çiçek açtı
Siz kahramanısınız çelik dişliler arasında
Direnen insanlığın
Saçlarınız ıstırap denizinde bir tutam başak
Elleriniz kök salmış ağacıdır zamana
O inanmışlar çağının”

Yazıya şairin “Birazdan Gün Doğacak” isimli şiirinden bir iktibasla başladım.Umudu, muştuyu çoğaltan bir şiir…

“Şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü
Çatlayacak yalanın çelik kabuğu
Sizin bahçenizde büyüyecek imanın güneş yüzlü çocuğu”

Erdem Bayazıt’ın ilk şiir kitabı Sebeb Ey 1972’de Edebiyat Dergisi Yayınları (2. baskısı Akabe Yayınları, 1979), son şiirleri Risaleler adı altında Akabe Yayınları arasında 1987 yılında çıktı (2. baskı 1989). Bu iki kitap bir arada Şiirler adı altında İz Yayıncılık tarafından 1992 yılında basıldı (4. baskı 1998). Şiirleri Açı (K. Maraş), Çıkış (Ankara), Yeni İstiklâl, Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera ve Yedi İklim dergilerinde yayımlanmıştır.

Erdem Bayazıt, şiirimizde farklı, kendine özgü bir şiir dilini kurmuştur.Mehmet Kaplan’ın ifadesiyle: “Erdem Bayazıt’ın şiiri, değil eski dindar şairlerinkinden, Mehmet Âkif’inkin de çok farklı bir şekil ve üslûpla yazılmıştır”

-Şehre bakış

Erdem Bayazıt, şiirlerinde şehrin karanlığına, kirine, pasına, oyunlarına teslim olmamak için bir karşı duruşu dile getirir.

“Bir adam belki de en çok bir rüzgârdır şimdi
Sisli, yabancı gölge gibi gezgin bir rüzgâr
Şehri bir yabancı gibi dolaşıyor
Şehrin mabetleri bir bir tükeniyor
Başlıyor içinde sonsuz susuzluk
Avuçlarının içi terliyor”

Şehir, tabiatın güzelliklerinden uzaktadır.Kuşlar konmaz oldu pencerelere.

“Şehir kapanıyor içine
-Toprağa veda”

Şair, şehir hayatından duyduğu bıkkınlığı “Gölgeler” isimli şiirinde şöyle dile getiriyor:

“Sonra bir çağ geldi
Baktım kafamda karıncalar vardı
Sonra yapılardan yollardan bıkmıştım
Issız sokaklar beni ürkütüyordu
Kötü meydanlarda boğuluyordum
Suları borulara almalarına kızıyordum
Hele hele hep düğmelere basıp yaşamalarına çok çok içerlemiştim
Sonra kalkıp Afrika’ya gittim
Ohh Afrika’ya”

Ahmet Kabaklı, şairin işlediği konular hakkında şu tespitte bulunur: “Bir genç adam için şehrin ıstırabını, bozulmuş törenin,inançsızlığın, faziletsizliğin tepkilerini, alışılmış düzenden yılgınlığı ve isyanı ve İslâm’da kurtuluşun güzelliğini, maddeden kaçışı , şehirden köye kasabaya kaçışı ısrarla anlatan şiirler…”

Şair, yaşanan hayattan, olup bitenlerden duyduğu rahatsızlığı dile getirir.Dışarının saldırısı karşısında bir direnç alanı oluşturur.Varoluş kavgasıdır bu.

“Altımızda kayan bu ölü şehri durdursana
Ey gücü toprak kadar eski
Ey gücü yer kadar ağır çocuk

Büyüyen elimin üstüne koy elini
Sana bir yürek vuruşu gibi belirli
Gelen zamanı haber veriyorum”

Behçet Necatigil şairin “Sebeb Ey” kitabı için şöyle der: “Barbar güçlerin, teknolojinin yıktığı, Tanrı’dan kopardığı insanın manevî kurtuluşunu arayan Sebeb Ey…”

-Ölüm düşüncesi

Erdem Bayazıt şiirlerinde ölüm konusunu sıkça işler.Fani olmanın şuuruyla dünyayı, insanı yorumlar:

“Bir otel odası kadar bana aitsin
Bir mağara gibi hiç kimseye
Herkese bir deniz gibi
Biliyorum sadece bir emanetsin

Bir şarkı gibisin dünya
Çoğu zaman hüzün makamında
Coşkulu bazan da
Kimi zaman bir öğle vakti gibi
Sıkıntılı ve sabit”

Gelimli gidimli dünya…Hayat bir anlam üzerine yaşanıldığında güzelleşiyor.Yoksa kaos, kargaşa hüküm sürer.Şairin “Ölüm Risalesi” isimli şiirinden:

“Damla damla oluşuyor hayat
Ölüm kımıl kımıl
Duymak kolay
Anlatmak değil
Her ân
Farkındayım
Az az öldüğümün
Bilincindeyim doğan ayın
Eriyen karın, akan suyun
Ve usul usul tükenen zamanın
Tekrarlayıp duruyor saat
Vakit de mahlûktur
Vakit de mahlûktur”

Şair, ölümü tarif etmiş:

“Mahlûkta devinen
Gürül gürül bir ırmaktır ölüm”

Uyarıcı, uyandırıcı, ders verici bir etkisi vardır ölümün.Bu yönüyle ölüm, en iyi muallimdir.

“Sonra bir mezarlıkta
Bir çukurun başında
Bir kapının ağzında
Herkes susar
Konuşur ölüm”

Şaşmaz gerçeği dile getirir.

“Ölümden bir işaret var her şeyde”

“Bir gün öleceğimi biliyorum
Bunu her ân ölür gibi biliyorum”

Ölümü hatırlamak ve güzelce hatırlatmak hayırlara vesiledir. Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyor: “Ağzınızın tadını bozan ölümü sıkça hatırlayınız”.Dünya hayatına kapılan, bir aldanışı yaşar: Oyun ve oyalanma…Gaflete düşmemek için ölümü hatırlamak şart oluyor.

“Biliyorum yaklaşıyoruz her ân
Biliyorum oruçlu doğar insan
Ölümün iftar sofrasına”

Ölüm düşüncesi hakkında işte berceste niteliğinde mısralar:

“Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm”

Allah’ teslim olmuş, inanmış bir şahsiyetin halet-i ruhiyesi okunur bu mısralarda.

-Karanlıklara karşı

Erdem Bayazıt , şiirlerinde kötülük odaklarına karşı etkin bir tavır alır.Karşı duruş ifade edilir:

“Öyleyse ey şair, sen de davranmalısın
Şiiri bir mızrak gibi kullanmalısın”

Şiiri kuşanmış bir yürek…İşte bunu anlatan mısralar:

“İsyan şiirleri bilirim sonra
Kelimeler ki tank gibi geçer adamın yüreğinden
Harfler harp düzeni almıştır mısralarda
Kimi bir vurguncuyu gece rüyasında yakalamıştır
Kimi bir soygun sofrasında ışıklı salonlarda
Hırsızın gırtlağına tıkanmıştır”

Erdem Bayazıt’ın şiirinde etkili, sarsıcı bir üslûp belirgin.Destanî, yiğitçe bir söyleyiş mısra mısra işlenmiş.

Kaynaklar:

-Erdem Bayazıt -“Şiirler” İz Yayınları
-Prof.Dr.Mehmet Kaplan-“Şiir Tahlilleri 2 ” Kültür Bakanlığı Yayınları
-Ahmet Kabaklı-“Türk Edebiyatı Tarihi c.4” Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

eksik şiir

erdem bayazıtın sürüp gelen çağlardan isimli şiirini çok beğeniyorum bu konu hakkında bi analiz yazabilirmisiniz

Ya sonrası?

Murat Soyak kardeşimiz Erdem Bayazıt şiirinin genel bir incelemesini yapmış. Ellerine sağlık. Yalnız, Bayazıt şiirine dair yukarıda yer alan belirleme ve yorumlamaların çoğu, şairin ilk dönem diyebileceğimizin ürünlerine ve tarzına dairdir. Aslında ilk dönem demek de pek doğru değil, çünkü Bayazıt'ın Kaşgar'ın son sayısında yer alan Kız Kulesi adlı şiiri önceki şiirlerinden başka bir noktada durmakta ve başka bir sesle konuşmaktadır. Bayazıt'ın bu tarzı sürdürüp sürdürmeyeceğini bilemeyiz. Ama Kız Kulesi'ni ve sonrası'nı ayrıca ele almalıyız diyebilirim. Tabii bunun için de ilkin Murat Soyak'ın belirlemelerini ve ötesini iyice kavramalıyız.

Userin

görkem userine katkı

Bence de, evet, Erdem Bey'in şiiri üzerine konuşulmalıdır. Çünkü ancak o zaman Erdem Bey'in şiirde ne yapmadığı meselesine de sıra gelebilir. Evet. Ne yapmadığı.

Erdem Bey, mesela, şiirde ısrarlı olmamıştır.

Erdem Bey, mesela, bir tek şakirt yetiştirmemiştir.

Erdem Bey, mesela, gerçek anlamda şiir üzerine hiç söz almamıştır.

Bütün bunları konuşmaya ancak, Erdem Beyin şiiri hakkında konuşunca başlayabiliriz.

Murat Soyak'ın yazısı, umarım ve dilerim, iyi bir başlangıç olur.