renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Ey Beyrut





Ey Beyrut!
Selam sana yüreğimin derinliklerinden
Ey Beyrut!
Kabul edin bu selamımı, ey denizler, evler
Ve eski denizlerin yeni yüzü çöller…

O ki
Benim halkımın hamurundan yoğrulmuştur,
Ekmeğim, içkim, yaseminim…
Ateşin ve dumanın tadı nasıl oldu?
Beyrut! seni terk eden delidir,
Ey Beyrut!
El üstünde tutulacak şehirsin sen
Ey Beyrut!
Kapısını kapattı Beyrut;
Kendisini sabah akşam el üstünde tutacak
Ve güzel günlere taşıyacak insanlara
Sonra bir başına kaldı sabah akşam
Ve gecelerde…
benimsin sen Ey Beyrut!
Benimsin
Halkımın kanayan yarası,
Analarımın akan göz yaşısın.
Benimsin sen Ey Beyrut!
Benimsin…

Görüntüleri kullanmamıza müsaade eden Kanal 7/Haber 7 televizyonuna teşekkür ediyoruz

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Cemaate teşekkür ...

Cemaat savaşı yazılarında şiirlerinde işlese de, görsel olmayınca, bazı şeyleri çabucak unutuyordu belki zihinler...

Geç kalınmıştı bu görüntüler konusunda...

Unutmayacağız, hiç bir zaman unutmayacağımız bu görüntüler sitede geçte olsa yayınlandığı için acizane cemaate teşekkür ediyorum...

Bitmeyen Umutların Kırık

Bitmeyen Umutların Kırık Hatırasına.... Malatya/Darendeden "Hulusi Bir Kalp Diliyle ve Hulusi Bir Dil Rızasıyla Darendevi Selamlar..."

Bir Şehri, Bir Şehirde Biriken Geçmişi Geleceği Tam Kalbinin Üstünden Vurmaktır Bunun Adı...Doğacak Bebekleri, Yaşanmamış Hayalleri, Bismillah Diyecek Avuçları, Yarına Adanmış Ümitleri başlamadan bitirmektir. Dünyayı parçalara bölen, insanları milyonlara et yığını olarak gören İsrail ve Amerika aslında bu dünyada eli, ayağı, gözü ama kalbi olmayan milyonlarca et yığınıdan öte değiller. Zalimler İstemese de Allah Nurunu Tamamlayacaktır.

Ah Beyrut!

Beyrut!Seni terk eden delidir!
Seni savunmak intihardır diyen ,asıl savunmamakla en büyük intiharını gerçekleştirmiştir!
Ey Beyrut! Biliyorum hesap soracaksın !Seni yağmalayan, yıkan- yakan kalleşlere mermi yerine çay ikram eden sözde ordundan! Biliyorum seni yakamaz hiçbir bombanın ateşi bu hainlik kadar. Sen ki bilirsin şehit olmanın erdemini de, bilemezsin ihanetin ateşten sıcak yüzünü…
Seni terk eden delidir ey Beyrut! Seni terk eden, terk edebilir mi ki kendi vicdanını? Ah Beyrut! Sana gelmek kısmet olmadı…sen geldin bir gün ansızın bize..odama… Ah Beyrut! seni böyle görmek ; terkedilmiş,yakılmış yıkılmış olarak görmek varmış…Sağlığında kıymeti bilinmedik dostlar gibi hastalığında, zor günün de bari yanında olsaydım…olabilseydim…olamadım!… Ama dua etmeye çalıştım…Sana ihanet etmedim en azından!Hayır,kendimi temize çıkarmaya çalışmıyorum!Ne desen yerden göğe kadar haklısın! Bu kadar mı deme ne olur. Biliyorum…ama düşün Kahhar olanı! Seni terk eden, seni savunmayan o nasipsiz insanların seni yağmalayanlar kadar Kahhar olan tarafından tarafından hesap sorulacağını …O gün o zalimlerin verecekleri hiçbir cevap kurtaramayacak onları! Biliyorum ben de masum değilim!Seni çok yalnız bıraktım.Derdinle dertlenemedim yeteri kadar. Affet ne olur…ama seni sevdiğimi bilmeni istiyorum.Şimdi mi ,bunu şimdi mi söylüyorum?
Haklısın!... Ama şimdi daha iyi anladım. Sen kalbimin bir parçasısın…Uzakta olsan bile...
Bir gün intikamının alınacağını bilmek bir parça olsa da yüreğime su serpiyor. Ah Beyrut!Ahın yerde kalmayacak! Kalmayacak çünkü Vaat edenin vaadi hak!
Şimdilik seni O’na emanet ediyorum.Zira O koruyucuların en büyüğü,acıyanların en merhametlisidir.
Yalnız değilsin Beyrut!