renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Faaliyet Raporu: Güzel

Taplaşma

Sıkıntıların gittikçe ağırlaşan bir kurşun olup içimizi kapladığı bugünlerde böylesine anlamlı biraraya gelişler büyük bir değer ifade ediyor. Bu gerçeğin bilincini diri tutmak adına, atılan sağlam bir adımdı ‘toplaşma’.

Müftülüğün bahçesindeki görevlinin can sıkıntısını dağıtan, meltem tadında hafif bir esinti olarak başladı herşey. Katılımcıların sayısını göz önünde bulundurursak bir 15-20 dakika sürmüş olmalı bu esinti.

Endişelenmiyor değilim! Müftülüğün bahçesindeki bekçinin bir ‘cemaat’ ile bağlantı kurmuş olması kendisi için bir sıkıntı yaratır mı? Yaratırsa da kim şaşar ki?

Neyse...

Saat tam ikiyi gösterirken, Ağa Kapısı’nın ahşap merdivenlerden aşağıya inip de odadan içeri girince, boğazın derin mavisini sohbetlerine zemin yapan iki kişiyle karşılaştım: Hamit Akçay ve Şadan Ercan. Ardımdan, ateşiyle birlikte Fatih Tezcan geldi. Sonra, F.M. Tiyanşan, Burak Cem, Selim Şevkioğlu... derken bir de baktım ki Cemaat’i oluşturan, o elele tutuşmuş çocuklardan yirmiküsür tanesi birarada.

Bu arada, atlanmaması gereken bir nokta da tokalaştığınız herkesin elinde sanki bir düğme varmışcasına (ve siz de tokalaşır tokalaşmaz o düğmeye basmışcasına) size ismini söylemesiydi. Bir elin nesi var iki elin sesi var.

Toplantıya dair neler söyleyebilirim? Çok şey konuşuldu aslında. Tam dört saat!

Minik daireler içerisinde başlayan ilk tanışmaların ardından sözü devralan Şadan Ercan kısa bir hoşgeldin konuşması yaptı ve ardından herkesi kapsayan genel bir tanışmaya geçildi. Bu fasıl sürerken salona giren Asım Gültekin atmosfere ayrı bir renk kattı. Bu noktada, Asım Abi’nin ‘cemaat’in anlamına ve kendisi için cemaat’in taşıdığı değere dair söyledikleri önemliydi.

Zamanın akıp gidişiyle birlikte sanal alemler, cemaat, Sivas, eleştiri, aidiyet, küsme... gibi birbirinden farklı konular açıldıkça sözün bir şekilde ucundan tutan Selim Şevkioğlu, Fatih Tezcan, Asım Gültekin, Okan Şahin, Hamit Akçay ve Şadan Ercan tanışma faslını ustalıkla hoş bir sohbete dönüştürdüler.

Bu sitede, gerek yazar gerekse bir okur olarak bulunan insanlar kendilerini sanal bir ortamın belli belirsiz gölgeleri olarak görmüyorlar. Bu kesin. Cemaat’i sanal ortamın elle tutulmaz, değer ifade etmekten uzak bir platform olarak da görmüyorlar. Kimi şiir kimi politika dese de hepsinin ortak bir görüşü var: Bu sitenin, birçok renge yer vermekle birlikte ana renklerden de taviz vermeyen çerçevesinin toparlayacılığının son derece mühim olduğu. Ve tabii, bu tablonun bir rengi olmanın kendilerine büyük mutluluk verdiği...

Herşeyi tek başıma, bir bir anlatmamın imkanı yok...

Somutluk ifade eden detayları da yorum yazacak arkadaşlarıma bırakıyorum.

Kendi adıma, bir tek kelime ile özetlemek istersem, GÜZELDİ derim.

Selim Şevkioğlu ile sohbet etmek güzel...

Asım Gültekin’i dinlemek güzel...

Okan Şahin’in Eskişehir’den atlayıp gelmesi güzel...

‘Keşke, falan kişi de burada olabilseydi’yi duymak güzel...

Fatih Tezcan’daki heyecanı görmek güzel...

Şadan Abi’nin Brezilya ve Güney Afrika’daki ilk Müslümanları anlatması güzel...

Sözün özü, dostlarla birarada olmak güzel...

__________________________________________________

Not: Şunu da belirtmeliyim, isimlerini anmadığım için bayan arkadaşların programa katılmadıkları düşünülmesin. Aksine. Birçok değerli arkadaşımız oradaydı.

Sevindirici Not: Daha geniş çerçeveli, daha güzel manzaralı bir tablo görüyorum.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Cemaat Üyesi ve Üniversiteli Rıza : )

Cemaat Üyesi : Nasılsın Rıza kardeşim?

Üniversiteli Rıza: Ne olsun iş güç okul mokul ( biraz da abartarak ) çoluk çocuk yuvarlanıp gidiyoruz... Hayırdır seni telaşlı ve düşünceli gördüm.

Cemaat Üyesi: Evet dün geceden beri cemaatteki falanca tartışmayı düşünüyorum, baya bir yazıştık iyi bir beyin fırtınası oldu, şimdi bilgisayarın başına oturmaya gidiyorum şu şiiri bir göndereyim bakalım.

Üniversiteli Rıza: Ne cemaati yahu, hangi cemaatte tartışma oldu, hem hangi cemaat edebiyatla ilgileniyor yahu, bu cemaat yeni mi, hangi hoca efendiye bağlı?

Cemaat Üyesi : Rıza kardeşim öyle değil , hem cemaat ( Vikipedia’dan alıntıyla ) günümüzde en çok ihtiyacımız olan bir birliktelik türüdür. Cemaat ayrı güruh ve yığın ayrıdır. Cemaat, bir gaye ve hedef uğrunda birlikte hareket eden, duygu, düşünce, sevinç ve kederlerini ortaklaşa paylaşan topluluğun adıdır.
Cemaat dediğim cemaat.com da tam böyle bir yerdir,düşüncesini duygusunu ruh halini belli bir kalitenin üstünde birbiriyle paylaşan insanlar topluluğu...

Üniversiteli Rıza: Valla bizim okulda da cemaat çok anlayamadım bu cemaat sanal bir cemaat mi ? Hoca efendileri kim bunların yahu ?

Cemaat Üyesi : Burası hayatın her hangi bir köşesinde bulunmaktan sıkıntı çekmeyen etrafında bol ciçek böcek kelebek bulunan bir site J

Üniversiteli Rıza: Abi bu site bizim siteye yakın mı sohbetleri mohbetleri oluyor mu, ben de geleyim rüyaya yatmam falan gerek mi girebilmek için ?

Cemaat Üyesi: Yok kardeşim bu öyle bir şey de değil, burası internet ortamında kendine yer açmış sanallığı gerçeklerle buluşturmuş beli bir seviyeyi yakalamış, hayatın içinde ne varsa kaliteyi göz önünde tutarak bunları bizlere bilgisayar ekranından ayna gibi yansıtan bir site... Edebiyat sitesi desen değil, siyaset sitesi desen değil, haber sitesi değil, hepsinden parçalarla oluşmuş ve kalemlerin hasbihalde buluştuğu ve bunların üyelerin yorumlarına acık olduğu 8000 üyesi bulunan bir yorum sitesi...

Üniversiteli Rıza: Anladım abi bende üye olabilir miyim sanalda kaliteyi yakalamak öyle zor ki ...

Cemaat Üyesi : Elbette olabilirsin , ama üye olmadan önce dikkatlice üye olma koşullarını oku, ve eğer buraya yazı gönderir ve yazılarını ekranda göremezsen, niye benim yazımı yayınlamıyorsunuz diye site yöneticilerine yüklenme, çünkü bil ki elbet onlar bir çok acıdan yazıları inceliyorlar ve yayınlanmayı gerektiren şeyler varsa yayınlamazlar bundan darılma, site yöneticilerinin kimseye kastı yok yani, unutma ki bizim için çok güzel görünen bir yazı okuyucu için o kadar güzel olmayabilir ve en önemlisi eleştiriye acık ol, eleştiriye acıksan sorun yaşamazsın ama değilsen biraz kırılabilirsin, kimse seni kırdığından değil sen eleştiriye acık olmadığındandır bunu unutma : )

Yakışmış...

Üniversiteli Rıza: Anladım abi bende üye olabilir miyim sanalda kaliteyi yakalamak öyle zor ki ...

Cemaat Üyesi : Elbette olabilirsin , ama üye olmadan önce dikkatlice üye olma koşullarını oku, ve eğer buraya yazı gönderir ve yazılarını ekranda göremezsen, niye benim yazımı yayınlamıyorsunuz diye site yöneticilerine yüklenme, çünkü bil ki elbet onlar bir çok acıdan yazıları inceliyorlar ve yayınlanmayı gerektiren şeyler varsa yayınlamazlar bundan darılma, site yöneticilerinin kimseye kastı yok yani, unutma ki bizim için çok güzel görünen bir yazı okuyucu için o kadar güzel olmayabilir ve en önemlisi eleştiriye acık ol, eleştiriye acıksan sorun yaşamazsın ama değilsen biraz kırılabilirsin, kimse seni kırdığından değil sen eleştiriye acık olmadığındandır bunu unutma : )
Bu söylediklerinizi size yakıştıramadım...
Ama yakışmış....

Toplaşma Notları

-Aysun Yollardagezer ve Semra Yaylı en erken gelenler oldular. Ben ve üstad Hamit ancak 2. sırayı alabildik.

-En çok ben konuştum yoksa Fatih Tezcan mıydı? Hamit Akçay, Selim Şevkioğlu, Okan Şahin, Asım Gültekin aktif katılımcılar olarak göze çarptı.

- Sivaslılar gibi öğretmen sayısı da çoktu, ben buna çok sevindim.

-Okan Şahin taaa Eskişehir'den hususen bu toplaşmaya geldi. Kendisine büyük bir alkış rica ediyorum.

-Fatih Bilge yoktu ama ruhunu orada hissettim. Fatihciğim seni çok özledim. Ankara Toplaşması sözümü unutmuş değilim.

-Fatih Tezcan günün MVP'si idi. Ben Fatih'i çok sevdim, çok.

-Yazı sahibi Ulvi Birkardeşler, sessizlerdendi. O'na ayrı bir muhabbet oluştu içimde. Yüzüne bakınca uzun yıllar sürecek bir dostluğun ışığını gördüm.

-Tüm toplaşmacılar güzel yüzlü ve güler yüzlüydü.

-Ben bu toplaşmayı çok sevdim, huzur buldum, bu arkadaşlarla bir mekanda bulunmaktan onur duydum. Ahh Kani Hocam sen de olsaydın da bu sohbetin lezzetinden mahrum kalmasaydın.

Toplaşmanın meydana gelmesine katkıda bulunan sadık dostumuz Tekin Karagöz, Hamit Akçay ve Ulvi Birkardeşlere huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

ya nasip diyelim

agalar agalara yakışır yerde buluşmuş, muhabbetin önce kekremsi sonra bal kaymak tadına vasıl olmuş ve satırlarına yansıyan tebessüm ile bizleri de selamlamaktan geri durmamışlar. eyvallah. nasipten öte yol yok derler. bizimkisi biraz öyle oldu. sağlık olsun. katılmış gibi olduk filan demeyeceğim yazılanlara dair. makbul bir fiil olmasa da "kıskandım" hemşehrim. ve fakat gün yaman yerde çatıyor ve elden gelen pek bir şey yok. ya nasip diyelim. nasip dileyelim. hayirlisindan, bereketlisinden. vesselam.

Sayha
Kendi halinde, kendince

Bahane

En son iki hafta kadar önce Şadan abiye sitemimi iletip Ankara'ya gelmiyorsun bari İstanbul'u bir araya getir de ben de geleyim demiştim. Lakin sözümde duramadım. Zira hem tezimi tamamlamam gerekiyordu hem de yakalandığım gribal enfeksiyon vücudumu iyiden iyiye halsizleştirmişti. Bütün bunlar bahane olamaz tabiki, kusura bakma Şadan abi gelemedim. Ancak temmuz ortalarında bir organizasyon olursa Kani abiyi de ayartıp misafiriniz olmak isteriz, ayrıca Ankara kapımız her daim açıktır. Sonuna kadar.

Selam ile.

Toplaştım Kaynaştım

Yaklaşık dokuz aydır süregelen üyeliğim sürecinde bu katıldığım dördüncü toplaşmaydı, Şadan Bey büyük bir alkış da kendime istiyorum:) (Üyelik sürecimde yaptığınız her toplaşmaya iştirak etmişim)

Tanıdığım arkadaşları yeniden görmek...tanımadıklarımla tanışıp kaynaşmak...Fatih Tezcan'ın heyecan rüzgarından nasibimi almak... hal dilinin önemine bir kez daha inanmak... cemaat'i kurucusuyla birlikte irdelemek...eve dönüş saatimi altı deyip dokuza yaklaştırmak... Şadan Bey'in sorguladığı aidiyetlik hissinin hala zihnimi meşgul edişi... karadut çayı, sonrasında gelen( Aysun'un tabiriyle) karadeniz çayı...hepsi güzeldi ve anlamlıydı. Ayrıca toplaşmaya beni arayarak canlı canlı bağlanan YEŞİMTAŞI'nı burdan tekrar selamlıyorum.

Emeği geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum. Bu vesileyle methini çok duyduğum Ağa kapısı'nı da öğrenmiş oldum, hatıralarımda önce cemaat.com ile anılacak bir mekan oldu benim için. Katılamayan arkadaşlara bir daha ki toplaşmaya diyelim inşallah.

Uzun bir ayrılık sürecine giriyorum yavaş yavaş, sanırım o zaman daha iyi değerlendireceğim kendi adıma bu sanal fakat sanaldan öte siteyi. Döndüğümde inşallah kalitesini her geçen gün yükseltmiş olan bir cemaat bulurum(Tekamül anlamında)

Şadan Bey böyle bir siteyi bizlerin hizmetine sunduğunuz için tekrar teşekkür ediyor çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum.

Vesselam...

herkese teşekkürler

U.Ali Birkardeşler bu güzel ve kardeşlik dolu yazınızdan dolayı teşekkür ederim.

Oradada söylediğimi sanıyorum. bu siteyi sanal olarak başlangıcından itibaren görmediğimi tanışmalar esnasında daha iyi anladım.eğer paylaşım varsa bunun neresi ve nasıl olduğu hiç önemli değildir.

her arkadaşın cümlelere başlama şekli ve sonrasında neler konuştuğu güzel bir rüyanın devamı gibi hala yüzümü gülümsetiyor.

yazılarıma yorum yazan Sibel YAZ'ın medeni yürekliliğini ve ortamda kendisini dinlettirecek güzel cümleler kullanmasını takdirle karşıladım.

yine yazılarıma yorum yazan Mehmet Tiyanşanı tanımak güzeldi.

Selim Şevkioğlunu heyecanı ile kendime benzettim.

U.Ali bey olmak istediğim ağırlıkta ve sakinlikteydi.

Tekin Beyde benim kadar çok sigara içiyor ve konuşamasak bile aynı kül tablasını dönüşümlü kullanmak benim için güzeldi.

velhasılı mı derler; benim açımdan her şey güzeldi. Şadan Beye ve sponsor arkadaşlara bu tanışma ve tanıştırma öncülüğünden dolayı teşekkür ediyorum.

selamlar

açıl susam açıl ve kapıda kalan Rıza..

İlginç bir yolculuktu.. İstanbul'un renki yüzünü bir kez daha zihnimde çizmeye çalışırken güzel kapı..Açıl susam açıl ! sesini beklemeden kendiliğinden açılıveren Ağa Kapısı..
Çocukluğa yüz çeviriş...Eski anılar..
Okuma saatlerinde dağıtılan kitapları hemen bitirmemiz söylenirdi..biz cocuk aklımızla kitabı yazanın yüzünü resmederdik..sahi nerede yazmıştı bu kitabı.?.nasıl yazmıştı..?kime yazmıştı..?neden yazmıştı..?Sanal alemin sahte büyüsünden sıyrılıp cemaattle tanıştığım zaman da aynı merakı hissettim içimde..
''Açıl susam açıl..'' demeye tenezzül etmeden bana kendiliğinden açılan bir kapı..buyur eden..anlamama fırsat veren..anlatan..anlatan..anlatan..
dost yüzler..insana kılıfsız yaklaşan ancak kıyafetsiz sokağa cıkmayan yüzler..ön yargıya yer vermeyan yüzler..
Toplaşmada yazılan yazılardan yapılan yorumlardan bahsedildi..
söz arasında gecen bir söz:....''bilgisayarı kapattıktan sonra da yapılan yorum beni üzebiliyor..
''içimden gecen ses:(çünkü samimiyete inanıyoruz..sadece bir blog bir site ya da herhangi bir şey değil buarsı..)
anlaşılma cabasından sıyrılamadığım şu günlerde yazılan bir yorumun aynı etkiyi yapacağını düşünmemiştim..
toplaşmada yazıların yayınlanmamasından dolayı oluşan herhangi bir kırgınlığımı dile getirdiğimi hatırlamıyorum..Eleştirildiğimi yahut bu eleştiriden kırıldığımı da hatırlamıyorum..nasıl da yayınlanmaz mış benim yazılarım tarzında tüccar mantığıyla hareket ettiğimi de hatırlamıyorum..
herhangi bir kırgınlıkla ya da önyargıyla gelmedim ben o toplaşmaya..
açıl susam açıl dememe kalmadan açılan kapıdan kırgınlıkla da cıkmadım..
ben resmettim cocuk merakımla zihnime..dostluğunve birlikteliğin resmini.. Birkez daha mutluluk duydum..
Üniversiteli Rıza'nın(!) ya da bir başkasının bu resimdeki renkleri değiştirmesine izin vermiyorum..resmime müdahale edenin eleştirisine de açık değilim(!)
dip not:toplaşma sonrasında resmin güzelliğine diyecek yoktu:)

Toplaşmaya Dair

Cemaate yaklaşık 11 aydır üye olmama rağmen çok fazla aktif olamıyordum maalesef. Dolayısıyla oraya katılan herkesle ilk defa görüşmüş oluyordum. Bence Pazar günkü bu buluşmanın bana kattığı en önemli şey, bundan sonra cemaatin içinde daha akif bulunmam gerektiğini göstermiş olmasıdır.
Ağa Kapısı'nın nezih ortamında, yüzüne bakınca bile bize bir şeyler anlatan U.Ali Birkardeşler'le, son zamanlarda gördüğüm en heyecanlı ve dinamik insan Fatih Tezcan'la (zira kendisiyle muhabbetimin artmasını özellikle isterim), "bu sitenin başında onun gibiler varsa, doğru yerdeyiz" dedirten Şadan Ercan'la, Selim Şevkioğlu'yla, Hamit Akçay'la, Tiyanşan'la ve diğer cemaat mensubu herkesle tanışmak gerçekten güzeldi.
Sivaslıların çok olması, Şadan Abi'nin bahsettiği Sivaslılardan biri olarak beni de sevindirmedi değil hani. Ama sanıyorum tek Çeçen asıllı bendim. :) (Fatih Tezcan'a)
Böyle bir buluşmanın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese (sponsorlarımız da dahil tabi ki buna) teşekkür ediyorum ve bu tarz buluşmaların devam etmesini istiyorum. (Hatta bir öneri: Cemaat İstanbul buluşmalarını düzenli bir hale getirelim. Ve her seferinde bir diğerki buluşmanın ne zaman olduğunu bilelim.)
Toplaşmaya dair yazacaklarım şimdilik bu kadar, tüm dostlara sevgiyle..
Allah ellerimizi bırakmasın...

toplaştık hamdola ve tekrar hatta... :)

esselamualeykum
Allah'ın desteği üzerimize olsun.
"bir meclis oluşturduğunuzda meclisin hakkını verin" diyen peygambere "nasıl"ı sorana cevabı, "sizi yaratanı anarsınız ve hakkını vermiş olursunuz meclisin" olmuş ya hani...
hah !...
Allah'ın izniyle hem toplaşmanın hem muhabbetin hem meclisin hakkı verilmiştir dostlar :)

belki değerlendirmeye liyakatım sorgulanabilir amma velakin şunu net söyleyebilirim:cemaat sohbetinde de beyan ettiğim gibi eskiden beri islami caminanın bir şekilde içinde kah tam göbeeende kah ucunda kıyısındayım.
sanalda islami cehdim 99'a gider.
Türkiye'nin en büyük ve hatta tutarlı ilk islami mirc'sinini "internetin de Rabbi Allah'tır!" dusturuyla bina eden timin içindeydim...
"superonline islam kanalı" bir fenomendi...türkiyede emniyetin ajan soktugu belki ilk kanallardandır.görsel medyada,hem de en çok satan gazetenin hemen 3.sayfasında yer bulabilmişti kendine...
medyatör arkadaşlar "selamunaleykuma s.a" denilmesini veya "türbanlılarla erkeklerin özel odalarda sohbet yapabilmelerini" öne çıkarmışlardı...başka ne beklenirkinizi paylaşıyorum...
işte ta o zamandan beridir gördüğüm en iyi internet kullanıcıları,fikir paylaşımcıları,argüman ustalarısınız.
bir şevki abi benden belki 8-9 yaş buyuk ve en az bendeki heyecan onda da var.
bir şadan abi bel ve boyun kırmış bu işlere besbelli...sıkıntılı...haklı...
"imam-ı cemaat"tir...hakkıdır:) ...burasının "şadan'ın yeri" olmaması için büyük bir çabası var...Allah razı ve yardımcısı olsun.inşaallah yanındayız abi.
evet,şevki abi,şadan abi,hamid akçay,asım gültekin,fatih mehmet tiyanşan,okan şahin,ömer taha,hüseyin aluç,aysun yollardagezer ve herkes...
www.cemaat.com'un mvp leriydi o gün :)
Allah hepinizden razı olsun...

işin komik yanlarını yazan yine yok...
illa ben mi güldürücem sizleri :)
abi...
Allah aşkına...
caaaanım istanbul bitti de ...süleymaniye'nin avlusuna irtica korkuları düştü de...hadi karşısındaki kurufasulyecileri de enteresan sebeblerle safdışı ettik de ...:) koccca eminönünün çöp toplama yeri mi kaldı be abi toplaşacak :))
ben konusuyorum,adam 1 metre dibimde koca çöp çuvalını çekiyor,inanılmaz ses çıkarıyo tabi içindeki yaklaşık 1500 kutu kola..bekliyorum.o duruyo öle devam ediyorum...:))
nedir ? manzaradır...
heee... ben de size Allah bize nasib ederse bir manzaralı mangal yapayım da siz de bakalım o manzaraya manzara diyecek misiniz :)
duuuurrr..daha bitmedi...
şimdi bi salon düşünün..yaklaşık 20-30 kişi...birisi konusuyor..çöpçüler de bi yere kadar gitmişler yoklar..yani ortam sessiz..tam bu bir kişi konusurken salonda bir fokurtu sesi ! :)
neymiş?fatih tezcan elmalı nargileyi pek severmiş...
ben iki fırt çekiyorum nargilemden,hamid akçay sağ çaprazda,misafir kardeş sol tarafımda ikisi birden dönüyor kaşları yukarı kaldırıyor,"yapma! içmeee,ses çıkıyooo" gibisine... :))
psikolojik baskı altındaydım abicim ya :)
neymiş?toplaşmadan önce vadedilenlere dikkat edecekmişiz:)
ben burada nargile kelimesini okumasam salona ilk geldiğimde "nasılsa şimdi herkes nargilelerini söyler,ben şööle köşeme geçiyim de erken söyliyim de ateşti közdü beklemiyim" deyip 30 müslümana fokurtulu sohbet dinletir miydim:)
hakkını helal etsin herkes lütfen...

geleyim teveccühlere...Allah razı olsun...
"heyecanlı" ve "muhakkak tekrar görüşülmek istenen adam" dan başlayıp "mvp" ye kadar uzanan teveccüh yelpazesinden ben mümkünse "müslümanların kaynaşmasından daha çok şeytanı çıldırtacak bir şey bilmiyorum" rüzgarını alayım....almıştım tescilliyeyim...tescillemiştim bağrıma basayım...
Ortaköy'de açmak üzere olduğum dernekte de sloganlaştırdığım cümlelerimden biri bir kez daha vücud buldu:"birbirimizin kıymetini bilelim.bizim bizden başka kardeşimiz yok...olmaz da..."
ben 5 erkek kardeşten birisiyim.ama asla kardeşlerimle böyle canayakın böyle kardeşane böyle dostane olamadım.bu tum zamanlarda da böyledir.insanlığı,imanlılığı,islamlılığı,iz'anlılığı tercih edenlerden daha çok birbirine yaklaşabilen bir zümre göremezsiniz.
cemaat.com türkiyenin ve dunyanın zor zamanlarında şadan ercan'ın önderliğiyle "internette/sanalda nasıl tutarlı ve mutedil kalmak kaydıyla sınırlar zorlanır"ın çabasıdır kanımca...
ve yine bence "sanal sivil toplum örgütü" nasıl olunurun misallerinden birisi de olabiliriz.ben bu potansiyelin fazlasıyla oldugunu düşünüyorum.
artık insanlar biribirini sevmekte ve saymakta burada.
burası uzun yıllar kalplere ve kafalara seslenecektir inşaallah...
yeterki istisna da olsa sınırları zorlayan kavgalarımızı azaltalım...
yeterki "bak giderim!bak gidiyom diyom sana! ahan da gittim!" vari çıkışlarımızı azaltalım :)
"nereye gidiyosun be müslüman burası senin yahu" diyebilelim "gidersen git , üyeliğine para mı saydım" tarzı cevablar yerine...
bir kişinin bile kalbini kırmaya , bir kişinin bile kaybına tahammülümüz olmasın dilerim Allah'tan..
amin...
nihayet,
başka konularımız da oluştu tabi...
sohbetleri mutad hale getirmek gibi...
sitenin içinde bulunduğu teknik sıkıntıları aşmak için "aidiat" toplamak ve kimseye(hostingçiler) minnet etmeyeceğimiz ve güvenliğimizden de şüphe duymayacağımız bir ortamda buluşmak gibi...
şadan abi haziran 20 küsürü gibi çıkış yapıyor umreye.temmuz 10 gibi dönüyor inşaallahu teala...
gitmeden mi geldikten sonra mı toplaşalım bunun netleştirilmesini rica ederim sizlerden...
toplaşma yeri sanırım biraz husnu kabul gördü.
temmuz başı olabildiği takdirde buyurursanız ben sizi evimde,bahçemizde misafir etmek isterim...sohbette de söylemiştim...bunun için ayrıca hemen bir forum açabilir editörlerimiz.forum yorum yaparız 1 hafta da yer de saatte de mekan da netleşir inşaallah.

püffffür püfür boğaz havası...
ennnfes bir istanbul silüeti de cabası...
Rabbim afiyet versin yeterki
Bitmez kardeşlik için müslümanların çabası...

bak senelerdir yazdığım ilk şiirdir.eleştiriye tabi tutmamanız kaydıyla saçmaladım ona göre..sakın şiir muhafızları saldırmasın yani... :)

ne dersiniz cemaat.com ?
nasıl yapalım?

Sevgili Fatih Abi

Acizane umre notlari yazimda, altina dustugunuz yalin ve o en icten temenniniz ile nazar etmistim ben yazdiklariniza. Boyle tam bu siralar, ummete karsi sevgisizligimi, ve neden sevgisiz olusumu yokladigim zamanlarda, sizin bu cabalariniz, iyi insanlari hali hazirda bulmusken toplasma gayretiniz beni umutlandirdi...Dünde...Eşim Ahmet Tunc'un kardeşi Ali Tolga'yi taaa Hollanda Rotterdam'da, karsilikli ses tonlarimizi dahi duymamisken, o ummet guveniyle ve bana olan husn-u zanniyla evinde agirlayan Medine Abla'ya ben nasil sevgi duymam ya...

Bu camia insanlari ile, boyle dusunen, dusunebilen, karsisindaki insana nefret ve arzu tramvayina binerek degil, Allah rizasi icin nazar eden insanlarla cok gec karsilastim ben. Diyebilirim ki bi 21 yili devirmistim...Enkazdim bittabi. Yedigim kaziklar, insanlarin birbirlerine yaptigi hiyanetler burdan aya yol olmustu...Simdi sukrediyorum ki ben Muslumanim. Yoksa dunyanin eziyetini kaldiramayacak durumdaydik, durumdaydim....

Yorumunuz icimdeki hasedi de uyandirmadi degil. Pek oyle hani sevgi dolu olmadigim da bilinir ya :) -yorumlarimdan felan hakketmedigim bir namim olmus yeni ogrendim-. Her sabah uyandigim evde denizi seyrederek, babamin isten eve dondugu vapuru izleyerek sehr-i istanbul'da yasadigima sukrederdim... simdi ise, çöp arabalarında -çankaya-kalbiniz kadar temiz- ironisinin mihlandigi, kalbi temiz olmayan kazurat kisiliklerin icinde, meclis bahcesine bakarak yasiyorum. Bu tabi hem bu toplasmalarin icine dahil olamamanin huznunu, he mi bir kere daha Ankara'da yasiyor olmanin huznunu hissettiriyor. Sizin yorumunuz da kahr-u gazap ediyor :)

Ankara'ya gelecegenize dair duyumlar almistik ama bunun birer sehir efsanesi olduguna inancimiz artiyor. Tabi biz ne engin gökyüzü, ne sonsuz deniz vaad ediyoruz. Bol sahtekarlik, bol cikar, yalan, dolan icinde, bu grilikte acan ummet gulleri olmanizi taleb ediyoruz....

cok sey mi istiyoruz bilmem :)

selametle

ikinci bir yasam beklentisi icinde degilim;
zaten ben bu dunyada oluler arasindan dirildim

Sevgili Şule Kardeşim

eyvallah...
ama şunu itiraf etmem gerek :
bendeki bu ihvan temayülünün sebeblerinden birisi ve hatta Allah'ın emri olması hasebinden sonra ikinci dereceden esas sebebi diyebileceğim dayanağı:
kardeş olamadığımız zaman başımıza, aşımıza, eşimize, dostumuza, işimize, vatanımıza, ırzımıza, namusumuza, milletimize, kardeşimize, dinimize, resulumuze, kitabımıza, imanımıza, islamımıza, dünyamıza ve en nihayet ahiretimize yapılan taviz ve tecavüzlerin farkındalığı halimdir.
budur!
yaptığım sohbetlerde ve bulunduğum ortamlarda ve yazdığım yazılarda konu uhuvvet olduğunda yaptığım şey bu farkındalığı paylaşmaktır.
yoksa el bebek gül bebek bir hayat yaşamıyorum.
söz gelimi ortaköy'de bir dernek çalışmamız var ve yer için hem de paramızla ricacı olduğumuzda mevlithan/hoca/mezarcı/sohbetçi vs.. kim varsa genellikle "din diyanet ayrı para ayrı konu kaaardeşim!" vari irtica paranoyalı hakarete kadar varan cevaplar alıyoruz.
şimdi ben buraya örnekler yazarım bir sürü ama gerek yok siz zaten müslümanların "samimiyetsizlik ve stratejisizlik vehatta siyasetsizlik" hastalıklarını benden iyi biliyorsunuzdur,bilgi ve tecrübe dağarcığınıza havale ediyorum.
Ankara...
geldim.gördüm.beğenmedim.iç karartıcı.fazla normatif.soğuk.gri...
ve orada yaşayan müslümanlara her daim kaktüs bahçesinin gülleri olarak baktım.
o gibi şehirlerden muvahhidlerle tanıştığımda içim daha bir umut doldu.
tuğyanın asimile edemediği takva insanlarısınız.Allah sayınızı arttırsın ablacım. :)
sizin haksız yere nam sahibi olmanız konusunda hemfikir değilim.en azından ben kendi adıma geçenlerde "şiir ve din" üzerine yaptığınız yoruma ve dahi münazaraya şahid oldum ve mesela bende hiç de öyle dediğiniz gibi bir izlenim bırakmadınız.
yok yok...
göreceksiniz...
burada inanılmaz güzel işler olacak...
ve kimse kimseyi kınamayacak...
evet evet...
böyle olmalı...
Ankara'ya gelmemiz mi?
zor...ama imkansız değil...yakın vadede zor görünüyor zira bir ay içinde bir toplantımız daha olacak sanıyorum Allah izin verir ve arkadaşlar "he" derse :)
3 gün oldu halen bir "çıt" yok zaman ve mekan soruma da o babtan!...
Şule Kardeşim..
Öyle hemşehriler varki hemkafa hemkalp değil...
Öyle uzak şehirliler varki mentaliteleri,hassasiyetleri uzak değil...
Amin...

Mutluyum,mutlusun,mutlu

İstanbul'la birlikte kelimeler tamamladı bizi geçtiğimiz pazar.Şadan Ercan başta olmak üzere sponsor abilerimize de yeniden teşekkürler.Allahu Teala razı olup bereketli eylesin ikramlarını.

İsmini sıkça duyduğum Mürşide Büşra ile tanışmak,Hacer Nazan Toy’la sohbet etmek,Leyla ve Sibel hocamın gülen yüzlerini görmek,Hacer Kor’la Yollardagezer’in yan yanalığını izlemek hakeza cemaatdeki ağabeylerimizin sohbetine dahil olmak sıradan bir günü manidar kıldı.Mekandan ayrılmama yakın gelen bayan arkadaşımızla da uzun uzadıya sohbet etmek iştiyakı vardı ama kısmet olmadı.Bir sonraki etkinliğimize inşaallah.

Hamit Akçay beyefendinin “cemaatte en çok neyi takip ediyorsunuz” sorusu da kişi sayısı az da olsa iyi bir kamuoyu yoklamasıydı cemaat üyeleri için.Cevaplar ve sebepleri çeşitli idi tabi ki .Çalışıp gelmek vardı ya neyse :))

Bu etkinlikleri sıklaştırmak var ama en önemlisi şu birbirlerine klavye tuş vuruşları ile darbe indirip kırıp-kırılanlar varya asıl onları bir araya getirmeli :) Bu noktada cemaat ruhu daha da belirgin oluyor.Ve ortada ne husumet kalıyor ne kırgınlık.

Yazı sahibi U.Ali Birkardeşler sessizdi doğru, demek ki o esnada kayıt dönemindeymiş.Yazısını görmekten mutlu oldum.Yorumumsuz da geçmek istemedim.

Zat-ı Zülcelal daha hayırlı emellerde ,daha güzel mekanlarda abilerimizle,ablalarımızla hasbihalimizi devam ettirsin inşallah.

Hüsnüzanla

"Vay o insanların haline..." diye başlayan ayetlerin ritmindeyiz hepimiz.

Toplaşmalar Çığlaşır da...

sınavım vardı abilerim, ablalarım... gelemezdik yani. ama okuduklarımız güzel şeyler, nasib olursa daha sonraki "güzel faaliyet raporlarını" hazırlamak, onlara konu olmak isteriz. âlemlerin Rabbi, sanalda da sevdiklerini cem edendir, ağa kapısında da...
inşaAllah hayırlara vesile olmuştur toplaşmanız!
muhabbetle,

Ey menba-ı ÂŞK! Gönlüme kıldığın nazar-ı mehabbet kadardır kıymetim...

Sende vardın orada

Ümit kardeş en fazla seni merak ettik hatta ortamda kollektif bir sesleniş bile oldu "Ah Ümit! evet"...
birde İrtica Namazın Düşmanı yorum başlığını görünce Ümit Demir yazısı olduğunu anladım. kalbim temiz mi ne:)) selamlar.

taklidlerimden sakınınız

erdim biliyordum da aynı anda iki yerde olma çalışmalarımın bu kadar çabuk sonuçlanacağını tahmin etmiyordum:)
"ah, ümit" nidası da dilerim hoş bi seda şeklinde olmuştur, aranızda yaka silken oldu mu ki:)
inşaAllah hayırlısı ile diğer buluşmalarda görüşmek ümidiyle...
muhabbetle,

Ey menba-ı ÂŞK! Gönlüme kıldığın nazar-ı mehabbet kadardır kıymetim...

sakındık ama "ümit"lenemedik :)

merhaba.
sakındık taklitlerinizden ve hatta yoktu da taklidiniz.
mukallitler değil müdavimler toplaşmasıydı,malum :)
hassaten ben istedim tanışmayı ve hatta "ümit demir gelecek mi?" diye soran da bendim belki hassaten ben tanışmak istediğim için!... :)
(yukarıdaki cümledeki anlatım bozuklukları aşağıdakilerden hangisi ile...)
"megulmüş,kaymak yiyomuş gelemeyecekmiş" mi ne dediler yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum :)
inşaallah tanışır görüşürüz kardeşim.
Allah'a emanet olunuz.

Mübarek günlerde çığlaşalım(mı)

belgin doruk olsa şöyle derdi; "reca ediyorum merhamet gösteriniz, bu namedeki anlatım bozukluklarına artık daha fazla bakamiciim" :) saffet, beni affet!

arkadaşlar latife-i zan eylemişler ve kaymakla adımı yan yana getirmişler. ne münasebet efenim, kaymak dediğiniz şey öyle tek başına yenen bişey değil ki! altına ekmek kadayıfı olmadan bilinmez onun kıymeti. kendi cemaatimizde biz bu ikiliye "üstü kaymaklı, trafik şapkalı, kireçli..vb" gibi isimler takarız hassaten. ama nerde eski camız kaymakları... şimdi patates püresi, nebati yağ falan filan! ha, bi de kaymaklı şeker vardır ki çoğu afyonsuz (=biafyonlu; afyonlu olmayan anlamında) bunu bahsi geçen kaymak sanır. değildir efenim! buradan yolunuz geçerse ve afyon kaymağı almak istiyoruz diye yoldaki herhangi bir işletmeye girerseniz size verilene kaymak diye hemen inanmayınız. süt kaymağını isteyiniz. camız kaymağı mı diye de sorunuz. gerçi kimse yoğurdum ekşi demeyeceği gibi kimse de kaymağım patates püresi demez, ama olsun. kılıç kuşananın cevab soranın demişler. kaymağı aldıktan sonra da sakın onu yanında bal, reçel, ekmek kadayıfı gibi bilumum tatlı çeşnisi olmadan yemeye kalkmayınız. sonra tecrübe sahiblerinin yaptığı gibi "bu ne böyle tatsız tuzsuz şey deyip bir dahi ağzınıza almazsınız. bi dahaki toplaşmanın ekmek kadayıfı sizden kaymağı benden olsun dicem de şimdi essah camız kaymağının kokusunu alan biçareler de cemaate üye olur sonra bankalardan çekeceğim krediler bile yetmez kamyon kamyon kaymak ikramına...

toplaşmanın mpvc'si -yanlış yazdım galiba kesin:)- tarafından hassaten adımızın zikredilmesi ve yine hassaten tanışılmak istenmesi her türlü anlatım bozukluğunu ne de şirin gösterttirdi gözüme:) bu coşkuya binaen tüm anlatım doğruluklarını bir yorumluk rafa kaldırdık gitti.

Zat-ı Zül Celal yazmış ise elbette tanışır görüşürüz... kaderden kaçamazsınııızzz:) temmuzun 16sı üçayların başlangıcı gibi mübarek bir gün olmakla beraber 15inde de bendeniz doğmuşum. mübarek günlerden, mübarek gün beğenin gibi yani:) Mevladan bir engel çıkmaz ise gelebiliriz.

Allaha emanet kalasınız,
muhabbetle,

Ey menba-ı ÂŞK! Gönlüme kıldığın nazar-ı mehabbet kadardır kıymetim...

Sevgili ümit :)

"yukarıdaki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisi ile..." esprisinden sonra "ş" yi halledip "megul" yazmak ne komik olmuş yahu... :)
ümit demir.
Allahu alem , şadan ercan'ın umre dönüşünü bekleyeceğiz.Bu da temmuz ayının ikinci haftasına tekabül ediyor biiznillah.
Biz "Yediğin içtiğin hatta susuzluktan yandığın bile senin olsun,bize Mekke'yi Medine'yi anlat abi" derken sen de orada olursun inşaallah.
amin.
ha ekmek kadayıfı kaymak falan demişsin ki, aklıma zararsın kardeş.
şerbetli tatlıların en güzelidir kanımca ve çift kaymaktan aşağısı bu bünyede fazla bir etki bırakmaz:)
sen hele bir şu camız kaymağı getiredur, burada ekmek de var kadayıf da :)
...
"Ya resul!yola gideceğim,bana dilde ama hafif mizanda ağır bir dua öğretir misin?"
diyen sahabeye
"Allah'tan afiyet ve takva iste" cevabını veren Resulullah'a salat u selam olsun...
amin...

Toplaşma Notları

Süleymaniye nin parke taşlı dar sokaklarını adımlayarak Ağa Kapısını aramaya başladım. Müftülük binasının kapısındaki bekçinin ''cemaat toplantısımı' diyerek gülümsemesi ve gideceğim yeri tarif etmesi sayesinde bulabildim Ağa Kapısı nı...
Oraya gelenler arasında zihnimde kalan en net yüz Ali Birkardeşlerdi. Çok konuşmadı dahası hiç konuşmadı. Bazı insanların konuşmalarına gerek yoktur duruşlarıyla ne söylemek istediklerini anlatırlar. Mütevazi ve müslümanca bir duruş...
Yıllar evvel edebiyatçı bir arkadaşın evinde elde hazırlanmış bir dergiye rastlamıştım. 'AYKIRI EDEBİYAT' İsmine o dergiden aşina olduğum Asım Gültekin i dinlemek hoştu. Hamit Akçay çok içten...Okan Şahin in ince dokundurmalarla yaptığı espiriler hoştu.
Şadan Ercan ın çok klas bir duruşu vardı. Konuşurken 'evet sizi dinliyorum ve söylediklerinizi önemsiyorum' hissini karşısındakine çok net hissettiriyordu.
Selim Sevkioğlu nu çok çoşkulu buldum. Bu çoşkuyu önemsiyorum. İnsanın diri kalması için bu çoşkuya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
Semra Yaylı çok içtendi. İlk defa karşılaştığım biriydi ama sanki yıllardır tanıyormuşum hissi uyandırdı bende.
Aysun Yollardagezer i tanımak güzeldi. ve daha ismini hatırlamadıklarım...
Orda olmak güzeldi ...
Sanal bir dünyada olmadığınızı orda çok daha net bir şekilde hissediyorsunuz. Bu etkinliklerin devamının gerekliliğine inanıyorum.
Gerçi benim daha önceden kurulmuş cemaat.com dostluklarım var. Meryem Ayan benim Cemaat.com sayesinde tanıdğım bir yürek dostu. Onunda orda olmasını sahiden isterdim Gelemedi...
İnsan gittiği bir yerden ne almak isterse onu alır. Ne görmek isterse onu görür...Ben ordan hoş bir tatla ayrıldım.
Hayatımın son sekiz ayında bana nefes olan Sibel YAZ ın birazda çocukça serzenişleri güzeldi.:))
İyiki varsınız arkadaşlar...

İyiki ordaydınız...

Aysun Nerdegezer?

Bu yorumlarda sizce de bir eksiklik yokmu? Toplaşma yazılarının klas ismi Aysun Hanım, neredesin? Yazıdan geçtik bir yorum bile yok. Yoksa senin için kayde değer bir şey yok muydu? Gözlerim senin özgün yorumunu aramakta.

Bu arada Sibel Yaz, lütfen yaz, yazmaya devam et. Yazılarını bekliyoruz.

"Eşrefi mahlukatız lakin hamurumuz çamurdan !"

Memleket mevzuatı meselesi...

Şadan abi Aysun kardeş çok sempatik çok aktif çok asil bir kardeşimiz de...
Adam yazmaya korkuyo...
Memleketinin mevzuatı müsait değil...
Oflu abi Aysun Kardeş...
Her ilçe Trabzon'a hem katılımcı cemaat.com'a bağlı ama Aysun direkt ... :))
Unuttun sanırım sen ? :))
şaka bir yana Aysun Hanım'ın katılmadığı bir toplaşmamızın eksik kalacağı yönünde kat'i fikir sahibiyim.
Ne dersiniz?

Aysun'suz bir hayatı kınıyorum :)

Şimdiii tabi ben de toplaştım bu Aysun'la, Hacer'le, Burak Cem'le, Rabia Yavuz'la, Yeşim Taşı ile :) durumum o kadar vahim değil anlayacağınız...Hatta Rabia'yi attım arabaya Ankara'ya getirdim otobanları aşarak, Arkada oğlumun tüm kaprislerine dayanmasına hayranlıkla bakarak :)... bana aldığı çiçeği leon'daki mathilda gibi kucağımda ankara'ya kadar taşıyarak, bir otoban mescidinde namaz kılarak...Aldım getirdim ve misafir ettim. Darısı Aysun'un başına...Aysun'da gelecek söz verdi. ps2 ve mortal kombat için :)...Fifa 2006 da tabii...

Aysun'la sahilde çay içerken, aysun'un hediye ettigi- başörtülü kadının kadim dostu- iğnedanlığı aslında kalbime iğneledim...Aysun'suz bir hayatı kınıyorum gibi beylik laflar da ettim. Msn personal message'da yazdım...Arkasında tamamen duruyorum. Aysun'suz toplaşma, eriği tuzsuz yemek gibidir. Sevincimiz kursagımızdadır :)

Ben aynı seyleri yesimsiz ve hacersiz toplasmalar icin de dusunuyorum. Yakın zaman'da istanbul'da yine kadim dostlarla bulusmanin temennisini tasiyorum.

aysun sen nasıl bana i love your family diyorsan, amet'i ve mansur'u katarak ben de sana i love you diyorum :) sahi sen neredesin?

ikinci bir yasam beklentisi icinde degilim;
zaten ben bu dunyada oluler arasindan dirildim

Nerdeyim Ben Yahu?

Paniğe mahal yok, buradayım. Hayattayım, hayata rağmen...

Şadan abi stili, madde madde yazarak konuya giriyorum:

1.) Toplaşma ile ilgili yazacağım yorumun yüzde seksenyedisi Fatih Tezcan üzerine olacaktı otomatik olarak. Baktım ki benden evvel yazanlar olmuş abimizi, susayım dedim, yemediler : )

2.) Neden mi Fatih Tezcan, hayatında hiç nargile içmemiş, nargile damacanası görmemiş ve nargileyi içe çekilen değil de hani küçüklüğümüzde şişesine kamışla üfürerek köpürttüğümüz gazoz gibi üflenilen bir şey zanneden "ben", nargilenin ne demek olduğunu, poşetin içindeki minik bir zurnaya benzeyen plastik aygıtı elime aldığımda bunun benim de nargile içmek istediğim anlamına geldiğini öğrendim sayesinde:) Kendisini "maşallah"larla beraber anıyorum ben. Aynı takımın taraftarıyız bi de. İleriki maddelerde söz yine ona gelecek...

3.) Aile toplantısı gibiydi benim için. Çoğunluğu tanıyordum aslında. Bu yüzden çekinmedim giderken.

4.) Selim abi ve Asım abi konuşmaları, ses tonları, duruşları ile ortama huzur verdiler. Sağolsunlar.

5.) Herkes gözündeki cemaat imajını anlattı, güzel anlattılar maşallah.

6.) Tabii sessizler de vardı, Ulvi mesela. Susunca böyle görevler veriliyor adama, dikkat etmek lazım : ) Yazısı için teşekkür ediyorum ve sponsorluğu için ve Hamit abiye de, Tekin abiye de teşekkür ediyorum bir cemaat üyesi olarak. İnce insanlar bunlar. Kıymetleri bilinmeli diyorum.

7.)Suskunlar vardı ve bunun yanında sesi az çıkanlar da vardı; Çeçen Ömer Taha gibi ( Fatih Tezcan için)

8.) Yeni üyelerin toplaşmaya gelmesi beni heyecanlandırdı. Bir yıldır cemaat üyeleri ile, özellikle bayanlarla toplanıyoruz biz, arkadaş olduk, çok yakın olduk birbirimize. Ciddi söylüyorum, aile oldu burası.

9.) Gelemeyen bazı arkadaşlar, orada olmadıklarını zannedenler! Aklımda ve kalbimde taşıdığım, kendimden ayırmadığım, dualarımın kadrolu elemanları; sizleri seviyorum yahu. Yazdım da zaten daha evvelinde, biliyorsunuz bunları. Ağlatman beni : )

10.) Fatih Tezcan, hem Oflu diyorsun, hem korkar diyorsun. Çelişmeyelim kendimizle : ) Evinize de geliriz inş. Bu arada, yorumunda beni ne güzel anlatmışsın, ben bana hayran oldum: ) O senin sempatikliğin, aktifliğin ve asilliğin. Allah razı olsun.

11.) Daha yazacaktım da mürekkebim az geldi:) Şadan abi, iyi ki cemaat var diyorum. Sağolasın paylaştığın için...

...Cemaati Seviyorum Kardeşim...

Nerdeyim Ben 2 Yahut Metaforuna Kurban

Şimdi sıra geldi Şule'nin cevabına.

Kıldığım akşam namazının arasında bir koca anakonda oturuverdi gövdeme. Neden mi, ya ben bu yorumu yazamadan Şule online olursa, ya ona cevap vermeyeceğimi zannederse... Ya bu yorum cevapsız bırakılır mı???

Bunun öylesine bir söz, bir kandırma olduğunu düşünmesin kimse:
Ben gerçekten Şule Demirtaş BURADA olduğu için buradayım: Cemaatteyim. Onun gibi güçlü bir kalemin yalnızca bu sitede yazması büyük bir şans.
Bensiz hayatı kınıyormuş kendisi, bir de seviyormuş beni. Hayran olduğum birinden bu sözleri duymak, onun tarafından sevilmek ne güzel yahu. Ne kadar şımarsam yeridir...

Kalbine iğnelenmek bir iğnedanlık aracılığıyla ne güzel. Eriği tuzsuz yememek, çay içmek Paşalimanında. Msn sımaylileri yardımıma koşamıyor burada. Ama nasıl olduğumu biliyorsun sen. Metaforuna kurban Şule.
Ne demişsen aynısı, sloganlarını sana yolluyorum ben de. Kınıyorum sensiz hayatı da cemaati de...
Biliyorsun, eminsin sevildiğinden. İçimde ne varsa biliyorsun. Hayat koçumsun :)

...Aylavyuendyorfemiliverimaç...

Semranın dediği kadar varım ya, sevgi pıtırcığını da aştım :)

Şadan Ercana teşekkür bin kere, cemaat olmasa böyle güzel insanlarla karşılaşamazdm. Sağlam adamları toparlamışsın siteye abi. Helal olsun. Kıymetlerini de bilirsin inş. (iğnesiz çıkmam abi:)

sıra bende

Aysun'un cevabını görünce hemen oturdum pc başına sıra bende dedim ve başladım.
Sevgili Şule (hocam) seni tanımak ve seninle paşalimanında sohbet emek güzeldi, eh aysun'dan yadigar bir iğnedanlık da bende mevcut olunca muhabbetinize ortak olamadan edemedim. Cemaatin bana kattığı siz güzel insanları alıp hayatımın en güzel köşesine koysam ancak karşılığınızı bulursunuz bende, farkında olmadan kendimi bulduğum çoklu msn toplaşmalırımızda verdiğin dersler kulağımın birinden girip diğerinden çıkmıyor bilesin:). yakında aranızdan ayrılacak olsam da msnem yok diye üzülmeyip gsm var mekanları aşan telefon kabloları var deyip teselli bulacağım.
Sen İstanbul yollarına düştüğünde ben burdan ayrılmış olacağım, adapazarı otobanına çıkmayı düşünmüyor değilim de(hani sen geçerken alırım diyorsunya) anam babam ne der onu bilmiyorum:)
Hep siz beni güldürürdünüz alın aşağıda ki espiri de benden size hatıra kalsın ben gidince alın adreslerinize ekleyin:)

haceradapazarında@ordanetiyok.com
Aysun'um iğnedanlık en güzel hediyemdi aldım en güzel mekanıma koydum.
Sıra kimde?
Meteforlarınıza kurbanım:)

katılanlar eğlenmiş

Her ne kadar katılamasamda cemaat ekibi eğlenmiş görünüyoor.En azından siz eğlenmişiniz.Bana bu da yeter.
Belki diğer toplaşmaya katılır bu defa da ben ve diğer katılamayan tüm arkadaşlarla birlikte cümbür CEMAAT eğleniriz.

selam ve dua ile

........................

ruhum ordaydı

duymadınız mı masaya üç kere vurdum oysa:)

orda olsaydım;

şadan beye attığı bir taşın bu kadar dalga oluşturmasını neye bağladığını sorardım.

u.a. birkardeşlere nasıl bu kadar -yorumlarından kasıtla- ölçülü olabildiğini sorardım

selim beye selamların en yücesini içtenlikle sunardım

okan şahine kırmızı ciltli bir kitap hediye ederdim:)

yollardagezerden de bi helallik isterdim.

hepsi bi yana orda olsaydım, orda olmamamla bi farkı olmazdı. geveze gibi görünsemde suskun biriyimdir.
"eddai"

masallah

cami olan cemaate selamlar..
ne gür seslersiniz masallah.
nazar degmesin :)

...

Selamünaleyküm...

Cemaat toplaşmaları ne güzel, ne anlamlı!
Düşüncelerine, duygularına, hayallerine oydaş olanların veya katılmasa da anlatma çabana saygı duyanların/duymaya çalışanların/duymaya çalışmaları gerekenlerin olduğu farklı, devingen bir yer burası. Burayı seviyorum.
Cemaat'i en çok hatim organizasyonları yapıldığında sevdim. Yaşanan çok üzücü hadiselerin ardından verilebilecek en güzel birliktelik örneği verildi, işlerin en hayırlılarından biri yapıldı, hayırlara vesile olmasına adandı. O günlerde, benzer bir kaderin benim başıma gelmesi durumunda, buradaki insanların benim yanımda da olmalarını istedim. Cemaat'in "birçok renge yer vermekle birlikte, ana renklerden de taviz vermeyen çerçevesinin toparlayacılığının" içinde olmak istedim. Yeni bir üyeyim diyebilirim, birçok şeyde yeniyim, öğrenme isteğindeyim. O yüzden sanırım bir süre daha Cemaat toplaşmalarını esenlik veren mavi ekran üzerinden takip edeceğim. Ekranda bu kadar esenlik veriyorsa, canlı canlı çok daha güzeldir kim bilir? :)Ama o kadar sigara içmeyelim, nargile de kokulu olmasın :) Alerjisi olanları da düşünelim değil mi?
İnşallah yarın Konya'ya gideceğim. Konya'dan da Cemaat'e ses verenlere şimdiden selamlar ederim. Ayrıca "uçaak babama selam söyleee" diyenlerin selamlarını itina ile duyar, iletirim.

Allah'ın selamı hepinizin/hepimizin üzerine olsun...

toplaşamayanlar...

biz yine toplaşamayanlardanız ama Aysuncumdan akşamına rapor aldık tabi...hani yoktuk ta kalbimiz ordaydı ama bu kadar basit değil bi taraftan da çatlama durumu yok değil yani...Zeynep Ferda yeni bir fethipaşa için seni mi bekliyoruz ne şafak kaç :)..Aysun hadi yap bi ablalık daha öpüyorum ellerinden ...

toplaşmanıza dair:)

Evet, cemaat.com toplantısını bir değerlendirelim hele. Milletin coşkusuna bakılırsa fena bir toplaşma olmamış bu.:) Fakat anladığım kadarıyla bizim şu meşhur eski toplaşmalarımızın hizasında bir toplaşma da değil bu. Heey!
Sonuçta Rüştü abi ve ben yoktuk yani.:) Rüştü abinin Antalya'ya taşındığını duydum. Artık biz bir yolunu buluruz yine de.
Kaç toplantıya katıldım ben. 4 ya da 5. Hepsi de iyidi. Özellikle iftar toplaşmamız ve Dücane Cündioğlu ve Yusuf Kaplan toplaşmamız. Bu sefer başka ve daha önemli bir işim olduğu için gelemedim. Gelsem huzurunuzu bozardım yani biraz. Gerçi önceki toplaşmalarda genelde sessiz yahut Fatih abinin kafasını patlatan bir pozisyonda oluyordum, ama yine de biz biziz yani. Ekibi toplar bir saklambaç oynardık. Neyse.

Velhasıl güzel olmuş abiler ablalar. Velakin görüyorsunuz bazı eksiklikler var. Başta Rüştü Hacıoğlu ve E. Fatih Bilge abilerle başlayan eksiklik. Neyse yaz geldi, daha rahatız(ciddi misin:), yurtdışında olan bazı arkadaşlarımız da gelebilir (misal, mustafa Burak Sezer). Temmuz-Ağustos gibi bir toplaşma daha yaparsak iyi olur. Yazarlı da olursa ne âlâ. Bir Hakan Albayrak niyeti vardı, inşallah gerçekleşir. Rüştü abiyle ekip hâlinde yazı çalışmaları filan konuşuyorduk önceden ama.. onlar da olur inşallah. İleri!

Herkes diyor ki, sevdiğimiz insanlarla, dostlarımızla canlı yüzünden bir muhabbet ne güzel oldu/olur. Ben de diyeyim ki, kavga ettiğim insanları canlı görmek vardı.

-Bu arada Fatih Tiyanşan abi izlenimlerini yazmamış. Bir iki kere baktım göremedim. Bir de ondan okuyalım derim...

İzlenimler

Es-Selam

Serde izlenimcilik var ya, o yüzdendir biraz ehl-i sükûtum bu aralar.

Toplantı hakkında katılan / katılamayan arkadaşlar görüş beyan etmişler, ben de bir hayli geç kalarak, biraz da Ali kardeşimin bahsi üzerine birkaç kelam edeyim dedim.

Cemaat toplantılarına şimdiye kadar büyük ölçüde katılmış bir kardeşiniz olarak, bu toplantıyı da diğerleri gibi güzel bulduğumu ifade etmek isterim. Hoş sohbetlerimiz oluyor bizim. Ben dinlemeyi daha çok sevdiğimden ötürü pek konuşmuyorum, ancak yeri geldiğinde de birkaç cümle kurmaktan geri durmuyorum.

Daha önceki toplantılara katılmamış arkadaşlarımız vardı, kendileriyle tanışmaktan / görüşmekten memnuniyet duyduk. Bu tür organizasyonların daha sık olması taraftarı olduğumu bilmenizi isterim. Çünkü Cemaat.com üyeleri bu sayede şu içinde bulunduğumuz ortama nisbetle daha gerçek bir mekanda / zamanda bir araya geliyorlar ve görüş alışverişinde bulunuyorlar. Bu ise kardeşlik bağlarını daha da kuvvetlendirecektir kanaatindeyim.

Gelmek isteyen, ancak herhangi bir sebeple gelememiş olan arkadaşları da inşaallah ilerki toplantılara bekliyoruz. Diğer illerde de benzer faaliyetler sayı azlığına rağmen yapılabilir diye düşünüyorum, zaten birkaç ilde yapıldı da.

İzlemeyi seviyorum. Toplantıda da kelimeleri, cümleleri, halleri, hareketleri izledim. Bu beni mutlu kıldı. Bir şeyler paylaşmak, hem de bunu Allah için yapmak sonuç itibariyle güzeldir efendim.

Katılan / katılamayan arkadaşlara selam ve muhabbetlerimi sunuyorum. Daha nice toplantılarda biraraya gelmek üzre Allah'a emanet olunuz.

... Mutluluk anlamaktır, anlam aktır...