renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Faiz Dünya Gerçeğidir. Peki Ya Ahmet Yasin!!!

Çocuktum.

Gül kokulu silahlarla dağlara çıkmak istediğimi yazmışım Ortaokul defterime.

Çeçenya`dan yükselen tekbir sesleri dolduruyordu sokaklarımızı o zamanlar.

Türkiyeli Müslümanlar sağcı olmadıklarını fark ediyorlardı. Sağcı olmadıklarını, muhafazakar olmadıklarını, demokrat olmadıklarını…

Büyüdük sonra.

Darbe yedik büyüdük…

İhale yedik büyüdük…

Filistin`in çok uzağına düştük şimdi. Reel politik bombalar patlıyor sağımızda solumuzda. Faiz dünya gerçeğidir ve Amerika her şeydir artık.

Sloganla olmaz bu işler falan filan işte. Bildiğimiz tüm yenik cümleler, bildiğimiz tüm arabesk cümleler.

Osmanlı, Medeniyet, İslam, Kapı Tokmakları, Vakıflar ve Süleymaniye. Süleymaniye iste. Şu bizim Süleymaniye lan. Şiir sonra. Sonra şiir yine. Sevgililere yakılan aşk türküleri Ahmet Yasin`e yazılanlardan daha fazla.

Beyazıt Meydanı suskun şimdi.

Hergele`de in cin top oynuyor.

Hayır!... Ayağa kalkmıyorum. Cunku suçlu ben değilim. Hesabı büyüklere keseceksin.

Biz kalktık cümle alem akepeli olmuş zaten. Biz kalktık Fehmi Koru konuşuyor. Biz kalktık Ahmet Yasin susmuş.

Biz kalktık Zaman 600.000 dağıtılıyor ve Başbakan İmam Hatipli.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

ne silahlar gül kokar..

Gençtim!
kalleş-nikoflara gül amberi sürüp
burnuma tutuyordu adamlar
onlar sılogan atıyor
biz dağlara çıkıyorduk
efsunlu bir kokuydu bu
şehadet aşkı ile intikam arasında kalan
sonra dediğin ihale meselesi
makam arabaları falan
dava için yani
aşk için düşük faizli kıredi
yahu hep aynı abartı işte
tüfeklere gül kokusu
ihalelere aşk şerbeti
oysa hepsi yalan
silahlarda gül kokukusu falan

En iyi ben bölerim!

Biz kalkarken bölündük akepeli sepeli diye
Biz hep Fehmi Koru'ların ağzını tıkamak istedik sevmediğimiz şeyler söylemeye başlayınca
Oysa kulaklarımızı tıkamayı bilseydik siyasi taassublarımızı yenip
Bu kadar bölünmezdi Filistin
Sonra hep eleştirdik sepelileştiremediklerimizi
En iyi bizim cemaatimizdi hep
Hiç kimse demedi bize siz aynı yola giderken bu kavga niye diye
Herkes, biz daha hızlı gidiyoruzun peşindeydi çünkü
Oysa en çok biz yavaşlattık bizi

Nuveyba

Ah!Bir Gerçeği Yanlış Örneklerle Anlamsız Kılma Hastalığı

Nedense herkes bir hakikat tasavuru yapıyor... Sonra da içini kendi örnekleriyle sağa sola taş atarak dolduruyor...Sonra ne oluyor... Yazınız anlam filan kaymasına uğruyor...

Yok Zaman 60.000 dağıtılıyormuş.... Sen de dağıt kardeşim o zaman. Milli Gazete dağıtılınca cihad, Zaman dağıtılınca bilmem ne...

Helgele suskun. Akşama kadar ordayım. Oldukça gürültülü merak etmeyin siz...

Sonra dersler de gürültülü müslüman öğrenciler gümbür gümbür... En azından bizim bölüm öyle...

Şimdi kalkıp birileri bizi sloganlarımızı,marşlarımızı küçümsediğimizi ortaya koymasın. Onlarsız olmaz... Ama mücadeleyi onlara indirmekte olmaz...

alkış mı istiyorsun haksızlıklarının içinde?..

selam ile
...belki de durduğumuz yerde delikanlı heyecanları anlamıyoruz. belki de esas doğrunun sürünüp kaldığı yerde birilerinin doğru diye dalgalandırdığı sancakları gözümüz açık ve hayretle izliyoruz...hakikaten bu nedir?...bunun hakikatteki ölçüsü nedir?..senin zaviyenden bakmayanı suçlamayı ne zaman öğrendin,desem delikanlı heyecanlarla aklını hapsetmiş olana? ...senin "hariciler" gibi esas sandığın doğrular adına "halife"leri katleden "yanına" nasıl baktığımı biliyor musun,desem aklı susmuş heyecanları hala durulanmamış olana?.
...belki de kışkırtılmış olanın asla dinginleşmeyecek olan kanı,gerçekle hiçbir yerde temas etmemiştir. Bir büyü halesinde geçip gitmiş bir ömrün asla ders almamış sesi,aklın,selim aklın, en büyük emrin içindeki asaletine de hiç bakmadı mı?...senin "gibi" çalışmayanın,senin gibi heyecanlarıyla oturmayanın,çalışanlara,gecesini gündüzüne katıp iblisleşmiş insanlarla dişe diş,akla akıl mücadele verenlere hangi cüretle dil uzattığını kim soracak?...alkış mı istiyorsun haksızlıklarının içinde?..kendi evinin içini temizleyemeyenin,dünyanın hangi pisliğini temizlemeye niyeti olabilir?...kim kimi kandırıyor ve suçluyor?...
...siz kalkmayın,oturun oturduğunuz yerde...ama aşağılamayın,hesabını sorar Allah size .
selam ile

seçkin deniz