renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Filistin’in Kaderi - FKÖ Dosyası

photo by NewsweekFilistin’de yaşananlar yakın tarihimizin dünya için yüzkarası olaylardır. Cenabı hakkın bize ihsan ettiği gibi her musibette bir hayır vardır deyip filistinin bugüne nasıl geldiğini bir irdeleyelim. Aslında işin bilinen kısımlarından bahsetmeyeceğim. Elbette bütün mazlum milletler gibi filistin halkının yanında dua etmek ve Cenabı Hakkın yardımını istemekten başka bir çaremiz yok.

Bugün Filistinin karşılaştığı en büyük sorun İsrail değil Filistin içerisindeki iç savaş olduğu herkes tarafından müşahade edilebilecek duruma gelmiştir. Yakın zamana kadar El Fetih ile Hamas arasındaki çatışmanın bu kadar şiddetli olduğu tahmin edilmiyordu. Oysaki gerçekten birbirinden yapı ve ideoloji olarak da oldukça farklı olan bu iki örgütün çatışma sebebi nedir ve başlangıç noktaları nelerdir? Bağlantıları çok güçlü olan ve Uluslararası kamuoyunda da oldukça tarafı çok olan El Fetihten başlayalım.

El-Fetihin ideoljisi sosyalizmdir ve ortak olarak çalıştığı örgütte sosyalist ideolojiye sahip örgütlerdir. Ülkemizde 1970 li yıllarda musallat olup da binlerce insanımızı fikri anlamda zehirleyen bir çok faili meçhul cinayete imza atan üniversitelerin ayrımcılık merkezleri haline gelmesine sebep olan bir çok örgüt mensubu Filistin Kurtuluş Örgütü kamplarında yetişmiştir. Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu adlı silahlı örgütü kurup ülkede ciddi bir şekilde kaos ortamı oluşturup darbeye doğru sürekleyen Deniz Gezmiş ve arkadaşları bu kamplarda eğitim görmüşlerledir. Yakın bir zamana kadar Filistin Kurtuluş Örgütü ile PKK aynı kamplarda barınmış Suriyenin koordinatörlüğünde beraber çalışmışlardır. Zaten PKK'nın üzerindeki İsrail etkisi arttığından ötürü PKK kamplarını FKÖ'ye teslim etmiştir.

PKK'nın Suriye'den Irak'ın kuzeyine kayması da ilerde gerçekleşecek ABD ve İsrail destekli bir çok planın fizibilitesinin temel gereksinimidir. Evet insanın aklına şu sorunda gelebilir peki İsrail bu kadar güçlü ise neden kendisine karşı gelen FKÖ'yü tasfiye etmedi, bunu yapabilecek gücü yok muydu?

İsrail Devleti kurulmadan önce içinde barındığı devletlere ciddi bir zarar vermekteydi. Özellikle ABD ve İngiltere'de kilit bir çok noktayı ele geçirmişlerdi. ABD ve İngiltere hükümeti bu gelişmelerden oldukça rahatsız oldukları halde Yahudilerin maddi güçleri ve etkin bağlantıları için pek fazla müdahale etme girişimleri yoktu. Hatta İsrail Kudüs bölgesinde gerçekleştirdiği intihar saldırılarıyla bölgenin yahudilere terk edilmesini istedi. Evet yanlış duymadınız bugün kendisine karşı olarak geliştirilen intihar bombacılığı kavramını ilk defa İsrailliler kullanmışlardır.

Belli bir bölgede İsraili tutmak kendi ülkelerinde tutmaktan daha kolay olacağı fikri batılı ülkelerde iyice yer edindi. Ama hiç bir zaman İsraillilere tam olarak güvenmediler. İsraillilere karşı her zaman ellerinde bir koz olarak FKÖ barındırmak istediler. Fakat Batılı devletlerin amacı İsrail-Müslüman çatışması yaparak daha rahat hareket etmek istediler. FKÖ'ye batıdan yapılan o kadar yardımın asıl sebebi budur.

İsrail kendisiyle hiç bir zaman baş edemeyecek kadar güçsüz olan bu düşmanın başka bir düşmanı tarafından tasfiye edilmemesi için her zaman mağdur rolünü oynadı. FKÖ yöneticilerinin maddi zaaflarından faydalandı. Ülkesi açlık içindeyken kendileri Ramallah'ta villalar yaptırarak servetlerine servet katan insanların elbette bir özgürlük mücadelesi veremeyeceklerini biliyorlardı.

Yıllarca bu düşmanı büyütmeden ve küçültmeden ayakta tutarak İsrail güçlü bir devlet haline geldi. Bütün batı desteğini arkasına alarak bu hareketi tasfiye etme sürecine giderken Filistinlilerin yıllarca bir çok yolsuzluk yapan ve ülkesine ihanet eden yöneticilerini cezalandırılacağını tahmin etmedi. Halk kitleleri artık çözümsüzlüğü benimsemiş FKÖ'yü seçimlerde silince İsrail karşısında daha güçlü bir düşman buldu: Hamas!

Bu süreçte tekrar FKÖ ne yönelik yardım çağrıları yaparak Hamas’ı uluslararası arenada yok etmeye çalıştı. Bu durumda FKÖ kadroları bizdeki İttihat ve Terakki kadroları gibi tamemen tasfiye edilmedikçe bir çözüm olacağını düşünmek çok yanlış olur. Vatanına ihanet eden insanların bir ülkeyi kurtaracaklarına ihtimal bile veremiyorum. Hamas'ın da FKÖ kadrolarına karşı verdiği savaş bugün malum durumun oluşumuna zemin hazırlamıştır.

Bugün için iki cepheden bahsetmek mümkündür; bir tafata El Fetih-İsrail diğer tarafta ise Hamas.

Bu kadar yanlış amaçlara hizmet eden El Fetih'in maruz kaldığı olayları da kaderin garip bir cilvesi olarak görmek gerek. Bütün devletler Osmanlıya ihanetin bedelini çok ağır ödediler. Bugün Filistin toprakları da hala o günlerdeki huzuru aramaktadır. Allah her zaman mazlumun yanındadır. Hak davaya batıl yoldan hizmet edilmeyeceği bu kadar aşikarken yanlışta ısrar etmek bir çok zülüm ve katliamı getirmiştir. Ülkemizde yuva yıkan örgütlere yardım eden ortak olan Filistinlilerin de evi yıkılmıştır. Keşke müslüman müslümana bunu etmeseydi de Cenabı Hak kafiri bir topuz olarak kullanmasaydı. Davasında ihlasla sebat edene Allah'u Azimüşşan fazlasıyla ihsanda bulunmaktadır velev ki bu haksız bir dava olsa bile.

Bir tarafta dinleri için savaşan İsrailliler diğer tarafta toprak için savaşan Filistinliler. Terazinin kimden yana ağır basacağı önceden belirlenmiş. Başka bir yazımızda Hamas'ı ele alacağız.

Selam ve Dua ile kalınız.