renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Gerçek Hayat Hareketi

Evet... Tam altı yıl olmuş. İlk sayısının kapağı dün gibi aklımda: “Filistin’de Şafak Söküyor!” Belki henüz farkında değildik ama Türkiye’de de şafak söküyordu. En azından bunun ilk işaretlerinden biriydi Gerçek Hayat’ın arz-ı endam edişi. Arkadaş çevrelerindeki ilk yansımaları sevinçli ama umutsuz izdüşümlerden ibaretti. Çünkü neredeyse hemen hep böyle olmuştu. Yeni bir heyecan ve aşkla ortaya çıkan her çaba, bir süre sonra maddi imkansızlıklardan başlayarak onlarca sıkıntının içerisinde teslim bayrağını çekiyordu. Ve Gerçek Hayat’ın da bir süre sonra veda sayısıyla okurun karşısına çıkması sürpriz olmayacaktı.

Ama şükür ki öyle olmadı. Hatta beklenenin –ya da tahmin edilenin- çok çok üzerinde bir etki-tepki anaforu yarattı düşünce dünyamızda. Bunda şüphesiz ilk harca terini akıtan Hakan Albayrak – Gökhan Özcan ağabeyleri muhabbetle anmak gerekiyor. İsimleri zikretmek belki hata çünkü onlarca kişinin emeği var bu harekette ama M.Menteş, M.Zelan, N.Nasır, S.Yusuf, E.Kurban, H.Kökçe, Ü.Atak, İ.Saruhan, N.Kutlutaş, C.Aktaş, T.Salcı, F.Okumuş, N.Güngör gibi isimleri de bir kere daha yüksek sesle dillendirmekte zaruret var diye düşünüyorum.

Çok iddialı bir söylem olarak nitelendirilebilir ama bunu tanımlamak, en azından bu bağı ortaya koymak adına şunu söylemeliyim: Gerçek Hayat; Müslüman Hayatı’nın temel taşları üzerinde yükselen bir harekettir. Tavrı ve üslubu, yorumu, değerlendirmesi, müdahalesi, tepkisi ve refleksleri, entelektüel bir duruşu korumanın yanında, sokaktaki adama oyuna müdahil olma şansı da vermektedir. Gündeme ilişkin esaslı analizleri, analizleri destekleyen makaleleri, özellikle de siyasi değerlendirmelerini yerleştirdiği sağlam zeminiyle, -burada "sağlam"ı, "kaygan"ın zıttı olarak kullanıyorum- okurlarına sıhhatli bir bakış açısı kazandırmayı başarabilen ender yayın organlarından biri olarak kabul ediyorum.

Aslına bakılırsa yaşanılan ve yüzleşilen tüm süreçlerin bu derece “sancılı” geçmesindeki temel nedenin bakış açısındaki bulanıklık ve omurgasızlık olduğunu kim inkar edebilir ki? Peki bundan sonraki -olası- savrulmalarda aynı sıkıntıları yaşamayacağımızı kim garanti edebilir?

Gerçek Hayat’ı, benim nazarımda gerçek hayatımın bir parçası yapan en önemli unsurlarından biri de; manşetinden başyazısına, röportajından makalesine, kültür-sanattan mizahına kadar bitip tükenmek bilmeyen bir enerjisi, dahası satırlardan fışkırıp benliğimi kuşatan heyecan dalgası olmuştur. Öyle ki bu heyecanın, sözcüklerden cümlelere, o kadar belirgin bir kıpırtısı vardır ki, ister istemez yazının havasına uygun bir tonda ve hızda okursunuz. Bununla beraber, her hafta usta yazarların mahir ellerinin gündeme cerrah titizliğiyle yaptığı otopsileri de atlamamalıyım.

Heyecan deyince de M.Menteş'e bir parantez açmadan geçmek istemiyorum. Edebiyat dünyasına son imzasını Dublörün Dilemması gibi sersemletici bir romanla atan Menteş’in, yazı işleri müdürlüğünü devraldığı günden bu yana bu görevin hakkını verdiği kanaatindeyim. Fakat daha da önemlisi N.Genç’in de dediği gibi Menteş'in elinde kırbaç sözcükleri hizaya dizme gücüdür. Kaleminden çıkan kıvılcımların başyazıda, kapak dosyasında, ya da “zımba gibi” bir röportajda veya bir kitap, dergi, film eleştirisinde dokunduğu yeri kül etmedeki ince başarısıdır.

Gerçek Hayat’ın kazanımlarımıza katkısı bunlarla sınırlı değil elbette. Her Cum’a –bu arada özellikle Cum’a günü piyasaya çıkmasının da ayrıca önemini vurgulamak gerekir- özgün ve zihin açıcı, çarpıcı ve sarsıcı, etkileyici, yürek burkan, iç ferahlatan çıkışıyla bizi ve bizim mahallede olup bitenleri; İran’ın siyasi havasını ve sinemasını; Magribli çocukların ateşini; komşu, kardeş, dost ve müttefik devletlerin haberlerini; Arjantinli Müslümanları; Latin Amerika’daki yerlilerin iktidarını; Türkiye medyasının arka planını; Afrika’da yükselen bilinci; Kızılderilileri; Kara Panterleri; Siyah Prensimizi; İHH’yı; Mazlum-Der’i; gündemüstü bir noktaya taşıdığı başörtüsünü; Hollywood muhaliflerini; eğitim sistemimizin yapısökümünü; tarihi, coğrafyayı, hayat bilgisini, teskereyi, işgali, işgalcileri, misyonerleri, masonları... ellerimizin altına ve evlerimizin misafir odasına getirdi. Getirmeye de devam edecek...

İşte el atılan her şeyin, her hareketin, çabanın, hızla tüketildiği, sömürüldüğü ve yozlaş-tırıl-dığı bir dönemde Gerçek Hayat’ın duruşunu önemsiyorum. Kültürel ve manevi kodlarımızın deşifre ve iğdiş edilme çabalarının ortasında bu değerleri yeniden ayağa kaldırma arzusunu, özellikle de herkesin tek bir düşünce etrafında dolaştığı –ya da dolaşmak zorunda bırakıldığı- süreçlerde hem suya hem de sabuna dokunması, ezber bozma gayretleriyle, tek bir hakikati kriter alıp, bütün değerlerini buna endekslemesi ve ısrarla “bu topraklar” vurgusu yaparak bulanıklaşmış zihinleri berraklaştırma çabalarını ve en önemlisi içtenliğini, sahiciliğini, samimiyetini, sıcaklığını selamlıyorum.

Duamız; bu "hareket" in hızından, heyecanından ve duruşundan hiçbir şey kaybetmemesi. Düne bugüne ve yarına dair...

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

Gerçek Hayat'ın Gerçeği

Gerçek Hayat'ta bir yıldan fazla yazdım Yazı yaşamımda kesinlikle kabul etmediğim sansürü de sineye çekerek M.M.nin gül hatırı için yazmaya devam ettim .Ve 6 aylık telifimin ödenmediğini farkedince yazıma ara verdim yine M.M.nin kefaleti ve ricası ile devam ettim yazmaya ancak yine ve bugüne kadar emeğimin karşılığı verilmedi.
Bu sitede duyuru yayınlayıp sorun bir Türker Saltabaş a dedim kimse bağdaşını bozmadı.
Bu derginin coşkuyla övülmesini ismim geçmese de hoş karşılayabilirim.
Ancak Hakkı savunan bir yayın organının hakk yememesi gerekir yoksa ne fayda.Ve ben tek örnek değilim bu konuda
Gelin bizden diye göz yumun ,Kanal Kafayı Yedi'ler Tıngırtı TVler arasına Gerçek Hayat ta katılsın TV5 in yanında yer alsın zaten orada ya!

Laf Ortada Beğenen Buyursun
www.ulvialacakaptan.com

İnsan; nisyan ile...

“İsim zikretmek belki hata...” ifadesi tam da bu endişeyle yer almıştı orada. Çünkü her an “isim zikretmemek hata” pozisyonuna dön-üş-ebilirdi. Nitekim öyle de oldu.
Haklısınız Ağabey... Ama sizin benim için bant tiyatrolarından, -Hicret’te, Necaşi’den Müslümanları iade etmesini isteyen “tok ve yankılı ses”ten mesela- ve Kara Geceler Efendim’den beri “gerçek” olduğunuzu söylesem bu “atlama”yı da hoş karşılarsınız umarım...
Bu vesile ile A.Gümüş, A.E.Dağ, M.Bekaroğlu, A.Gültekin, S.K.Yazgıç, M.İdris, H.Karaman, Y.Kuyucu ve İ.Özel’e de selamlarımızı iletelim...
Gerçek Hayat’ın emeğinizin karşılığını vermemesi konusunu ise derginin bir okuru olarak kabullenmem mümkün değil. Ama bu duruma “başka bir tarafta yer alma” nitelemesinden ziyade, bu tarafta, bizim mahallenin bir parçası olarak kalması konusunda çaba sarfetmeyle, ikaz etmeyle, yaklaşırsak daha sağlıklı olur diye düşünüyorum.
“Siz istedikçe biz gerçekleri söylemeye devam edeceğiz” diyordu, tam ortasında kırmızı, acı bir biber olan reklamında Gerçek Hayat... Biz de gerçekleri ve hataları söyleyelim o vakit... Onlar da istemeye devam edeceklerdir...

lafı dolandırmadan söylüyor

ULVİ ALACAKAPTAN lafı dolandırmadan söylüyor ve bende bu yönünü çok takdir ediyorum. Gerçek Hayat çıktığından beri bende aboneyim ve bu çizgisini terketmediği müddetçe okumaya devam edeceğim, Ulvi bey neden yazmayı bıraktı diye merak ediyordum sitede okuyunca öğrendim, bizim olan işlerde neden hak gözetilmez acaba, yakın bir akrabam tv5 te çalışıyor ve emeğini alamadığı içinde isyan ediyor, cevremde Ulvi bey için hep sivri çıkışlı diyorlar ama doğru söyleyeni dokuz köyden kovuyoruz değilmi. ulvi bey gerçek bir inanan olduğunuzu ve samimi olduğunuzu biliyorum, ne olur değişmeyin.

gerçek hayat süresi ve süreci...

Türkiye'de süreli bir yayın için 6 sene önemli bir süreç. Bu süreç içerisinde sendelemeler, geri kalmalar, manidar duruşlar tabiidir diye düşünüyorum. Her ne kadar Cemil Meriç batıdaki asırlık dergilerden, nesilden nesile emanet olup devredilen süreli yayınlardan bahsederek bizde durumun böyle olmamasına hayıflanıyorsa da başta sayın Alacakaptan'ın anlattıkları, iş ciddiyeti, sağlam zemine basamama gibi etkenler ömürlerini kısaltıveriyor yayınların. Tıpkı Gerçek Hayat'ta olduğu gibi. Şahsen Gerçek Hayat'ın ilk dönemlerini özlüyorum. Hakan Albayrak ve Gökhan Özcan ağırlığı hissedilen ilk dönemler... Tabi ki İsmet Özel'in varlığı... Halen takip ediyorum Gerçek Hayat'ı. Müptelası olduğum yazarlar var M. Menteş gibi, Hakan gibi, G. Özcan gibi, Neşe Abla gibi... Yine de "hah, tam bizim dergimiz" diyememenin sıkıntısını da yaşamıyor değilim. Ne diyelim, Mevla'dan ümit kesilmez. Daha iyi olur inşaallah.

Sayha
Kendi halinde, kendince

Adı gibi gerçek hayattandı ...

Gerçek hayatın eski sayılarını özlediğimi inkar edemem...
Sanırım 5 senedir uzaktan yakından tekipcisiyim...
Bir ara ,ki son yıllarda bırakmaya karar vermiştim ve bırakmıştım ...Zira gerçek Hayat'ın olgunluğuna yakışmayan bir hamlıkla karşı karşıyaydım...Kampüste sağcı solcu bir çok arkadaşın eline rahatlıkla verdiğim Gerçek Hayat'ı , gidenler ardından kalan boşluğu dolduramamaması hasebiyle , artık veremez olmuştum...
Ümidimizi kesmedik yine de...Çünkü adı gibi gerçek hayattandı oda...
Elbet inişleri çıkışları olacaktı, tıpkı ahlara sığmayan hayat gibi ...

Sonra bir toparlama oldu kanaatimce...Hala o aşamadalar ama umut var...Tekrar aboneyim...Tekrar okutabiliyorum eskisi kadar olmasa da...
Ve daha iyisi olacağını umut ediyorum...
Maddiyat meselesine gelince bu tarz konuların bu kadar aleni konuşulmasına taraftar değilim...Susun , hakkınızı aramayın demiyorum,yazarlığınıza sığan olgunluğun dışarı taşmasına müsade etmeyin lütfen...
Hatır için devam etmiş olduğunuzu belirtmiş olmanız , olan hatrıda incitiyor kanatimce...
Gerçek Hayat'ı , bu topraklarda fidan vermiş olarak görmek ümidi ile...

Hakiki sözü Hakk'tan değil mi?

Hacer kardeşim
İnsaf edin mesele MADDİYAT değil MANEVİYAT MESELESİDİR KUL HAKKI DİR
Çiğnenen bizim üç kuruşluk hakkımız değil Müslümanlığımız'ın ta kendisi kalbidir.
Bunlar sizin bir yayın organını sağcı ve solcu birçok arkadaşınıza GÖNÜL RAHATLIĞI ile vermenizle aklanmaz.
Sizin GÖNÜL RAHATLIĞI ile hatır incinmesinden sözedebilmenizHakk'ı incitir O da Esma-ül Hüsna'dan biridir.

Hakkı savunurken hak yemek ne demek?
www.ulvialacakaptan.com

Hayatımızın Gerçeği

Es-Selam

Gerçek Hayat dergisini yıllardır takip ediyorum. Yayıncılık alanında Türkiye'de özellikle çok önemli bir noktada olduğunu düşündüğüm bu derginin yayınlanmasında emeği geçen bütün insanlardan Allah razı olsun diyorum. Ancak içimdeki ukdeyi dillendirmeme müsaade ediniz, dergide şu üç ismin yer almaya devam etmesini ne kadar arzu etsem azdır. Bunlar ; İsmet Özel, Ulvi Alacakaptan ve Selahattin Yusuf'tur. Bunu diğer bütün yazarlara saygı duyarak söylüyorum. Allah yolumuzu müstakim kılsın ve bize gerçek manada idrak etmeyi nasip eylesin...

Selametle...

Eylemci Ruhumuz

İlk sayısından itibaren takipçilerindenim. Benim vazgeçilmezlerim arasına girdi... Onu vazgeçilmez kılan benim ve bizlerin eylemci ruhlarımızı diri tutması olduğunu düşünüyorum.. Bizden bahsediyor, bizim gerçeklerimizden. Iraktaki, Afganistandaki, İrandaki, Bosnadaki gerçeklerden.. Okullara alınmayıp kapılarda horlanın kızlarımızdan....
Birçok müslüman kardeşimiz açken yapılan milyon dolarlık düğünlerden, yatırımlardan bahsediyor. Tabi "Komşusu açken tok yatan, bizden değildir"i unutturmadan!

Hayatın koşuşturmasına kapılıp giderken o bizleri Gerçek Hayatın ta kendisine davet ediyor. Unuttuğumuz, unutmak isteğimiz gerçekleri göz önüne seriyor. Bir hafta boyunca gündemi bize taşıyor. Vazgeçilmez olmasının nedeni ortada..

Ne diyelim:
Allah'ın Gerçek Hayat'ın ve bizim ruhlarımız diri tutması duasıyla...

gerçek hayat

gerçek hayat çıktığında öğrenci evinde hep birlikte abone olmuştuk.cumaları gerçek hayatı ev halkından önce okumak bir ayrıcalıktı.yeni geçiş bir arkadaşımızın gerçek hayatı sofra olarak kullandığını görünce hep birden üstüne atlayıp derginin sayfalarını yerden toplamamız bir olmuştu.arkadaşın şaşkın yüz ifadesinide unutmak mümkün değil tabi ki:))

Gerçek Hayat'tan kopamamak

Hani elinize aldığınızda okumaktan sıkılmadığınız hemen merakla sarılıp okudukça içinizin ferahladığı kitaplar,dergiler olur.Gerçek Hayat benim için böyle bir dergi ilk sayısında itibaren her tayinimin çıktığı yerde ya abone olarak ya da bayiden alarak her hafta sabırsızlanarak beklediğim bir okul Gerçek Hayat Dergisi.Bazen okuduğu dergideki yazar ve çizerlerle insan özdeşleşiyor ve ayrılamıyor bir hafta yazamadığı zaman aynen namazda cemaate bir akşam veya bir vakit gelmediğinde merak ettiğiniz dostunuz gibi oluveriyorlar.

Gerçek Hayat samimi hislerle yola çıkanların kervanıydı bizde okuyucu olarak bu kervana destek verdik.Yanında verdiği kitaplar İslamın kaynak eserleri olması ile de kütüphanelerimize katkıda bulunan dergiye,ekibine,yazarlarına,çizerlerine Allah sizin gibi kadroları eksik etmesin derim.

"Hayat iman ve cihaddır."

bir gerçek hayat alsana bana

gerçek hayat.
ilk çıktığı zaman fakültenin reklam panolarında afişleri vardı. tekerlekli sandalyede taş atan bir adam. bu islamcıların durumunu en iyi çeken fotoğraflardan biriydi. arkadaş grubu olarak bir süre takip ettik. dikkat şiir diyordu gökhan özcan. yeryüzü notlar ile h. albayrak, tatlı bir üslupla m.menteş vardı.

sonra bir ekol ve okul oldu gerçek hayat.ismet özel konferansları tertip etti. çark etmenin, reel politiğin kutsal metin buyruğu gibi sunulduğu zamanlarda klavuz oldu.

çeşitli görüşlerden bir çok adamdan ben "gerçek hayat sizin islamcı bilincinizi diri tutuyor, bu yüzden çok önemli" lafını işittim.
kendi mahallelerinde delikanlı abilerinin olmadığından bahsederlerdi.
hataları ile sevapları ile benim gerçek hayat'ımın bende ki karşılığı çok farklı.
işte o yüzden her hafta il merkezine giden dostlara "bir gerçek hayat alsana bana diyorum" üç tane gelen derginin bir tanesini her hafta ben alıyorum/aldırıyorum.

Hakiki Hayat'ı savunalım!

Kadir Metin adı ile yazan kardeşime:

Ölçümüz İslam olmalı Delikanlılık değil
Her Müslüman bir kişidir Hiçkimse değil
Dergi hesaba çekilmeyecektir o bir kişi değildir
Bir yazar ayrıldığında dergi bir şey kaybetmeyecekse o yazarın yazması da birşey kazandırmamış demektir
Gerçek=Realite ve Hakikat=Verite başka şeylerdir bu Kurtlar Vadisi'nden öğrenilmez
Sözkonusu bensem benim Milli Gazete'den de Yeni Şafak'tan da Selam Gazetesi'nden de alacağım var bu yayınlara hiç bir şey katmasam da.
Hakkımı istemem miktarın kayda değer oluşundan değil kardeşlerimi Hesap Günü rahatlatmak içindir
Kavgam Selametköy'den TV5 e İhale Bağımlıları'ndan KanalKafayıYedi
sefaletine İslam adına ortaya, öne çıkanlara gözyuman kardeşlerime sorumluluklarını hatırlatma damgası taşir.
Bana bildiğim halde niye sustuğum Zulme boyun eğerek Zalimler'den olduğum sorulacak.
Size de ,hem hangi parti ,cemaat ve siteye üye olduğunuz ayrıcalık yaratmayacak biçimde.

Hakk'ı çiğnerek Hakk'ı savunmak ta ne ola ki?
www.ulvialacakaptan.co

7 Gerçek Hayat, 7 Milli Gazete

Selamlarımla...

Hür tefekkür'ün kalelerinden biri; GERÇEK HAYAT...

Ve bizim mahalle'nin en hür isimlerinden Yusuf KAPLAN'da artık Gerçek Hayat'ta. Günlük Gazete olarak yayın hayatına devam edeceğini duydum. Temennimizde o yöndedir.

Bu şu demek oluyor; Her hafta 1 Gerçek Hayat 7 Milli Gazete alıyorduk, artık 7 Gerçek Hayat, 7 Milli Gazete almamız gerekecek.

Kendi adıma konuşuyorum tabi.

Vesselam

ENDÜLÜS

Sizin hiç haberiniz var mıdır Endülüs’ten
Bir siz kalmışsınız duymayan halimizi!
Onlar sizden yana çevirerek gözlerini
Ufuklara bakıp bir imdat beklediler

Gazete Gerçek Hayat mı?Allah muhafaza!

Aman sakın ha Gerçek Hayat gazete olursa batar bir daha çıkamaz onu da istemem kendi hesabıma,
Milli Gazete ne kadar gazetedir ki Gerçek Hayat hangi kadro haber ağı ve maddi destekle gazete olacaktır?
Vallahi çocuk oyuncağına döndü bu işler.
Allah rızası için ciddi olalım kardeşler.
Kurumlarımızı yayın organlarımızı lider önder ve akıldanelerimizi denetleyelim sorumluluk taşıyalım diyoruz neredeyse Hamle Üstüne Hamle kampanyası yapacaksınız?
Zaman gazetesi yüzbinler satıyor da neye yarıyor?
Ben ilk Zaman 25000 satarken nasıl ülkeyi sarsıyordu sadece tanığı değil pay sahibiydim bu övünelesi başarıda!
Müslümanın hesabı aritmetik değil geometriktir.
Yusuf Kaplan Kanal5 deki sömürüye ses çıkartmadığı gibi Gerçek Hayat ta da yanlız olmadığım feryadlara kulak vermezse h ü r olup olmadığını tartışırız.
Onu severiz çünkü.

Önce Hakk sonra da!
www.ulvialacakaptan.com

Bu hafta 2 GERÇEK HAYAT alacağım.

Selamlarımla...

Ulvi ALACAKAPTAN'ın pay sahibi olduğu ve övünülesi başarıları bize ne kazandırıyor bilinmez ama bildiğim birşey var ki, birileri kendi durduğu nokta hariç tüm çizgileri yakıp yıkmaya devam ediyor.

Bu ilginç bir durum; ZAMAN Gazetesi Ulvi ALACAKAPTAN varken, VAR, Milli Gazete veya Gerçek Hayat hakeza öyle ve her halükarda Ulvi Abi, bir tepenin üstüne kurulmuş seyreyliyor aşağılarda gezinen bilimum zevatı.

Yine dokundurmaya devam ediyor ve ne yazık ki bu dokundurmaların susuz kalmışlara bir damla su mahiyetinde bile faydası yok.

Dokunduruyor ve arada kendisine övünülesi paylar çıkartıyor. Gerçek Hayat'ın dergi kalması şarttır belki de, gereklidir... Peki ya
Ulvi Abi birgün bir gazete çıkartsa????? Bu, internet gazetesi de olabilir elbette. Veya tiyatrocu olmak isteyen yığınla gencimize Hayat Bilgisi'nde bir küçük rol verdirse... Birşeyler yapsa yani. Bir nefes verse, bir taş kaldırsa, bir duvar örse... Görsek bizde ve tamam desek, hakkıdır desek GERÇEK HAYAT'a, MİLLİ GAZETE'ye bu kadar cümle kurması.

...

Sizi bilmem ama ben bu hafta özellikle 2 Gerçek Hayat alacağım. Kimbilir belki Ulvi Abinin içerde kalan paralarını öderler bu vesile ile.

Vesselam

ENDÜLÜS

Sizin hiç haberiniz var mıdır Endülüs’ten
Bir siz kalmışsınız duymayan halimizi!
Onlar sizden yana çevirerek gözlerini
Ufuklara bakıp bir imdat beklediler

Herkese 10 Dergi

Yeter ya Hu
Bu kadar koşullanma olur Hiçbir zaman dışarıdan bakmadım benim desteğim yazarak mücadele ederek oynayarak DGMye kadar çırpınarak oldu
HAYAT Bilgisi nden dem vurup ta bir taş örse diyen 5 kitabımdan bihaber de Gerçek Hayat taki yazılarımı da okumamış mı?Hangi oyunlarımı izlemiş?
Benim bir yere kurulduğum yok bana yapılan haksızlğin maddi karşılığı üç beşyüz milyondur olsa olsa.Ya insanlara Müslümanlar a reva görülen
ben diyelim kiyararsız düşkün sevimsiz biriryim
Adına parti dernek vakıf dergi koyup sömürülmem ve buna İslam adı takılması hak mıdır yaHu?
Herkes 1o ar tane Gerçek hayat alsın artık bana olan borçleri ödenecek sınırı aştı bir işe yaramaz

Ben bir Boyalı Kuş'um
www.ulvialacakaptan.com

Gerçek hayat dergidir, dergi kalmalı...

Gerçek Hayat'ın "gazeteleşmesi" projesi yeni değil maalesef. Bundan birkaç yıl önce Konya'nın ileri gelen kültür-sanat aktörlerinden bir arkadaşım da bu projeden bahsetmişti L.Gültekin'in imtiyaz sahibi olduğu dönemde... Bu vesile ile bir kaç kez İstanbul'a gitmişliği de vakidir yeni dönemde rol alma adına. O zaman da eleştirilerimi dillendirdim şimdi de yüksek sesle dillendirmekte bir sakınca görmüyorum.
Gerçek Hayat'ı "gerçekleştiren" dergi olmasıdır ve haftalık yayınlanmasıdır. Bu noktada Ulvi Ağabeyin endişelerini paylaşıyorum. En azından okuyucuları nezdinde bir nabız yoklaması yapılmadan böyle bir girişimde bulunulmaması hayırlıdır. Benim görüşüm şimdiden belli...

bende üç adet gerçek

bende üç adet gerçek hayat alacağım

BENDE BEN DE

Bende 3 tane Gerçek Hayat var olabilir 3 adet dergi sahibisiniz anlamına gelir
Ben de yı dahi anlamında kullanırken böyle yazacaksınız .Ben de .....alacağim gibi
www.ulvialacakaptan.com

De Da Meselesi

Es-Selam

Ayrı ve bitişik yazılan 'de, da' lar için bir site var. Bu yanlışlık çok sık yapılıyor. Ulvi Bey de illallah demiş artık. Buradan buyurabilirsiniz:

http://dahianlamindakideayriyazilir.com/

Selam ve muhabbetlerimle...

... Mutluluk anlamaktır ...

Hay ağızına sağlık

Selam ve muhabbetlerimle
....Mutluluk anlaşılmaktır....
www.ulvialacakaptan.com

İsmet Özel'in bir şiirinden alıntı yaparak;

6. JOHN MAYNARD KEYNES’TEN NEFRETİMİN YİRMİ SEBEBİ

Güleyim bari bak neler de bilirmiş
Neymiş hayat atılacakmışım neye
Söyleyebilseydi söylerdi
Hayat mıntıkasının sınırı nereden geçer
Edebilseydi tasrih kuşku yok edecekti
Ama kâfirde nâtıka ne gezer
Sarahatten kâfire ne.

Adı Rıdvan soyadı Ünal olan beyefendiye

Ben de İsmet Özel'in dostu o da benim nikah şahidimse şiirinin alıntılanmasından ve bu sütunlardan kafirlere seslenilmesinden hiç hazetmeyecektir.
Allah (C.C.)cemilcümlemize akıl fikir ihsan eylesin
Not:mesaj görülmüştür Dahi anlamında de da ekleri doğru kullanılmıştır.Uygundur.
www.ulvialacakaptan.com

Amin,cümlemize...

Adı Ulvi soyadı Alacakaptan olan beyefendiye,
Öncelikle umarım bu yazdıklarım yayımlanır. Ki,yazdıklarım size ulaşsın.

Sizin ne İsmet Özel'in bir dostu, ne de onun nikah şahidi olmanız beni ilgilendirmemektedir. Ve dahi, İsmet Özel'in şiirinin alıntılanması ve bu sütunlardan kafire seslenilmemesi gerektiğini sanırım kendisi de söyleyebilir.

Haz edip etmeme konusunu hiç girmiyorum bile. Çünkü ben de bir kafire seslenişten bahsediyorum.
Duayı tekrarlıyorum:
"Allah (C.C.) cemil cümlemize akıl fikir ihsan eylesin.
Amin,cümlemize...

Not:Duada ki Cemil ve Cümlemize kelimeleri ayrı yazılacağını belirtir, selam ederim

Cemi' Cümlemiz

Es-Selam

Yorumlarda geçen "cemil cümlemiz" ifadesi "cemi' cümlemiz" olacak. Cemi' cümlemiz "bütün herkes" anlamında, cemil cümlemiz ise "güzel cümlemiz" gibi çevrilebilir ki yanlış bir anlam ifade ediyor. Bilginize.
Allah (cc) cemi' cümlemize anlamayı nasip eylesin...

... Mutluluk anlamaktır ...

Beni değil söylediklerimi tartışın!

Okuduğunuzu anlamanız için yardımcı olmak zorundayım
Ben değil İsmet Özel benim şahidimdir.
Kendisinin yakın dostu olduğum için olası tepkisi hakkında fikir sahibiyim
Kaldı ki cemaat.com ilkelerine göre yapıştırma metodu dışta bırakılmıştır ve herhangi bir şiirin üstelik te bir kısmını ,kendi doğruluğu şüpheli fikirlerine destek etmek şık değildir.
Ayrıca bu blogta tartışılanla ne ilgisi vardır o da ayrı bir sorun.
Sizi neyin ilgilendirdiği ilgi saham içinde değildir doğal ki bunu sokaktaki anketörlere bırakıyorum Adı Rıdvan soyadı Ünal olan beyefendi.
Duama kalpten katıldığınızı varsayarak hepimizin nasiplenmesini dilerim

cemi cümlemiz yanlışımın düzeltilmesi için sn Tiyanşan'ın katkısına bakınız

Eskiden İhlas gibi görünen Yoksulluk imiş meğer!
www.ulvialacakaptan.com

Gerçek Hayat haftalık olarak kalmalı...

Gerçek Hayat umarım haftalık programını bozmaz...Zira bunun artılarından ziyade eksileri oldukça fazla olur...
Toparlanma aşamasında olan gerçek hayatın günlük gazeteye yani rutine geçişi , okur kitlesinde kayba neden olacaktır...Okur kitlesi sözlerime rakamsal olarak bakmayınız , kaliteli bir okur kitlesi olduğunu düşündüğüm Gerçek Hayat bu kaliteli okur kitlesini ,haftalık akışını bozarsa kaybader...Belki artıları da olacaktır günlük gazete olunca ama bana kalırsa eksileri olması kuvvetle muhtemel...Haftalık olma durumunu bozmamalı Gerçek Hayat...

Gazete .......gazete

Allah razı olsun kardeşim.
Bizim kesimde gerçek bir gazetenin çıkamamasının en önemli nedenlerinden biri dünya çapında bir Haber Ajansı na sahip olamamamızdir.

Özel ve öznel fikrim ise hiçbir Müslüman ın İslam ından taviz vermeden çok satan bir gazete çıkaramayacağıdır.İzahı uzun ancak bu sektörün bugünkü haline ve okuyucunun koşullanmalarına bakarsanız Bizimkiler in de bu genelin dışında kalamadıklarını görürsünüz.
Bir de artık yazılı basın görsele yetişememektedir bu da mümkün görülmemektedir bizim doğru ve derinlikli yorumlara gereksinimiz var.
Bu da dergi ile büyük ölçüde yapılıyor zaten.Hem Gerçek Hayat patronunun yöneticilerinden olduğu Saadet Partisi nin Milli Gazete'si var zaten onu ihya etsinler.
www.ulvialacakaptan.com

Gazete Olmak Ya da Olmamak, İşte Bütün Mesele Bu...

Es-Selam

Gerçek Hayat'ın haftalık olarak kalmasını, kati surette gazeteye dönüşmemesini arzu edenlerdenim. Gazete hergün yenilen bir şey gibi, insanı bir süre sonra bıktırıyor, halbuki haftalık bir dergiyi okumayı iple çekiyorsunuz, içinizde bir hasret birikiyor, bu da güzel bir şey. Bu yüzden dergiye evet, gazeteye hayır diyorum...

... Mutluluk anlamaktır ...