renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Giderken...

Biliyorum
Bu kadar inmemeliydim derine
Hiç kervan da geçmiyor
Bu kuyunun kenarından...

"Gitmem gerek" diyordu son karşılaştığımızda...

Şimdilerde her zamanki gibi ama her zamankinden biraz daha farklı bir şekilde karışık zihnimiz. Herşey bir nefeslik ömürde yaşanıyor ve bitiyor. Bir hayatı gözlemliyoruz ve aynı hayata şahitlik ediyoruz hepimiz. Savrulan hayatların kimsenin görmediği köşelerine sığınıyoruz.

Hayatın her bir sahasına kendi ellerinle yerleştirdiğin mayınları nasıl yok edeceğini öğreten olmadı. Yüreğini Hira edindiğin demlerde bir dostun olmadı, biliyorum. Kutsadığın değerlerin birbir can dostlarına yıkılması yada hoyratça kullanılması bedenini yorgun düşürmedi.

İnsanı rahatlatan gözlerin, kimbilir kaç kez boşaldı seher vakitlerinde. İntisap ve biat ettiğin insanlar, duygularını ve inançlarını kullandığı dönemde 'su gelince teyemmüm bozulur' ilken nasıl da yalnızlığa itti seni. Filistin hep kanayan yara oldu yüreğinde. Sabrın taş yürekleri eritmese de; yıkımlar vurgunlar bir kez olsun ah dedirtmedi.

Söylediğim her sözü geri alabilseydim herşeyden vazgeçerdim gidecek bir yere sahip olmak için.

Bir zamansız hoyrattır
eser durur başımda
binlerce kişinin içinde
inzivaya çekilmiş gibiyim!
ilk kez bir gülün dikeni
acıtmıyor elimi
ilk kez yakmıyor beni
dokunduğun ateş
reddettiğim herşeyi
sırtıma aldım
yürüyorum!
yüküm arttıkça
hafifliyorum!...

Düzeltme: Bu yazının oluşumu şöyledir; Evde A4 kağıtlarında redaktesi yapılan bir öykü vardı, ilk okuduğumda kime ait olduğunu bilmiyordum. Yanlış hatırlamıyorsam 2002 yılları falandı. Beğendiğim cümleleri ajandama not almıştım. Satırların sahibini sonradan öğrendim. Daha sonra bu kağıtlar “Oyunbozan” adı altında kitaplaştı. Bu yazının aslı da zaten italikti. Yani alıntı olduğu belli olsun diye yapmıştım. Öykünün yazarını yorumlara yazmıştım, lakin sitede bazı üyelerin üyelikleri iptal edilince benim yorumlara verdiğim cevaplar da silinmiş olmalı. Yorumlara değil de yazının altına bu öykü şu şahsa aittir demem en doğrusu idi. Geçtiğimiz günlerde hikayenin sahibi Ahmet abi sitesinde öykünün kendisine ait olduğunu yazdı ve beni hırsız olarak nitelendirdi. Amacım cümle/bilgi/düşünce hırsızlığı değildi. Zaten buna yorumlarda da değinmiştim. Lakin bazı blogcu.com uzantılı blog siteleri bu yazıyı kopyalayıp sitelerinde yayımlayıp, kaynak belirtmeden sadece E.Fatih Bilge olarak sitelerinde yayımlamışlar. Keşke alttaki yorumları da okuyup da öyle yapsalardı. Öykünün yazarı ile görüştüm ve sitede özür dilememe gerek olmadığını iletti bana. Sitede bazı yorumların silinmiş olması, italik yazı tipinin değişmesi benim hatam olmasa da, altta yorum olarak değil de yazının hemen altına bu satırların sahibi aslında şu kişidir demem gerekiyordu. Bu konuda hatalıyım. Bu itibarla, öykünün asıl sahibinden, Ahmet abiden ve cemaat.com okurlarından özür dilerim. 15/11/2007

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

?

kime ait bu deneme ve şiir?

Nilgün Abla

Biraz ondan biraz bundan biraz da benden:)

Şiirler rövanşı alan kişiye ait.

2000'de ajandama yazdığım yazılar ve okuduğum kitaplardan alıntı cümlelerden oluşuyor.

?

Sevgili Nilgün Abla rezil etmek zorunda değildiniz
Saygılar.

"Kelebekler Sonsuza Uçar..."

kodlama hatası

Site alt yapısındaki güncelleme ve kod yapısındaki kısmı değişiklikler nedeniyle şu an gördüğünüz italik kısımlar normal olarak görünmekteydi. Bu hata nedeniyle yazarımızdan özür diliyoruz.