renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Gözlerine Gece Düşen Adam


gözlerine gece düşen adam!
ağlıyor rüzigar omuzlarında...

gelirsen!
şehirlere küs avcılarla buluşup dağ başlarında,
kedere inat,
bir avuç köz bırakacağız ışıltımızla.

yeniden başlayamayacak kadarım,sensiz buralarda;
şehrime revan düşer,
şehrine ayaz, habersiz...
üşü(t)meyesin, olmyacağım ben sensiz...

ellerine yıldız değen adam!
susuyor deniz, kıyılarımda...
ben bir yakamozum,
denizime her el uzattığında...

gelsen!
şakıyacak bülbüller gül dallarında
ve seslerimizi ancak yüksek tepelerden duyuracağız,
yıldızlar eşliğinde, baharları gecelerimize çağıracağız
seni baharlar gelmeden önce sevdim /sevgimi serdim,bulutlarda serili yüreğine.../

yüreğimi şiire dönüştüren adam!
saydım! yüreğime düşürdüğün her sızıyı
/ben hiç bahar görmemiştim/

bundandır!
toplanır şairler damarlarımda.

seni bedenime deri, dilime lâl, sesime ses bildim.
Öyle geldin! Önceleyin.

Şiirim!
toprağıma yağmursun, yüreğime mışıl mışıl hasret...

taş duvarlar dikiliydi karşımızda,
aşılmaz yollar,
tükenmez acılar,
ötelere sevdalar, sıra sıra...
alnımızda beyazlığı güzlerin...
bakışlarında derinliği sevdanın...

“kıyamet” dedin beni benden çok sevdiğinin adına.
Kıyamettim!
Kıyam ettim!
Kıyametindim!

Yumruk vuruyordum göğsüme
“ah”lardan oluşmuş vuslatlar biçtim adlarına.
çarmıha gerdiğim sılalarım, ölmedi gitti,
“vur”uluyordum her adını sayıkladığımda.

uyut hasretlerimi, gece döşenmiş gölgelerinde
şaşırt kainatı,aşket ömrümü sesinle...
damarlarımda sensizliği kabul edemeyen ırmaklar çağlar
gelsen!
çoğalıyorum, umudu yüreğime her davet ettiğinde...

gözlerine gece düşen adam!
yıldızlarımı topla ve öyle gel...

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

ıssız kaldırımlarda

ıssız kaldırımlarda geceyi düşürürken böğrüme,
gözlerimde yangın tünerdi yıldızları gördükçe.
hangi sokaktan geçsem bir rüzgar vurgunu;
yıldızlar kayıyor göklerimde...
şimdi hangi kaldırımı boylamalı
yada hangi kırda beslemeli taze yangınları?
yeşilce bir orman, bir dağ kavgası,
sokak mı boğan kargaşasıyla
nerede o eski sevda masalları!

geceyi gözlerine düşüren
hani o, mavi ve derin bakışların?

mavi gözlü, derin bakışlı bir hikaye adına hepsi...

tefekkür kalbin kandilidir, o giderse karanlıkta kalırsın.-mustafa kutlu

yolun başı / gece gece

emre dinç,

daha yolun başındayım. herşey güzel olacak inşaallah. mavi ve derin...

varolasın

dilime sürüyorum lâl-ü akşını od'un
yanıyor gökyüzü içim(iz)de
derviş sabrı isteyen ayrılık,
beni sen yapıyor her geçen günde
...

"Otuzuncuharf"

Asl'ı Form'u ve Yol'u Belirtmek..

Yaptığımız işlere dair bir netlik belirtmemiz gerekir bence.
Yaptığımız işin ne olduğu, nasıl olduğu bizim amacımızla paraleldir. Bir şey neyse kazandığı form da onu belirtir.

Bir şey, aslını, bize kazandığı biçimle sunar. Aslın ne olduğunu biçimde gördüğümüz için, biçime/isme dair bir netlik belirtmemiz gerekir, olan şey biçimle varlık bulduğu için varoluşsal bir zorunluluktur bu.
Ne yapıyoruz, yaptığımız şeyin adı ne? Nasıl yapıyoruz?..

İçimizdeki şeyler karmaşık olsa dahi bize gelen yolun açık olmasını sağlamamız lâzım. Ortaya koyduğumuz bir şey varsa eğer. Hitap varsa.

Yaptığımız şeyi bir şeye feda etmemek ya da bir şeyin çerçevesine sokmak istemiyor olabiliriz. Ona verdiğimiz değer, onun için belirsizlik olabilir; belirsizlik yani çokluk. Belirsizlik içinde en çok ihtimal barındıran hâl olduğu için kimine göre en heyecanlı/kârlı ve ümitli/zevkli hâldir; bazen eziyetli ama tatmin edebilen bir hâl. Bazıları belirli olmaktansa belirsiz olmayı tercih eder; çünkü belirsizlik durumu kişinin ortaya koyduğu şeye olduğu kadar da olduğundan daha fazla da değer verilmesine yol açabilir. Bu ihtimallerin de sevenleri vardır.
Bizim için, olmasını istediğimiz şey eğer kaçınılmaz bir şeyse, yani isteklerimiz demek ihtiyaçlarımız demekse (neyi istiyorsak ona ihtiyacımız varsa), isteklerimiz için hemen bir açıklık belirtebiliriz. Sanatta da kaçınılmaz olanın peşindeki kişi, gerekli ve dikkate değer kişidir. İster ihtiyaç duyar, istediğini netlikle belirtir, mecburiyetini netlikle sunar. Aldığı karşılık da nettir. Bir karışıklık varsa o yine netliğin çerçevelediği bir karışıklıktır. Ortaya konan şey eğer olmasaydı olmaz olan şeydir.

Hayatımızın anlamı da bize "apaçık" gösterilmiştir. Yine de karışıklığı arzulayanlar vardır. Her varlığın bir adı ve her mükemmelin en yüce adı vardır, tabi bu en yüce adlar Yaratıcı'dakileridir.

Bir şey neyse odur, diyenler var; nesneler adlarını aşar, diyenler var; ad bir şeyin her şeyidir, diyenler var... İsteyen istediğini söyleyebilir.

Yaptığımız; bir şeyin üzerine çıkmış ama başka bir şeye yetişememişse ve bizim hedefimiz de o başka bir şey ise, yaptığımızı hedefimiz için feda edebilir miyiz? Ya da onu o iki şeyin arasında bir şeyle mi sunarız? Ya da onunla birlikte olmaya devam edip, onu terketmeyip, onu yükseltir miyiz?

şiirle nesir arasındayım/tanrım ben nerdeyim!

okudum ve anlamaya çalıştım. yorumsuz ve yorumsuzum...

hadi bütün duygularımı asın!

birgün anlayabilirim umarım...

muhammet ve muhammedle.

dilime sürüyorum lâl-ü akşını od'un
yanıyor gökyüzü içim(iz)de
derviş sabrı isteyen ayrılık,
beni sen yapıyor her geçen günde
...

"Otuzuncuharf"