renkler:
fontlar: 60% 70% 80% 90%
cemaat.com
orijinal fikir - farklı kalıp

Gözü Pek

şimdi şöyle başlamak gerek; bir ağıt yakıyorum, eskiyor bu benim
hiçliğe bakarak kabaran sustalı gövdem, bu benim durup durup
iki de bir arsız yüzlere, köşe kapmacalara hırlayan bu gövdem
bütün ikindilerden bütün kucağıma dökülerek can veren sözlerden
iyiliğin küllerinden sanki yeniden boy vermek, bir ölüm ağrısından.

ama sıramı beklersem belki bir plaket verilir bana da, bir maske
herkes beni alkışlar, alkışlanınca bir güvercin sürüsü dolar tabutlara
ben alkışlanınca basarım hiçbir yerim acımadan göğün mezarlarına
böyle kin dolu bir heybeyle, böyle kir dolu bir defterle kalakalmak
sahi nasıldır böyle kalakalmak işlek bir mahşerin ortasında: elinde bir şiirle.

ben bilmem bunları, çünkü derimin üzerinden hızla akan güneşe bakarım
bakarım, gözlerim kamaşır bir suskunluğa yakışırım: şaşırırım sahi ne güzel
heybetli bir sükûnet, derim; böylece dağılır önümdeki muhafazakâr körlük!
tarihe bakarım, bakınca anlarım bu amcalar neden bıçaklıyor birbirini
neden kurnalarını kırıyorlar çeşmelerin, neden kurşun atıyorlar şafağa?

ben sıramı beklemem, gelmeyecek telefonları, gelmeyecek kahramanları
kimse gelmez hem, aldatılır adil bir dağıtımla herkes: yüzleri şöyle sapsarı
acırım kendime kime ne başkasının münafıklığından, başkasının müşrikliğinden
gelirse bir melek gelir sererim dinmeyen bir aşkla ellerimi göğün sofrasına
açılır dudaklarım bir kovana, açılınca bir ırmak verilir: yüzüm ıslak mı ıslak.

Yorumlar

Yorum izleme seçenekleri


Yazılar gibi yorumların sitede yayımlanmış olması, bunların site yönetimi tarafından benimsendiği ve desteklendiği anlamına gelmez. Farklı görüşler de yorum kurallarına uygun olduğu sürece yayımlanmaktadır.

Yorum yazmadan önce standart yorum kurallarını dikkate almanızı önemle rica ederiz.

" Gökçekimi Şehzade "

...Eskidendi ah çocuk...Leyla'lar, Mecnun'lar çöktü kaldı çöllerde. Ferhat'ları boğdu deli sularında zaman ve zamansız bir oyunun bilmem kaçıncı perdesindeyiz biz...

Allah razı olsun !!

son perde

"Hikmetleri kelimelerin kalplerine indiren Allah'a sonsuz hamd ile..."
Füsûsu'l Hikem

Sakine hanım, dünya bir oyun yeri ve biz bu oyunun son perdesini oynuyoruz. ve bu oyuna kanan ezelde ve ebedde kaybetmiştir.
sahi şiir de bir oyunbozan değil midir?

Allah sizden de razı olsun. O'na emanet...

(!)

haddim olmayarak sizin cümlelerinizle bir cevap;
"...Evet bayım yaşam kutsaldır, ekmek kutsaldır, geceler, gündüzler kutsaldır, üzerinde Yaradan'ın kudretli imzası olan bütün bu alemler kutsaldır.
Tabi hakkını verebilene ve anlayabilene..."
Allah son perdeyi ( en azından ) hakkıyla kapatmamızı nasip eder inşallah...

sıkı şiirin yoruma ihtiyacı yoktur

Sevgili Ahmet Edip;
Sadece:"sahi nasıldır böyle kalakalmak işlek bir mahşerin ortasında: elinde bir şiirle" bu dizen bile bana yetti bugün.

İyi şiirin yoruma ihtiyacı yoktur,bilirsin.Böyle sıkı bir şiir yazdığın için,hala yıkılmamış bir adam olduğun için...

Allah'a Emanet

eyvallah

sevgili Mustafa,

aslında aynı insanlık şiirinin içinde dönüp duruyoruz mütemadiyen.
insan yazılmayı bekleyen en güzel şiirimiz. o, elimizdeki son
kalemiz. o kaleyi kaptırmayacağız "bu enfes yenilgiler çağında"

sahi ne diyordu nuri pakdil:"insan buraya, yumruk havaya!"

yaşamaya doyamadığım bir dostlukla kucaklarım. O'na emanet...